• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 16 °C

Hakkari'li Emekçiler bir günlük iş bıraktı

Hakkari'li Emekçiler bir günlük iş bıraktı
KESK, DİSK ve TMMOB "Savaşa karşı barış" sloganıyla, bugün bir günlük iş bırakma eylemi yaparken, Hakkari’deki emekçiler de greve destek vererek iş bıraktı.

Hakkari Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), sokağa çıkma yasakları ve ablukaya karşı bugün bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Eyleme destek veren Hakkarili emekçiler de grevlerine ilişkin bir basın açıklaması düzenlediler.

Sabah saatlerinde iş başı yapmayan emekçiler Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Hakkâri Şubesi’nde bir araya gelerek buradan Hakkari belediyesi hizmet binasının önüne geçtiler. Islıklar ve sloganlar ile bazı ilçelerde fiilen uygulanan sokağa çıkma yasakları ve ablukaları protesto eden emekçiler neden grevde olduklarını ilişkin bir basın açıklaması düzenlediler.

Grup adına açıklama yapan KESK Hakkari Şubeler Platformu Dönem sözcüsü Süleyman Aşkan,‘Sondan söyleyeceğimizi baştan söyleyelim: Endişeliyiz! Endişemiz büyük!’ diyerek başladığı açıklamasında; hükümetin hem dış politikasını hem 7 Haziran seçimlerinin ardından uyguladığı iç politikasını eleştirerek, emekçiler olarak bu savaş politikalarına izin vermeyeceklerinin mesajını verdi.

Devlet’in yaklaşık 3 bin 800 öğretmeni operasyon öncesi hizmet içi eğitim adı altında ilçelerden çıkarttığını ve 40 bin öğrenciyi kaderlerine terk ettiğini, belirten Aşkan,” Sağlık emekçilerinin hastanelere hapsedildiğini, eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri savaş düzenine göre yeniden dizayn edildiğini savundu.

‘Akan kan ve gözyaşlarını durdurmanın tek çaresi, halklara karşı açılan bu savaşı derhal durdurmaktır!’ diyen Aşkan, hükümetin bu çağrıya olumlu karşılık vermesini beklemediklerini belirterek bunun gerekçesinin ise onların savaş istediği yönünde olduğunu savundu.”

Bölgede belediye eş başkanlarının tutuklanması, eğitim ve sağlık emekçilerinin can güvenliklerinin ortadan kaldırılarak kamu hizmeti yapamayacakları hale getirilmeleri, sokaklara topların, tankların yerleştirilmesi, iktidarın iddia ettiği gibi sorunun sadece “hendek” olmadığını; asıl niyetlerinin Güneydoğu’dan Ortadoğu’ya uzanan büyük bir bölgenin savaş alanı haline getirmek olduğunu göstermektedir.

Tarihi eserlerin dahi tahrip edildiği bu süreçte, ardı ardına yapılan operasyonlarla elektriksiz, susuz kalan, açlık tehlikesiyle burun buruna gelen, evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan insanlarımızı çok daha büyük tehlikeler beklemektedir. Dünün “Beyaz Toros”larının yerini bugün “Siyah-Beyaz Ranger”lar almıştır.Tüm illerde yaygın gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla da AKP’nin savaş politikalarına karşı çıkan, mezhepçi/baskıcı/otoriter rejimlerini tesis etme doğrultusunda “pürüz” olarak görülen emek ve demokrasi güçleri sindirilmeye çalışılmaktadırlar.

Siyasi iktidar, Türkiye’nin saygın emek ve meslek örgütlerinin tüm bu endişelerine, taleplerine ve çözüm önerilerine gözünü kulağını kapatarak tam aksini yapmakta yani savaş ve baskı politikalarını artırmakta, barış yanlılarına operasyonlar düzenlenmektedir. AKP iktidarının gözünü kan bürüyerek içeride ve dışarıda yaptığı tüm bu akıldışı politikaları sonucunda, dışarıda neredeyse kriz yaşamadığımız komşu kalmadı, içeride ise muhalif görülen her kesim baskı ve operasyonlarla sindirilmeye çalışıldı, düşman ilan edildi.

Artık miting yapmanın, sokağa çıkmanın, hatta pencereden dışarıya bakmanın dahi ölümü göze almakla eşdeğer olduğu bir Türkiye’de yaşamaktayız! Hatta bırakın muhalif olmayı, akıl tutulması yaşadığımız bu süreçte, Temmuz’dan Kasım’a kadar 44 çocuğun öldürüldüğü, 52 çocuğun da yaralandığı medyada yer almaktadır.

Bu bir “abartı” sayılmasın!.. Türkiye’nin doğusunda il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, sokak sokak bu gerçeklik yaşanırken, Türkiye’nin batısında da muhalif olmak, bir gece yarısı yargısız infazlarda katledilmeniz anlamına gelmektedir.

Yaşam güvencenizin ortadan kaldırılması için artık karakollara götürülmeniz de gerekmiyor. İstanbul metropolünde son tarihlerde de Dilek Doğan, Yeliz Erbay ve Şirin Öker sabah baskınlarında sorgusuz sualsiz katledildiler.

Türkiye’nin batısında, metropol bir ilinde yaşanılan infazlara gözü kulağı kapatılan bir toplumun, doğuda yaşanılan insanlık dramına karşı kayıtsız kalması nasıl açıklanabilir?

Egemenlerin bizlere yaşattıkları bu dram ülkemizle sınırlı da değildir. Sadece bölgemiz değil tüm dünya halkları barbarlık tehdidi altındadır. Emperyalist çıkarlar doğrultusunda etnik-mezhepsel temelde bölünen ve birbirine düşürülen, yerlerinden yurtlarından edilen, yoksullaştırılan halkların oluşturduğu Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar bugün artık tüm dünyayı etkiler hale gelmiştir.

Hükümetlerin, IŞİD ve benzeri cihatçı örgütleri besleyen politikalarının bedelini tüm insanlık ödemektedir. Ege denizinde can veren Aylan bebeklerden, Lübnan’da, Nijerya’da, Kobane’de, Reyhanlı’da, Suruç’ta, Şengal’de, Lazkiye’de, Ankara’da, Paris’te katledilen yüzlerce insanın vebali bu insanlıktan çıkmış vahşi politikaları uygulayan egemenlerin üzerindedir.

Bizim ülkemizdeki vebali ise, iktidarını tahkim etmek ve baskıcı/otoriter bir rejim kurmak için savaş ve çatışmalardan medet uman, içeride ve dışarıda savaş konseptini tırmandırmaya devam eden AKP iktidarının boynunadır.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğiz: İktidarın gücüne biat ederek onların suç ortaklığını yapanlar da en az onlar kadar suçludur!..

Biz emek ve meslek örgütleri olarak, duyduğumuz sorumluluk gereği, gidilen yolun, kan ve gözyaşlarının sel olup akacağı bir yol olduğunu; bu kirli savaşta çocukların, kadınların, yoksulların, işçilerin, emekçi halk kitlelerinin en ağır bedeller ödeyeceğini bir kez daha yineliyoruz" diye konuştu. 

Açıklama öncesi polisin çok sayıda zırglı araç ile yoğun güvenlik önlemi alması dikkat çekerken, emekçiler, açıklamanın ardından greve sendika binasında devam etti. 

Bu haber toplam 1814 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim