• BIST 110.059
  • Altın 174,736
  • Dolar 4,0867
  • Euro 5,0024
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Geçmişle yüzleşmek

Geçmişle yüzleşmek
Sabit Kahraman, geçmişle yüzleşmek adlı makalesini kaleme aldı.

Güneşin parlak ve kırmızı ışıklarına doğru bitkinliğine rağmen güçsüz olduğunu hissetmeyen yorgun olsa da bağrına basıp hiç yorulmadan yaylanın bembeyaz köpüren soğuk sularına doğru tüm yorgunluğu bir kenara atıp bir yaşam tutkusuyla dağların doruklarına ve yaylaya sırtındaki heybeyle yürüyen analara selam olsun demiştik…

1983 ve sonrası dönemin hükümeti sıkıyönetim, katliam ve yasaklar konusunda yeterli bulmayınca ivedi olarak bölgeyi olağan üstü hal ilan etti. Bölgeye özel birlikler gönderildi. Bu yapı halk üzerinde baskılarını artırmaya başladı. Yaz aylarında kopamadığımız yaşamın ayrılmaz bir parçası olan yayla hayatı yasaklarlarla beraber geldi. Kürtçe konuşmak, türkü dinlemek ve söylemek büyük suçların arasında yer alıyordu.

Halkın özgürlük alanları daha da daraltıldı. Köyümüz dahil olmak üzere bölge halkı da ağır bir topun etkisi ve tehlikeli bir yaşamın altına girmeye başladı. Artık kırsal kesime ve dağlara daha rahat bombalar yağdırıp her tarafı yakıp, yıkacak savaş için en ağır modellere geçiliyordu.

Katliamları en üst safhaya ulaştırmak için derinlikler bölgeye hiçbir kanun ve yasanın geçerli olmayacağı konusunda ısrarla tavırlarını ortaya koyuyorlardı. Ankara ise seyirci olup sırt çıkmak, görmemezlikten geliyordu ve sermayenin büyük bir kısmını örtülü ödenek olarak derinliklere ayırtılıyordu.

Kendi öz vatandaşlarını vurmak ve yıkmak için bir kültürü, medeniyetini asimile ve yok etmek için hiç de acıma duygusu olmayıp, zere kadar düşünce olmadan fakat ne olursa olsun dönemin hükümeti ve derinlikleri hiçbir çözüm üretmeden top yekün savaştan yanaydı. Artık fikirler, düşüncüler top ve tüfekle vurulup tehditler havada uçuşuyordu.

Dönemin iktidarı Özal ve hükümeti ise bölge halkı için bazı umutlar taşısa da hiçbir önemi kalmamıştı. Kürt halkı için cazip bulduğu tek kurtuluş yolu kuruculuk sistemi ve dayatması oldu. Yaşam daha da zor şartlara giriyordu.

Bu dayatma halkın arasına nifak tohumları atıp kalpleri acıyla yoğuracaktı. Yaşam artık ateşten bir gömlek halk arasında saygı, sevgi nefrete dönüyordu. Halk derin bir uykuda, olacaklardan habersiz, kurucu olarak devlete katılan feodal yapılar devlet yandaşı katılmayan onurlu insanlar ise düşman olarak ilan ediliyordu.

Artık merkez ve köy karakollarında devlet yandaşı ve devlet haini olarak listeler oluşturuluyordu. Bununla beraber bölge halkı tehdit, dayatma, inkar, katliam ve akıbeti belli olmayan ölümlere doğru yaklaşan bir sürece gidiyordu…

1989 demokratik bir ülkenin savunmasız vatandaşlarına, Kotranıs ve civar köylere hangi seçeneklerle kuruculuğu dayatıldığını diğer yazımızda kaleme alınacak…

Bu haber toplam 2022 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
  • Ak yürek bayan Ertuş!16 Nisan 2018 Pazartesi 08:00
  • Vali toprak; “Hakkari güzelleşiyor”15 Nisan 2018 Pazar 08:00
  • SİYASET VE İTİFAKLAR13 Nisan 2018 Cuma 13:50
  • KHK ve taşeron mağdurları!12 Nisan 2018 Perşembe 08:30
  • HATSO SEÇİMLERİ!09 Nisan 2018 Pazartesi 12:08
  • Dünyanın jandarması boş durmuyor!05 Nisan 2018 Perşembe 09:21
  • Baraj maçına doğru…05 Nisan 2018 Perşembe 09:18
  • Şırnak demek Arslan Tatar demek!03 Nisan 2018 Salı 10:17
  • Şaban Akbaş anısına!02 Nisan 2018 Pazartesi 13:10
  • Şırnak valisi Aktaş:”Allah sayın Erdoğan’dan razı olsun”02 Nisan 2018 Pazartesi 13:08
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 54316 12 Hakan DAYAN
    0.(534) 501 34 89 | Haber Scripti: CM Bilişim