" />
  • BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

ÇOCUK CAMİSİ

Abdurrahman Aşkan

Mümkün olduğunca, bilgi ve birikimler çerçevesinde çocuğunun ahlaklı, dürüst yetişmesine çalışan, çaba sarf eden duyarlı insanların, ailelerin var olduğunu gördükçe yada iman sahibi, takva ehli, imanı kamil yaşlılarımızın, gençlerimizin, bacılarımızın davasına canla başla sarılanların  var 

olduklarını duydukça insanın sevinç gözyaşlarıyla, heyecanla, daha bir şevkle aşka geldiğini, insanın hafifleyip uçasın geliyor…

Hocalarımız, büyüklerimiz her zaman dini hizmet alanında ihtiyaç duyduğumuz, her zaman hizmetinde olmamız gereken büyük bir makamın, büyük bir davanın, büyük bir Peygamberin varisleridirler.

Teravihlerin başlaması ile İslam âlemini feyze boğan, candan muhabbetler, kardeşlik ve yardımlaşmada gelinen zirvelerin en son noktalarına varılırken bazı hoş olmayan hallerde olmuyor değil.

Ramazan ayının bereketini, Teravih namazının sevabını, omuz omuza veren kardeşliğin pekişmesini görerek yaşayarak hayatlarına nakşeden, cami deki cemaatin büyük- küçük, yaşlı- çocuk, sakat- sağlam, sakallı- sakalsız, siyah- beyaz farkını gözetmeksizin bir nevi Kabe şubesi, küçük Kabe konumunda olan camilerimizin içindeki güzelliği paylaşmak,

pay edinmek için gelmeye çalışan çocukları cami avlusunda hocadan habersiz, hocanın vaaz verdiği esnada çocukları sure ve dua da sözlü sınavına tabi tutan, namaz esnasında çocukları arka saflara itilmesinden doğan ve bir araya toplanmalarından ister istemez aralarında ki gülüşmelerin konuşmaların meydana gelmesi, büyüklerin onlara ters ters bakmaları veyahut çoğu defa el kol kaldırıp yumruğunu o çocukların yüzlerine doğru savurmaları, çocuklara dinini, camisini, kitabını, Peygamberini, ibadetini sevdirmek mi olur?

Yarınlara huzuru, barışı, kardeşliği, sevgi, muhabbeti bu tarzda mı ekeceğiz? Geleceğin filizlerini, fidanlarını, goncalarını böyle mi eğiteceğiz? Hasan, Hüseyin’leri böyle mi yetiştireceğiz? Peygamber efendimiz (sav)’in çocuk sevgisini böyle mi aşılayacağız?

Böyle mi onlarla oynayıp dini sevdireceğiz? Yahudiler Havra’ya, Hıristiyan’lar Kiliseye para karşılığında bile zorla çocukları götürülüp eğitilirken, camilerimize isteyerek ve karşılıksız geldikleri halde neden niçin kovuyoruz hangi mantıkla kimlere prim veriyoruz ve cirit atmalarına imkan sağlıyoruz...

Bu davranış gelecek ve ümmet adına büyük bir felaket, bir eksikliktir. Çünkü bugün o imamın arkasında cemaate duran gençler ve yaşlılar dünün çocukları değil miydiler bunlar bu muameleyi görseydiler acaba gelirler miydiler? Görüyoruz ki her saniye başı bunlar (yaşlılar) göçüyorlar sonsuzluk âlemine, gerçek evlerine. Bu gün camileri şiddete, dışlamaya, soğutmaya çalışanlar acaba yıllar sonrasını düşünüyorlar mı? O zaman hangi güçle hangi mantıkla camiye getirebilirler, camileri doldurabilirler... Bunlar sadece bir camide tespit edilenler.

Çözüm mü? Kolay ama meşakkatlidir. Zaten İslam meşalesi zorluklarla sabırla yücelmedi mi ne oluyor da biz kolaya kaçıyoruz.

Cami avlusuna gelip Allah’ın evine teşvik eden çocukların önlerini keserek geri püskürtenler bırakın annesinin, babasının öğretmediği duayı, sureyi her teravihte 27 defa sesli okuyan hocalarından öğrensinler, son saflara yığdırılan yaşıtlarındayken bizimde aynı hatalara düştüğümüzü ne çabuk unuttuk.

Onları aramıza alarak bir birbirinden kopararak sırtlarını okşayarak, gönüllerini alarak camiyi cemaati kendimizi sevdirmek yüzlerine doğru yumruk yerine bir gülümseme, bir tebessüm ile yaklaşmak gelecek adına, İslam meşalesinin devamlı yanmasına, ümmetin çoğalmasına, güzel ahlakın sevginin hoşgörünün yayılması geleceğimiz için kar mı? zarar mı? Bunu hepimiz kendimize bir soralım?

Camiyi çocuklarımızın zaman geçirme yeri yapalım, camiyi çocuklarımızın ödev yapma, çalışma yeri yapalım, camiyi çocuklarımızın koşarak, coşarak eğleneceği mekan yapalım, camiye kilit vurarak, çocuklarımızı dışlayarak, ağlatarak, camiden kovarak gapsçıların, kapkaççıların, tefecilerin, sarhoşcuların yollarına yolcu yapmayalım, teşvik etmeyelim, gönüllerini o yollara bağlamayalım...  

Dışlanan, sahip çıkılmayan, hor görülen kuşak elbette öcünü almak için çalışacaktır. İster bu cami çevresinde dolanıp pencereden cemaati rahatsız edecek bir şekilde içeriye bağırmak olsun, ister teravih bitene veya teravihten sonraya kadar playteyşin, tinerci, Internet başında zaman geçirmekvb. çirkin sitelere girmek olsun, ister sağda, solda, dışarıda birbirlerine, büyüklerine küfürler yetiştirmek olsun mutlaka içini rahatlatmak için bir yola başvuracaklardır.

Bu yolları kesmenin en güzel ve etkili formülü sevgi ile yaklaşmak, onları dinlemek, onlarla olmak, onları kazanmakla olur. Camiden dışarıya atmak çözüm değil. Aksine topluma, ümmete daha fazla kabadayı, hırsız, ahlaksız insan tipinde insan olmayan varlıklar yetiştirmek olur.

"Kusurumuz varsa hocam, hatamız büyükse de inanın kasten yapmıyoruz sizler peygamberimizin varisleri olarak yinede sabırla bizi yarınlara hazırlayın"... Emin olalım çocuklarımızın dudaklarında çıkmasa da gönüllerinde bu gibi sözler geçiyordur.

Çocuklarımızı eğitmek geleceğimize en büyük yatırımdır.

Ey yüce rabbim bu Ramazan ayın hürmetine, gecelerinin feyzine bilinçlenmemizi ve peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) ‘in çocuklara karşı sevecenliğini, onlara verilen değeri bütünüyle  yüreğimize nakşet... ÂMİN. 

Selam ve dua ile...

 

Bu yazı toplam 934 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim