• BIST 94.887
  • Altın 245,175
  • Dolar 6,3358
  • Euro 7,4013
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C

CUMARTESİ ANNELERİ…

H. Aziz Hatipoğlu

1995 yılından beri her hafta İstanbul Galatasaray Meydanında toplandıkları için adı “Cumartesi Anneleri”ne çıktı kayıp yakın anne ve eş ile yakınlarının.

Bir şekilde çocuğu, kardeşi ve oğlu gözaltına alınıp kaybolan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan binleri bulan kayıp insanların akıbetini soruyordu Cumartesi Anneleri.

Eşin, çocuğun, oğlun, kızın veya baban kaybolmuşsa, gözaltına alındıktan bir daha kendisinden haber alınamamışsa bu insanlar yakınlarının akıbetini nasıl ve kime soracaklar.

Defaten gözaltına alındığı yere giden ve yetkili mercilere başvurduğu halde bir haber alamayan kayıp yakınlarının içinde bulundukları ruhi hallerini kimler anlayabilir? Ölü veya diri olduklarını bilememe ve akıbetlerinin “meçhul”e kalması insan psikolojisi ve anne ile babanın evlat acısını kim ne ile ölçebilir?  

İşte tüm bunların bu durumu için toplandı Cumartesi Anneleri.

1995 yılından günümüze kadar her cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanında toplandılar bıkmadan usanmadan. Dertlerine bir çare, yakınlarından bir haber alabilmek için.

Devlet olarak buna bir çözüm bulunamamışsa, yirmi yılı aşkın bir sürede faili meçhuller açıklanmamış, dosyalar raftan indirilip gerçek suçlular ortaya çıkmamışsa suçlu yakın ve çocuğunun akıbetini soran kişiler mi yoksa bunları örtbas eden açığa çıkmasını geciktirenler midir?

2011 yılında devlet tarafından Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybolmasından ve annesi Berfo Ananın bitmek tükenmek bilmeyen azmi, sebatı ve çocuğunun akıbetini sorma çabası olumlu sonuç vererek ve devlet tarafından “çocuğunun gözaltında işkenceden öldüğü”nün bildirilmesinden sonra diğer kayıp yakınları da yakınlarının akıbetlerini daha bir sorguladılar.

700 kez toplandıkları Galatasaray Meydanında dağılmaları istedi ve polis zoruyla dağıtılmak istendiler. Kimi yerlerde sürüklendi ve kimisi de coplandı yaşlı, genç, kadın denmeden.

Gerekçe terör örgütüne zemin hazırlamak ve terör örgütlerinin tuzağına düşmek.

Ve İç İşleri Bakanının haklarında “paçoz” tabirini ve hakaretamiz söylemlerine maruz kaldılar.

Sen yirmi yılı aşkın bir sürede çocuğunun, yakınının, baba ve eşinin akıbetini sor ve bir haber alma ama senin yaptığın bu eylemlere hak arama hareketlerine katılan ve seni kullanmaya çalışan kişiler var diye sen “suçlu” olarak görün. 

Devlet kişi hak ve hürriyetlerinden sorumludur. Derdi olan, haksızlığa uğrayan ve hak arayan herkes soluğu devletinde ve devlet birimlerinde arar. Başka gidecek kapı yoktur. Başka çözüm de yoktur, demokratik ülkelerde.

Sen bu kapıyı yeteri kadar açık tutmamış ve bu insanlara yirmi küsur yıldır derman olamıyorsan müsaade et de haklarını oturma eylemleri ve demokratik yollarla da olsa anlatsınlar, hesap verecek mercileri sorsunlar.

Bu bölücülük ve bölücü örgüte yatakçılık mı oluyor?

Gözaltında kaybolan ve “meçhul” kalan her kayıp Türkiye için bir ayıptır.

Türkiye bu ayıptan tez elden kurtulmalı.

Suçlu her Cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanında toplanan kayıp yakınları “Cumartesi Anneleri”nin değil buna çözüm ve derman bulamayanlarındır.

Onları niçin her cumartesi günü toplanıyorsunuz diye suçlayacağımıza toplanmaması ve kayıplarının akıbetini ortaya çıkarırsak zaten toplanmasına gerek kalmayacak.

Bu da devletin öncelikli görevi olması gerek.

Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
Savaş TAŞ - 0.(545) 54316 12 Hakan DAYAN
0.(534) 501 34 89 | Haber Scripti: CM Bilişim