• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C

25 kasım kadına yönelik şiddet

Hamdiye Çiftçi Öksüz

Uzun bir aradan sonra Böylesi bir günde kadın dilinden yazarak merhaba demek istedim. Her tarafta şiddetin  yaşadığı bir dönemde 25 Kasım kadına yönelik şiddetle mücadele gününde kadına yönelik şiddette değinmeden geçmek kendimize yapacağımız en büyük  hakaret olur. Bu nedenle böylesi bir günde kadına yönelik şiddeti ve mücadeleyi  kaleme almak istiyorum.

Geldiğimiz aşamada kadına yönelik ölümler azaldı, anneler mutlu, kadınlar istedikleri gibi sesini yükseltip demokratik ve özgür bir şekilde yaşıyoruz demeyi ne çok istedim.  Ne yazık ki  Yaşam yeni Türkiye yönetim modeli ve yasalarla Kadınlar için yaşam bir işkence haline gelmiş durumda.

Kadınlar Bölgede  ve Türkiye kentlerinde sokak ortasında öldürülüyorlar. Aradaki tek fark bölgedeki kadın ölüdürüldüğünde töre kurbanı oluyor. Metropullerde  öldürülen kadınlar, ya kocası ,sevgilisi ,babası cinet geçirdi veya aşk kurbanı diye isimlendiriliyor.

Bizler yeni yasalarla kadın ölümlerinin azalmasını beklerken  son bir  yılda 260 fazla kadından yaşamını yitirmesi yasal maddelerin bizleri ne kadar koruduğunu açık ve net şekilde ağırlığını göstermektedir.

Kadına yönelik şiddeti sadece bir erkeğin yada bir kadının bedensel olarak  darp edilmesi olarak algılanmamalı. Kobani de çocuğuyla kaçıp bölgeye sığınan  bir anneye yapılan sürgünlük en büyük şiddettir.

  Cizre’de sokak ortasında çocuğunu  kör bir kurşunla kaybeden annedir en büyük şiddeti yaşayan, çocuğunun yaşayıp yaşamadığından bir haber olan annedir en büyük şiddeti yaşayan. Peki ya evlatlarının cenaze törenlerinde birkaç damla göz yaşı ve yürek parçalayan zılgıtları çalan anne şiddeti en derinden yaşamıyor mu?

Tecavüze maruz kalıpta sesini çıkaramadan soluğu kesilen kadınlar. Yada yaşanan enses ilişkilerden dolayı her gün tecavüze maruz kalıp susan kadınlar şiddeti görmüyor mu?, Çocuk gelinlerin, çocuk annelerin yaşadıkları tranvalar şiddet değil midir?

…Ya da zindanlarda özgürlükleri ellerinden alınan, demir parmaklıklar arasından  kötü muamelelere maruz kalan siyasi kadın  tutsaklar şiddet görmüyor mu? Peki ya  son dönemde hukuksuz yere tutuklanan belediye eş başkanlarına yapılan zulm kadına yönelik şiddet değil midir?

Hepinizin EVET  deyişlerini duyar gibiyim. Şiddet bizim yaşamımızın her alanına bulaşmış. Zihinsel olarak ne kadar uzak kalmaya çalışsak çalışalım.  Her gün biraz daha alanımızı daraltan sistem bizi bitirmeye yok etmeye çalışıyor. Çoğu zaman bizi bize kullanarak, çoğu zaman bizi bize kırdırarak. Şiddetin en büyük mağdurları haline getiriliyoruz.

Her tarafta şiddetin olduğu bir dönemde kadına yönelik şiddet maalesef görmezden gelinmektedir. Böylesi bir ortamda ne haktan bahsedilebilinir, ne özgürlükten  ne de kadın şiddetiyle mücadeleden bahsetmek mümkün olabilir.Kadın tarihtir, kadın umuttur, kadın medeniyettir, Kadın özgürlüğün simgesidir. Barışın elçisidir.  bir toplumda kadın şiddet görüyorsa o toplumda ne medeniyetten , ne tarihten,  ne gelecekten bahsedilemez.

25 Kasım kadına yönelik şiddetle mücadele gününde   kadınların mutlu,kadınların şiddetin yaşanmadığı, kadınların ölmediği özgür yarınlar umuduyla…

Bu yazı toplam 1109 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim