• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C

1990'lı yıllardan bugüne

1990'lı yıllardan bugüne
Sabit Kahraman Yazdı " Newroz mesajı ve 1990'lı yıllar ve sonrasında yaşananları kaleme aldı.

Barışın anlamını, değerini,savaşın, Acımasızlıgını, yaşayan halklar bilir. Demokrası ve özgürlükler kazanılmadan, Gerçek barışa ulaşmak olanaksızdır. Barış ve demokrası hepimizin sorunudur. Halkımızın barışa ve özgürlüğe, Yakın olduğu bu günlerdedostluğun ve sevginin simgesidir. Newroz ateşinin coşkusuyla tüm halkımızın newroz bayramını kutlarım.

1990 ve sonrası bölge halkı artık darbelere alışır oldu. Çünkü gelen gideni darbecilikle suçlayıp ama savaş ve zulüm için deneme tahtası gibi bölge halkı üzerinde ağır politİkalar üretmeye başlıyorlardı. Derinlikler ve dönemın sistemi her ne kadar katliamlar yaptılarsa bunun sebebi belirli bir ahlak ve anlayış değildi.İşte bu yapılanlar 1980 darbesine dayanan zihniyeti ve uzantılarıydı. Bu yüzden kürtler 1980’den sonra sürekli bir içsel çatışmanın içinde olup her türlü şiddetli cezalandırma ve infazlardan asılsız yargılamalara kadar acı çektirici baskıcı ve inkarcı yokuşlu bir yol yürümenin tam anlamıyla yaşam toz bulutların içinden geçiyordu.

Kürtler herşeyi bir kenara atıp o kadar inkarcı yol yürümenin tüm gerçeği ile en zor bir döneme bütün çıplaklığıyla çok kirli bir savaşa ilerliyorlardı. Derin yapılaşmalar denen her yapı bütün gücü ellerinde kullanarak tankıyla, topuyla hava savunmasıyla vs.en ağır katliam silahlarıya bölge halkının üstüne gelmeye başlıyolardı.Demokrasi maskesiyle kürt halkını aldatmaktan başka hiçbirşey yapmıyorlardı.

 Dönemın koalisyonu ve ilişkili olan katliam kararları son biçimleri açıkça alıyorlardı. Peşin yargılar infazlar ahlak dışı işkenceler canavarca gerçekleştiriyorlardı. Gözü dönmüş çeteler ve derin yapılaşmalar kızgınlıklarıyla kendi çıkarları uğruna zaman kaybetmeksizin halkın üzerine daha çok yürüyüp katliam emirleri tek tek yerine getiriyorlardı.

Kürt halkını köleleştirmek ve teslim almak için yada sesini çıkaran insanların kafalarına silah namluları doğrultup ölümle tehdit ediyorlardı ve çoğunu da göz kırpmadan korkmadan ilkilmeden yerine getirip bölgeyi çarçur ediyorlardı. Bu orantısız saldırılar karşısında nefessiz kalan kürt halkının yaşam umutları sağa sola yalpalamaya başladı. Parmak uçlarıyla tutanacak bir dayanakları kalmıyodu.Dağlardan başka...

Umutsuzlukla boğuşan kürtleri bakış açısı tamamıyla sarsılmaya başlayıp devletle arasındaki zincir halkaları teker teker kopup çatlaklar oluşmaya başladı.Devlet tamamıyla sessiz dönemin sosyal demokratları ve medyası seyirci, suskun, aksiyon film izler gibi zevk bir tutkuyla izliyorlardı. Hiçte içi sızlamadan sözcükler boğazlarından düğümlenmeden acı çekmeden tüm katliam emirleri verip ortakları oluyorlardı.

DYP ve CHP'nın ortak kurdukları koalisyon hükümeti Çiller Başbakanlığında Baykal ise yardımcı çözüm sloganları da zehir zemberek özgür ulusa ve vatana kan bulaştırmaktan başka hiç bir şey anlatmıyorlardı. "Ya bitecek ya bitecek "sabah öğle akşam tekrarlıyorlardı.Şırnak Güçlükonak yolunda bir minibüsün içinde savunmasız 12 vatandaşı diri diri yakarak PKK'nin yaptığını ileri sürdüler taraf medya bunu yapanlar insan olamaz başlıkları atıp görmemezlikten geldi.Olayın üstünü örtmeye çalıştılar...

 Dönemin Adalet Bakanı Adnan EKMEN Baykal’a çıkarak bu olayı bizimkiler yaptı. Bu söylem üzerine Baykal’dan şaşırtıcı bir cevap aldı. Boşver Tansu Hanım’ın kafası karışık olayı kurcalama artık yanıtını aldı.Bu halka tuzaklar kuranlar işte onların insanlığa yaptıkları zulmün ayıpların bataklığına ebediyen esir kalacaklar. Yaptıkları suçların olan biteni acı göz yaşlarıyla anlatacaklar, yoksa içindeki kötülüklere kölemi olacaklar.

 Nice analar ve babalar en derin acıları çekiyor ve bu insanlar hayattan yaşamaktan vazgeçtiler anlıyor muyuz? Bir yerde yok olan insanlığı barışı kardeşlıği özgür yaşama sertçe kaşlarmızı mı çatalım yada tepeden tırnağa birilerinin karşısına çıkıp geçmişteki olan biteni haps edip ızdırap mı çekelim hiç olmassa yatakta olan kelimeler dudaklardan dökulsun ancak bu şekilde kir pastan arınabiliriz.Vicdanınız dahil herşeyi ortaya koyup sadece düşünce özgürlüğü veya bir dil uğruna yada bir külltürü ortadan kaldırmak için bu kadar hakerette bulundunuz. Ayaklar altında olmamalı vicdan vücut kafesi içinde nasıl da buna el verdi. 

  

Bu haber toplam 1942 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
  • Haydi veliler okula!03 Ocak 2017 Salı 15:50
  • Hakkari’de yeni yıl!02 Ocak 2017 Pazartesi 14:27
  • Hakkari gelini geliyor !30 Aralık 2016 Cuma 15:01
  • NOEL KİMMİŞ ÖĞRETMENİM29 Aralık 2016 Perşembe 17:26
  • Başkan Epçim: Hakkari'yi kalkındıracağız!26 Aralık 2016 Pazartesi 14:41
  • Ekranlarda Boz dışarıda buz!26 Aralık 2016 Pazartesi 13:17
  • Dünyada çocuk olmak!23 Aralık 2016 Cuma 11:26
  • Hakkari Emniyetinde yeni dönem!21 Aralık 2016 Çarşamba 14:01
  • Öğretmenlerimize de yılbaşı eğitimi!20 Aralık 2016 Salı 11:02
  • Bakan Soylu'ya Hakkari morali!!14 Aralık 2016 Çarşamba 13:12
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim