• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Çocuklarınızı topraktan uzaklaştırmayın

Çocuklarınızı topraktan uzaklaştırmayın
Uzman Psikolojik Danışman Sait Özdemir, acımasız ve katı bir hayat sunan şehir hayatının stresin 7 yaşına kadar düşmesine neden olduğunu söyledi.

Özdemir, yaptığı açıklamada, kendilerinin tarlalarda büyüdüğünü, doya doya toprakla oynama zevkini tattıklarını ifade ederek, "Bizden sonraki nesil seralarda büyüdü. Yeni yetişen nesil ise cam fanuslarda büyümek zorunda bırakılıyor.

Her yer taş yığını, ayaklarımız toprağa değmiyor. Vücudumuzdaki elektriği alacak, tabiri caizse topraklama yapacak kadar toprak bile yok. Modern toplumun büyük açmazlarından biri de insanların ve çocukların topraktan uzaklaşmaları ve toprağa yabancı kalmalarıdır. Oysa çocuk eğitiminde toprağın büyük bir yeri vardır.

Çocuklar toprakla oynamalı, toprağı sevmeli, kısacası çocukların eli ayağı toprağa temas etmelidir. Beton binaların içinde iyice sıkılmış, bunalmış çocuğunuzu eş-dost, akraba ziyareti adına götürüp başka beton binalara uzun uzadıya hapsederseniz onlara haksızlık edersiniz. Bu durum çocuk için adı konmamış bir şiddettir.

Eziyet ve şiddet ise çocukta saldırganlık duygularını besler, şiddet eğilimlerini körükler" diye konuştu.Özdemir, toprakla oynayan çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişiminin yaşıtlarından hızlı olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Çocukların gelişiminde sosyal hayat önemlidir. Çocuklar gelişme döneminde kumda ve toprakta yürütülmelidir. Kum veya toprakta yürümek çocukların yürüme becerilerini desteklemektedir. Toprak ve kum çocuğun denge mekanizmasının gelişimine katkı sağlıyor.

Serbest bir arazide koşan, hareket eden, oynayan çocuğun kendine olan özgüveni de artıyor. Çocuk bir şeyler yapabildiğini görünce mutlu oluyor. Çocuğun enerjisini dışarı atmasını kolaylaştırıyor. Çocukların toprakla oynamaları, hem bedensel hem de ruhsal gelişimlerinin yaşıtlarına göre daha hızlı olmasını sağlıyor.

Özellikle öğle saatlerinden önce çocuk güneş ışığından faydalandırılarak, kemik yapısının güçlendirilmesine yardımcı olunmalıdır."Stres, gerginlik ve katılığın çağdaş insanların ciddi kişilik problemi haline geldiğini vurgulayan Özdemir, "7 yaşındaki çocuklarda bile stres belirtileri baş göstermeye başladı.

Bunun en büyük sebeplerinden biri çocuklar için katı, acımasız ortamlar sunan şehir hayatıdır. 3-7 yaşlarında bulunan çocuklarımızı sık sık açık alanlara götürmek bence bir doğa tedavi sürecidir.

Aileler eğer şehir ortamlarında yaşamak zorunda ise her mevsim elden geldiğince çocuklarını açık alanlara, orman ve benzeri yerlere götürüp baş başa olacakları geziler yapılmalıdır. Çocukların toprakla, ağaçlarla, hayvanlarla, su ile teması sağlanmalıdır. Çocuklarla ormanlık alanlara gidilmelidir.

Ormanlar çocuklar için hem eğlendirici hem dinlendirici ortamlar sağlar. Deniz, göl, nehir kenarları da çocukları dinlendiren ve eğlendiren alanlardır. Çocuklarımız için her zorluğa rağmen doğa terapi yollarına mutlaka başvurmalıyız" dedi.

Özdemir, aslında tabiatta gezinirken çocuklarla iletişim kurmanın çok daha kolay olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: "Onları anlamak için anne-babalar böyle ortamlardan yararlanmayı bilmelidirler.

Rutin hayatımızda birçok günü çocuğumuzun yüzüne, gözlerine doğru dürüst bakmadan geçiririz. Bu durumu çocuk kendine önem verilmiyor şeklinde algılar. İntihar girişiminde bulunan bir genç kız, 'Annem babam beni fark etmiyordu bile.

Konuşma, iletişim kurma, onlarla bakışma fırsatı vermediler bana' gibi çarpıcı ifadeler kullanmıştı. Üniversite kazandığı için kızın biri başka bir şehre gider. Anne sık sık telefonla aramakta, kızına hasretini, üzüntüsünü ifade etmektedir.

Genç kızın soğuk bir sesle telefonda annesine karşılığı ise, 'Anne, ben zaten öbür odada tek başına otururdum hep. Beni yine orada say ve üzülmene gerek olmasın. Ayrıca duvardaki resmime de bakabilirsin.

'Çağdaş hayatın karmaşası içinde kendimizden uzaklaşıyoruz, yakınımızdakilerden uzaklaşıyoruz. Her uzaklaşma hayatın bir anlamının kaybı oluyor ve büyük bedeli de en çok çocuklar ödüyor."

Bu haber toplam 1135 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Prostat kanseri teşhisi 15 saate iniyor09 Ocak 2017 Pazartesi 11:40
  • Hakkarispor-Batmanspor maçına davet!07 Ocak 2017 Cumartesi 20:16
  • Soğuklar kalp krizini tetikliyor!07 Ocak 2017 Cumartesi 11:15
  • Özel poliklinik olmayan tek il Hakkari!06 Ocak 2017 Cuma 13:29
  • 20 yıl sonra Hakkari'ye doktor olarak döndü05 Ocak 2017 Perşembe 12:40
  • Ağız kokusu kanser yapıyor!05 Ocak 2017 Perşembe 11:58
  • Göz sağlığına ekstra özen gösterin04 Ocak 2017 Çarşamba 10:42
  • Beyne öyle bir yararı var ki...01 Ocak 2017 Pazar 16:08
  • Hakkari’ye anjiyo ünitesi!29 Aralık 2016 Perşembe 17:36
  • Ev yoğurdunun faydası!27 Aralık 2016 Salı 11:42
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim