• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

DBP genel başkanı Yüksek Hakkari'de

DBP genel başkanı Yüksek Hakkari'de
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, “Çocuğun kafasında kurşun var. Muhtemelen yeni kullandıkları bir silahtır" dedi.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün 12 yaşındaki Nihat Kazanhan isimli çocukla birlikte iki hafta içinde Cizre’de çoğunluğu çocuk 6 kişinin katledildiğini belirten Kamuran Yüksek, bunun kendi politikalarının sonucu değil hükümetin tutumundan kaynaklandığını söyledi.
 
İlçede yaşanan gerilimler üzerine DTK Eş Başkanı ve milletvekillerinin de içinde bulunduğu bir heyetin Cizre’ye gittiğini ifade eden Yüksek, DTK heyetinin ilçeden ayrılmadan 12 yaşındaki bir çocuğun katledildiğini, bunu kabul etmenin ise mümkün olmadığını belirtti.
 
Hükümetin, barış süreci ile birlikte sistemli bir şekilde süreci ve kamu düzenini bozduğunu savunan Yüksek, “Bölgede katliamlar geliştiriyor halkımızı tahrik ediliyor. Ve AKP hükümeti kamu düzeni yok diye veryansın ediyor. Sonrada kamuoyunun karşısına çıkıp insanları yanıltıyorlar. Öcalan’ın başlatmış olduğu çözüm süreci taslağına önem vermemeye çalışıyor.  Bu hiçbir şekilde kabul edilemez” dedi.
 
Son bir ayın çok önemli olduğuna vurgu yapan Yüksek, hükümetin çözüm süreci için beklenen adımları atmamak için bu olayları geliştirdiğini ifade ederek, “ Cizre’de dün bir çocuğumuzun öldürülmüş olmasını kabul edemeyiz. Dünden beri partimizin ve DTK’nın eş başkanları ile bu gelişmeler üzerine görüşmeler yapıyoruz.
 
Bu sindirilecek bir şey midir? Bir polisin yada askerin burnu kanasa AKP kıyameti koparıyor. Her gün bir tane çocuğumuz öldürülüyor. Bize sineye çekin diyorlar,  sineye çekin nereye kadar. O çocuğun canı can değil midir? Kürt çocuğu öldürülünce kimse bir şey yapmayacak, Çözüm sürecidir aman sesinizi etmeyin böyle bir şey olamaz. Biz halkımızı böyle katliamlarla yüz yüze bırakamayız. Halkın meşru savunması haktır.  Halkta kendisini savunacaktır” diye konuştu.
 
Cizre’de öldürülen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’ın ‘Polis silahı ile öldürülmedi’ şeklinde açıklama yapan İçişleri Bakanı Efkan ala’ya cevap veren Yüksek, bakanının doğru söylemediğini olayın görgü tanıkları ve oluş biçimi polisin bu çocuğu katlettiğini gösterdiğini söyledi. Olay yerinde polis panzerleri olduğunu ve panzerden inen polislerin 20 metreden çocuklara ateş ettiğini belirten Yüksek,  daha önce ilçede yaşanan olayları Hüda-Par, Hizbullah ve PKK çatışması şeklinde gösteren AKP ‘nin kaçacak yeri kalmadığını söyledi.
 
AKP ve devletin kendini temize çıkartmaya çalıştığını ifade eden Yüksek, “AKP bunların arasında kendini saklamıştı. Ama artık maske düştü. Bu olaylar çok sabittir. Kalksınlar mahallerdeki kameralara baksınlar, güvenlik kameralarına baksınlar, şahitleri dinlesinler. Çocuğun kafasında kurşun var. Muhtemelen yeni kullandıkları bir silahtır. Yeni bir plastik mermi biçimi deniyorlar. Fakat bizim çocuklarımızın üzerinde deniyorlar. Şimdi bunun hesabını vermeliler” dedi.
 
Cizre’de yaşananların önüne geçmek için çaba gösterdiklerini kaydeden Yüksek, “ilk Cizre olayları olduğunda dört beş kişi orada katledildiği zaman çağrı yapmıştık. Cizre’de dört beş gün sükûnet sağlandı. Gençler hendekleri kapattığı gibi polis girdi yine vurdu öldürdü. Bunlar çok dikkat çekici. Ne zaman oluyor? Biz kontrol altına alınca. Gençler hendekleri kapatınca polis panzerle girip insanları vuruyor.
 
Adeta şuna getiriyor. Eğer hendeklerinizi kapatırsanız biz gelip sizi vuracağız. Kapatmayın demeye getiriyorlar. Dün Hatip bey Cizreye gitti. Açıklamalar yaptı. Halk olumlu karşıladı, gençlerde olumlu karşılık verdi. Bu perspektifte hareket edeceklerini söylediler. Ama aradan bir saat geçmeden polis gitti tak diye çocuğu vurdu.  Artık bu saatten sonra devlet kendini sorgulamalıdır. Bizim bu saatten sonra kontrol edecek hiçbir şeyimiz yoktur. İki haftada altı çocuğumuz öldürüldü. Artık bunlara sessiz kalmamızı kimse beklemesin.” diye konuştu.
 
Bir gazetecinin cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsaklarla ilgili DBP’nin ne yapacağına ilişkin sorusu üzerine konuşan Yüksek, 2 yıl önce başlayan çözüm sürecinde hükümetin hangi adımları attığının sorgulamasını istedi.
 
Hasta tutuklular konusunun, hükümetin söz verip de gereğini yerine getirmediği bir konu olduğunu söyleyen Yüksel,” Hata tutsaklar içeride tek tek hayatlarını kaybediyor. Çözüm olacaksa, barış olacaksa insanlar dışarı çıkıp yeni bir hayat kuracaksa, niye bu insanların göz göre göre içeride hayatlarını kaybetmelerine göz yumuluyor? Bu çok zor bir şey midir?” diye sordu.
 
Hasta tutsaklar sorunun siyasetin dışında insani ve vicdani bir sorun olduğunun altını çizen Yüksek, şunları söyledi: “Bizim heyetimiz bakanlarla, başbakanla hatta Cumhurbaşkanına anlattığında bunlar daha hasta tutsaklar tahliye edilmedi mi diye cevap veriyorlar. Hata tutsaklar tahliye için savcılığa başvuruyor ama gereği yerine getirilmiyor.
 
Gereğinin yerine getirilmemesi için talimatı veren yine kendileridir. Bazı şeyler siyasetin dışındadır. Bu konuda insani ve vicdani davranmak gerekiyor. Bazı hasta tutsaklar yıllardır cezaevinde kimisi kanser, kimisi böbrek yetmezliği sorunu yaşıyor. Bırakın onlar son zamanlarını ailelerinin yanında geçirsin. Ölüme gideceğini bile bile hasta tutsakları tutmam insanlık dışıdır, cinayettir af yetkisi olanların siyaset dışında vicdani kararlarını verip hasta tutsakları serbest bırakması gerekiyor. Hakkarihabertv.com
 
 
 
Bu haber toplam 2279 defa okunmuştur
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim