• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

Ana-Gözyaşı-Barış

Ana-Gözyaşı-Barış
Azad Keskin-Yazdı..Nasıl tarif edebilir ki gönlü ummanlar gibi olan Mezopotamya kadınlarını. Ayşe’si, Fatma’sı, Berivan’ı...

Anadır, babadır, yardır, yarendir onlar. Ezelden beridir kol kanat gelmişler yiğitlerine, evlatlarına. Lakin epey zaman oldu unuttular gülmeyi. Yaşadığımız coğrafyanın özelliği mi yoksa asırlar boyu süre gelmiş bir şey mi gözyaşı, feryat,figan ve ağıtlar ile bağrı yanan kadınların, annelerin acıları. Yaşadığımız coğrafyanın en büyük acılarını kadınlar, anneler çekmiştir;

Çanakkale’de, Sarıkamış ta, kurtuluş savaşında ve son 30 yıldır süren bu kavgada nice yiğitler, evlatlar verdiler kadınlar, anneler bu topraklar için. Fakat asırlar boyu despot iktidarlar tarafından ezilip geri bırakılmaya mahkum edilmiş bu bölgelerde kadınlar, anneler gene en büyük acıları çekmiştir.

Yeryüzünde evlattan daha önemli bir şey yoktur anneler için, gözü gibi korurlar, kollarlar, büyütürler evlatlarını. Lakin Mezopotamya’nın ortak kaderidir sanırım göz bebekleri olan yiğitleri, evlatları ölüme ve zindanlara giderken sesiz buruk bir acı ve gözü yaşlı bir veda ile yiğitlerinin evlatlarının gidişlerini izlemek.

Demokrasi için, özgürlük için, insan hakları için ve barış için yiğitlerinin, evlatlarının ölüme ve zindanlara gidişlerini acı ve gözyaşları içinde izlediler. Bir çok yiğitleri, evlatları dağ gibi sarsılmaz inançları ile zindanlara düşmüşken, o bereketli, öpülesi elleri ile demir parmaklıklar ardından sadece yiğitlerinin, evlatlarının gözlerine baka kalıp ağlıyorlardı.

Çünkü  orada Kürtçe yani kendi dillerini konuşmak yasaktı görüş günleri sadece sesiz bir şekilde içi kan ağlayan anneler, evlatlarının gözlerine bakıp gözyaşı döküyorlardı.

Oysa daha 90 yıl önce;

Akdeniz’i yerle bir eden İtalyanların dili serbest. Onların ki yasak.

Ege’yi  kan gölüne çeviren Yunanlıların dili serbest. Onların ki yasak.

Güneydoğu Anadolu’yu kasıp kavuran Fransızların dili serbest. Onların ki yasak.

Doğu Anadolu da yüzlerce yıldır Kürtleri ve Türkleri birbirine kırdırmaya çalışan Rusların ve İngilizlerin dilleri serbest. Onların ki yasak.

Bunların nedeni nice evlatlarını, yiğitlerini Akdeniz’de İtalyanlara karşı, Ege’de Yunanlılara karşı, Güney’de Fransızlar karşı Kurtuluş Savaşın da, Çanakkale’de 7 düvele karşı beraber savaşıp şehit ve birlikte gazi ettikleri içinmiydi ? Oysa ki bu yasaklar ve geri bırakmalar sadece çözümsüzlüğü yıllar boyu miras bırakmaktı. İçindeki toplumların dillerini, kültürlerini yasaklayarak kendi zenginliğini yok saymak milenyum yıllarına kadar kendi toplumlarını karanlığa mahkum etmekti. Bu acı, gözyaşı ve yasaklar gelecek için sadece çözümsüzlüğü ve yarınlarda karanlığa, geri bırakılmaya mahkum bir Türkiye‘yi miras bırakmak demekti.

Fakat şu unutulmuştu:                                 

Karanlığa mahkum edilmiş toplumlarda kadınlar; geleceği aydınlatacak çocuklar doğuramazlar. Nihayet bunca acı yaşayıp göz yaşı döken kadınların, annelerin feryatları, ağıtları duyulmuş, yüreklerindeki acıların nasıl onları harap ettikleri herkes tarafından hissedilmişti. Her yönü ile kalkınmış, refaha kavuşmuş ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış tam demokratik bir Türkiye’yi inşa etmenin yolu başta kadınların,annelerin göz yaşlarını silmek yaşanan bu acıları bir daha hiçbir kadının.annenin yaşamamsını sağlamaktan geçtiğini biliyorduk.

Nihayet bunca acı yaşayıp göz yaşı döken kadınlar,anneler barış umudu ile sevinç gözyaşları dökmeye başladılar. Gözyaşlarıyla çocuklarına konuşan anneler, bundan böyle barışın dili ile kendi dilleriyle duygularını haykıracaklar. O zaman barış rüzgarları başta Türk’ü, Kürt’ü ve diğer bütün milletten annelerin gönlünde esmeye başlayacak. Ve bir zamanlar ölüme ve zindanlara giden evlatlarına sesiz kalan anneler bundan böyle onların geri dönmeleri için hep beraber yüreklerindeki duyguları haykıracaklar.

Sözlerime kendi yaşadığı acıları bir anne olarak açık mektupla başbakana yazan 05.08.2012 tarihinde usta yazar Hasan CEMAL’ inde kendi köşesinden yayınladığı halam Semiha TUĞAN’nın yazdığı şu cümleler ve anneler günü ile ilgili bir temenniyle son vermek istiyorum;

Yaşım atmışı geçti, hafızamdan, yüreğimden silinmeyen bu acılarla ne kadar yaşarım bilmem ama dualarım, torunlarımın, kendilerini inkâr etmeden ve inkâr edilmeden, huzurla yaşayacağı bir ülke içindir. Siz, ülkenin yarısından fazlasının verdiği güvenle, bu kanayan yaraya neşter vurursanız isyan mevsimi kapanacak, barış rüzgârı esmeye başlayacak.

O zaman biz analar da size arka çıkıp, “İnin” diye seslenebileceğiz dağlardakilere ve izin vermeyeceğiz bir daha evlatlarımızın dağa çıkmasına. Her şeye rağmen sizin bu sorunu daha fazla kan ve gözyaşına yol vermeden çözeceğinize olan inancımı koruyorum. Ama çözümsüz geçen her saniyenin bu ülkedeki analar için ıstıraplı bir ömür gibi olduğunu da unutmamanızı arzu ediyorum.

Evlat acısı korkusunu bu ülkedeki anaların yüreklerinden söküp atmanın zamanı geldi, geçiyor. Bunun için bu ülkedeki analar size mührü verdi Sayın Başbakan. Bu yazı ve yaklaşan bayramları anaların yasına değil, evlatlarıyla buluştuğu yeni bayramlara çevirmeniz için Allah’a dua ediyorum … Semiha TUGAN 05.08.2012

Bugün anneler günü ve Müslümanlığın en kutsal 3 aylarının başlangıcı bundan böyle bu ülkede evlat acısını hiçbir anneye yaşatmaması için ve bu korkunun bir daha anne yüreklerinde olmamsı için yüce ALLAH’a dua eder.Anneler için en büyük hediye olan lakin onlardan uzak olan evlatlarına biran önce kavuşmasını ve nice baharları, nice anneler gününü beraber geçirmelerini niyaz ederim. Başta annemin, halamın ve bütün annelerin anneler gününü kutlar ellerinden öperim.

 

Bu haber toplam 4109 defa okunmuştur
Etiketler: , ,
  • Yorumlar 15
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
  • Hakkari-Ankara dostluk köprüsü!13 Mart 2017 Pazartesi 09:40
  • AK Parti’de gövde gösterisi!10 Mart 2017 Cuma 10:19
  • Dr..Funda Toprak: “GÜÇLÜ TOPLUM İÇİN GÜÇLÜ KADIN ŞART”09 Mart 2017 Perşembe 23:14
  • Hakkari acımasızı!09 Mart 2017 Perşembe 22:22
  • Onlar hepimizin gururu07 Mart 2017 Salı 10:18
  • Yılın röportajı!07 Mart 2017 Salı 09:17
  • Rüşvet alan da, veren de, aracı olan da...04 Mart 2017 Cumartesi 14:11
  • Hakkari'li doktor Sevmiş zirvede!02 Mart 2017 Perşembe 14:56
  • Sibel Çapraz'dan Serhat Tuğan'a!28 Şubat 2017 Salı 14:37
  • Yeniden merhabalar!27 Şubat 2017 Pazartesi 15:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim