" />
  • BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ
1957 yılında Amerika nın güneyine araştırma yapmak üzere üs kuran Nasa yı bir gün küçük bir Kızılderili çocuk farkeder ve koşa koşa epeyce uzakta bulunan kamplarına gidip büyükbabasına haber verir.

- Büyükbaba, beyaz adamlar gelmiş, aşağıdaki vadide gördüm...Çok kalabalıklar ve bir şeyler yapıyorlar.

Yaşlı Kızılderili homurdanmaya başlar, belli ki epeyce sinirlenmiştir.

- Onlarla konuştun mu?

- Hayır, beni görmediler. Ben büyük tepenin üzerinden onları izledim.


- O zaman yarın yanlarına git ve orada ne aradıklarını sor.

Küçük kızılderili ertesi sabah yola koyulur. Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin yanına gidip;

- Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar

Beyaz adamlardan birkaçı küçük kızılderilinin basını okşarlarlar, ona gülümserler ve;

- Hani geceleri gökyüzünde parlayan birşey var ya, biz buradan onu seyrediyoruz.

- Ay ımı?! peki ama neden?

Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine gülümseyerek yanıtlarlar.

- İleride... çok yıllar sonra buradan oraya insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat kurabilmek için... Anladın mı?

Küçük kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak "Anladım" der ve koşa koşa uzaklaşır.

Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının yanına gider ve kendisine söylenenleri bir bir anlatır. Yaşlı Kızılderili torununun anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir,
bağırıp çağırmaya başlar. Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır ,hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla ve
kendi lisanınca yazdığı not u torununa uzatarak der ki;

- Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki; " Bunu büyükbabam gönderdi... Oraya, yani ay a
gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz"

Küçük Kızılderili kendisine söyleneni aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de iletir ve yine koşar adım uzaklaşır.

Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler. Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı Kızılderili o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl bir mesaj iletmek istedigini merak etmeye başlarlar. Bu merak günden güne öylesine büyür ki, bir tercüman çağırmaya karar verirler.

Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler
hala ara ara devam etmektedir. Tercüman deri parçasını eline alır , okur ve ağlamaya başlar. Herkes şaşkındır, gülüşmeler yerini iyiden iyiye meraka bırakmıştır.Tercüman yaşlı gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;

-Not aynen şöyle;
"Bu adamlara dikkat edin,elinizden topraklarınızı almaya geliyorlar!"(Hakkarihabertv)

Bu haber toplam 5016 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Abdurrahman Aşkan/Yazdı "Kulun Beraatı"10 Mayıs 2017 Çarşamba 12:12
  • Hakkari şantiye şehir!04 Mayıs 2017 Perşembe 13:59
  • Halk eğitimi halkı üzdü!02 Mayıs 2017 Salı 14:54
  • Yıkma beni anne"30 Nisan 2017 Pazar 10:34
  • Yusuf dedenin torun nöbeti!27 Nisan 2017 Perşembe 14:50
  • Tuğgeneral Tayanç’tan anlamlı mesaj!26 Nisan 2017 Çarşamba 14:38
  • Ters lale şenliği büyük ilgi gördü!24 Nisan 2017 Pazartesi 11:08
  • Oku oku'ki! okuyanlar sussun!23 Nisan 2017 Pazar 13:25
  • Vali Toprak: Hakkari sevdamızdır"20 Nisan 2017 Perşembe 12:33
  • Nisan yağmurları şifa kaynağıdır!19 Nisan 2017 Çarşamba 10:35
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim