• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Demirtaş: Şimdi sıra hükümette!

Demirtaş: Şimdi sıra hükümette!
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, 2013 yılının barış, özgürlük ve huzur yılı olmasını temenni etti.

Partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda yapılan görüşmeye ilişkin, “İmralı’daki görüşmede tarafımıza iletilmiş, KCK’ye ya da halka iletilmiş ya da iletilmek üzere ifade edilmiş bir yol haritası, takvimlendirilmiş bir program yoktur. Heyette ve Öcalan’da kararlı bir çözüm iradesi ve isteği olduğunu gördük. Dışarıya verilen mesajda budur. Bunlar ışığında şu aşamada başlamış veya başlatılmış müzakere söz konusu değildir. Müzakere aşamasına geçilmesi hükümetin tavır ve pratiklerine bağlıdır. Çünkü taraflardan biri üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ve ilk pratiğini ortaya koymuştur. Şimdi sıra hükümettedir” dedi. 

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, 2013 yılının barış, özgürlük ve huzur yılı olmasını temenni etti. Demirtaş, “Umarım yaşanmış onca acılar son bulur. 2013 yılı barışa, özgürlüğe, adalete ve sevgiye vesile olur” dedi. Yaşamını yitiren Şerafettin Elçi’yi anan Demirtaş, “Sayın Elçi’nin bir ömür boyu yürüttüğü barış mücadelesine kendisi tanıklık etmeden aramızdan ayrıldı. Onun yürüttüğü mücadele bizim açımızdan değerli bir mirastır. 2013 yılında çözümü gerçekleştirmek onların anısına bağlılığın en büyük gerekçesi olacaktır” diye konuştu. Zonguldak’ta meydana gelen patlamaya değinen Demirtaş, “Bu iş cinayetinde 8 kardeşimiz hayatını kaybetti. Son 3 yılda bu sektörde 800’den fazla emekçi yaşamını yitirdi. Günlük bir simit parasına çalıştırılan çoğu iş güvenliğinden yoksun emekçiler Türkiye toplumunun yüz akıdır. Ama yaşamın hiçbir alanında hiçbir iktidar döneminde hak ettikleri değeri görmediler. Maden ocaklarında, tersanelerde yitip giden yaşamlardır. Buradan yeniden ailelere başsağlığı diliyoruz. Bizler bütün ezilenler gibi onların da yanındayız. Umarım iktidar bu cinayetlerden ders çıkarır. Sermayelere peşkeş çekme yerine emeğin hak ettiği değeri verir“ dedi. 

‘Göktepe açık bir şekilde katledildi’

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe’nin katledilişinin 17'nci yıldönümü olduğunu belirten Demirtaş, bunun sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Demirtaş, “Devrimcilerin cenazesinde açık bir şekilde katledilen özgür basın emekçisinden bahsediyoruz. Çok aleni bir şekilde işlenen bir cinayet. Aradan geçen zamanda ne gazetecilere yaklaşımda ne de polisin orantısız yaklaşımında bir değişim olmuştu. Göktepe ne ilk ne de son katledilen gazetecidir. Ondan önce de özgür basın çalışanları faili belli şekilde açıkça katledildiler. Failler de korundu. Bütün özgür basın şehitlerini rahmetle anıyorum. Onların yarattığı değerler bugün Türkiye toplumunda bütün ezilenlerin sesinin duyurulmasıdır. Medya tekellerinin kırılabildiği en özgür alanı temsil ediyorlar” diye konuştu. 

‘Herkes samimiyetle tartışmalıdır’

Kürt sorununun köklü, tarihi, siyasal ve sosyal bir sorun olduğunu belirten Demirtaş, “Bu sorun bugün ortaya çıkmış yarın da bitecek bir konu değil. Herkesin çok serinkanlı bir şekilde tartışması ve varsa eksiklikleri eleştirmesi gereken bir süreç. Onurlu bir barışı herkesin samimiyetle tartışması lazım. Bizim de niyetimiz budur. Sürece ilişkin her yaklaşımımız bu niyetten kaynaklıdır” dedi. Demirtaş, uzun süredir yüksek sesle barışın müzakere ve diyalog ile geleceğini haykırdıklarını söyleyerek, “Uzun yıllardan bu yana bizler demokrasi sorunlarının ve Kürt sorununun en ahlaki çözüm yolunun müzakere olduğunu söyledik. Hükümetin bu sürece böyle yaklaştığına inanırsak olsa olsa bundan memnuniyet duyarız” dedi. 

‘İmralı görüşmelerini önemsiyoruz’

Demirtaş, İmralı’da resmi bir heyetin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesinin kendileri açısından önemli olduğunu belirterek, “Bunun aleniyet kazanması daha önemli. Çünkü bu sıradan bir gelişme değildir. Geç kalınmıştır. 14 yıl aradan sonra bu sürecin girişiminin başlamış olması önemli ve kıymetlidir. Yıllardır bunun için büyük mücadeleler verip bedeller ödedik. Kalıcı barışın bu şekilde gerçekleşeceğine amimiyetle inandığımız için söylemekten bıkmadık. Yeri geldiğinde coplandık, cezaevine atıldık, taşlandık ama doğru bildiğimizi söyledik.

14 yıldır bir adada tutulan halk önderinin isminin önüne sayın denildiği için binlerce insan cezaevine atıldı. Posteri taşındı diye insanlar coplandı. Ancak bir halk bıkmadı ve yılmadı. Olmadık sıfatlar yakıştırdılar ama en nihayetinde aklın yolunun bir olduğu anlaşıldı ve görüşmeler başladı. Doğru bir adımdır. Böylesine kritik bir süreçte atılmış mantıklı bir adımdır. Kim ne derse desin, her türlü tahrik yapmaya çalışabilirler. Ama Türkiye’nin iç barışı bu adımla ancak başlayabilir. Bu aşamanın sağ salim geçilmiş olması hükümetin aslında bu adımı atmakta ne kadar geç kaldığının da göstergesidir” dedi. 

‘Siyasi bir sorun siyasetçilerin devreye girmesiyle aşılabilir’

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat’ın İmralı Adası’na giderek PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye değinen Demirtaş, “14 yıl aradan sonra ilk defa siyasetçi kimliği ile adaya gidildi. Bu çok önemlidir. Yıllardır bunu söylüyorduk. Adalet Bakanlığı’na resmi dilekçeler ile başvurmuştuk. Bunu değerli buluyoruz. Çünkü siyasi bir konu siyasetçilerin devreye girmesi ile çözüm aşamasına girebilir. Siyasi bir soruna siyasi bir yaklaşımla bakılırsa doğru adım atılmış olur. Adaya gidişin desteklenmiş olmasına büyük değer biçiyoruz. Bu süreçlerde emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. 

‘Hükümetin Sayın Öcalan ile başlattığı bir süreçtir’

Demirtaş, bazı konuların netleşmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bu konu ile ilgili kendi anladıkları çerçevede yazıyorlar. Bütün bunların doğru olduğunu kabul etmek imkansız. Tartışmalar güç verecektir ama abartılı yaklaşımlar, olmayanı olmuş gibi göstermek de kafa karışıklığına yol açıyor. Başlayan sürecin bir AKP-BDP ortaklaşması olmadığını net bir şekilde tespit etmek lazım. Hükümet ile öncesinden oturup planladığımız bir süreç söz konusu değil.

Bu hükümetin İmralı’da Sayın Öcalan ile başlattığı bir süreçtir. Parti milletvekillerimizin gidişi ile süreçten haberimiz olmuştur. Bu tespiti yapmamız gerekiyor. Yine İmralı’daki görüşmede tarafımıza iletilmiş, KCK’ye ya da halka iletilmiş ya da iletilmek üzere ifade edilmiş bir yol haritası, takvimlendirilmiş bir program yoktur. Bunu da net söylemek lazım. Bu aşamada bize, KCK’ye veya başkalarına bizim aracılığımızla iletilmiş çağrı veya öneri yoktur. Heyette ve Öcalan’da kararlı bir çözüm iradesi ve isteği olduğunu gördük. Taraflarda bu olgunlaşmıştır. Dışarıya verilen mesajda budur. Sorunun diyalog ile konuşarak tartışarak çözme iradesinin olgunlaştığı ve güçlendiği yönünde tespitimiz vardır. Bunlar ışığında şu aşamada başlamış veya başlatılmış müzakere söz konusu değildir. Bunun arayışlarındın söz edilebilir. Ama başladığına dair bize ulaşmış somut bir bilgi yoktur. O aşamaya geçilmediğine dair net bir bilgiye sahibiz. Müzakere aşamasına geçilmesi hükümetin tavır ve pratiklerine bağlıdır. Çünkü taraflardan biri üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ve ilk pratiğini ortaya koymuştur. Şimdi sıra hükümettedir. Müzakereyi başlatmak istiyorsa hükümet başlatacağı sürece müzakere demek istiyorsa bu mekanizmaların tamamlanması gerekiyor. Her şeyden önce KCK’nin sürece dahil edilmesi gerekecektir. Bunun tamamlanması için partimizi, DTK’nin ve ilgili alanların sürece dahil edilmesi gerekiyor. Bunlar tamamlanır hükümette buna müzakere derse biz artık müzakere sürecine geçilmiştir diyebileceğiz. Henüz o aşamaya gelinmediğini tespit etmek gerekir.” 

‘Hükümet diline ve üslubuna dikkat etsin’

Hükümet kanadından son bir hafta içinde yapılan söylemler değerlendirildiğinde hükümetin niyetinin ve ciddiyetinin sorgulanması gerektiğini belirten Demirtaş, “Gelinen aşama ile hükümetin yaklaşımı arasında ciddiyet farkı var. Bu da sütten ağzı yanmış halkta güvensizlik yaratıyor. Hükümet ciddi ise önce diline ve üslubuna bunun yansıması lazım. Askeri operasyonlar, hakaretler, tutuklamalar devam edecek ve buna ‘entegre program’ denecekse kimse birbirini yormasın. Bu saçmalığa son verilsin. Yendik, bitirdik, ezdik tarzı yaklaşımı kimseye anlatamazsınız. Zaten İmralı’ya giden heyette bu amaçla gelmediğini söylüyor. Orda öyle demiyorsanız dışarıda da bunu söylemeyin. Yenme ve yenilme üzerine kurulan süreç başından sıkıntılı olur. İş teslim alma aşamasında ise neyin müzakeresini başlatıyorsunuz? Yok durum öyle değilse bunun da arkasına siyasi irade koymanız lazım. Tasfiye üzerine söylem ve politika başından güvensizlik yaratacaktır” dedi. 

‘İlk adım İmralı sistemi kaldırılmalı’

Pratik güven verici adımlar atılacaksa bunun en önemli adımının İmralı sisteminin ortadan kaldırılması olduğuna işaret eden Demirtaş, “Madem kendisiyle görüşüyorsunuz ve bunu aleni yapıyorsunuz o halde bundan sonrası bu ilk adımın gereklerine uygun olmalıdır. Hükümet veya devlet adına görüşen heyet ile diğer aktörün koşulları arasında uçurum var. Heyetin binlerce danışmanı ve sınırsız olanakları var ama diğer aktör ise bir adada 14 metrekarelik beton çukurda olacak. Bu koşullarda müzakere olmayacağını, bunu başlatanlar da biliyordur. Koşulların birbirine yakınlaştırılması lazım. Sayın Öcalan’ın koşullarının müzakere yürüteceği koşullara kavuşturulmasından söz ediyoruz. Daha baştan bunun önünü kesmek müzakereye başlamayı istememek olarak algılanabilir. Buna dikkat etmek lazım. İlk adım olarak bunu yakından izleyeceğiz. Böyle bir niyet var mı bir hafta içinde herkes görmek isteyecektir. İmralı’ya başka milletvekillerinin, sivil heyetlerin, başka parti milletvekillerinin gidişinin kolaylaştırılması gerekir. Bu da koşulların değiştirilmesi ya da o cezaevinin tümden kapatılması anlamına gelir. Yol ve yöntem tartışılabilir. En makul olan uygulanır. Sayın Öcalan’ın KCK ve halkla doğrudan temas kuracağı koşullar yaratılmalıdır” diye kaydetti. 

‘Avukatları ile rahat görüşmesi sağlanmalı’

Demirtaş, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarının tutuklanmasını hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öcalan’ın avukatlarının tutuklanma nedeni de önceki sürecin tanığı olmalarıdır. Bu defa bu aleniyet kazandığına göre davanın düşmesi ve avukatların serbest kalması lazım. Müvekkilleri ile rahat görüşmelerinin koşulları hızlıca yaratılmalı. Hükümetin aşama ile ilgili Meclisi bilgilendirmesi lazım. Biz BDP olarak elimizdeki bilgileri bütün partilerle paylaşmaya hazırız. Ama sürecin baş sorumluluğu hükümettedir. Hükümetin bunu yapması lazım. Bu hükümetin sorumluluğudur. Ama hiç kimseden ucu açık, bilinmeyen bir sürece gözü kapalı destek vermesini hükümet beklememelidir. Bu yüzden şeffaflık en kritik başlıklardan birisi olacaktır. CHP’nin destek sunması değerli bir katkıdır” diye konuştu. 

‘Medya Kürtlerin haklarını ve taleplerini de görmelidir’

“Süreci hep birlikte takip edeceksek başarısı için katkı sunacaksak aynı duyarlılığın olası müzakere aşamasında da devam etmesi gerekir” diyen Demirtaş, “Sürece katkı açısından bu aşamanın sağlıklı geçilmesi ve müzakerelerin başlaması açısından sivil toplum ve medyanın desteği önemli. Diğer Kürt hareketlerinin ve şahsiyetlerinin desteği de önemlidir. Bu destekler bir halkın özgürlüğü ve onurlu barışı noktasında birlikte hareket edebilmelidir.

Bu konuda sivil toplum örgütlerinin en büyük rolü bu adımın hükümet tarafından boşa çıkarılacak söylem ve uygulamalarını yakından takip etmesi ve öneriler sunmasıdır. Kamuoyunun hazırlanması da onların misyonudur. Bu çerçevede rollerini oynayabilirler. Irkçı ve milliyetçilerden daha güçlü ses çıkartamazlarsa rolünü oynayamaz. Medyanın rolü de önemli. Sadece hükümete destek değildir. Hakkaniyetli ve adil olmalılar. Medyada barış dili demek hükümetin her politikasını desteklemek değildir. Ortada bir halkın özgürlük sorunu ve beklentileri var. Bunları es geçen barış dili barış dili olmaz. Onun adı da barış olmaz. Partimiz ve bloğumuz üzerindeki medya ambargosunun kalkması önemlidir. Son birkaç yıldır hükümet talimatı ile üzerimizde ambargo olduğunu biliyoruz” ifadesini kullandı. 

Demirtaş'tan Lice vurgusu!

Demirtaş, “Madem barış dilini kuracağız o halde bütün muhalif kesimler ve partimiz üzerindeki ambargonun kalkması lazım. Hükümetin ‘entegre proje’ adını verdiği şey ise felaket olur. İmralı’da görüşme yapıldığının açıklandığı günün öncesi ve sonrası önemli. Bir yandan görüşme açıklanıyor aynı gün Lice’de 10 PKK gerillası öldürülüyor. Doğubeyazıt’ta partililer gözaltına alınıyor. Şırnak KCK davasında 417 yıl ceza veriliyor. ‘Entegre’ dedikleri şey budur. Operasyonlar ve tutuklamalar devam edilecek denmek isteniyor. Buna nasıl müzakere ve çözüm arama diyeceğiz.

Bundan vazgeçilmeli. Bu tehlikeli yola girilmemelidir. Hükümet Silvan sonrası bu süreç bitmiştir dediğinde feryat edenler bu süreç başladı dendiğinde 10 PKK gerillasının öldürülmesine sessiz kalmamalıdır. Bunu onaylayanlar kendini de kandırır hükümeti de aldatır. Süreç bu şekilde işlemez. Biz parti olarak bunu kabul edemeyiz. Dil, üslup derken pratikte değişme olmazsa insanlar bu müzakere sürecine nasıl güvenebilir. Bütün tarafların buna dikkat etmesini diliyoruz. Bu yaklaşım bu şekilde sürerse zaten müzakere aşamasına geçmek imkansız hale gelebilir. Bu uygulamalar devam edecekse bizim katkı sunmamız imkansız hale gelebilir” dedi. 

Yalçın Akdoğan’a eleştiri

Muhataplar arasında ayrıştırma girişiminin ucuz bir girişim olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Çıkmış kim kime racon kesti diyorlar. Sen duvar yazısı mı yazıyorsun, minibüs muavini misin yoksa siyasi danışman mı belli değil. Çözüm ararken diliniz bu mudur? Bunların hepsi hükümetin niyeti ile ilgili tedirginlik yaratıyor. Zaten politikalarını ve pratiklerini bildiğimiz AKP, sizi tanımıyor değiliz. Biz sizi çok iyi tanıyoruz. Biz çözümü kabul edin bundan vazgeçin diyoruz. Vazgeçtiğiniz görmek istiyoruz.

Bütün bu ilkesel yaklaşımların içinde en önemlisi bu 30 yıllık savaşta yaşamını yitiren ailelerin yaklaşımı. Buradan şehit ailelerine sesleniyorum; bu savaşın en ağır faturasını siz ödediniz. Bunu her zaman hissettik ve anladık. Allahtan sabır diliyorum. Yaşayan bilir her halde. Evlat acısı en ağır açıdır. Sizin çocuklarınızın yani bizim kardeşlerimizin bu süreçte yitip gitmelerinden her gün acı duyduk. Şimdi geldiğimiz bu noktada sizlerin sunacağı destek bütün bu desteklerin en kıymetlisi ve değerlisi olacaktır. Başka analar ve babalar bunu yaşamasın diye elini taşın altına koyacak her şehit annesi ve babası kutsal bir iş yapmış olacak. Kim ne derse desin. Sizin böyle bir onurlu duruşunuz bütün kapıların tek başına açılmasına yeterlidir.Bu süreç kaybettiğimiz bütün değerler adına bu ülkeye demokrasi ve özgürlüğü getirmek açısından fırsat olabilir. Destek bu kardeşlerin mezarlarında rahat uyumasını sağlayabilir. Sizler bu sürecin takipçisi olmalısınız. Hükümetin oyalama ve kandırma politikası için değil kalıcı barışı gerçekleştirmesi için baskı aracı olmalısınız. En çok barışı bu analar ve babalar hak ediyor” ifadesini kullandı. 

‘Hükümet tek başına bu sorunu çözemez’

Demirtaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın milliyetçi haykırışta “çark” etmekten vazgeçmesi gerektiğine işaret ederek, “Kaptanın iyisi dalgalı denizde belli olur. Ne yaptığını ve yapacağını hep birlikte izleyeceğiz. Arkasında durabilecek ve müzakereyi başlatacak mı yoksa kaçmayı mı deneyecek bunu izleyeceğiz. Önümüzde çok zaman yok ama acelemizde yok.

Sağlıklı bir süreç yürütmeliyiz. Biz zaten parti olarak bunun için varız. Misyonumuz ve rolümüz bunu sağlamaktır. Tam da Ortadoğu’da kazanın bu kadar kaynadığı bir dönemde Türk ve Kürt ilişkilerinin nasıl olacağına dair yeni bir hukuk belirlememiz lazım. Bunu yeniden belirleyeceğimiz günlerdeyiz. Biz birlikte yaşam eşit hukuk ve özgür yaşam taraftarı olacağız. Bunun için gayret edeceğiz. Muhataplarda bu ciddiyet ile yaklaşırsa hızlı şekilde ilerleyeceğimizi düşünüyoruz. Sayın Öcalan’ın buna öncülük etmeye hazır olduğunu biliyoruz. Hükümet tek başına bu sorunu çözemez. Bundan sonraki aşamalarda hükümet ilerlemek istiyorsa bu ilkesel yaklaşımları dikkate alan politikayı görmek istiyoruz. Partimize ciddiyetle yaklaşılmasını bekliyoruz. Önümüzdeki günler kalıcı bir müzakerenin ve onurlu bir barışın vesilesi olsun” şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 1192 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim