• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

BARIŞ AŞISI

Süleyman Seven

(Başkalarına karşı zafer kazanan kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir.) Fransız bilimadamı Henri Laborit’nin yaşamı ve araştırmaları hep ilgimi çekmiştir. 1914 doğumlu Laborit, 1948’de cerrahlık mesleğini bırakarak bilimsel araştırma alanına geçiyor.

 

1951’de ağır ameliyatlardan ve büyük sarsıntılardan sonra yapay kış uykusuna (hibernasyon) yatırmayla sağaltımı, 1952’de, özellikle hipotalamustan kaynaklanan saldırganlığın dokuncasız kılınmasında etkili bir madde olan klorpromazin’i buluyor.

Türkiye’de, “Kent ve İnsan”, “Yaratıcı İnsan” çok tanınan iki kitabı var. Ayrıca, Bedenin Saldırısı ve Sarsıntı Karşısındaki Tepkisi, Dirimin ve İnsanoğlunun Yazgıları, İnsanın Hücresel ve Bedensel İşlevbilimi, Dirimbilim ve Yapı, Bilgiye Dayalı Toplum önemli yapıtları arasında. Ayrıca uzun yıllar uluslararası Agressologie (saldırıbilim) dergisinin yönetmenliğini yapmıştır. Laborit, “Yaratıcı İnsan” adlı kitabının bir yerinde şunları söyler:

“Saldırganlığımızı barındıran en eski beynimiz sürüngenlerinkine benzer, her insanın beyninde uyuyan bir insansı sürüngen vardır. Üzülerek de olsa, günlük yaşamımızda, bu uykunun çok kısa sürdüğünü ve sözcüklerle mantıklı söylemin aldatıcı görünümü altında, edimlerimizle davranışlarımızın çoğuna işte bu kocaman sürüngen beynin yön verdiğini saptamak zorundayız.
Öteden beri, insan insanın kurdudur, denir.

 Çok iyimser bir yaklaşım bu, çünkü kurt sürüsünde, iki erkeğin saldırganlığı bireysel bir kapışmaya dönüşürse, yere yıkılan kendisini yenene boğazını uzatır; şahdamarı hemen oracıktadır, ama yenen bu damarı hiçbir zaman pençe atıp yırtmaz.
Değer yargılarının yeline kapılan, sürüngen beyni sözcüklerle zıvanadan çıkan insansa gözünü kırpmadan, en küçük bir pişmanlık duymadan öldürür.”

Belki tıp bilimi, gen teknolojisi tıpkı çiçek aşısı, karma aşı vb. gibi “barış aşısı”nı keşfedebilir. Ama dünyada askerlik olduğu sürece bu aşının uygulanması zordur. Doğarken her çocuğa “barış aşısı” yapılsın ve saldırganlık duygusu olmayan bir nesil yetişsin diyelim; bu askerliğin kurum ve meslek olarak ortadan kalkması demektir. Demek ki böyle bir aşıya “değer yargıları”, yani baskın olan ideoloji, egemen sistem hiçbir zaman izin vermeyecektir.

Öyleyse “Barış Aşısı” sözcüklerden yapılmalıdır. Savaşı kutsayan, insanların ezilmesini, sömürülmesini gizleyen ideolojilere, değer yargılarına karşı barışın sözcüklerinin sesini yükseltmeliyiz. Günümüz savaşlarının en büyük sorumlusu, dünya üzerindeki eşitsizliğin, açlığın, yoksulluğun, çevre sorunlarının suçlusu liberal kapitalizm’dir.

Sistemin bir sektörü ve savaşlardan pay alan unsuru olarak medya ile sistemden beslenen ideologlar, yazarlar; her gün, her saat kitleleri kültürel bombardımana tutarak uyuşturma işlevlerini başarıyla yerine getiriyorlar.

İnsandan, barıştan yana olanların görevi, egemen ideolojinin değer yargılarını kırmak, ‘insanların beyninin sözcüklerle zıvanadan çıkmasına’ izin vermemek olmalıdır. Gelecekte barış dolu bir dünya mümkün olacaksa, bu, sözcükleri bilimin, insani değerlerin, eşitlik ve kardeşlik düşlerinin hizmetine sunmakla mümkündür ancak.

 Mail:suleyman.seven85@gmail.com

 

 

Bu yazı toplam 2391 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim