" />
  • BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Derinden gelen dalgaya Kürtlerin dayanması

Çiya Berçelan

Uluslar arası egemen güçleri havadan ve Peşmerge de kara verdiği destekle IŞİD saldırganlığının batı Kürdistan'a saldırıları boşa çıkarıldı. Batı Kürdistan’ı ve oluşturulan demokratik yönetimini tasfiye emellerinin yenilgiye uğrama yolunda ilerleme olması, başka saldırıların olmayacağı anlamına gelmiyor. Kürdistan’ı, batı Kürdistan’la sınırlı kalmayacak şekilde başlatılmış olan saldırılar çok daha büyük ve kapsamlı bir saldırı dalgası siyasi ve askeri işaretleri var/beklenebilir.

Batı Kürdistan'ın Hasekê şehrinde katı ulusçu Baas rejimi ile başlayan çatışmalar, bölgede Kürtlerin içinde bulunduğu siyasi ve ideolojik durumu yeni bir boyuta taşımak zorunda olduğunu ortaya çıkardı. İran rejim güçlerinin Doğu Kürdistan’ın Sinê kenti ve çevresine yığınak yapması, hemen ardından Kandil’i bombardımanı başlaması, kuzeydan Türk ordusunun sınır bölgelerinde askeri hareketliliğin ve bazı bölgelerin obüs ve havan toplarıyla vurulması kapsamlı hesaplara işarettir.

Aynı zamanda bu bölgelerde İHA’ların keşif uçuşlarında gözle görülür bir artışın olması, hem kuzeyden Prodetörlerle hem de doğudan İHA’larla dolaşmaya başlaması süreci yakından takip edenlerin dikkatinden kaçmıyor.

Suriye'de rejimin Kürt halkına saldırısı, öncesinde bütün güney Kürdistan'a yönelik İŞİD saldırıları ve batı Kürdistan'ın hedef seçilmiş olması bir birinden bağımsız gelişen olaylar değildir. Kürdistan'ı sömürgeleştiren ulus-devletlerin her zaman ortaklaştıkları konsepti tam da bu durumu ve daha fazlasını tarif etmektedir.

Bu statükocu bölgesel güçler Kürtlerin içinden ulus-devleti ret eden ve sömürgeci-statükocuların ulus-devlet sistemine dokunmadan, onların içinde erimeyi hedefleyen demokratik ulusçuluğun öne çıkarılma çabası ne anlama geliyor ve neyi hedefliyor? Halkımızı mevcut statükocı sistemlere mahküm etme, sömürge halinin devam etmesi hedefiyle mi geliştiriliyor?

Hasekê’de katı ulusçu Baas rejimin saldırılarını Mısır ve Rusya’daki toplantılara bağlama çabası yanıltıcı olabilir ve aynı günlerde Türk ordusu ile İran ordu güçlerinin eş zamanlı olarak harekete geçmesi, bölgesel sömürgeci güçlerin Kürdistan üzerindeki her zamanki hesaplarının devreye girdiğine işaret ediyor.

Bütün işaretler, politikalar ve gelişmeler gösterdi ki İŞİD örgüt projesi Güney ve Batı Kürdistan'ı imha etme hedefi için ortaya konulmuştur. Güney Kürdistan'ın ortadan kaldırılması hedefi aynı zamanda Kuzey Kürdistan özgürlük hareketinin de yok edilmesi ile eş anlamlıdır.

Bölgesel statükocu güçler, uluslar arası egemen güçlerin Kürdistan'a yönelik İŞİD saldırısına gösterecekleri tepkinin bu denli pratiği içine alacak, kapsayacak büyüklükte olacağını beklemiyorlardı ve hesaplayamamışlardı. Uluslar arası egemen güçler doğrudan ve güçlü biçimde müdahele edince bölgesel statükocu katı ulusçu güçlerin hesapları yerle bir oldu ve iflas etti. Statükocu sömürgeciler Kürdistan siyasetinde durdukları yer itibari ile ‘yeni arayışlara yönelme’ ye mecbur, bölgesel egemen güçlerin çıkarlarının Kürdistan ekseni dışındaki alanlarda çakışması mümkün, Konu Kürdistan olunca Suriye, İran ile Türkiye yakınlaşması ve ortaklaşması önümüzdeki dönemlerde netlik kazanabilir.

Kürdistan'ın sömürgeci güçleri İŞİD’i nasıl kullandı?

Bölgesel statükocu güçler, Suriye ve Irak politikasında göreceli farklı amaçlar peşinde görünür olsa da İŞİD’i şu ana kadar çıkarlarına uygun biçimde kullandılar. İŞİD’in doğrudan Güney Kürdistan ve batı Kürdistan'a yönelmesi sadece sömürgeci bölgesel statükocu güçlerin işine gelmektedir. Detaylandırılırsa Kürdistan'ın her parçasını kontrolünde tutan devlet İŞİD’i, iradesi ortaya çıkmış Güney ve Batı Kürtlerin statü ve özgürlük mücadelesine darbe vurmak için destekledi.

Bu rejimler stratejik hedefleri ve bölgesel hesapları farklı olsa bile Konu Kürtler ve Kürdistan olunca yakın tarih boyunca ortaklaştıkları gibi bugün de İŞİD’in Kürdistan’a saldırmasında ortaklaşmaları kaçınılmaz kılıyor. Sömürgeci statükocu katı ulusçu devletler bölgesel politik hesaplarındaki farklılıklar Kürdistan ekseninde ortaklaşmaya dömüşüyor.

Uluslar arası egemen güçlerin Irak müdahalesi sürerken, Irak Baas diktatörlüğü döneminde de Kürt halkı irade sahibi olacağı endişesi ile ortaklaşmışlardı. Uluslar arası egemen güçlerin Kürt halkına irade ve statü kazandırabileceği hesaplanarak, görülerek değişik alanlarda ortaklaşmalara gidilmişti. Halbuki normal koşullarda İran ve Suriye Şii'leri, diğerleri sunni'leri destekliyor, geleceklerine bu alanlar üzerinden yatırım yapılıyor.

Ancak İŞİD Bağdat’a değil Şengal’e, Mahmur’a, Hewlêr’e,Kerkük'e, Cizirê bölgesine, Kobanê ve Efrine yürümesi bölgesel statükocu güçlerin yürüttüğü politikalar sonucudur. Kürt güçleri İŞİD’i güney Kürdistan'da ve batı Kürdistan'da durdurmakta kısıtlı imkanlarıyla zorlanırken uluslar arası egemen güçler güçlü biçimde müdahale ederek ilerlemesine izin vermedi. Gelinen noktada uluslar arası egemen güçlerin güçlü biçimde destek verdiği güney ve batı Kürdistan güçleri kazanma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Bölgesel statükocu güçler yaşanan gelişmeler karşısında uluslar arası ve Kürt güçlerine karşı kayıp ediyor görünüyorsa da Kürdistan siyasetinde önümüzdeki dönemde yeni politikaları devreye sokacakları kuşkusuzdur. Bunlar Sünni Arapların silahlandırılması, İŞİD ile yaşanmakta olan çatışmaların ‘Kürt-Arap’ çatışmasına dönüştürme ve Kürt güçlerini kendi içinde bölüp parçalama çabaları şeklinde olacaktır.

Bunun zeminini oluşturmak için Kürtlerin 2014 krizinde Irak Sünnilerine ihanet ettiği iddialarına yaygınlık kazandırma, Arap milliyetçi söylemi üzerinden halkları kışkırtma şeklinde olabilir. Hasekê’de rejim ile Kürtlerin çatışıyor olması ve Hasekê’de kalabalık bir Arap nüfusun varlığı göz önünde bulundurulduğunda, amacın çatışma alanlarını Sünni Arapların yaşadığı bölgelere doğru genişletmek olduğu söylenebilir. Kürt iradeleşmesine karşı bölgesel statükocu ittifak her zamanki gibi yerli yerinde, politikalarında esnemeden, değişmeden duruyor.

Güney Kürdistan'ın ulusal değerler üzerinden iradeleşmesi, uluslar arası egemen güçlerin desteğini tam anlamıyla arkasına almayı başarması ve Rojava Kürdistan’ında gelişen Kürt iradeleşmesi statükocuları yeni arayışlara sürüklemiştir.

Bir kısım Kürt siyasetçilerin çıkış noktasında, Kürtlerin kayıp edecekleri birşeyi yokken bağımsızlık şiarı ile yolaçıkıp, Kürtlerin bağımsızlık noktasına yaklaşması ile ortaya attıkları ''demokratik ulus'' teorisinin taban bulması için bugün bütün imkanlar, basın ve yayın kullanılarak halkın beynine enjektesiyonu anlamlıdır.

Psikolojik ikna gücü yüksek ne kadar eylem ve kelime varsa bu felsefe, ideoloji ve teorinin içinde süslenerek Kürt halkına tanıtılması manidardır. Bölgesel statükocu güçlerin demokratik ulus teorisini Kürtlere enjeksiyonlaması üzerinde etraflıca durulması Kürt halkı açısından hayati öneme sahiptir.

Bağımsızlığı ret eden, mevcut devlet yapısına dokunmayan, o yapıların içinde erimeyi hedefleyen Önderliğin yol haritasında bahs ettiği, demokratik ulus projesi ilkelerini halkın bilgisine, dikkatine getirilmesi için aşağıda kısa bir özetine yer verilmesi yararlı olacaktır.
''1- Çözüm mevcut devlet sisteminin dışında aranıyor, mevcut devletin bir uzantısı olarak içinde erimeyi hedefleyecektir.
2- Mevcut devlet sistemi toplum için ne negatif nede pozitif olarak hedeflenmeyecektir.
3- Kürdistan ve Kürt halkına özgü bir çözüm olmayacak, herkesi içine alan bir çözüm olacaktır.
4- Demokratik ulusun siyasi çatısı sivil toplumun devlet olmayan kısmı olacaktır. 
5- Mevcut kapitalist modernite dönştürülerek ekonomi, sosyal, komünal model olacak ve kar hedefi, amacı gütmeyecektır.
6-Demokratik ulus dil, etnisite, sınıf farkı olmayan ve devlete dayanmayan devletsiz bir dünya yaratma projesi olacaktır.

7-Kimse kimseyi ötekileştirmeyecek, mevcut devlet örgütlenmesiyle bireyin demokratik örgütlenmesi farklı olgular olacak ve birbirlerinin meşruiyetine saygıyı esas alacaktır.
8-Demokratik vatandaşı ve toplulukları ulus-devlete karşı korumayı esas alan toplumsal konsensüsle oluşan anayasa olacaktır.

9-Bireysel ve kolektif haklarda aynı toplumun iki farklı yüzünü ifade etmekte, kapitalizm ve liberalizm egemenliğine son verilmeden demokratik ulus paradigması gerçekleşemez.
10-Tarih ve şimdinin doğru kavranışı demokratik ulus çözümü için gerekli bir koşul olacaktır.

11-Demokratik ulus paradigmasında güç ve hukuk çözümleri ile birlikte ahlâk ve vicdandan kaynaklı empati şattır. 
12- Topumsal öz savunma şarttır ve bu paradigma Kürt toplumsal sorunu için gerçekten ilaç niteliğindedir.''

Bölgesel statükocu devletlerin istediği ve hedeflediği bir Kürt tipi yaratma ve Kürt halkının ulusal ruhunu teslim almaya yönelik derin bir proje de olabilir. Demokratik ulus; mevcut dünya egemen ulus-devlet sistemine alternatiflik iddiası sadece bir kısım Kürt güçlerine aittir. Ulus-devletini inkar ve ret eden bir Türk, Ulus-devletini ret eden bir Arap, Ulus-devletini ret eden bir Fars, Ulus-devletini ret eden bir Alman, İngiliz, Farnsız, İspanyol, Rus, Azeri bulunamaz ve bu liste bütün halkları kapsayabilecek şekilde uzatılabilir.

Kürt halkının bağımsızlığını ret eden, egemen ekonomik sistemi ret eden, kar hedefi gütmeyen komün ekonomik modeli egemen kılmayı hedefleyen bir güce dünya egemen sistemin düşmanlık yapacağı tarihteki gelişmelerden biliniyor ve açıktır. Yani bugünkü koşullarda Kobanê'yi İŞİD işgalinden koruyan, imhasını önleyen, Güney Kürdistan'ı İŞİD işgalinden koruyan ve imhasını önleyen güçlerin karşısına Kürtlerin konumlandırılması çabası olarak görülebilir. Bu aslında ince zeka gerektiren eski iflas etmiş komün ideolojik dünyasının yeni versiyonu denilerek sınıfsız bir toplum mücadelesi gibi halka cazip gelecek doneler yükleyip ütopik bir serüvene Kürt halkının yelken açmasını sağlamaktır. Belirsizliğe değil, çok net kendi sonunu hazırlayan hesaplı, kitaplı bir sürece sürüklenmesidir.

Zaten bölgesel statükocu güçlerin istediği de dünyanın egemen gücünün desteğini arkasına alan Kürtlerin bu desteğini kopartmak ve uzaklaştırmaktır. Bölgesel statükocu güçler çok iyi biliyorlar ki ancak uluslar arası gücün desteğini Kürt halkından uzak tutarlar ise yeniden Kürt iradesini kırabilir ve Kürdistan'ı ebediyete kadar egemenliklerinde tutabilirler. Birçok konuda çatışan bölgesel güçler, Kürtler söz konusu olduğunda uzlaşabiliyorlar. Örneğin Türkiye ile İran’ın Suriye politikası taban tabana zıt İken, Suriye’nin ve Irak’ın ‘toprak bütünlüğü’ konusunda aynı reaksiyona sahipler.

Demokratik ulus paradigması, özerk bölgesel yapılanma, sadece Kürtlerin ulus-devlet yapılanmasına karşı sıkı duruş ve ulusal güçlere karşı halkı proğramına dahil etme Kürt halkının geleceğini dehdit eden bir yapıya doğru sürüklenebilir.

Bölgesel statükocu, sömürgeci güçlerin egemenlikleri altında bulundurdukları Kürtlerin ulus-devlet sistemi içinde asimilasyonla ve diğer imha yöntemleri ile eriyip yitip gitmeleri tek hedefleridir. Kürtlerin ulusal iradeleşme süreci devam ederken bu aktörleri kapsamlı çok boyutlu ortaklaşma siyasetinde buluşturabiliyor.

Mevcut bölgesel statüko Kürt ulusal iradesini tanımama kararlılığını devam ettiriyor. Kürt ulusal iradesini tanımada uzlaşan bir siyaset öne çıkarsa, bölgesel statüko tamamen dağılacağı çok açıktır. Bölgesel statüko politik hesaplarına bakılırsa ince ve çok uzun bir yola çıkmış olabilir.

Uluslar arası güçler hesaplarını gözden geçirmiş, son gelişmelerle Kürt halkından yana tutum belirlemiştir. O zaman Kürtleri uluslar arası güçlerin karşısına çıkarıp hesaplarını bozma, Kürtleri eski noktaya çekme yoluna gidilmiş, uluslar arası egemen güçlerin siyasal ve ekonomik sistemine kökünden karşı olan bir paradigma süslenip Kürtler üzerinden sahneye konulmuştur.

Bu aynı zamanda Kürtleri kendi içinden birbirine karşı kulanılabilecek bir süreci başlatabileceği gibi, uluslar arası güçlerle Kürtleri de karşıkarşıya getirecektir. Yeni konseptin bu temelde gelişmesi olasılığı yüksektir. Böylesi bir ittifakın çok gizli ve derinden geliştirilmesi gerçeği Kürt halkının da yeni dengeler üzerinden siyasetlerini yeniden belirlemek durumunda kalabilir.

Hesaplanmış olan olasılıkları sıralarsak; Kürt-Arap çatışması, Kürdistan bağımsızlığını hedefleyen ulusal değerlere dayalı Kürt güçleri ile mevcut statüko içinde erimeyi ve komünal sistem hedefleyen demokratik ulus eksenli güçleri çatıştırma ve uluslar arası egemen güçlerin Kürt komünal sisteme karşı konumlanarak Kürtlerden desteğini çekme veya karşısında yer alma şeklinde bir süreç projekte edilmektedir.

Bölgesel statükocu güçlerin bu tehlikeli planlarının içinde bilerek veya bilmeyerek yer alıp Kürt halkının özgürlüğe ve bağımsızlığa evrilmekte olan sürecin önünü kesme hesaplarına alet olabilirler.

Bölgesel statükocu güçler bu savaşın birinci elden yürütücü gücü olarak gözükmeyecekler, Kürtlerin kazanımlarını yine Kürt güçlerine hedefletecek, Arap-Kürt savaşına dönüştürmeye çalışacak, uluslar arası güçleri yeniden yanına çekecek ve Kürtleri statüsüz bırakmak için her yol ve yöntem denenecektir.

   
Bu yazı toplam 1103 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim