• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -8 °C

Fehmi Öztunç ile çok özel

Fehmi Öztunç ile çok özel
Eski Milletvekilimiz Fehmi Öztunç yıllar sonra ilk kez suskunluğunu bozdu ve Genel Yayın Yönetmenimiz Hakan TAŞ’ın sorularını yanıtladı

Neden yeniden aday olmak istiyorsunuz?
dsc07030.20140908104649.jpg

Benim AK PARTİ’de hangi kademede olursa olsun aktif olarak faaliyette bulunmam şahsımın bireysel tercih ve taleplerimden ziyade AK PARTİ tabanının ve Hakkari’deki hemşerilerimizin istek, dilek ve teveccühlerinin neticesidir. Bildiğiniz gibi 2015 Genel Seçimleri için neredeyse seçim takvimi işlemeye başlayacak kadar süre daralmıştır. 2002 yılı ile 2007 yılları arasında 22. Yasama Döneminde halkımızın teveccühü ile AK PARTİ’den Milletvekili seçildim. AK PARTİ’nin iktidara geldiği 2002 Kasım ayından önce ülke ciddi bir iktidar ve yönetim boşluğu yaşadığı gibi ülkemiz ciddi sosyo-ekonomik buhranlar içerisindeydi.

AK PARTİ’nin iktidara gelmesi ile ülkenin gerçek sahiplerinin vatandaşlarımız olduğu ve her kim devleti yönetmeye talip ise öncelikle milletin gönlünü kazanmasının gerekliliği apaçık ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN liderliğinde uluslararası literatürde ‘’sessiz devrim’’ olarak adlandırılan hizmetlerle 12 yıllık iktidarı boyunca toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaçları, talepleri ve geleceğe dair beklentileri dikkate alınarak temel hak ve özgürlükler, sağlık, ulaşım, eğitim ve şu an aklınıza gelebilecek bütün alanlarda ciddi sıçramalar gerçekleştirilmiş ve yapılan bütün bu hizmetler halkımızda 12 yıllık süre boyunca ciddi karşılıklar bulmuş ve bulmaya devam etmektedir.

Nitekim bu süre içerisinde yapılan bütün seçimler AK PARTİ’nin doğru yolda olduğunu ortaya koymuştur. Bütün bu hizmetlerin temeli Milletvekili olarak Hakkari halkımıza hizmet etme şerefine mazhar olduğum 2002-2007 yılları arasında atılmıştır. Hakkarimizin ilçe, belde ve bütün köylerinde halkımıza yapmış olduğumuz ziyaretlerde Milletvekili olarak kendilerine hizmet etme talep ve beklentilerinin had safhada olduğu, bu talep ve teveccühlerini ısrarlı olarak dile getirmeleri karşısında AK PARTİ’nin ve halkımızın hizmet neferi olarak karşılıksız bırakmanın halkımıza haksızlık olacağını gördüğümden şahsıma görev verilmesi halinde 2015 Genel seçimlerinde AK PARTİ’den aday olmayı düşünüyorum.

Sizce Eylül ayında yapılması düşünülen çözüm sürecinde nasıl bir yol haritası çizilecek?

AK PARTİ hükümetinin Kürt Sorununun çözümü noktasında 2003 yılından bu yana sayısız çalışmaları söz konusu olmuştur. Bu çalışmalar dönemler itibari ile değişik isimlerle adlandırılsa da nihai amaç Kürt Sorununun Demokratik ve Barışçıl yöntemlerle çözüme kavuşturulmasıdır. Gelinen süreçte çözüm süreci ciddi bir aşama kaydetmiştir. Son süreçte hükümet tarafından açıklanması

düşünülen çözüm sürecine dair yol haritasının bu sürecin seyri noktasında istişareler ile varılan anlaşmaların T.B.M.M’ de yasalaşması, Devlet-HDP-Akil insanlar heyeti şeklinde oluşturulacak güçlü, meşru bir müzakere heyetinin bu sorunun tarafları ile yapacakları görüşmeleri koordine eden bir oluşumun kurulması ile başarıya ulaşacağı kanaatindeyim.

Bunun yanı sıra, hak ve özgürlükler noktasında yapılacak yasal değişiklikler, eve dönüşler ve cezaevlerindeki tutukluların serbestliğinin sağlanması da barışı bize ve tüm coğrafyamıza yakın kılacaktır.

Yine anadilde eğitim koşullarının geliştirilmesi, serbest piyasa koşullarının sağlandığı bir ekonomik yapı ile halkımız için ve halkla birlikte üretim ve tüketim dengesini amaç edinecek yeni bir iktisadi modelin inşasına da zemin hazırlanmalıdır.

Demin kısaca izah etmeye çalıştığım adımlar huzur ve barışı bu topraklarda kalıcı kılmak için hayati öneme sahiptir. Kürt sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesini arzulayan bütün tarafların sürecin hassasiyetini de dikkatle takip ederek sürece katkı sunmaları önem taşımaktadır.

Yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK PARTİ ilimizde toplamda 20 binin üzerine çıkamadı. Genel seçimlerde bu oran nasıl artar?

Aslına bakarsanız bu soru üzerinde ciddi anlamda kafa yorduğum ve cevabını bulmak için çok çabaladığım bir konuya işaret etmektedir. Her seçim kendisine has özellikler taşımaktadır. Yerel seçimlerde ilimizdeki oy oranının düşük yada yüksek olmasında aday tercihi, adayların halkımızda oluşturdukları intiba, toplumda saygın ve kabul görmüş olma, ortaya konulan projeler ve aday olunan siyasi partilerin hangileri olduğu şeklindeki faktörler etkili olmaktadır.

AK PARTİ’nin 2014 yerel seçimlerinde belirli bir seviyenin çok altında oy almasında aday tercihlerinin toplumsal mutabakat ortaya konulmaksızın belirlenmesi ve seçimlerin olmazsa olmaz ilkesi olan ‘’seçim sandıkta kazanılır’’ realitesinin sandık görevlilerimiz, parti teşkilatımız tarafından yeterince dikkate alınmamasından kaynaklanmıştır. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilimizin AK PARTİ adayı için kullandığı oyların Türkiye’deki en düşük 3 ilden biri olarak ortaya çıkmasında parti teşkilatının AK PARTİ adayına vefa borçları bulunduğu halde yeterli çaba ve çalışmayı ortaya koymamalarından kaynaklanmıştır.

Yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilimizde alınan sonuçların AK PARTİ’nin yetkili kurullarında ayrıntılı olarak değerlendirilmekte olduğunu ve bu olumsuz tablonun 2015 Genel Seçimlerinde partimiz lehine değiştirilebilmesi için teşkilatlar, aday tercihleri ve seçmenlerin oy dağılım sebepleri üzerinde ciddi çalışmalar yapılmakta olduğunu ve yapılması gerektiğini düşünüyorum.

2015 Genel Seçimlerine güçlü ve iddialı bir söylemle hazırlanılması için 2009-2011-2014 seçimlerinde ortaya çıkan tablonun Milletvekili olarak Hakkarimize hizmet ettiğim 2002-2007 yılları ile karşılaştırılması sağlıklı bir değerlendirme imkanı sağlayacaktır.

Milletvekili olarak hizmet ettiğim dönem içerisinde AK PARTİ’nin oy oranının sürekli yükseldiği, ilimizde ses getiren bütün hayati projelerin parti teşkilatımızla birlikte gösterdiğimiz olağanüstü çabanın ürünü olduğu açıkça görülecektir.

2015 Genel seçimlerinde yine bağımsız adayların ilimizdeki her 3 Milletvekilliğini kazanacakları konusunda seçmenlerde bir kanaat oluşmuşsa da ben AK PARTİ’nin yeni seçime Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve ilimizde belirlenecek doğru adaylarla yola çıkması halinde başarılı olacağı kanaatindeyim.

Halkımız bizlerin vasıtasıyla ilimize sunulacak hizmetlere aç olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. Halkımızda oluşan bu teveccühü karşılıksız bırakmak istemiyorum. Dolayısıyla 7 yıldır süregelen hasreti sonlandırıp 2015 Genel Seçimlerinde aday olmayı düşünmekteyim.

5 yıl boyunca iktidar partisinde mebustunuz. İlimize hangi hizmetleri sundunuz?

Hakan bey, ilimize sunduğumuz hizmetler taraflı tarafsız partimize mensup olan ve olmayan bütün vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm olduğundan aslında vatandaşlarımız sunduğumuz hizmetleri bizzat bilmekte ve bu hizmetlerden faydalanmaktadır. Ancak yapmış olduğum hizmetleri gözden geçirme fırsatı tanımanız beni bahtiyar etmiştir.

Milletvekilliğim AK PARTİ’nin ilk iktidarı olan 2002-2007 dönemine tekabül etmektedir. Ancak Hakkarimize sunmuş olduğum hizmetleri sadece Milletvekilliği dönemim ile sınırlı görmek sanırım haksızlık olacaktır. Çünkü halkımızla gönül bağım, karşılıklı hoşgörü ve münasebetlerimiz her daim devam etmiştir. Şu an dahi hem Hakkari de hem de Ülkemizin dört bir köşesinde halkımızın sorunları ile ilgilenmekteyim.

Milletvekilliğim döneminde yapmış olduğum hizmetleri saymaya başlarsam inanın uzun süre sohbet etme imkanı bulacağız. Burada ilimizin tamamını ilgilendiren, ilimizin katma değerini yükselten bir takım hizmetleri ifade etmek bir çerçeve oluşturmamız için yeterli olacaktır. Göreve geldiğimizde yol, elektrik, su ve telefon gibi en temel insani ihtiyaçlardan yoksun bölgelerimiz had safhadaydı.

Hükümetimiz tarafından susuz ve yolsuz hiçbir köy ve belde kalmayacağı sloganı ile başlatılan köylerde ‘’KÖYDES’’ beldelerde ‘’ BELDES’’ projeleri ile bütün köy ve beldelerimizin su ve yol ihtiyacı bizzat sahada yaptığım çalışmalarla tamamlanmıştır. Teknolojinin geldiği safhaya rağmen elektrik enerjisi alamayan ve telefon şebekesi kurulmayan onlarca köy ve mezralarda vatandaşlarımızın elektrik ve telefon ihtiyaçlarına cevap olabilecek şekilde enerji nakil hatları ve telefon şebekeleri tesis edilmesine öncülük ettim.

Eğitim, ilimizin en öncelikli sorunlarının başında gelmektedir. Hükümetimiz tarafından eğitim alanında ortaya konulan eylem planı dahilinde bütün köylerimizde ve ihtiyaç duyulan mahallelerde öğrencilerimizin uzun yolculuklar kat etmeden bulundukları yerlerde okula gitmelerinin önünü açmak

üzere sayısız okul yapılmasına ve yapılan okullara kalifiye öğretmenler atanması amacıyla kontenjan açılmasına vesile olduk. Halen eğitim alanında ciddi eksiklikler olduğunu gözlemliyorum. Yeri geldikçe bu eksikliklerin giderilmesi amacıyla ilgili Bakanlıklar bünyesinde müracaatlarımızı yapmaktayız.

Sağlık alanında , Milletvekili olduğum dönemde ilimize ciddi yatırımlar yapılmıştır. Hakkari merkezinde ve Yüksekova ilçemizde kurulu Hastaneler artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikten çok uzaktı. Sağlık bakanlığı bünyesinde yapmış olduğumuz müracaatlar sonucu İlimiz merkezine ve Yüksekova ilçemize 150’şer yataklı, son teknoloji donanımlarla donatılan ve bütün branşlarda uzman hekimlerin hizmet verebileceği şekilde 2 hastane kazandırdık.

Kentleşme alanında o dönemden Başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteren T.O.K.İ Başkanlığı koordinasyonunda Hakkari merkez Karşıyaka (Gupsi) ve Bağlar mahalleleri, Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca ilçelerimizdeki konut uygulamaları ile hem vatandaşlarımızın uygun fiyatlarla ev sahibi olabilmesi hem de kentleşme olgusuna yenilik katılabilmesi amacıyla birçok toplu konut kazandırdık.

Ulaşım, hükümetimizin çok önem verdiği ve ciddi yatırımlar yaparak başarı sağladığı alanlardan biridir. Göreve başlamamla birlikte özellikle trafik kazalarında meydana gelen can kayıplarının yarattığı acıları ortadan kaldırmak ve medeniyetin önemli bir parçasının yol olduğu fikrinden hareketle yeni yolların açılması ve var olan yollarımızın genişletilmesi-düzeltilmesi amacıyla sayısız çalışma başlattık.

Hakkari-Van karayolunda yapılan duble yol çalışmaları emeklerimizin ürünüdür. Konuya verdiğim önemi bir örnekle açıklamak gerekirse; Şemdinli ilçemiz ile Derecik beldemiz arasındaki mesafe 60 km olmasına rağmen bu yol araçla 5 saatlik bir sürede gidilmekteyken ilgili bakanlık bünyesinde yapmış olduğum girişimlerle yolun tamamı genişletilerek asfaltlanmış ve vatandaşlarımız bu 60 km’lik mesafeyi 45 dakika gibi kısa bir sürede kat ederek büyük bir çileden kurtulmuşlardır.

Artık Derecik beldesinde yaşayan vatandaşlarımızda kısa süre içerisinde istedikleri yere ulaşma imkanına kavuşmuşlardır. Onların duaları her daim bizlere ışık olmaktadır.

Bölgemizde yaşanan çatışmalı ortam sebebiyle köyleri boşaltılan vatandaşlarımızın yaşamış olduğu acı, ızdırap, elem ve ekonomik kayıpları bir nebzede olsa hafifletmek amacıyla hükümetimiz tarafından çıkarılan 5233 sayılı Yasa kapsamında vatandaşlarımızca yapılan müracaatların hızlı ve adil bir şekilde, vatandaşlarımızı mağdur etmeden sonuçlandırılmasının takipçisi oldum. Zaten ilimizdeki uygulama incelenirse müracaatların en olumlu olarak tamamlandığı dönem görev yaptığım döneme denk gelmektedir.

İlimize sunduğumuz hizmetleri açıklarken bizler için devrim niteliği taşıyan Hakkari Üniversitesi’nin kurulması ve Yüksekova’ya Hava alanı kazandırılması projelerine özellikle değinmeden geçemeyeceğim. 2002-2007 yıllarında her zaman rahmetle andığım değerli büyüğümüz merhum Mustafa ZEYDAN ile ilimize milletvekili olarak hizmet etme fırsatı buldum. Hakkari’ye üniversite kurulması ve Yüksekova ilçemize hava alanı kazandırılması amacıyla ilimize bir çok alanda emekleri bulunan milletvekilimiz rahmetli Mustafa

ZEYDAN ile beraber ortak bir çalışma yürüttük. Deyim yerindeyse, her iki hizmeti ilimize kazandırmak için rahmetli Mustafa ZEYDAN ile birlikte gidilmedik yer ve çalmadık kapı bırakmadık. Allaha hamd olsun Hakkari üniversitemiz eğitim-öğretim hayatına başladı, Yüksekova hava alanımız yıl sonuna kadar düzenli uçuşların yapılacağı bir hava alanı olarak halkımıza hizmet vermeye başlayacaktır. Bizlere bugünleri gösteren Rabbime hamd-u senalar olsun.

Hizmet etmenin sadece görevde olma ile gerçekleşecek bir olgu olarak değerlendirilmemelidir. Milletvekilliğimin sona erdiği 2007 yılından bu yana tüm halkımızla gönül bağımız devam etmektedir. Şu anda dahi faal bir Milletvekili olarak zaten çalışıyorum ve çalışmaya da devam edeceğim. Halkımızla kucaklaşan ve halkımıza hoşgörüyle yaklaşmaya devam edeceğim.

Zaten gösterdiğim bu içtenlik halkımızda karşılık bulmaktadır. Çünkü milletimiz beni kendisinden bir parça olarak görmekte ve bağrına basmaktadır. ‘’Halka hizmetin Hakk-a hizmet’’ olduğu ilkesini benimseyip Hakkarimize ve milletimizin her zaman yanında olacağımdan ve her türlü soruna az da olsa bir katkı sunabileceksem bu katkımı esirgemeyeceğimden kimsenin şüphesi olmasın.

Unutulmamalıdır ki sevgi, sadakat, güven ve hoşgörü karşılıklı ise güzel ve kalıcıdır.

HDP’ nin gücü, PKK’nin uyarılarına rağmen Hakkari’de Ak Partili olmak zor bir tercih değil midir?

dsc07015.jpg
Kesinlikle değildir… Ak Partili olmanın zorluğunu tamamen HDP’nin gücüyle değerlendirmenin eksiklik olduğunu düşünüyorum. Ak Parti 2002 yılından bu yana girdiği bütün seçimlerde ülkemizin tamamında oy oranını sürekli arttıran bir partidir. Aslında bu kadar güçlü bir partinin yüklediği sorumluluğun zor bir tercih olduğunun bilinmesi gerekmektedir.

HDP’nin gücü konusunda bir iki şey söylemek gerekirse; HDP’de Ak Parti gibi siyasal sisteme Anayasa ve yasalarla belirlenen çerçeve içerisinde kurulan bir siyasi partidir. Türkiye’nin değişik bölgelerinde partilerin tercih edilebilirliği ve oy oranları değişebilmektedir. Bu tespit benim açımdan çekinilecek bir sonuçtan ziyade bir siyasal zenginliktir.

Ak Parti nasıl Türkiye’nin 7 bölgesinden oy almakta ve parti programı kabul görmekteyse aslında HDP’nin gücü şeklindeki değerlendirmenizi de bu eksende farklı bir bakış açısıyla ortaya koyarak tartışmak gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda HDP’nin de daha önce ortaya konulan bir takım kalıpları ortadan kaldırarak Türkiye partisi olma çabasını olumlu ve gerekli buluyorum.

Sorunuzun içinde PKK’ nın uyarıları şeklinde bir ibare bulunmaktaysa da bu ibareyi Türkiye’nin AK PARTİ iktidarı döneminde samimi olarak çözüm getirilmeye çaba gösterilen Kürt sorunu bağlamında değerlendirmek daha yararlı olacaktır. 62. Hükümet programında da belirtildiği şekilde Kürt sorunu ve çözüm sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanması hükümetin ve AK PARTİ’nin öncelikleri arasındadır.

Ben de ilimizde yaşayan bütün diğer vatandaşlarımız gibi bu coğrafyada doğup büyüyen, bu toprakların evladı olan, iliklerime kadar havasını da soluduğum bu coğrafyanın siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel ve insani değerlerini benimseyen bir insanım. Hiç birimizin bölgemizde ve ilimizde yaşanan sorunlara ve yaşanan gelişmelere duyarsız ve yabancı kalması beklenemez. Bütün platformlarda demin anlattığım sorunlara mümkün olduğunca eğilmekte ve bölgede yaşayan bir insan olarak çözüm önerilerimi ortaya koymaktayım.

Sonuç olarak, dünya görüşümü her fırsatta dile getirebildiğim ölçüde kendimi özgür hissetmekteyim. Görüşlerimin oluşmasında mensubu bulunduğum coğrafyadaki gerçeklik ve gelişmeler ile birlikte uzun zamandır ülkemizi yönetmekte olan AK PARTİ hükümetlerinin bütün yaşam alanlarında olduğu gibi temel hak ve özgürlükler alanında ortaya koymuş olduğu vizyon da etkili olmaktadır.

Kürtlere yönelik bir katliam var. Ortadoğu da, Suriye de, Irak’ta, Rojawa da oluk oluk kan akıyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün Ortadoğu da işlenen katliamları yapan güç; sadece Kürt halkına karşı değil, bütün halklara ve inançları hedef alan, Ortadoğu’daki barış girişimlerini boşa çıkarmaya çalışan, sistematik, uluslararası güçler tarafından desteklenen, kötücül, vahşi ve acımasız bir güçtür.

Esad’ı ve Rojawa da oluşan özerk bir yapıyı dizginlemek amacıyla uluslararası güçler tarafından desteklenen, silah ve maddi yardımlarla güçlendirilip kendi düzenlerine hizmet edecek bir örgüt veya örgütler yarattılar. Fakat bu örgüt veya örgütler bugün kontrol edilemez, devletlerle istişare eden, anlaşmalar yapan, Ortadoğu da sopasını göstermek isteyen Batılı ülkelerin destek verdiği bir yapı haline geldiler.

Dün bu örgüt veya örgütler, Suriye ve Rojawa da Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa ve Arap Yarımadası ülkeleri gibi ülkelerden destek görürken; bugün İran hala Rusya ve Çin gibi ülkelerden destek görerek Irak ve Güney Kürdistan işgaline girişti.

Burada bizim açımızdan en önemli olgu elbette milliyetine, inancına bakılmadan bütün insanların bu illetten kurtulup güven içerisinde yaşaması ve Türkiye’nin Rojawa ve Güney Kürdistanı hedef alan bu yapı ve yapılarla tüm ilişkilerini kesip tavır alması, gerekirse sınır hatlarını ve ötesini barış müzakerelerinin salahiyeti için korumasıdır.

Seçim havasına daha giremedik ama ilimizde daha şimdiden Ak Partiden aday adayı olmak isteyen onlarca isim var. Bu rağbetin sebebi nedir?

Siyaset aslında her zaman seçim havasında ve seçime hazırlıklı olmamız gereken bir hizmet alanıdır. İnsanlar siyasete girerken dünya görüşleri itibari ile kendilerini rahatça ifade edebildikleri ve içerisinde faaliyet gösterdikleri siyasal yapıların kendilerine ayna olduğunu düşündükleri ölçüde yararlı hizmetlerde bulunabilirler.

Biz siyasetçiler ve özelde ben sürekli seçmenlerimizle ve halkımızla siyasi gelişmeleri istişare ettiğimizden ve halkımız yüksek bir politik bilince sahip olduğundan ille oy kullanma şeklinde ortaya çıkan seçmen tercihlerinin yansıması olan seçimlerin yaklaşması veya seçim havası atmosferine girilmesi siyasete ve seçime odaklanmamız için olmazsa olmaz değildir. Ancak sorunuzdaki değerlendirme şu yönüyle haklı görülebilir.

Kurulduğu günden bu yana sayısız seçim kazanan ve icraatları ile bir hizmet sarmalı oluşmasına vesile olan şu anki AK PARTİ iktidarının insanların bu hizmet kervanına katkı sağlama arzusunu içten içe arttırmaktadır. İlimiz boyutuyla da AK PARTİ ye hizmet sevdası ile bağlı insanların partimizin çeşitli kademelerinde hizmet etmek üzere istekli olmaları ve hizmetin vatandaşlarımıza ulaşmasında devlet-hükümet ile vatandaşlar arasında köprü vazifesi gören milletvekilliği görevine talip olunması da çok doğal karşılanmalıdır.

AK PARTİ iktidarı ile birlikte devletin millete dolayısıyla halka ait olduğu, iktidarların halkın iradesiyle göreve gelip görevden ayrılmasının esas olduğu ve millete hizmet yolunda her kim ehil ise işin ehline teslim edilmesi ilkesinden hareketle bundan böyle herkes her kademede millete faydalı olabileceği düşüncesi ile bütün görevlere talip olabilmektedir.

Sonuç olarak bütün makamlar milletin bizlere vermiş olduğu emanetler olduğundan bu kutsal emanete sahip çıkacağını düşünen bütün bireylerin AK PARTİ’nin özümsediği hizmet kervanına talip olma isteği bu rağbetin temel sebebi olarak açıklanabilir.

Kısa bir süre önce yaşanan aşiretler arası kavgayı, Ertuşi-Pinyanişi çatışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu durum sizce siyasete yansır mı?

Hakan bey, siz deneyimli bir gazetecisiniz. Bizler ve sizler gibi halkımıza öncülük eden aydın insanların her konuda olduğu gibi bu konuda da topluma örnek olabilecek bir yaklaşımla hareket etmemiz toplumunda bizlerden öncelikli beklentisidir.

Ben, sorunuzdaki aşiretler arası kavga ve Ertuşi-Pinyanişi çatışması varmış şeklindeki algıyı kesinlikle kabul etmiyorum. Hepimiz güzel Hakkarimizde hep birlikte iyi ve kötü günümüzde birbirimize destek olarak yaşamamızı devam ettirmekteyiz. İlimizde farklı aşiretlere mensup bütün aileler arasında geçmişten günümüze düğün, dernek, hısımlık, iş ortaklığı veya komşuluk şeklindeki sosyal etkileşim yönleriyle oluşan ve bir takım şer odaklarının bozmaya çabaladığı sarsılmaz bir bağ oluşmuştur.

İlimizde her ne sebeple olursa olsun meydana gelen en ufak bir anlaşmazlık veya kavganın farklı aşiretlerin tamamını içine alacak şekilde ve iki ayrı kutuplaşma şeklinde değerlendirmek halkımıza büyük zararlar verdiği gibi toplumda ciddi tehlike ve sosyo-kültürel çöküntülere zemin hazırlanmasına sebebiyet verecektir.

Herkesin mensubu olduğu bir aşiret veya aile olması elbette ki doğaldır. Ancak bunu farklı aşiretler arası çatışmalara araç olarak kullanmak ve insanları birbirinden uzaklaştırmak halkımıza yapılacak en büyük haksızlıktır. Mensup olunan aile veya aşiret Osmanlı İmpratorluğu dönemindeki uygulama itibarı ile değerlendirilebilir. Özellikle Soyadı Kanunu çıkmadan evvel insanlar baba, dede ve aile adlarıyla kendilerini tanıtırlardı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Soyadı kullanılmasına başlanılması ülkemizin değişik coğrafyalarında bu uygulama yerleşmişse de halen Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde kişiler Aile adları ve mensup oldukları aşiret yapıları ile kendilerini tanıtırlar. Ben ilimizdeki aşiret yapısını bu kapsamda değerlendiriyorum.

Milletvekili olduğum dönemde herhangi bir aşiret ayrımı gözetmeksizin bana ihtiyacı olan bütün vatandaşlarıma eşite mesafede, talepleri noktasında yapıcı ve yararlı olmaya gayret gösterdim. Zaten şu anda ilimizde bana aşiret ayrımı olmaksızın büyük bir teveccüh gösterilmesi de demin anlattığım Ertuşi-Pinyanişi ayrımını ortadan kaldırmaya dönük çabalarımın ve kararlılığımın sonucudur.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ülkemiz ve Ortadoğu da ciddi gelişmeler yaşanmaktadır. Hepimizin bu süreçleri ciddiyetle izleyerek özellikle bölgemizde ve ülkemizde geleceğe dair ortaya çıkabilecek yansımaları analiz etmemiz çok önem taşımaktadır. Bizler coğrafyamızda yaşanan iyi veya kötü bütün gelişmelere ne kadar vakıf isek o ölçüde geleceğimize yön verebiliriz.

Bölgesinde yaşanan sorunlara yabancılık çeken, sorunların çözümü noktasında üretken olamayan ve tabanın nabzını tutamayan insanlar bırakın liderlik etmeyi kendilerini dahi yönetmekte aciz kalacaklardır.

Ben, bölgemizde yaşanan sorunların çözüldüğü, temel hak ve özgürlüklerin Anayasal güvenceye alındığı millet iradesinin tecelli ettiği, insanların barış, huzur ve refah içerisinde yaşamlarını sürdürdükleri günlerin çok yakın olduğu konusunda umutluyum.

Şahsımla ilgili bir iki cümle eklemek istiyorum. Ben bu toprakların evladıyım. Halkımıza daha önce olduğu gibi bundan sonra da hizmetkar olduğumu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Sorulara verdiğim cevaplar daha çok şahsım ve 2015 Genel Seçimleri çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak sormuş olduğunuz hususlarda vereceğim cevapların bu iki konudan ayrı düşünülmesi beklenmemelidir.

Buradan son olarak şunu eklemek istiyorum; Hakkari halkının tamamını içtenlikle selamlarken sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 2015 Genel Seçimlerinin ülkemize, uluslararası camiaya ve Hakkarimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allahtan niyaz ediyorum. Bana görüşlerimi ifade etme fırsatı tanımanız dolayısıyla sizlere teşekkürlerimi sunuyorum.. Saygılarımla…

Bu haber toplam 8089 defa okunmuştur
  • Yorumlar 111
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim