" />
  • BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 33 °C

BİRLİĞİMİZ DOSTA ve DÜŞMANA CAVEPTIR

Çiya Berçelan

Halkımızın özgürlük özlemleri üzerinden çıkar devşirme dönemi doruğa tırmanmış, çıkmıştır. Halkımızın doğal değerlerinin üzerine konulan yasaklar ve baskıların dünyada eşi benzeri olmadığını biliyoruz.

Şu anda ismini hatırlayamadığım bir kaynakta rastlamıştım, ''dili, müziği yasaklanan'' tek halkın Kürt halkı olduğu yazılıydı. Ben de kendi çabamla yaptığım araştırmalarda bu denli imha temelinde yaklaşılan, üzerine politika üretilen başka bir halkın varlığına tanık olunmamıştır. 

Kürtler doğal değerlerine sıkı sıkıya başlı, geleneklerine göre yaşayan bir halktır. Töre diye bir kavramın ardındaki çok çok katı gerçeklikler, kötü alışkanlıklar olmasına rağmen sürdürülmesi geleneklerine olan bağlılığı gösteriyor. Yüzyıldan bu yana dili hem yazılı hem de sözlü yasaklanmış bir halk olmasına rağmen bugün bütün incelikleriyle yaşatıyor olması bu gerçekliği gösteriyor. 

Babalarımız, Dedelerimiz yarım saatlik Erivan radyosu Kürtçe servisinin haberlerini dinlemek için sarf ettikleri çaba, duydukları heyecana tanık olmuştuk. Bölgesinde en kalabalık bir halk olan Kürtlerin varlığının inkar ediliyor olması, bu politikanın sürdürülebilmesinin ardındaki gerçekliğe dikkat çekmek istiyorum. 

Doğal değerlerini sıkı sıkıya bağlı olan bu halk her koşulda özgürlüğe olan özlemini ortaya koymuştur. Halkımızın bu derin özgürlük özlemi bazı uyanık çevrelerin dikkatinden kaçmamış, bu durumu sosyal, siyasal ve ekonomik çıkara dönüştürmeye çalışmaktadır. Halkımızın doğal değerlerine ve özgürlüğüne olan bağlılığını sosyal, siyasal ve ekonomik çıkara dönüştüren çevreler halkımızın bütün doğal ve demokratik yaşam alanlarını ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. 

Halkımız günümüz koşullarında kendisini özgürce ifade etme, özgürce ekonomik faaliyette bulunma olanağını kayıp etme noktasına getirilmiştir. Halkımızın büyük mücadeleler sonucu canı ve malı pahasına oluşturduğu kurumları küçük çıkarcı grupların sosyal, siyasal ve ekonomik çıkar alanları haline getirilmiştir. Esnaflarımız, köylülerimiz neredeyse bazı çevrelerce haraca bağlanmış olduğu iddia ediliyor. 

Bu ve buna benzer sorunların devam etmesi, halkımızın yaşamını giderek çekilmez hale getirilmesi Hakkarililerin yüksek oranda yerini, yurdunu bırakarak göç yollarına düşürmesine neden olmuştur. Devam eden bu ve buna benzer sorunlardan dolayı yaşanan yoğun göçler üzerine neden ve sonuçları hakkında araştırma yapılmalıdır. Bu insanlarımızın yerini, yurdunu terk etmesine neden olan, göç etmesine zorlayan nedenlerin açığa çıkarılması sağlanmalıdır.

Bir nevi hiçleştirilen, baskı altına alınan toplumun göç yollarına düşürülmesine zorlanması danışıklı bir politika olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Ortadoğu bölgesinde meydana gelen gelişmeler, olaylar, Kürt halkının ne kadar büyük ve cani düşmanlara sahip olduğunu ortaya çıkardı. Efrin'den başlayarak Xaneqine kadar devam eden ve Kürt halkının kazanımlarına, özgürlüğüne, yaşamsal bütün doğal ve insani değerlerine imha temelindeki yönelen saldırılardan bunu anlıyoruz.

Kürt halkını imha etmek amacıyla İslam dini değerlerini bile kullanan gaddar ve barbar düşmanlarla karşı karşıyadır.  Halbuki bölge tarihi doğru çözümlendiğinde imha ile yüz yüze kalan Müslüman halkları Kürt halkının kurtardığı, Kürt sultan Selahhadinê Eyyübi'nin önderlik ettiği anlaşılacaktır.

Bugün bile Müslüman halkların içinde en temiz duygularla İslam'a bağlı olan halk Kürt halkıdır. Buna rağmen Kürt halkının gaddar ve barbar  düşmanları İslami kimliği altında, o kimliğe sarılarak halkımıza saldırmaktadır. Demem o ki halkımızı imha etmek amacıyla İslam'ı bile kullanıyorlar ise biliniz ki yeryüzündeki her türlü değeri varlığı ve nesneyi kullanacaklardır. 

Yaşanan gelişmeleri her boyutuyla ve kapsamlı biçimde incelemek, gözlemlemek, çözümlemek, değerlendirmek ve ondan sonra karar vermenin gerektiğini belirtmek istiyorum. Gelişen ulaşım ve iletişim araçlarına paralel halkımızın düşmanlarının halkımıza zarar verme potansiyeli de artmıştır. Kimin dost kimin düşman olduğu laflarına bakmadan icraatlarını görmek, araştıracak, gözlemleyecek sonucu tanıyabiliriz.

Kürt halkı tarih boyunca hep acılar yaşamış, zarar görmüş, mazlumiyet ve sömürü altında kalmış ise düşmanlarının çok yönlü ve kapsamlı hileli politikaları sonucudur. Etrafında görülen her türlü nesneyi imha temelinde Kürt halkı üzerinde kullanan barbar düşmanları yenmek halkımızın birliğinden geçmektedir.

Değerlerine sıkı sıkıya bağlı, birbirine kenetlenmiş bir halk yarınlarına güvenle bakabilir. Böyle bir ortam ancak vefalı sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel kurumsal örgütlenmelerle mümkündür. Varolan ve çıkarcılığın ötesine geçmeyen, vefasızlığı ilke edinmiş, ne kopartırsam kardır hesapları yapan bazı grupçuklarla sağlıklı bir gelecek inşa edilemez.

Özgürlük uğruna telafisi imkansız değerler feda eden toplumumuza reva görülenleri gördükçe halkımız vefasızlığa isyan etmektedir. Kazanılan kurumların çıkarcı grupların cirit attığı alanlara dönüşmesi, özgürlüklere feda edilen emeklerin ayaklar altına alınarak çiğnendiği bu dönem ve süreç halkımızı yaralamaktadır. 

Bölgemizde dikkat edilmesi gereken bir husus da savaşın rant alanlarına dönüştüğü bir sürecin yaşandığıdır. Bölgesel gerici güçlerin içinde kümelendiği bu kirli savaşın mazlum halklara geleceği karanlık bir dehlize dönüştürüyor. Sosyal, siyasal ve ekonomik çıkarcılığın insanlık değerlerinin önüne geçildiği bu karanlık süreci büyük yıkımlar yaşamadan aşmanın, atlatmanın yolu halkımızın birliğinden geçmektedir.

Daha kısa bir süre önce Daiş gibi barbar vahşi bir yapı bulunmazken bugün halkımızın yaşamsal varlığına yönelmiş bir canavar olarak sahneye çıkması tesadüf değildir.
Gelecekteki süreçlerde halkımızın nelerle karşılaşılabileceğini, ne tür tehlikelerle yüzyüze geleceğini tahmin etmek, kestirmek bu koşullarda belirsizliğini korumaktadır. Sivil masum halkımıza yönelen bu vahşi terör olaylarını bertaraf etmenin ancak örgütlü, vefalı birliktelikten geçmektedir. 

Halk olarak bizlere düşen de vefalı olmayan, günü kurtarmayı hedefleyen, sosyal, siyasal ve ekonomik çıkarları için sahneye çıkanlara vefalı, örgütlü birliğinizi oluşturarak cevap vermektir. Özgürlük ve demokrasi mücadelesine bir ekmek feda edilmişse, unutulmuyorsa, kadirşinaslık varsa oradaki vefa anlamlıdır. 

Canı gitmiş, malı gitmiş, o gün bugün çiğnenmişse ve toplum hiçleştiriliyorsa, silkinip kendisine gelmek, büyük güç, sarsılmaz güç, hep varolacak güç, halkımızdır demek, bizzat halkın kendisidir, böylece halkın birliğini dost da, düşman da görecektir.

 

Bu yazı toplam 1229 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim