" />
  • BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

Gel gör sevgili

Abdurrahman Aşkan

Ey dağ yamaçlarında ümmetine eriyen beyaz kar damlası, güzel köyün gelincik çiçeği dikenlerde açılan tek gül, şırıl şırıl akan dere kenarında ki Beybun çiçeğim, baharı ve kışı müjdeleyen karanfilim, yaylamın papatyası, farklı nebatatların boy gösterdiği ortamların sümbül çiçeği, yüksek dağlarımın nergizi… Kalbimin en güzel noktasında ki güzel sevgili…

Sen gittin gideli, sahabelerin aramızdan ayrılalı ahir zaman çekilmez oldu. Kıyametin alametleri çağında “Bir sünnetimi ihya edene 100 şehit sevabını alır”. Sözlerinden pay alabilmek mücadelesine giren ümmetinin çaresizliğine bir dua et Ey Sevgili.

Ümmetiyiz dediğimiz Resul’ün uzaklaştıklarına sarılmaya, nefret ettiklerini sevmeye, lanetlediklerine aşık olmaya başlayanlarla bunlara tenezzül bile etmeyen seni özleyen, kavuşmayı bayram sayan, bir an önce dünyadan sıyrılıp huzura varmayı arzulayanların mücadelesine dönüştü çağımız…

Ey sevgili ebeveynlerimiz evlatlarından, evlatlarımız ebeveynlerinden şikâyetçi olmaya başladılar. Baba kara kara düşünüyor; kızım beni dinlemiyor, giyim kuşamına dikkat etmiyor, sayesinde kariyerimiz beş paralık oldu, dershane, arkadaş ziyareti adı altında kiminle sabahladığı, kiminle ne yiyip, içtikleri neler konuştukları bilinmiyor…

Anne! Ax ax biz böyle miydik diye dert yanıyor; başımız yerden kalkmaz, yazmamız(eşarp) başımızdan eksik olmaz, yabancı ortamında bir an bile bulunmaz, üzerimizde kıras, fistan, çarşaf, tesettür bulunurdu. Bol elbise dışında elbise bilmez, giymez giyenleri de giyilmiş çıplak olarak görür, bilir ve öyle kabul ederdik…

Kız annesini gerici, cahil, fakir… Babasını; yobaz, medeniyetsiz, çağdışı… Kendisini modern, çağdaş, özgürlükçü bilir, tanır ve öyle yol alır.

Ey mahşeri âlemde 124 bin peygamber içerisinde ümmetim ümmetim diyen sevgili! Kalk, bak ve gör: Moda adına soyunan annelerimizi, kızlarımızı, kız kardeşlerimizi, bacılarımızı…

Güzelliğine boya fabrikası kraliçesi (sahibi)nin bile kullanmaktan iğrendiği pislikle kendisini resim defterine özendirmeye kalkışan ve bunu marifetmiş gibi beş altı yaşında ki kızına bile yansıtan anne ve babalarımızı gör…

Yabancı kız ve erkelerin tokalaşmaları, bir arada bulunmaları haram olduklarını bile bile birlikte kol kola, el ele ebeveynlerin gözü önünde, sokak ortasında, okul, dershane köşelerinde, mahalle tepelerinde kahkahalar eşliğinde hayâyı (utanmayı) umursamayanları gör. Bunları görerek duyarak hak adına, şefaatine nail olmak için diliyle, eliyle, kalbiyle uyaran, buğz edenlerin mücadelesinde azap korkusuyla titreyen ümmetinin halini gör…

Gel gör Ey Sevgili! Gençliğini harap edenleri, kızını ve oğlunu yolunda yetiştirmeyip başıboş bırakanı, her hareket ve davranışlarını( çıplaklıktan farkları olmayan giyinişleri, moda adına elbise yırtıp giyenleri, medeniyetmiş gibi İslam ve İslami değerlere düşmanlık besleyip saldıranları) hoş karşılayanların pişmanlıklarını, dizlerine vurmalarını, utançlarından başlarının yerden kaldırmayanlarını geleceğe ait endişe ve tereddütlerini gör.

Ey hadisi şerifin de  “kardeşlerimi ne çok görmek isterdim”, diyen Sevgili; sahabeler “biz kardeşlerin değil miyiz” dediğinde. “Siz dostlarımsınız, beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim”.Diyen ay yüzlü sevgili gel, bak, gör. Sana can veren cananları, çeyizine salâvat saklayan gelincik kızları, seni senle yaşar gibi bağlı kalanları, kızıyla oğluyla, hanımıyla huzurlarındaymış gibi saygıyla duranları…

Seni anlatan öğretmenleri, senle tanışan, yaşayan genç sahabeler misali çocukları gençleri her köşede eğiten gönüllü gençleri kardeşleri, yetim saçlarını okşayan aksakallı dedeleri, sana ağlayan yaşlı nineleri, mektubuyla, makalesiyle, şiiriyle sana kalem tüketenleri, sabah akşam zikreden kuşlar misali bülbül sesli gönüldaşları göreceksin…        

Ey âlemlere rahmet olarak gönderilen nur yüzlü peygamberim! Ümmetin olarak kabul ettiğin bizler sana layık olamadık, ümmetinin hakkını veremedik… Ama seni âlemlere rahmet olarak gönderen Allah’ın merhameti ve şefaatini vesile kılarak umudumuzu kırmıyor. Seni sevenleri seviyor, âşık olanlara âşık oluyor, yolunu izleyenleri izliyor…

Ey Ümmetin Sevgilisi! Üzerimizde ki fitne oyunlarının, içimize atılan nifak ve tefrika tohumlarına rağmen, yağan yağmurların bereketiyle peygamberi sevda coşmuş, Muhammed’i özlem artmış seni senle olabilmek adına hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ümmetin olarak bilinç ve şuurla ayaktayız, diriyiz, bir ve beraberiz.                                    Selam ve dua ile... 

Bu yazı toplam 1068 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim