" />
  • BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Bu kent bizim iyisiyle kötüsüyle!

Adar Axin

Yazmayalı çok oldu. İki okurumdan ciddi eleştiriler aldım ve onları önemsediğim için yazıyorum. İnanın yazacak o kadar çok şey var ki.

Ortadoğu cehennemi, dünya dengeleri, dolar, işsizlik, istismar, eğitim ve daha sayamadığım binlerce şey. Sadece kötü şeyler değil iyi şeylerde oluyor elbette, sanat gibi teknoloji gibi. Bütün bu hengâmede ne yazacak bir us ne de takat kaldı bende.

Sevgili Rıdvan ve Yaşar. Öncelikle bu ince eleştirileriniz için sonsuz teşekkürler. Evet, yazmadım dahası yazamadım. Hızla değişen ve sadece iki üç saat gibi kısa bir sürede değişkenlik gösteren bir kamuoyumuz var.

İnanın yazmaya başladığım bir haberin sonunu getirmeden olay bambaşka bir boyut kazanıyordu. Sizi bilmem ama gerçekten ben çok tedirginim.

Felaket çığırtkanlığı yapmıyorum. Sizde tedirgin olun artık. Tabloya iyi bakın. Olayları iyi okumaya çalışın.

Olanlardan yola çıkıp olacak olanları kestirmeye çalışın. Çocuk, yaşlı, genç, kadın, öğrenci avukat ne olursanız olun bunu yapmaya çalışın.

Yapacağımız en ufak bir hata torunlarımıza kadar dert olabilir. Çünkü çağın modern cellatları var artık. Cebimizdeki paradan tutun bedenimizdeki DNA’ya kadar teslim almak istiyorlar. Bizi açlıkla, savaşla, ölümle tembih etmeye çalışıyorlar.  Dedim ya inanın yazacak o kadar çok şey var ki fakat size kıssadan hisseyle meramımı anlatacağım.

 İngilizlerin denizcilik konusundaki namını duymayan kalmamıştır herhalde. Cesur kaptanları sayesinde dünyanın en uç noktasına sömürgelerini kurdular. İngilizlerin yapmış oldukları muazzam gemilerin tek bir baş belası vardı.

Fareler. Fareler durmadan geminin her yerine delikler açıyor, gemiyi çürütüyorlardı. Ve denizciler bu fareler için akıl almaz bir yöntem geliştirdiler.

Canlı olarak ele geçirdikleri bir fareyi karanlık bir kutuda günlerce aç bırakıyorlardı. Daha sonra bu aç farenin yanına başka bir fareyi koyuyorlardı. Aç olan fare diğerini acımasızca parçalayıp yiyordu. Bu şekilde büyütülen fare bir süre sonra gemiye salıveriliyor.

Aç olan fare diğer farelerin girebileceği her yere rahatlıkla girip onları yiyordu. İşte bizim meselemiz tamda bu. Bizi yönetenler öncelikle bizi açlıkla sınayıp bizi birbirimize kırdırıyorlar. Hayatımızın her alanında bu aç fareler misali birbirimizi yiyoruz.

 Kıyıda aç bırakılan kardeşimiz bir süre sonra bizi kemirmeye başladı. Etraftaki her şeye saldırır olduk. Yanı başımızdaki başarılara leke atmaktan, kardeşimizi ispiyonlamaktan, kalleşlikten başka bir derdimiz olmamaya başladı. İşte bütün bunlar tadımızı kaçırdı.

 Bunca karamsarlık arasında çok güzel şeylerde oluyor elbette. Coğrafyamızda son zamanlarda sosyal ve kültürel açıdan önemli gelişmeler yaşanıyor.

Tiyatrolar, müzikaller, kayak merkezi ve benzeri etkinliklere sık rastlar olduk. Daha önceki yazılarımda da bunu söyledim şuan bir kez daha söylemekte bir sakınca bulamıyorum.

Gerçekten zeki insanların yöresidir Colemerg. Yeter ki kıssadaki gibi açlıkla tembih edilmeyelim. Yeter ki açlıkla sınanıp kardeşimize saldıracak kadar gözümüz kararmasın.

Birçok işte farklı sektörde ve farklı şehirlerde çalıştım. Hakkâriler hemen belli ederler kendilerini. Zeki ve çalışkandırlar. İşlerine sadıktırlar. Eminim bu yörenin insanlarına imkân verilirse çok daha büyük başarılara imza atacaklardır. Yazımın girişinde belirttiğim o karmaşa ve huzursuzluktan ancak sanatla kurtula biliriz. Yeter ki birbirimizle uğraşmayalım.

Başarılara tebrikle hatalara nezaketli bir uyarıyla yanaşalım. Ilımlı olabilmek dahası insan olabilmektedir marifet.

Her şey bu kadar zor ve kötüyken bari biz bir taşı bir taşın üstüne bırakalım. Bunu yapamıyorsak ta yapanlara engel olmayalı.

Hakkâri’de bütün kıt imkânlara rağmen sanat alanında çabalayan insanlar var onları görmezlikten gelmeyelim.

Bu kentin sanatsal faaliyetlere çok ihtiyacı var. Esnaftan tutun STK’lara kadar, belediyeden tutun valiliğe kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.

Bu kent el ele verirse inanın akla gelinmeyecek kadar güzel şeyler olacak. Bu bağlamda bu konu açılmışken emekleriyle kente renk katan herkese binlerce selam olsun.

 Bizim mezarımızda evimizde, ölümüzde dirimizde, neşemizde sevincimizde bu kent. Bunu unutmayalım.

agin-adar-m.jpg

 

 

Bu yazı toplam 1259 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim