• BIST 1.569
  • Altın 444,424
  • Dolar 7,3962
  • Euro 8,9568
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ
1957 yılında Amerika nın güneyine araştırma yapmak üzere üs kuran Nasa yı bir gün küçük bir Kızılderili çocuk farkeder ve koşa koşa epeyce uzakta bulunan kamplarına gidip büyükbabasına haber verir.

- Büyükbaba, beyaz adamlar gelmiş, aşağıdaki vadide gördüm...Çok kalabalıklar ve bir şeyler yapıyorlar.

Yaşlı Kızılderili homurdanmaya başlar, belli ki epeyce sinirlenmiştir.

- Onlarla konuştun mu?

- Hayır, beni görmediler. Ben büyük tepenin üzerinden onları izledim.


- O zaman yarın yanlarına git ve orada ne aradıklarını sor.

Küçük kızılderili ertesi sabah yola koyulur. Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin yanına gidip;

- Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar

Beyaz adamlardan birkaçı küçük kızılderilinin basını okşarlarlar, ona gülümserler ve;

- Hani geceleri gökyüzünde parlayan birşey var ya, biz buradan onu seyrediyoruz.

- Ay ımı?! peki ama neden?

Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine gülümseyerek yanıtlarlar.

- İleride... çok yıllar sonra buradan oraya insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat kurabilmek için... Anladın mı?

Küçük kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak "Anladım" der ve koşa koşa uzaklaşır.

Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının yanına gider ve kendisine söylenenleri bir bir anlatır. Yaşlı Kızılderili torununun anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir,
bağırıp çağırmaya başlar. Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır ,hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla ve
kendi lisanınca yazdığı not u torununa uzatarak der ki;

- Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki; " Bunu büyükbabam gönderdi... Oraya, yani ay a
gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz"

Küçük Kızılderili kendisine söyleneni aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de iletir ve yine koşar adım uzaklaşır.

Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler. Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı Kızılderili o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl bir mesaj iletmek istedigini merak etmeye başlarlar. Bu merak günden güne öylesine büyür ki, bir tercüman çağırmaya karar verirler.

Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler
hala ara ara devam etmektedir. Tercüman deri parçasını eline alır , okur ve ağlamaya başlar. Herkes şaşkındır, gülüşmeler yerini iyiden iyiye meraka bırakmıştır.Tercüman yaşlı gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;

-Not aynen şöyle;
"Bu adamlara dikkat edin,elinizden topraklarınızı almaya geliyorlar!"(Hakkarihabertv)

Bu haber toplam 7087 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • MESAİSİ OLMAYAN KURUM!28 Aralık 2020 Pazartesi 18:12
  • Bravo Trakya Hakkarililer Derneği!27 Aralık 2020 Pazar 15:36
  • “TEZ” GELEN ÖLÜM !18 Aralık 2020 Cuma 08:35
  • Marka olmadan önce markalaşmanın yolu17 Aralık 2020 Perşembe 10:38
  • Kahrolsun ırkçılık…09 Aralık 2020 Çarşamba 16:00
  • Mimar Evin Gezer ile sohbet!06 Aralık 2020 Pazar 08:06
  • Belki de Yaşamak İçin Ölmeyi Seçiyoruz...28 Kasım 2020 Cumartesi 10:31
  • AH MÜFTÜLÜK AH !23 Kasım 2020 Pazartesi 08:15
  • HAKKARİ’DE 5 EZAN 12 SELA !13 Kasım 2020 Cuma 22:51
  • ÇOCUK TERBİYESİ!08 Kasım 2020 Pazar 10:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 864 3909
    YUSUF TAŞ- 0.(544) 346 1740 | Haber Scripti: CM Bilişim