• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Gönül Düşünürleri!

Gönül Düşünürleri!
Uğurcan Kaçmaz/Yazdı:Düşünceler sürükler yola sizi, ayaklarınız değil. Yüreğiniz taşırken acıları, düşünceleriniz ise onları sadece hafifletir. Hayat denilen mecrada diğerleri yalnız araçtır, amaç değil.

“Kula kulluk” etmek demenin maksadı budur. Fakat ne güzeldir kuldaki amacı görüp araç edinmek. Gövdeniz kadar değil de yüreğiniz kadar evrende yer kapladığını bilmek. Bu kutsal gayeyle hayat yolunda ki cefayı aşacak, tekâmüle erecek olanlarsa gönül mütefekkirleridir. Yani kalben düşünenler…

Peki, ne düşünmeli bu yol boyunca? Kalbe nasıl sual sorulur, kalp nasıl cevaplar? Kalp, vicdan, tanrı ne derseniz deyin. Bir ses var sesten öte, bir değnek var ki; dokunuşu histen öte olan. Dinlemeyi bilmeyene elem çoktur.

Yol nedir, ben niye yürürüm diye sordunuz mu zat-ı alinize? Hangi niyetle hangi işe el atarız biz bu vakitte? Hangi niyetle eylemlerimizi gerçekleştirir ve onun doğru mu olduğunu sorarız kendimize? Hangi niyetle ne düşünürsünüz?

Alnından önce kalbi değmeli secdeye yolcunun

İlgilendiğimiz ne varsa, düşünülen her neyse; zamanımızı çoğaltmıyorsa o şeytani bir yoldur. Ya da siz karanlık deyin, boş vakit deyin.

Kavramları kendiniz yoğurun zira tüm mesuliyet şeytanda değil! Onda ararsın ama yararı yoktur yoldaşıma. Seçimlerdir bizi doğru yolda tutan, o seçimleri doğru veya yanlış seçmede ki mukayesenin yetisiyse Tanrı vergisi değildir. Zekâdan, gönülden gelir. Ruhunu rahmana (ışığa) adayansa vakti çoğaltan, üreten, paylaşandır zannımca.

Alnından önce kalbi değmeli secdeye yolcunun. Çanlar çalmadan önce varmalı eli duaya. Ruhunu vaftiz etmeli, Şeria nehri kurtarmaz kimseyi. Kıblesi iyilik, maksadı erdem olmalı insanın şu hayatta. Eşrefi mahlûkat sıfatının her harfini hak etmeli insan. Tabi hangi yol olursa olsun hayat çok yorucu aslında…

Yorucu olduğu kadar aynı havayı soluduğumuz bir takım mahlûkatlarla da çekilemez hale gelebilir. Fakat işte o zaman neye niyetlenmeliyiz? Dayanak noktamız ne olmalı? Hayat sizi sindirmede zorluk çekebilir amma cefa çekmeden sefa sürmek de nedir?

Amacınızı arayın lakin bulacaksınız. Hayat sizi kanatacak, derbeder edecek. Neticede sizi öldürmeyen şeyler hayata karşı daha güçlü kılacak. Hangi abdal geçmiş yoldan yarasız, tırmanmamış doruğa elleri kanamadan?

Duyacaksınız kötü kelamları ve işitecek kulaklarınız… İnsanlar insanlarla uğraşacak, gözü içeri bakmayacak. Bu duruma vereceğiniz cevap ne olacak? Nefretle fısıldanan bir kelamın karşılığı ne denli çığırtkan olacak. Bu mudur cevap?

“Çile Yolu” bu denli basit midir?

Biraz da şöyle açalım; çevrenizdeki insanların kötü yanlarını eleştirirken, övülecek taraflarını neden görmeyiz? Onlar sizle uğraşıp dururken, ne zaman dönüp aynaya bakacaksınız?

Amacımız kendimizi kurmak olmalıyken, yaratmak ve üretmek lazımken, vakti boşa harcamak niyedir? Şu yeryüzüne sanat gerek, ilim gerek, bilim gerek. Bir solukluk hayat bu…

İnsanın kötü kelamı biter mi zaten, niyeti nedir belli değil mi?  Hem Mevlana demez mi; “Denizin dibinde incilerle taşlar karışık bulunurlar.

Övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur.” diye. Övülecek bir taraf vardır illa. Derdimiz kendimiz olmalı bu yüzden. İnsanoğlu illa hep bir kusur mu arar, vereceği cevaplar hep mi kalbi incitir? Yol bu denli basit midir?

Deneyimle mümkün olan bu yol ancak yolcunun işidir. Fakat nasıl kat edileceği üzerinde kafa yorulur. Yardımcı olunur. Bakınız; Baba Tahir Üryaniler, Mevlanalar, Pir Sultanlar, Buddha’lar nice evliya ve âlimler. Doğusundan batısına, bilinmeyen diyarların bilindik adamlarına bakınız. Kelimeleri ayyuka çıkar, felekleri değişik ama yolları hep birdir, bilirler. Gönül düşünürüdürler.

Işığı, barışı, güzelliği istedikleri dillerindedir bazı yoldaşların; şimdilerde ise sosyal paylaşım hesaplarında tepkileri sürerken, şairlerin şiirleri ve alıntıları var. Ama kalplerinde pek bir rikkatlik yoktur. Okudukları kalbe geçmez midir nedir? Okunacaklar özümlenmese niyedir?

Biz ne kadar barış, ışık ve sevgi doluyuz ki, serzeniş eder, onlar cihana gelsin isteriz. Karanlığımız gerçekten o kadar içrek olsa gerek ki göremiyoruz hakikati. Bir sual bile edemeyiz gönüle dair, asıl aranması gerekeni başka yerde ararız. Oysaki bağrımızdadır asıl giz. O’nu gökte, Kâbe’de niye ararız ki?

Onca derviş yaşamış, sayfa sayfa anlatsalar boşuna, çünkü anca yaşamak ve kalben düşünmek öze dönüşü sağlayacaktır. Sizin bunu deneyimlemeniz gerekir. Alnınız beş vakit secdeye varsın değsin. Gönlünüz sevgiliyi aramadıkça, Kâbe’ye gitmekte nedir?

Dilinizde kötü kelam oldukça, gönülden söz etmek ne acı? Allah, Tanrı adını anmak ne utanç! Kelimelerin sihriyle acı değer kulaklara. Kulaktan kana, kandan kalbe değer acı. Bu yüzden acıyı paylaştırmak elemdir, elzem değil.

Yıkanlar hatır-ı naşadımı ya Rab şad olsun
Benim İçin namurad olsun diyenler bermurad olsun. Naili

Diyor ki divan şairimiz Naili; Tanrım! Şad olmayan gönlümü yıkanlar varsın şad olsunlar. Benim için “Muradına ermesin” diyenler de muratlarına ersinler!

Naili’nin hayatı hakkında fazla ayrıntı yoktur. O ne devlet adamı, ne memurdu. Sadece şiir yazan bir şairdi. Bu yüzden pek onun adına pek kayıt yok elimizde. 17. yüzyılda yaşamış olduğu da manzumelerinden anlaşılmaktadır.

Bırak, acının ateşi bağrını yaksın!

Naili’nin onca güzel beyiti arasından bunu seçmemin bir sebebi var. Naili bu beyiti dizerken kelimelerin gücünün farkındaydı. Kelimelerin büyüsüne, tınısına ve kalbin manasını anlamaktaydı. Ve kelamın bile Rabbe biat ettiğini biliyordu. Yolundayken beddua etmeyeceksin.

Sana acı verene sen safa sunacaksın. Dua edeceksin kör kalplerine, varsın onlar mesut olsun murada ersin. Sen acı çektikçe yanacaksın ki, acının ateşi bağrını yaksın. Temizlesin seni.

Bu saflıkta bunları dillendirmiştir işte Naili. Sen debeleneceksin, pes etmeyeceksin. Varsın en dibe bat, çırpındıkça dur. Varsın yine seni çeksin batak. O zaman aklına güve gelsin. Kabuğunu terk etmeden önce ne kadar mücadele ettiği hatırınıza gelsin. Mücadele doğanın onu güçlendirme yoludur. Acıyı verene üf deme gönüllere ziyanı yoktur. Elbet bir sebebi vardır tekâmül yolu gereği.

Gönlün sevgi arar, huzuru arar, onu taşıyanı şad etmeyi diler, muhabbet ister ki yolun cefasını safa etsin. Azabı lezzet etsin. Azabının kökünün (azp) lezzetten geldiğini bilsin.

“Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.”

Unutmadan Mevlana der ki: ”Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.” Gönül her şeyi bilir ve sahibinin diline, onu dinleyenin ve okuyanın gönüllerine saf bir şeyler değsin ister.

İçreğe bakamayan kör kalplerdir. Sen dua edeceksin her gönle, zira dönüp baksınlar içlerine diye. Ve karşına çıkan şeylerde dönüp yine kendine bakacaksın. Sebep arayacaksın, en sebepsiz anda bile. Hayatı yenmek zordur fakat imkânsız mıdır? Bu sorunun cevabını bilecek kadar Nazım Hikmet okuyacaksın.

Yetmişinde bile fidan dikeceksin. ‘Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ ülkü edineceksin. Kötülük kötülükle, nefret nefretle mi döner geriye? Naili de ve niceleri farkındaydı işte. Neşesiz gönlünü hezimete uğratanların gönülleri şad olsun demiş Naili. “Muradımı istemeyene murad ver sen” demiş.

Ancak gönül mütefekkiri olan ruhlar idrak eder Naili’yi, Baba Tahir Üryani’ yi, Fuzuli’yi. Ve “meliyiz”li cümleler bana pek samimi gelmese de, siz sevgili dostlar işinize geleni alın buradan.

Vesselam.

Uğurcan Kaçmaz

Kaynak:FELSEFEHAYAT.N

 
 
Bu haber toplam 1002 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Haydi veliler okula!03 Ocak 2017 Salı 15:50
  • Hakkari’de yeni yıl!02 Ocak 2017 Pazartesi 14:27
  • Hakkari gelini geliyor !30 Aralık 2016 Cuma 15:01
  • NOEL KİMMİŞ ÖĞRETMENİM29 Aralık 2016 Perşembe 17:26
  • Başkan Epçim: Hakkari'yi kalkındıracağız!26 Aralık 2016 Pazartesi 14:41
  • Ekranlarda Boz dışarıda buz!26 Aralık 2016 Pazartesi 13:17
  • Dünyada çocuk olmak!23 Aralık 2016 Cuma 11:26
  • Hakkari Emniyetinde yeni dönem!21 Aralık 2016 Çarşamba 14:01
  • Öğretmenlerimize de yılbaşı eğitimi!20 Aralık 2016 Salı 11:02
  • Bakan Soylu'ya Hakkari morali!!14 Aralık 2016 Çarşamba 13:12
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim