" />
  • BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 18 °C

Arap- IŞİD'i ve yeni versiyonları

Çiya Berçelan

Uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin katı ulusalcı ırkçı bölge rejimleriyle başlattığı savaş değişik şekillerde devam ediyor ve büyüyor. Uluslar arası egemen global kapitalist güçler sosyalist/komünist rejimleri savaşmadan, halkların içerden desteği ile yıkmış, ortadan kaldırmıştı.

Uluslar arası egemen global kapitalist güçler, katı ulusalcı ırkçı rejimleri içerden kendi halklarının desteği ile yıkamıyor. Bütün çabalara rağmen katı ulusçu-devlet sistemine içeriden milliyetçi destek devam ediyor. Katı ulusçu ırkçı rejimler yaklaşan tehlikeyi görmüş olacaklar ki milliyetçiliğin yanına dini ideolojiyi de sentezlenerek halklar üzerindeki egemenliğini sürdürmek, devam ettirmek istiyor.

Dinin siyasette bu denli palazlanmasının mazisi biraz gerilere kadar gidiyor. Uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin 1965 yıllarında sosyalist/komünist rejimlerin yayılmasına karşı tedbir olarak dini sosyal duvar hedefiyle yaygınlaştırma projesine dayanıyor. Bu rejimler beklenenden daha kolay yıkılınca yeşil kuşak ürünü olarak yetiştirilen kitleler sorun olup olarak orta yerde kaldı. Katı ulusalcı rejimlerden çok daha tehlikeli oldukları biliniyordu. Bu grupları katı ulusalcı ırkçı sistemler çıkarlarına göre işleyip, kullanmaya başlayınca insanlık adına çok daha korkunç bir manzara görüldüğü gibi ortaya çıkmış oldu.

Dini ideoloji el altından, katı ulusalcı rejimler tarafından, çıkarları doğrultusunda işlenerek Uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin ve egemenliklerinde tuttukları farklı halkların ve farklı inançların karşısına bir güç olarak çıkarılması derin hesapları bulunan bir projedir. Bu hamle ile bölgesinde hem egemenliğindeki halkları imha etme hem de Uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin yeni süreçte aranan müttefiki, partneri olma hedeflenmektedir.

Bu savaş Ortadoğu, Yakındoğu ve Kuzey Afrika sahalarında büyük bir hızla yayılıyor. Bu savaşın anlam ve yüklem itibarıyla prototipi Mısır olabilir. Katı ulusalcı ırkçı Mübarek rejimi yıkılırken oluşan din eksenli ideolojik iktidara karşı yeniden katı ulusalcı ırkçı ideolojik militarist darbe tercih edilerek iktidara getirildi. Böylece kendilerini global egemen güçlere tekrar partner olarak kabul ettirmiş, pazarlamış oldular. Mısır'daki global demokratik değişim süreci başka bahara kalmış oldu.

Bölgesel gelişmeleri kısaca değerlendirdikten sonra, aynı ideolojik hesaplara bağlı olarak her dört parça Kürdistan coğrafyasındaki gelişmeler hem daha ilginç hem de dikkat çekicidir. Bu arenada kurulan pazarlık masaları hem daha derin ve daha büyük, hem de daha karmaşık ve kanlı geçmektedir.

Ortadoğu katı ulusalcı ırkçı rejimlerin varlığının ve devamının temel gerekçesi, dayanağı Kürdistan'ın sömürge olarak bırakılması/kalmasıdır. Kürdistan'ın global demokratik ve evrensel değerlere dayalı bir sistem inşası çerçevesinde bağımsızlığı, bölgedeki katı ulusalcı rejimlerin sonu anlamına gelecektir. Bu değişim aynı zamanda uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin paydaşı, partneri olarak gerçekleşeceği düşünülürse bölgede sistemsel değişim kaçınılmaz olacaktır.

Bu durumu katı ulusalcı sistemler biliyor ve görüyor, son olaylarda, İŞİD'in Kürdistan'a saldırısı ve İŞİD'in arka planında gelişen ilişkilerle, uluslar arası egemen global kapitalist güçlerin müdahalesi, Kürdistan güçlerine doğrudan desteği içi içe geçmiştir. Öncesine dönülürse şayet İŞİD nasıl doğdu? İŞİD dışında Kürdistan'ın geleceğini tehdit edebilecek gelişmeler olabilir mı?

İŞİD katı ulusalcı ırkçı ideolojinin, din ideolojisi ile harmanlanarak ortaya çıkarılan projedir. Suriye Baas rejimine ve Irak devletine nazire yaparcasına hafiften dokunması, diğer rejimlerle kocak kocağa veya alış veriş içinde olması, bütün imkanlarıyla, ölümüne Kürt halkına saldırması, imha temelinde yönelmesi aslında katı ulusalcı ırkçı rejimlerin suç üstü halidir ve kendilerini ele veriyor.

Her dört parçada Kürt halkı ve güçlerin bu olguyu idrak etme ve ona göre yaklaşımı, bütün boyutlarını görüp değerlendirme yetersizliklerle dolu olabilir. İŞİD projesi derin, kapsamlı ve uzun vadeli olabilir. Bu proje doğrudan bölge sistemlerinin emir ve komutası altında hareket ediyor olabilir.

Bu gerçeklikten hareketle Kürt halkı nasıl bir tedbir geliştirebilir?

Bugün batı ve güney Kürdistan'da halka İŞİD'in halka saldırması, bunun doğu ve kuzey Kürdistan'a yönelmeyeceği anlamına gelmiyor. Aynı ideoloji anılan bölgelerde bizzat sömürgecilerce değişik gruplar üzerinden canlandırılıyor. Halkı hem din eksenli ideoloji etrafında radikalize edip bağımsızlık hedefleyenlere karşı baskı ve sindirme aracı olarak kullanma devam ediyor. Ayrıca din ideolojisi etkisine sokamadıkları çevreleri de boşta bırakmadan değişik ideolojik eksenlerle kullanma hedeflenmiştir. Sömürgeciler bağımsız Kürdistan'ı engellemek üzere hem dini kullanıyor, hem de modernizmi kullanmaktadır.

Bu temel iki yaklaşım son otuzbeş yılın tümünü kapsayarak bugünlere ulaşılmıştır. Bugünden geleceğe dönük hesaplar hem daha kapsamlı hem de derin, kirli ve kanlı olacağı çok açıktır. Kürtlerin varlığına dönük tehdit ve tehlike her geçen gün giderek daha da büyüyebilir. Özellikle modernizm üzerinden ''demokratik ulus ve komünalizm'' hedefine doğru sürdükleri kitleleri bağımsızlığı hedefleyenlere karşı kullanacakları son kuzları olabilir.

Kürtler bunu anlamalı ki sömürgeci ''katı ulusalcı devlet''in kurum ve kuralları içinde demokratik ulus inşa edilemez. Liderleri açıkça bu rejimlere negatif veya pozitif yönden ilişmeyecekler, içinde kalarak hedeflerini gerçekleştireceklerini ilan ediyor, kararlaştırıyor. Bu olmayacak duaya amin kültürüdür. Özellikle kapitalist modernist sömürgeci sisteme ilişmeden kar amacı gütmeyen komünalist sistem inşa ederim demek başlı başına deve kuşu politikasıdır. Bu perspektif çerçevesinden bakıldığında halkın birçok kanaldan bağımsızlığı hedefleyenlere karşı konumlandırma projesi içine çekildiği anlaşılıyor.

Bağımsız Kürdistan'a karşı Arap-İŞİD versiyonu ve global radikalizmle harmanlanarak harekete geçirilmiştir. Güney ve batı Kürdistan'a karşı bu imha yönelimin ardından gelişen beklenmedik olaylar, destekler sömürgecilerin hesaplarını bozdu. Bozulan hesaplara karşı sessiz, tırsıp sinmeyecekleri çok açık, kuşkusuz yeni projeler ve yeni hesaplarla direnecekler.

Bu defa bağımsız Kürdistan'a karşı modernizmi bağımsızlığın karşısında konumlandırmayı hesaplayabilirler. Bunun yanına Kürt-İŞİD versiyonu projesi de palazlandırılabilir. Kuzey Kürdistan'da modernist Kürtleri bağımsızlığa doğru akan sürecin önüne çıkarılması hesapları çok evvelden başlatılmıştır. Bu sürecin hızlanması İŞİD'in Kürdistan bölgesindeki yenilgisine bağlıdır. İŞİD ile hedeflerine ulaşamayacakları çok açık, uluslar arası egemen güçlerin müdahalesi hesapları hepten bozdu.

Modernist Kürtler üzerinden ikinci bir cephe arayışları bütün hızı ile devam ediyor. Bütün dünyada halklar bağımsız devletleriyle yaşarken Kürtlere bağımsızlık ''dar milliyetçilik, gericilik''tir diye çok büyük ve kapsamlı biçimde işlenmektedir. Bunun yanında bir kişinin hegemonik liderliği pekiştirilerek halkın özgür ve özgün kişiliği boşaltılmaktadır. Büyük bir halkın kaderi bir kişinin dile getireceği sözcüklere indirgenmektedir. Halkın karar mekanizmasından uzaklaştırılması çağımızın yönetim modeli olmaktan çok uzak olmasına rağmen yeni ve çağdaş değermiş gibi işlenmektedir. Kısaca gericilik ilericiliğin yerini, diktatörlük demokrasinin yerini alması hedeflenmiştir.

Katı ulusalcı ırkçı bölge sistemlerinin Arap-İŞİD versiyonuna uluslar arası güçlerin müdahalesi ile iflas etme sürecine sokulmuştur. Batı ve günel Kürdistan'da büyük yenilgiler almaya başlaması sonun başlangıcı olacaktır.

Bölge önümüzdeki dönemlerde Kürt-İŞİD ve Kürt modernistlerle bağımsızlığı hedefleyen Kürtler karşı karşıya getirme hesapları daha ileri bir aşamaya taşınabilir. Uluslar arası güçlerin böyle bir sürece müdahale etme zorlukları da çok açıktır. Bölgedeki katı ulusalcı ırkçı sistemler böylece uluslar arası global güçlerle paydaşlığı sürdürme imkanı kazanabilirler.

Nasıl ki Komünist sistemlere karşı uluslar arası globalizmle paydaşlık komünizm yıkılıncaya kadar devam etti. Bu vesileyle sömürgeciler kendilerinin yarattığı global İŞİD ve komünalist güçlere karşı da durarak yerini global aile içinde sağlamlaştıracağı gibi bağımsız Kürdistan'ı da ebediyen gömmüş olacaklar. Kürtlerin bölgesinde yapılan ve kendilerini ilgilendiren hesapların farkında olmaları geleceklerini yakından etkileyecektir.

Ya hesaplanan oyun ve entrikaların maşası olur, ebediyen sömürge olarak kalıp yok olurlar, ya da üzerlerinde hesaplanan oyun ve entrikaları boşa çıkaracak politikalara yönelir, dünyanın her halkı gibi özgür ve bağımsız bir halk olarak insanlık ailesi içinde yerlerini alırlar.

Kürt halkının ikiyüz yıllık tarihinde kendileri üzerinde oynanan bütün oyun ve entrikalara teslim olmuş, mazlum ve sömürge bile olmayan bir halk duruma getirilmişler. Bugün ve gelecekte oynanan ve oynanacak oyunlara ve entrikalara karşı politika geliştirebilirler mi? Kürt halkı ailesi içinde ben sorumluluk taşıyorum diyebilenlerin politik derinliği ve çözümleme yetkinliğine bağlı olarak gelişmeler seyir edecektir. Geçmişteki yetersizlik depreşir, koca bir halk imha sürecinin karanlık dehlizlerinde kayıp olur, ya da yetersizliklere neden olan hastalıklardan arınırlar.

 

Bu yazı toplam 1121 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim