• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Federal Kürdistan İzlenimleri

Hamdiye Çiftçi Öksüz

Uzun bir aradan sonra yaşayarak yazmak için erken  koyulduk Kuzey Irak yoluna. Uzun zamandır yapmak istediğim bir seyahatti ancak yaşanan hukuki nedenlerden dolayı hep ertelemek zorunda kaldığım ve özlemini derin olarak yaşadığım bir yolculuktu.

Şimdi nasıl yazmalıyım anlam derinliğinde ifadesiz kalan umuda yolculuğu.?

Kuzey Irak, Yani Federal Kürdistan bölgesi, hemen yanı başımızdaki komşumuz. Yıllarca Savaşın gölgesinde yaşayan tarihi kent. Öylesine asil duruyor ki, direngenliğiyle geçmişe, acılara rest çekiyor, sanki onca acıyı yaşayan bir kent değilmiş gibi görünse de derinliğinde tarih sayfalarına acılarını kanla işlemiş bir ülke.

hamdiye-ciftci-hakkaritv-1.jpg

İnsan ne kadar okusa da araştırsa da hiçbir gözlem gidip bire bir görmek kadar etkili olmuyor. Bende gidip görerek sizlerle paylaşmak istedim.

Yolumuzun başlamasının ardından Hakkari’de yapılan arama noktalarından sonra Çukurca yolu üzerinden Şırnak yoluna koyulduk. Girintili, çıkıntılı yoldan Gidene kadar en az 10 arama noktasında durulup kimliklerimiz sorulması yolumuzu uzatsa da Memo Zinin kenti Cizre’den sonra Silopi’ye ulaştık. Habur sınır kapısına geldiğimizde Türkiye’deki pasaport işlemlerinin ardından Federal Kürdistan  bölgesine Gümrük kapısı  İbrahim Halil   giriş yapmıştık Büyük bir alan, yeni inşa edilmiş modern gümrük binaları. Askerler Üzerinde resmi bayrakları olan  özel resmi üniformalarıyla işlerinin başındaydılar. Orada İlk karşılaştığımız güvenlik görevlilerin bize Kürtçe “Hun bi xer hatin, warê azad” (Hoş geldiniz özgür alana) demesi çok dikkatimi çekmişti.Heyecanlanmış ,tüylerim diken diken oldu.

hamdiye-ciftci-hakkaritv-2.jpg

Belki çok uzak olduğumuz ve özlemini çektiğimiz şeylerden biri de buydu.Askerler, Polisler, tüm görevliler Kürtçe konuşuyordu. Çoğu zaman farkına varmadan ötekileşmiş dilimiz,gerçekliğimiz yüzünden bizde birileri ölürken, zindanlara atılırken şimdi burada herkes anadiliyle Özgürce konuşuyordu hesapsızca.

Çok yabancısı değiliz bu ülkeye bu tür şeylerin yenide duymuyorduk ama bunu birebir yaşamak baskı gören bir insan için muazam nitelikte bir şeydi. Ülkeye girişimiz yapılana kadar Barzani ve Babası Mustafa Barzanin büyük portlerinin bulunduğu Kurum kafeteryasında çok güzel bir kaçak çay ikramı eşliğinde oturduk, para ödemek istediğimiz bizde. ‘İkramdır burası azad bölge her şey para değil’ dedi görevliler.

hamdiye-ciftci-hakkaritv-3.jpg

Kısa bir süreden sonra Duhok’e bağlı Zaxo ilçesine geldik. Her şeyi bambaşka şehirdi yapılanması üst üste olan binalardan ziyade 2 katlı evlerden oluşuyor. Bir planlaması olmadan gelişi güzel kurulmuş bir kent. Elektrik telleri ortada, yer yer kokan sokaklar, gelişi güzel çamur yığınları, yol üzerinden geçen sularla alt yapı sorunlarının olduğu ilk görüşte anlaşılıyor.

Federal Kürdistan bayrağının dalgalandığı kentte  resmi kurumların dışında zaman zaman evlerin teraslarında ve araçların camında bayrakların dalgalanması dikkat  çekiyordu. Dağlar, taşlar, her yer çeşitli büyüklüklerdeki yeşil, sarı, kırmızı bayraklarla dalgalanıyor, memnuniyetin ve bağlılığın bir göstergesi olarak.

hamdiye-ciftci-hakkaritv-4.jpg

En yakın petrole gidip benzin aldık bezin sudan ucuz denilirse yerinde kullanılmış olur.Zaten bunca savasın tek nedeni değimliydi ülkedeki petrol kaynakları. Dünya saldırılarının nedeni, Ülkenin en büyük gücü olan petroldü kuşkusuz. Ticari yaşamın canlanması ve petrol gelirinden alınan payla ortaya çıkan bu zenginlik, eski yoksulluğun yerini yeni bir yaşama bıraktığının göstergeleriydi.

hamdiye-ciftci-hakkaritv-5.jpg

Ülkede komşu ülke olduğu için farklı nedenlerden dolayı Türkiye’den çok fazla göç aldığı herkes tarafından bilinmektedir. Gerek Saddam zamanında Türkiye’ye gelip mülteci olan vatandaşlar ,gerekse göç eden ve Burada yaşayan Herkes kurulu düzenden memnun gibi görünse de. Ben durum o kadarda memnun edici olduğunu düşünmüyorum. Bana sanki temeli sağlam atılmayan bir bina gibi geldi.

Gelecek kaygısı olmayan bir ülke,bağımlı ve umursamaz. Geçmişi unutturulmuş pilli bittiğinde bitecek gibi görünüyor.

Duhok, Hewler, Amediye, Zaxo buram buram tarih kokuyor,doğal güzelliğiyle göz kamaştıran bir kentler. Her gezdiğimiz yerde Saddam dan bir iz olsa da kimse bunu görmek istemiyor.Havaların çok sıcak olmasından kaynaklı ve kimsenin bir gelecek kaygısı olmadığı için gün öğleden sonra başlar. Sabah kalktığında sokakta birilerini görmek pek mümkün olmaz.Gecede 00:03 lere kadar devam eder. Hayat gece başlar adeta.

Barzani ülkede refahı sağlamak için hemen her eve girerek ekonomik olarak destek belirli bir maaş bağlamış. Çok az çalışan yerli var gibi görünüyor.Oranın yerlileri zamanlarının çoğunu eğlence mekanlarında, pikniklerde geçirirken onların hizmetine ise Türkiye’den giden vatandaşlar ve dünyanın bir çok fakir ülkesinde iş için giden vatandaşlar karın tokluğuna onların hizmetini görüyor. İş merkezlerinde,sokaklarda ,evlerde bunlar görmek çok mümkün.

Alışveriş yapmak istediğinde  ise Orada üretilen tek tük ürünlerle karşılaştık. Ürünlerin Çoğu Türk malı olduğu için zorlanmadık. Ama bu kadar tarım bölgesi olmasına rağmen coğrafya ve iklim koşulları var olmasına rağmen bir soğan başının bile toprağa verilmemesi ve ya üretim adına hiç bir şeyin olmaması bence yaşamdan kopmuşluğunun açık bir göstergesidir.

Orada dostlar sofrasına oturmak başka bir şey. Çok kişi göç etmiş çoğu hukuki nedenlerden dolayı orada yaşıyor, diğerleri ise ekonomik şartlardan dolayı bağlanmış Hewlere iyi kötü herkes yağında kavruluyor. Memleket hasreti çekerek aralarında özgürlüğün coşkusunu yaşayanlarda vardı. Saddamın zulmünden kaçıp Hakkari’ye gelen Muhammed amca gibiler. Yaşadıklarını gözleri dolarak anlatıyor Saddam’ın zulmünden dolayı 3 yıl Hakkari de Tale köyünde kalmış. Sorunlar bitince dönmüş. Hayatlarından çok memnunlar tek sıkıntıları Türkiye’de olan Kürt sorunu olduğunu söylüyor. Barış olmadan hiç bir şey olmaz diyor. Duhok, Erbil gibi üniversitelerde okuyan Çocukları’ Özgürlüğün tarifini yaparken gözlerinin içi gülüyor. Özgürlük güzel baskı gördük ama artık özgürüz diyorlar. Her ne kadar  bölgedeki aydınlar ,yazarlar onlarla aynı fikirde olmasalar bile.

Federal Kürdistan bölgesinde her ne kadar eskisi gibi olmazsa bile Talaba’ nin hakimiyetinin sürdüğü Kerkük, Bağdat gibi kentlerde hala silah sesleri, patlama sesleri yankı yapıyordu. Buraların çok halini gördük ama

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 8387 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 10
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim