• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Amed'de Öcalan'ın özgürlüğünü istedi

Amed'de Öcalan'ın özgürlüğünü istedi
Kadın hareketi DÖHK öncülüğünde Amed'de gerçekleştirilen ‘Çözüm ve Özgürlük İçin Alanlardayız’ mitingine onbinlerce kişi katıldı.

HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Kimse unutmamalı, Öcalan tutsak oldukça barış da tutsak olacaktır. Öcalan’a özgürlük derken barışı savunuyoruz" dedi. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) “Kadınlar Önderliği ve Özgürlüğü İçin Eylemde” kampanyası kapsamında gerçekleştirdiği ve  BDP ile HDP'nin de desteklediği mitinge onbinlerce kişi katıldı.  

Mitingin gerçekleştirdiği İstasyon Meydanı’nda  sarı, kırmızı, yeşil ve mor bayraklarla süslenirken, sahne arkasına Kürtçe ve Türkçe “Çözüm ve Özgürlük İçin Alanlardayız” pankartı, sahne kenarlarına ise "Sevda Kadını" şiiri ve Evrim Demir’in fotoğrafının bulunduğu “Zilanlarla Başlayan Evrimlerle ateş topuna dönen mücadele YDG-K ile zafere ulaşacaktır”, “En güzel kadın hayatı güzel yaşayan kadındır”,

“Em serhildana jinan a şoreşgerî ya Rojava silav dikin”, “Kadınlar Önderliği ve Özgürlüğü İçin Eylemde”, “Lice Şehitlerini Anıyoruz”, “Yaktığınız direniş meşelesiyle özgür geleceğe yürüyoruz”, “Sara’larla başladık Sara’larla başaracağız” pankartları asıldı.

Kitle sık sık “Bijî Serok Apo”, “Şehid Namirin”, “Bê Serok Jiyan Nabe” sloganları atarken, bir grup genç Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarını açtı.  

Saat 17.00’da başlaması planlanan Amed mitingi, 45 dakika kala yapılan “bomba araması ve güvenlik” gerekçesiyle gecikti. Bir süre geçişler durduruldu. Miting alanına girişlerde polis tarafından 4 büyük arama noktası kurulurken, dışında alana çıkan sokaklara da nokta kuruldu.

Büyük mitinge üç koldan yapılan yürüyüşlerle katılım oldu. Mitinge Barış Anneleri Meclisi, bölge sivil toplum kuruluşları, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ile BDP’li belediye eş başkanları ve HDP Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder de katıldı. Ayrıca miting için Amed'in ilçelerinden de katılım sağlandı.

Miting için alanı dolduran kitle, Awaze Çiya’nın “Awazek Tê” şarkısıyla karşılanırken, gençler müzik eşliğinde halaya durdu. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına “Çerxa Şoreşê" marşı eşliğinde başlayan mitingde tertip komitesi adına BDP Amed il eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt konuştu.

“Güneşin sıcaklığıyla ve direniş ruhuyla sizleri selamlıyorum” diyerek konuşmasına başlayan Zümrüt, uzun bir süredir Öcalan için, hem genel hem de kadın hareketi olarak çalışma yürüttüklerini dile getirdi.

Mitingi de Öcalan’ın özgürlüğü için gerçekleştirdiklerini kaydeden Zümrüt, imza kampanyasının yeterli olmadığını, bu sürecin bir hamle olduğunu belirtti. Tüm toplumun birlikte Öcalan’ın özgürlüğü için çalışması gerektiğinin altını çizen Zümrüt, “Yıllardır Kürtleri bölmek istediler. Fakat Önder Apo, çabalarıyla bütün Kürdistan halklarını bir araya getirdi. Yıllardır Kürtlerin dilini, kültürünü, kimliğini yok saydılar. Bugün ise Kürtler bir Başkana sahip” dedi.

2013 Newrozu’nda Öcalan'ın biz çözüm süreci için manifesto yayınladığını dile getiren Zümrüt, Abdullah Öcalan’ın tek taraflı olarak süreci yürüttüğünü, AKP hükümeti ve devlet tarafından bir adım atılmadığına işaret etti. Kürt halkı olarak AKP’yi beklemeyeceklerini söyleyen Zümrüt, “Biz Önderimizi de özgürleştireceğiz, mücadele de edeceğiz” dedi.

Çözüm süreci içerisinde ölümlerin olmadığını, fakat üç kişinin yaşamını yitirdiğini dile getiren Zümrüt, Amed ilçelerinde süren direnişte halkın, süreci kendilerinin çözüme götüreceğini söylediklerini aktardı.

Asker ve polislerin Lice direnişine saldırıda bulunduğunu ifade eden Zümrüt, baskılar karşısında çözüm sürecinde taraf olduklarını ve kendi sistemlerini, demokratik özerkliği kuracaklarını dile getirdi.

Zümrüt, bir mitingle çalışmalarının bitmeyeceğine dikkat çekerken, ev ev gezerek, Öcalan’ın yaşamını ve felsefesini anlatacaklarını söyledi.

 Zümrüt, “Mitinge geldiğiniz için, önderimizin özgürlüğünü istediğiniz için teşekkür ediyoruz” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

Zübeyde’nin ardından program Devrim Demir’in şarkılarıyla devam etti.

Müzik dinletisi ardından konuşan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder, kitlenin sevgi gösterileri ve coşkusuyla karşılandı.

Halkı Kürtçe “Hûn bi xêr hatin” diyerek selamlayan Önder'in, Öcalan’ın selamını getirdiğini söylemesi, “Bijî Serok Apo” sloganıyla karşılık buldu.

Başta kadınların katılımı olmak üzere bu mücadelenin devam etmesi halinde Öcalan'ın 2015 tarihinde İstasyon Meydanı’nda olabileceğini dile getiren Önder'in bu açıklaması ardından kitle “Selam selam İmralı’ya bin selam” şeklinde slogan attı.

20’ye yakın ziyaret gerçekleştirdiklerini, fakat Öcalan’ın bir kere dahi şahsi özgürlüğünü gündeme getirmediğini belirten Önder, Kürt halkının Ortadoğu’da yıldız gibi parladığını dile getirdi. Kürt halkının barış, özgürlük, demokrasi ve eşitlik istediklerinin altını çizen Önder, bu taleplerini sokak sokak, mahalle mahalle dile getirdiklerini belirtti.

Kürtlerin direnmek için bir alan seçme lüksüne hiç sahip olmadığını kaydeden Önder, “İktidar neredeyse orada direneceğiz” dedi. Önder, barışta inat edenler olarak yine alanlarda bir arada olduklarını söylerken, daha bir yıl öncesine kadar bu alanda devletin gaz, panzer ve TOMA’larla ölüm olup yağdığını söyledi.

Öcalan'ın halkın direnişi sayesinde muhatap olarak alındığını dile getiren Önder, bu uğurda mücadele edenleri saygıyla andıklarını sözlerine ekledi. “Barış sürecinin sonunda Sayın Öcalan serbest kalacak mı?” sorusunun her zaman sorulduğunu hatırlatan Önder, bu sorunun cevabını verebilmek için alanlarda olduklarına işaret etti.

Abdullah Öcalan’ın “Bazen özgürlük savaşçılarıyla dağlardayım, bazen Amed’in küçelerinde direnişi yükseltenlerin yanındayım, bazen de Rojava’da devrimini nakış nakış işleyen kadınların yanındayım, ben aranızdayım” sözlerini hatırlatan Önder, devletin, Ortadoğu’yu kana bulamak için hareket ettiğini kaydetti.

“Biz Öcalan’ı beklerken, onun 2013 mesajındaki kardeşlik vurgusunu anlamayanlar, Ortadoğu’yu içine attıkları kan gölünde boğuluyorlar. Biz Öcalan’ı beklerken Rojava’da kadınlar devrimi yükseltiyor” şeklinde konuşan Önder, Kürt halkının bir mucizeyi değil, önderini beklediğini dile getirdi.

Ortadoğu ve Türkiye’de kalıcı barışın mimarı kimse, özgür olması gerekenin de o olduğunun altını  çizen Önder, “Biz barış derken, onlar da bize kelime oyunlarına terk edilmiş bir dünya oyununa bel bağlamış duruyorlar. Biz tüm olan bitenin farkındayız. Bu halk sadece gökte duran bir güneşi değil, kendi güneşini istiyor” dedi.

“Sayın Öcalan’a ancak mücadeleyi yükselterek selam verebiliriz” diyen Önder, “Kimse unutmamalı, Öcalan tutsak oldukça barış da tutsak olacaktır. Öcalan’a özgürlük derken barışı savunuyoruz. Özgürlüğümüz de barış da hayatımızın bir parçasıdır” açıklamalarında bulundu.

Önder şöyle konuştu: “Bize en çok şu soruyu soruyorlar: Barış sürecinin sonunda Öcalan serbest kalacak mı?. Bugün onlara cevabı yalnızca bizim verebileceğimizi söylemek için bir aradayız. Değil bir, bin devletin ordusunun Kürt halkını önderinden ayıramayacağına söylemek için. Öcalan’ın bu alandaki herkesin ruhunda özgürleştiğini, her gün bazen dağlarda bir özgürlük savaşçısı olarak, bazen Amed sokaklarında itirazın sesi bir genç olarak, bazen Rojava’da devrimi inşa eden bir kadının ruhunda özgürlük ararken,

Öcalan’ın Kürt halkının şahsında özgürleştiğini onlara nasıl anlatacağız bilmiyorum. Ama şunu biliyorum. Sayın Öcalan herkesin adını kanla yazdırdığı bir tarihe adını tüm büyük halk ve direniş önderleri gibi, Mandella gibi, Marcos gibi kutsal bir barışının ve direnişin mimarı olarak kazıyor. Sayın Öcalan, bir fikir olarak, bugün onu hapis ettiğini düşünen, Kürt halkı önderinin hapiste olmasından zevk duyan küçük akılların dip notlarına bile düşünmeyeceği bir tarihin yazarı olarak burada,

bu meydandadır. O özgürlüğü, biz onu beklerken, Türkiye devletinin batmış, mahf olmuş dış politikası  ortadoğu’da Kürtlerin, Süryanilerin, Türkmenlerin, kadınların canını hiçe sayarak kendisi ile birlikte tarihin yaşlı topraklarına her gün daha çok kana buluyor. O özgürlüğü biz onu beklerken Türkiye cumhuriyeti sermaye ve devlet ilişkilerinin batığında savruluyor.

Türkiye’nin farklı yerlerinde sokak ortasında vurulan çocukların, aydınların isimleri sokaklara verilirken, birileri de o çocukları öldürmeye devam ediyor. Kürtlere, sosyalistlere, Süryanilere,  Ermenilere ve Alevilere yönelik kıyım hız kesmeden sürüyor” ifadelerini kullandı.

Öcalan’ın 2013 Newroz’unda Ortadoğu’da yaşananlara ilişkin mesaj verdiğini, ancak bu mesajın doğru okunmadığını belirten Önder, “Biz Öcalan’ı beklerken, onun 2013 Newroz’unda tüm Ortadoğu halklarına yönelik mesajındaki kardeşlik vurgusunun hakkını vermeyenler, onu anlamayanlar Ortadoğu’yu içine attıkları kan gölüne boğuluyorlar. Biz öcalan’ı beklerken, Kürt halk mücadelesini birlikte kurduğu kadınlar Rojava’da bir devrimi yükseltiyor.

Biz öcalan’ı beklerken, her geçen gün, bir başka Kürt bu topraklarda barıştan başka çıkar yolu olmayan bir kadere gözlerini açıyor. Biz  bir mucize beklemiyoruz. Kürt halkı bir mucize beklemiyor, yalnızca önderini bekliyor. Kürt halkı tüm Ortadoğu haklarının tanık olduğu savaş gerçeğini çocukluğundan bu yana yanında taşıyanlardan oluşuyor. Çünkü biz biliyoruz ve herkese de haykırıyoruz ki, Ortadoğu’da ve Türkiye’de kalıcı barışın mimarı kimse özgür kalması gereken de odur.

Peki biz barış derken, özgürlük derken, onlar bize ne söylüyorlar? Kelime oyunlarını terk edilmiş, iki taraflı bir görmezden gelme ile kuşatılmış bir dünya yorumuna bel bağlamış ve öylece duruyorlar. Bizim onların bu sözlerine karnımız tok. Biz tüm olan bitenin farkındayız. Bu halkın yalnızca eğemenler için gökyüzünde duran bu güneşi değil, kendi güneşini istediğini.

Özgür, demokratik bir Türkiye’nin ancak Kürdistanın çocukları özgür nefes aldıkça yaşatabileceklerini onlara öğretmek için meclisteyiz, gazeteler ve meydanlardayız. Edirne’den Karsa her sokağında, her ocağında Kürdün emeği olan ve Kürdün hakkı olan bu ülkeden de tarihin gidişatını çizdiğimiz Ortadoğu’dan da vaz geçmemiz, ülkede de bölgede de barışı ve özgürlüğü savunmamız bundandır” dedi.

Önder sözlerini şöyle sürdürdü: “Tamda bu yüzden, bugün burada olan herkes, kimin özgürlüğünü istiyorsa, onun fikrini içinde taşıyor. Kimin aramızda olmasını istiyorsak, barış için, özgürlük için onun kadar kararlı olmalıyız. Kimse unutmamalı, Öcalan tutsak oldukça barışta tutsak olacaktır. Biz Öcalan’a özgürlüğü savunurken, aslında barışı savunuyoruz. Ama hepimiz bir barıştan bir parçayı içimizde taşıyoruz ve hayatta kalıyoruz” şeklinde konuştu.

Önder’in  ardından Mezopotamya Kültür Merkezi sanatçılarından Zelal Gökçe  ile Seyda Perinçek sahne aldı. Program şarkılarla son buldu. Kitlenin dağılması sırasında polis helikopterin alan üzerinde uçuş yapması dikkat çekti. anf

Bu haber toplam 5458 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim