" />
  • BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun

Dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun
Haber 30 Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Keskin/Yazdı Keskin: Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle dünyadaki bütün kadınların bu anlamlı gününü kutluyoruz dedi.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle dünyadaki bütün kadınların bu anlamlı gününü kutluyoruz. Kadınların bu anlamlı gününe deyininken yazımın ilerleyen bölümlerinde Ülkemizde bizi derinden etkileyen, üzen kadın cinayetleri, tecavüz, şiddet mağdurları, kadına yapılan ayrımcılık, kadın emek istismarı vb. konulara değinmeden de geçmeyeceğiz elbet.

Kadın emeğinin istismarının gün geçtikçe artmakta olduğunu da belirtelim. Çünkü bu dönem kapitalizmin, emek sömürüsünü olabildiğince arttırdığı bir dönem. Esnekleşme, enformelleşme  (kayıtdışılaşma),  sendikasızlaştırma, özelleştirme yoluyla işçi sınıfının kazanımları bir bir geriye gidiyor. Kadın emeği ise ki buna çocuk emeğini de eklemek gerekir özellikle giderek sigortasız, güvencesiz.

Sendikasız çalışma koşullarına bağlı olarak daha fazla istismara uğruyor. Dolayısıyla, bugün işçi ve emekçi kadınların uğradığı haksızlıkları ortaya çıkarmak çok daha büyük bir önem taşıyor. İşçi ve emekçi kadınların mücadelesini yükseltmelerinin yegane yolu onların örgütlenmelerinden geçmektedir.

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ TARİHÇESİ

 8 Mart kutlamalarının ilk ortaya çıkışının doğrudan işçi kadınlarla ilişkili olduğu tarihsel bir gerçektir. Her yıl 8 Mart’ın Kadınlar Günü olarak kutlanması aslında trajik bir öyküye dayanmaktadır. bu günün adı tam olarak “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”dür. Amerika New York’ta 8 mart 1857 tarihinde gerçekleşen üzücü bir olay bu tarihin her yıl Kadınlar Günü olarak anılmasına neden olmuştur.

Zira 8 Mart 1857 tarihinde New York’taki bir tekstil fabrikasının 40 bin işçisinin daha iyi koşullar için yaptıkları grev onların sonunu hazırlamıştır. grevi engellemek isteyen polislerin, işçileri fabrikaya kilitlemesi ve ardından fabrikada yangın çıkması işçilerin feci şekilde can vermesine sebep olmuştur.

Bu olayda ölen 129 işçinin birçoğunun kadın olması, 8 mart tarihinin anma günü olmasına neden olmuştur. 1910 yılında Almanya Sosyal Demokrat Partisi liderlerinden Clara Zetkin’in teklifi üzerine her yıl 8 Mart tarihinde yangında ölen kadın işçilerin anılmasına karar verilmiştir. Ancak anma törenleri 8 Mart’ta değil, her yıl ilkbahar ayında herhangi bir tarihte yapılırken 1921 yılından itibaren 8 mart olmasına karar verilmiştir.

I. Dünya Savaşı sonrasından II. Dünya Savaşı’na kadar geçen sürede birçok ülkede Dünya Kadınlar Günü’nün anılması yasaklansa da 1960’lı yıllardan itibaren tekrar anılmaya başlanmıştır.Nihayet 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması resmen kabul edilmiştir.

TÜRKİYE’DE 8 MART

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve kitlesel olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra 4 yıl boyunca 8 Mart hiç kutlanmadı. 1984’ten itibaren her yıl kadın örgütleri tarafından direniş ve mücadele günü olarak “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK

Türkiye’de kadın olmak nasıl bir şeydir biliyor musunuz? Siz bu yazıyı okuyup bitirinceye kadar Ülkenin bir köşesinde kaç kişi tecavüze uğrayacak? Başka bir yerinde kaç kadın taciz edilecek? başka bir yerinde kaçı şiddet görecek?Diye kendine sormadan edemiyor insan.

Belki onlarcası belki daha fazlası.Maalesef Ülkede tablo bu kadar vahimdir.Dahası istismar edilen kadın emeğini,ayırıma tabi tutulan kadını,ezilen, sömürülen nice kadınlar çabası.Ayrıca son zamanlarda kadına yönelik bu tür uygulamalarda çok büyük bir artış gözlenmiştir.

Kadınların sırf kadın olmalarından maruz kaldıkları insanlık dışı muameleler, Türkiye’nin kanayan yarasıdır. Ülkemizin kadına bakışı maalesef, karşı cinsin egolarını tatmin eden,zeka seviyesi asgari düzeyde olan,gülmeye,konuşmaya,çalışmaya ve insanca yaşamaya hakkı olmayan bir varlık olarak görülmektedir.’’Kadının saçı uzun aklı kısa’’ gibi deyimlere konu olan kadının Ülkemizde içerisinde olduğu durumu özetlemektedir,

Aslında.Olsa olsa cahiller böyle düşünür diyebilirsiniz belki ama maalesef pratikte durum böyle değildir.Öğrenim görmüş çoğu insanların da kadına bakışı bu yöndedir.Kadına el kaldırmak,tüm insanlığa el kaldırmak demektir.Çünkü unutmamalıyız ki bütün insanlar,tek bir kadından doğarak nesillerini devem ettirmişlerdir.Kadın sosyal hayatta yer almada birçok kısıtlamalarla karşılaşmaktadır.

Örneğin;istediği işte çalışamamakta,istediği faaliyetlerde bulunamamakta,sokakta rahat dolaşamamakta ve her an cani bir kocanın serseri kurşununa hedef olma korkusuyla yaşamaktadır.Sosyal yaşamın her alanında erkek tarafından ayırıma tabi tutulan kadın cefayı çekerken sefayı da erkek çekmektedir.

Gelin  beraber birkaç soruyla bir beyin fırtınası yapıp bu konuya eğilelim biraz; 

1.Ülkede son zamanlarda kadına yönelik tecavüz, taciz ve şiddet neden arttı? 

2.Kadına yönelik bu uygulamaların önüne neden geçilemiyor?

3.Devlet yasaları kadınları neden koruyamıyor? Bunun nedeni toplumun kadına bakışı ile hükümet politikalarının kadına bakışı aynı olmasından mı kaynaklanıyor?

4.Kadın bu toplumdaki özgür yerini ne zaman alacak?

5.Kadının özgür olmasının tek yolu  onların örgütlü ve sistemli bir mücadele yürütmesi midir?i

6.Toplumda daha fazla travmaların yaşanmaması için daha fazla ne kadar bekleyecek bu toplum?

İnsan böyle kendi kendine üç beş soru sormaya başlayınca bu tür soruların ardı arkası kesilmiyor. Kadına karşı uygulanan bu uygulamalarla insan insanlığından utanıyor. Peki asıl suçlu kim? 12 yaşında kız çocuklarıyla evlenilebilir diyen sözde din adamları mı?

Kadın erkek eşit değil diyen erkek zihniyeti mi? Bütün bunlara çanak tutan ve yanlış politika üreten siyasetçiler mi? Bana sorarsanız suçlu hepsi. Ve de hepimiz. Kadının özgürleşmesi için çaba sarf etmeyen ve onların hala bu konumda olmasına sebeb olan herkes ama herkes suçludur.

Kadın, bu dünyaya dayak yemek, ezilmek ve erkeğin bir kölesi gibi ona hizmet etmek için gelmemiştir. Maalesef toplumda kadın haklarını savunan erkeklerin sayısı da azınlıktadır. Televizyonlarda her gün kadın cinayetlerini görmek istemiyoruz. Çünkü bunlar devam ettikçe İnsanlık insanlığını kaybediyor. Devletin de bu konuda üzerine düşeni yerine getirmemesi de son derecede düşündürücüdür.

Ülkenin başında olanlar hepsi ayrı bir alem, hepsinde kadına haklarına yönelik içi boş vaatler, bırakın kadın şiddetine çözüm bulmayı meclis içerisinde kendi birbirlerine dahi şiddet uygulamaktadırlar.Önce birbirlerine şiddet uygulamaktan vazgeçmesi gereken siyasiler kadını korumak ve kadın emek istismarının önüne geçilmesi için bir an önce yasal düzenlemeler yapılarak yasal güvence altına alınmalıdır.

İLİMİZDE 8 MART

İlimizde son yıllarda erkeğin kadına bakışı olumlu bir aşamaya gelmiştir. Kadın eskiye göre daha fazla sosyal hayata katılmış, İş hayatında önemli başarılar elde etmişlerdir. Özellikle Hakkari Belediyesi bünyesinde açılan Binevş Kadın Merkezi’nin açılmasıyla kadın, Kendi sorunlarını sistemli bir şekilde özgürce çözüme kavuşturma yolunda son derece önemli ilerlemeler katetmiştir.

Bu yolla kadınlar arası dayanışma artmış, kadınlar sorunlarını uzman kişi ve kuruluşlar ile birlikte çözme fırsatı yakalamış, sosyal kültürel, sportif etkinliklere yönelmeleri sağlanmış, Kısacası kadınların hemen hemen bütün sorunlarını çözmeleri için ön ayak olmuş ve seferber olmuştur bu merkez.

Eskiden neredeyse hiç kutlanmayan 8 Mart Dünya Emekçi kadınları günü son yıllarda büyük bir coşkuyla kutlanmaktadır. Kadınların hakettiği değeri alması, Özgür olması, Tecavüzden Şiddetten baskıdan uzak olması dileğiyle bir kez daha Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyorum.

 

Bu haber toplam 2298 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Depremin büyüklüğü 6.6 şiddeti 7.0...ölçüldü!21 Temmuz 2017 Cuma 13:59
  • Hakkari İHH İsrail'i protesto etti!21 Temmuz 2017 Cuma 13:22
  • Hakkari HAKDA’dan İsrail’e sert tepki!21 Temmuz 2017 Cuma 11:43
  • Başkan Epcim çalışmaları denetledi!21 Temmuz 2017 Cuma 10:51
  • Bakanlık personeline operasyon!21 Temmuz 2017 Cuma 10:26
  • En güzel Cuma mesajları!21 Temmuz 2017 Cuma 09:51
  • Meclis İç Tüzük Değişiklik teklifi Kabul Edildi!21 Temmuz 2017 Cuma 03:05
  • Korkutan yangın!21 Temmuz 2017 Cuma 03:00
  • Tur otobüsüne saldırı21 Temmuz 2017 Cuma 02:55
  • Faciadan dönüldü!21 Temmuz 2017 Cuma 02:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim