26 Kasım 2014 Çarşamba
Yurtta hava durumu
Yurtta hava durumu
Ağrı kesici içiyorsanız dikkat
Kızarma ve hamur işleri kilo aldırmıyor

Hakan Taş

Hakkari üniversitesi sil baştan

17 Eylül 2012 Pazartesi 17:55

Sayın Belenli’nin gelişi muhteşem olmuştu. Oxford  ayrıcalığıyla meslektaşlarına fark attı ve tüm medyanın dikkatlerini üzerine çekmeyi başardı. Habere en çok konu olan kişi oldu. Nitekim tüm haber çıktılarını basın koordinatörü olarak ben arşivledim. Genç, yakışıklı ve karizmatikti.

Soğuk ve ciddi bir siması olsa da ciddiyetini her zaman esprileri ve mizah anlayışıyla bozardı. Aslında çok iyi bir insan ve başarılı bir hocadır. Her ortama ayak uydurur, iyi bir dinleyici ve kafa dengidir. Hüznün Gözyaşları isimli şiir kitabımın önsözünü kendisi yazdı. Uyum içinde severek çalıştık.

 İLK HATASI KAMPÜS ALANI SEÇİMİ

Kim gelirse gelsin, Hakkari için kampüs alanı, girişi merzan çıkışı otluca olan mevkidir. İkinci alternatif şuan Emniyet Müdürlüğünün satın aldığı tekser civarındaki Türk Telekom’a ait alan ve biçer mahallesini kaplayan arazilerdir. Kıran yanlış bir tercihti. İlk tepki de burdan geldi. Vatandaş hibe yapmayınca sayın Belenli’de ucuzluk aradı.

İYİ BİR YÖNETİCİ OLAMADI

Belenli aslında çok iyi bir insan. Harika bir eş, fedakar bir baba, yardımsever bir dost, mevcut bilgisini bölüşmeyi seven titiz bir eğitmen. Ama yöneticilikte sınıfta kaldı. Çok erken karar verir verdiği karardan da çok erken pişmanlık duyan yapıya sahiptir. Bir insana erken ısınır, onu gönlünün başköşesine koyar ama çok erken de yere vurur, ezer ve tanımamışlıktan gelir. Sevdiğini tam sever ve onun için her fedakarlığı yapar. Sevemediğine selamını bile esirger.

TEK BAŞINAYDI

Bir üniversitenin yönetimi iyi bir akademisyen kadrodan oluşmalıdır. Yani beyin takımı olmalıdır. Sayın Belenli yönetimde hep yalnızdı. Danışacak donanımlı yardımcıları olmadı. Kurum içindeki bir gurup yalaka ve ispiyoncuların dedikleriyle hareket ederdi. Onu en çok yıpratan ve hataya sürükleyen birim ise özel kalem müdürlüğüydü. Yetkileri sınırlı olan özel kalem bizim üniversitede en büyük ve en güçlü makam konumundaydı. Yani bir nevi Rektörden sonra gelen kişi konumunda yetkilendirilmişlerdi.

ÖZEL ARKADAŞLIKLARI DİKKAT ÇEKTİ

İlk geldiğinde kendisini çok yalnız his etti. Toplam 45 çalışanı vardı. Meslek Yüksekokulunda kendisine bir makam odası tahsis edildi. Birkaç arkadaşlıklar edindi ve özellikle arkadaşı olan işadamıyla ticari ilişkisi tepkilerin başlama noktası oldu. Misafir konumundaydı ve özel dostluklarına önem verirdi.

HATALAR ZİNCİRİ DEVAM ETTİ

Çeşitli birimlere çeşitli atamalar yaptı. Yani teknik kimliği olan güzel sanatlara, basın kimliği olan yüksekokula, coğrafyacı olan özel kaleme, bir nevi ehliyeti olmayana arabayı teslim etti. İşi işin erbabına teslim etmedi. İş bilmeyeni yetkilerle donattı. Canı sıkıldıkça personelin görev değişimiyle stres atardı.  Çalışanların çoğunu bezdirdi, istifalarına veya kaçmalarına sebep oldu.

SİYASİ ÇİZGİSİ BELİRSİZDİ

Cemaatçı değildi, siyasi görüşü de belirsizdi. Hedefi belli olmayan gemi misali rüzgar bile yardım etmedi. Kentte sevilmeyen ve istenmeyen adam oldu. Küçük çaplı da olsa hatalar zinciri devam etti. Üniversiteyi on parçaya böldü. Alınan bina ve kiralanan yapıtlar tartışma konusu oldu. 4 yıla sığdırdığı tek güzel hizmet belediyeye ait pisliğe terk edilmiş binanın kiralanması ve eğitim merkezine dönüştürülmesiydi.

FAZLA OY ALDI AMA ÇANKAYA’DA TAKILI KALDI

Seçim süreci boyunca hiç konuşmadı. Gönderdiğim sorularıma yanıt bile vermedi. Emin ve sağlam bir duruş sergiledi. Güven tazeleyeceğinden emindi. 20 oy beklerken 12 oy aldı. Bu seçimi Hakkari büyük heyecanla izledi. 12 akademisyen ve 12 çalışanının dışında kimse devam etmesini istemedi. Yüksek oy almasına rağmen YÖK Genel Kurul oylamasında bile ikinciliğe indirildi.

CUMHURBAŞKANINA TEŞEKKÜR YAĞDI

Rektör Belenli ile ilgili binlerce dilekçe Çankaya’ya gönderildi. Hakkari halkı ve esnafı boş durmadı. Olup bitenleri ve 4 yılın kötü bilançosunu sayın Abdullah GÜL’e şikayet etti. Bir esnafın Çankaya’ya gönderdiği yazı metni çok ilgimi çekti. Esnaf şunları yazmış: “ Sayın Cumhurbaşkanım, Rektörümüz Belenli’yi başka üniversiteye atamayın. Çünkü Hakkari’yi yıktı bari başka memleketi yıkmasın”… Belenli’ye yetki vermeyen sayın Cumhurbaşkanımıza Hakkari halkından yoğun teşekkür mesajları var.

SAMİMİ DEĞİLDİ

Kürt kadın kongresi ve Kürt dili kurultayı projelerinde samimi değildi. Hepsi reklam kokan mecburiyetlerdi. Belediye yetkililerini de ayda 45 bin lira  kira parası ödeyerek tavlamayı başarmıştı. Hiçbir yerli ile çalışmak istemedi. Eski yardımcısı Prof.Dr.Osman GÜRDAL’ın haftalarca yayında kalan açıklamaları haklılığıma ışıktır.

HAKKARİ İYİLEŞMEZ BİR YARA OLARAK KALACAK

Hakkari Üniversitesi Rektörlüğünü yapan, dört yıla hiçbir başarı sığdıramayan, hezimete uğrayan Belenli’yi Hakkari hep kötü anacaktır. Kendisi de Hakkari’de almış olduğu yarayı asla unutamayacaktır. Nitekim hiç kimselerle vedalaşmadan sessizce gidişi sanırım düşündürmeye yetiyor. Halkın istemediği devrik bir lider gibi ansızın kayboldu.

CESARETİ ÇOK DÜŞÜNDÜRDÜ

Evet Hakkari Rektör Belenli’yi istemedi ama o ısrarla güven tazelemek istedi. İstenmeyen bir yerde durmak ve orada verimli olmak ya çok akıllıca ya da çılgınlıktır. Aslında hayalleri vardı. Yeni bir kent yaratmak istiyordu. Başarıya ve umuda giden yolu hep dikenliydi. Çünkü son derece önyargılı ve duyumlarla karar vermeyi tercih etti. Doğru insanları karşına alarak pusulasını kaybetti. Hakkari Belenli’yi hep olumsuz anacak, Belenli’de Hakkari’yi hiç unutmayacak. Ve tarihe eski Vali Erdoğan Gürbüz’den sonra ikinci istenmeyen adam olarak geçecek.

CEYLAN DÖNEMİ BAŞLADI

Yeni Rektör Ebubekir CEYLAN kimdir, onu neler bekliyor, ilk toplantısında neler söyledi? Neden seçimlere sessiz girdi. 6 oy almasına rağmen nasıl ve neden seçildi? Ayrıntılar 23 Eylül 2012 pazartesi günü Hakan TAŞ’ın kaleminden Hakkari Haber TV’de…

 

 

        

            

 

Bu yazı toplam 1706 defa okunmuştur
ÜYE İŞLEMLERİ
YAZARLAR