• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ

BİR KIZILDERELİ HİKÂYESİ
1957 yılında Amerika nın güneyine araştırma yapmak üzere üs kuran Nasa yı bir gün küçük bir Kızılderili çocuk farkeder ve koşa koşa epeyce uzakta bulunan kamplarına gidip büyükbabasına haber verir.

- Büyükbaba, beyaz adamlar gelmiş, aşağıdaki vadide gördüm...Çok kalabalıklar ve bir şeyler yapıyorlar.

Yaşlı Kızılderili homurdanmaya başlar, belli ki epeyce sinirlenmiştir.

- Onlarla konuştun mu?

- Hayır, beni görmediler. Ben büyük tepenin üzerinden onları izledim.


- O zaman yarın yanlarına git ve orada ne aradıklarını sor.

Küçük kızılderili ertesi sabah yola koyulur. Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin yanına gidip;

- Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar

Beyaz adamlardan birkaçı küçük kızılderilinin basını okşarlarlar, ona gülümserler ve;

- Hani geceleri gökyüzünde parlayan birşey var ya, biz buradan onu seyrediyoruz.

- Ay ımı?! peki ama neden?

Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine gülümseyerek yanıtlarlar.

- İleride... çok yıllar sonra buradan oraya insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat kurabilmek için... Anladın mı?

Küçük kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak "Anladım" der ve koşa koşa uzaklaşır.

Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının yanına gider ve kendisine söylenenleri bir bir anlatır. Yaşlı Kızılderili torununun anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir,
bağırıp çağırmaya başlar. Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır ,hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla ve
kendi lisanınca yazdığı not u torununa uzatarak der ki;

- Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki; " Bunu büyükbabam gönderdi... Oraya, yani ay a
gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz"

Küçük Kızılderili kendisine söyleneni aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de iletir ve yine koşar adım uzaklaşır.

Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler. Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı Kızılderili o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl bir mesaj iletmek istedigini merak etmeye başlarlar. Bu merak günden güne öylesine büyür ki, bir tercüman çağırmaya karar verirler.

Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler
hala ara ara devam etmektedir. Tercüman deri parçasını eline alır , okur ve ağlamaya başlar. Herkes şaşkındır, gülüşmeler yerini iyiden iyiye meraka bırakmıştır.Tercüman yaşlı gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;

-Not aynen şöyle;
"Bu adamlara dikkat edin,elinizden topraklarınızı almaya geliyorlar!"(Hakkarihabertv)

Bu haber toplam 5253 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van’ın Başkenti Tahran!10 Ekim 2017 Salı 15:03
  • Hakkari'de eğitim ne durumda?10 Ekim 2017 Salı 14:28
  • Vali Toprak“Keskin olayında elimizde ciddi bilgiler var”03 Ekim 2017 Salı 15:38
  • Muş onu çok “Sevmiş”!02 Ekim 2017 Pazartesi 17:06
  • Kültürümüzle alay etmeyin!28 Eylül 2017 Perşembe 16:03
  • Yazboz Tahtası!25 Eylül 2017 Pazartesi 17:25
  • Seçimler yine ertelendi!25 Eylül 2017 Pazartesi 15:15
  • Fatih Keskin sessizliğini bozdu!24 Eylül 2017 Pazar 23:40
  • HAFIZIM24 Eylül 2017 Pazar 12:05
  • Sanal hayat gerçek yalnızlık!22 Eylül 2017 Cuma 18:09
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim