• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

Bayık: Silah bırakın diyenler Rojava'ya baksın

Bayık: Silah bırakın diyenler Rojava'ya baksın
Bayık: Silah bırakın diyenler Rojava'ya baksın dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 'silah bırakma' tartışmalarına yanıt vererek, "Kim bize silah bırakın diyorsa Rojava'ya baksın. Ortadoğu ve Kobanê’de yaşananlar bir daha gösterdi ki bu coğrafyada meşru savunma gücü olmadan varlığı sürdürmek mümkün değildir. Fiziki ve kültürel soykırıma uğratılmak istenen Kürtler için bu gerçeklik bin defa daha geçerlidir" dedi. 

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık Kürtçe günlük gazete Azadiya Welat gazetesindeki köşesinde, son dönemde Kobanê'de yoğunlaşan Rojava'ya dönük saldırıları değerlendirdi. Kobanê'deki direnişi 80'li yıllardaki Amed Zindan direnişi dönemine benzeten Bayık, bu direnişin "Kürdistan devriminin tarzı" olduğunu belirtti. 

Türkiye'deki 'silah bırakma' tartışmalarına da yanıt veren Bayık, Ortadoğu'da yaşananların 'meşru savunma gücüne duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya çıkardığına dikkat çekti. "Meşru savunma gücünden vazgeçmek, başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu halklarını despotik ve eli silahlı devletlere ve çetelere teslim etmek olur. Amiyane deyimle kediye ciğer teslim etmek anlamına gelir" dedi. 

Bayık'ın yazısı şöyle: 

“Rojava devrimine saldırılar devam ediyor. Kürtlerin kendi topraklarında özgür ve demokratik yaşamasına tahammül edilmiyor. Hem de dış güçler tarafından! Kürtler ne başka topluluklara saldırmış, ne de başka halkların toprağını işgal etmiştir. Her etnik topluluğa, her inanca saygı böyle bir saldırıyla karşı karşıyadır. Ne dünya ne de bölge ülkeleri bu vahşi saldırıya karşı çıkıyor. Bu gerçeklik, Kürtlere saldırmanın normal görüldüğünü ortaya koyuyor. Kürtlerin diğer halklar gibi kendi toprağında özgür ve demokratik yaşama hakkı olduğu kabul edilmiyor. Kürtlerin de bu hakka sahip olduğu kabul edilseydi bu sessizlik olmazdı.

Rojava Devrimi iki yıldır kahramanca direniyor. Dört bir yandan kuşatılmışlık ortamında büyük zorluklara rağmen direniliyor. Bu direniş tüm Ortadoğu halklarına örnek bir direniştir. Ortadoğu'daki kara kış içinde ortaya çıkan bir bahar gibi halklara umut veriyor. Zorluklar ne olursa olsun direnilebileceğini gösteriyor.

AMED ZİNDAN DİRENİŞİ DÖNEMİNE BENZİYOR

Ortadoğu'da ve Rojava’da koşullar Kürtler için çok zorlu hale gelmiştir. Ancak zor koşullarda direnme gücü gösterilebilirse ayakta kalınacak ve başarı kazanılacak bir dönemden geçiliyor. Nasıl ki Amed zindanında zorun zoru koşullarda direnilip zafer kazanılmışsa, şimdi de bu tarzda direnmenin zamanıdır. Kürdistan devriminin tarzı Amed’te yaratılmıştır. Bu da zor koşullarda direnip başarmanın tarzıdır. Bu tarzla direnmeden Kürdistan'da en küçük bir kazanım elde etmek mümkün değildir. Bu nedenle Kürdistan'da en küçük kazanım zorluklara direnilerek ve büyük bedeller ödenerek kazanılmıştır. Kürt’ün kazanma kanunu artık böyledir.

Zor koşullarda mücadele edip kazanmanın tarzı olan Kürdistan devriminin tarzının tam da pratikleşmesi gerektiği bir dönemden geçiyoruz. Kürdistan'da şimdiye kadar koşullar ne olursa olsun mücadele edilmiş ve başarı kazanılmıştır.

Bu tarzda mücadele edilmeden mevcut koşullarda ne Kobanê’de direniş başarı kazanır, ne de Kürdistan özgürleşir. Bu açıdan zorluklardan şikayet etmek olmaz. Aksine bu zorluklar karşısında tam da Kürdistan devriminin tarzına ihtiyaç var deyip mücadeleyi yükseltmek gerekir. Tam da Apoculuğun zamanıdır demek gerekir. PKK tarzıyla yaşamanın ve direnmenin zamanıdır, demek gerekir. Özcesi zaman zor koşullarda fedaice direnmenin ve başarmanın zamanıdır.

Şu anda Kobanê’de pratikleşen de Kürdistan devriminin tarzıdır. Zor koşullarda direnilerek işgalciler ve vahşi soykırımcılar püskürtülüyor. Koşullar ne kadar zor olursa olsun direnileceği gösterilmektedir. Apoculuğun mücadele tarzı olan zor koşullarda direnip başarmanın tarzı şimdi de kendini Kobanê’de kanıtlıyor. Tıpkı 14 Temmuz’da PKK Önder kadrolarının Amed zindanında kanıtladığı gibi!

Ortadoğu ve Kobanê’de yaşananlar bir daha gösterdi ki bu coğrafyada meşru savunma gücü olmadan varlığı sürdürmek mümkün değildir. Fiziki ve kültürel soykırıma uğratılmak istenen Kürtler için bu gerçeklik bin defa daha geçerlidir. Yakın zamana kadar ‘Silahlı mücadele zamanı geçmiştir, artık silahları bırakma zamanı gelmiştir’ diyenler Ortadoğu ve Rojava’ya bakmalıdır. Meşru savunması olmayan Kürtlerin bir kaşık suda boğulacağını görmelidirler. Özellikle silahlı mücadelenin zamanı geçmiştir diyerek gerillaya silah bırakma çağrısında bulunan Kürtler şapkalarını önlerine koyup bin defa düşünmelidirler.

MEŞRU SAVUNMA GÜCÜNDEN VAZGEÇİLEMEZ

Ortadoğu hala demokratik siyasetin hakim olduğu ve silahların devre dışı bırakıldığı bir coğrafya değildir. Her kes hangi coğrafyada yaşadığını bilmelidir. Ortadoğu'da ancak büyük mücadeleler verilerek ve ağır bedeller ödenerek özgür ve demokratik yaşama kavuşulur. Ortadoğu'da demokrasi ve özgürlük için daha çok mücadele vermek gerekmektedir. Meşru savunma gücünden vazgeçmek, başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu halklarını despotik ve eli silahlı devletlere ve çetelere teslim etmek olur. Amiyane deyimle kediye ciğer teslim etmek anlamına gelir.

Demokrasi ve özgürlük zihniyetiyle değil, silahlı gücüyle içeride ve dışarıda hakim olmak isteyen bir güç de Türk devletidir. Hatta benim silahlı gücüme içeride ve dışarıda kimse karşı çıkamaz, boyun eğmek zorundadır diyen bir güçtür Türkiye. Türkiye sadece içeride antidemokratik bir politika izlemiyor, dışarıda da despotik ve zalim devletleri ve çeteleri destekliyor. Rojava’da ve Suriye’de kimlerden yana olduğunu ortaya koymuştur. Rojava’da ve Kobanê’de demokrasi güçlerini değil de, eli silahlı ve Kürtleri teslim almak isteyen çeteleri destekliyor.

Ortadoğu'da özellikle Kürtler meşru savunma gücüne sahip olmadan varlığını koruyamazlar. Fiziki ve kültürel soykırıma tabii tutulurlar. Hala hiçbir devlet ve siyasi güç bu amacından vazgeçmiş değildir. Türkiye hala bu zihniyettedir. Bu nedenle Kürtler meşru savunma gücünü koruyacak, hatta daha fazla güçlendireceklerdir. Dolayısıyla Kürtler ve Kürdistan halkı özgür ve demokratik yaşama kavuşmadan kim gerillanın direnişten vazgeçeceğini ve silah bırakacağını sanıyorsa o hayal görüyordur.

Hiç kimse hayale kapılmasın, gerçekçi olsun! Kürtler özgür ve demokratik yaşama kavuşmadan bu tür hayalci şeyleri dillendirmesin.”anf

Bu haber toplam 1316 defa okunmuştur
Etiketler: ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim