• BIST 110.932
  • Altın 175,077
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C

Hakkari’yi sevmek yada sevmemek !

Hakkari’yi sevmek yada sevmemek !
Yeliz Duru/ Hakkarihabertv.com için yazdı.

İlk kez yazı yazıyorum çünkü bu zamana kadar gerekli-gereksiz, haklı-haksız, genel-özel, sıradan-kaliteli o kadar yazılar okudum ki o kadar yazan varken benim yazdıklarım gereksiz, haksız, sıradan bir yazı olarak gelir diye ve düşüncelerimi yansıtan yazılara da denk gelmemden dolayı yazmak istemedim. Bu yazıyı yazmamdaki amacım da yazmak değil…

Hakkari’ye geleli tam 7 ay oldu. Buraya geleceğim zaman birçok tepki aldım. Malum terör bölgesi olarak biliniyor ve burayı görmeyen için medyanın yansıttığı sadece şehit haberlerinin olması (umarım güzel yönleriyle anılacağı günleri de görürüz). Hakkari’ ye biz de bu düşüncelerle, bu korkularla geldik maalesef.

Hatta ne hissettiğimi anlayın, buraya ilk kez gelenin ne hissettiğini anlayabilesiniz diye söylüyorum: Ben ilk gelirken Van havaalanından Hakkari yoluna girdiğimde her an dağlardan birileri inip yolumuzu kesecek korkusuyla sürekli gözümü kırpmadan dağlara bakıyordum. Ama çok şükür ki korktuğumuz gibi olmadığını anladık.

Burada bu korkularımızı elbette bir anda yenmedik. Daha önce olayların yaşandığını fakat son zamanlarda halkın olaylardan yana olmadığı için buna fırsat vermediğini hem duyduk, hem gördük, hem yaşadık. Bu böyle devam eder temennisiyle asıl konumuza gelelim:

  Hakkari’ye benim gibi dışarıdan gelen veya gelmek zorunda kalan insanların burada kalmak istemeyişinin halkla ilgili değil, büyük oranda kentteki kötü koşullar ve eksikler olduğunu söyleyebilirim. Bu koşullar aynı zamanda yerli halkın da göçüne sebep olabilmektedir. Bu da gerek halkımız, gerek devletimiz, gerek gelen insanlar için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

Halk alanında uzman öğretmen, doktor, mühendis vb. meslek sahibi insanlardan burada çok faydalanamamaktadır. Bu da eğitim, sağlık, hizmet gibi birçok alanda birçok sorunu beraberinde getirmektedir.

  Devlet ise alanında uzman insanların olmamasının yanında yapmak istediği hizmetleri halk veya başka nedenlerle yapamamaktadır. Halkın yetersiz gördüğü bu hizmetler Hakkari halkının önemsenmediğini düşündürüp halkı devlet hakkında olumsuz düşüncelere itmektedir.

 Ve tabi halkla devlet arasını düzeltebilecek, halka kaliteli hizmet verebilecek , şehrin kalkınmasını gelişmesini sağlayabilecek alanında uzman insanların burayı ya hiç tercih etmemesinin gelenlerin ise bir an önce gitme peşinde olmasına neden olan sıkıntılar ve gitmek isteyip de gidemeyenlerin gidemedikçe de psikolojisini bozan, motivasyonunu düşüren çeşitli sorunların var olması.

 Yani anlayacağımız herşey birbirine bağlı. İşte bu yüzden kimse suçlu aramasın, kimse biz haklıyız demesin. Herkes üstüne düşenin en iyisini yapmalı ki Hakkari kalkınsın, gelişmiş şehirlerin standardına ulaşsın. Hakkari halkı Türkiye’nin diğer şehirlerindeki halk gibi huzur içinde yaşasın, sorunsuz, sıkıntısız, mutlu bir kentin temsilcilerinden olsun. Devletimiz de halkını refaha ulaştırmanın grurunu yaşayabilsin. Yedi aydır gördüğüm sıkıntılara gelince:

  • Halkın ve emniyet personellerinin karşılıklı birbirinden çekinceleri
  • Alt yapı yetersizliği, elektrik ve su sıkıntıları
  • Kömür yakılmasıyla oluşan büyük bir hava kirliliği
  • Hastane ve personellerinin az olması, donanımlı olmaması
  • Eğitim alanında öğrenciler için çalışabileceği ortamın az, okul binalarının eski olması
  • Ulaşımın kışın hava koşullarından etkilenmesiyle çığ düşmesi, kaya parçalarının düşmesinin önüne geçilememesi, en sınırda olup birçok kente uzak olması nedeniyle kara yolunun tercih edilmeyip hava yolunun tercih edilmesi hava yolunun ise çok pahalı olması
  • İŞSİZLİK
  • İbadethanelerin az olması, olanların inşaat halinde olması
  • Diğer kentlerde her mahalleye en az bir çocuk parkı düşerken  şehir merkezinde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olması
  • Halkın sosyalleşeceği büyük kent parkı, luna parkı, tiyatro, sinema salonlarının hiç olmaması (sinemamız açıldı)
  • Kent merkezi olarak bir AVM olmaması, her mahalleye şube açmaya çalışan ünlü birçok mağazanın burada tek bir mağazasının olmaması
  • Hakkari gibi 3 gün düğün yapan kültüre sahip bir yerde kapalı düğün salonlarının olmaması nedeniyle düğünlerin yaz aylarına sıkıştırılmasıyla düğün yoğunluğunun yaşanması, düğünlerin yapıldığı okul ve spor sahalarının çevresinde yaşayanlar için gürültü kirliliği olması
  • Medyanın Hakkari’yle ilgili hiçbir tanıtım veya güzel habere yer vermeyip sadece terörle haber etmesi
  • Orman gibi yeşil alanlardan mahrum olması, havuz, spor salonu, yürüyüş yolu, bisiklet yolu, vb. gençlere hitap edebilecek hiçbir aktivite alanının bulunmaması
  • Çocuktan, yaşlısına kadın-erkek her kesime yönelik halk eğitim kursları, meslek edindirme kurslarının olmaması.

  Bunlar benim gördüklerimin yazarken aklıma gelenleri.

 Ben dışarıdan gelen biri olarak bu kadar eksik ve sıkıntı fark etmişken hizmet etmek için geldiğim bu kente hizmet etmeden gitmeyeyim istedim, ne yapabilirim diye düşündüm. Bu kadar eksik var, gönül ister ki hepsini yapayım fakat mümkün değil.

Neden mi? En başından olumsuzluklarla karşılaştım. Şöyle anlatayım: Bir mimar arkadaşımla konuştum.

Daha önceki sohbetimizde imkan verilse yapabileceği çok güzel şeylerin olduğunu hatırlatarak bir piknik alanı yapılması için ihtiyaçlarımızı sordum. İhtiyaçların başında arazi olduğunu ve çok fazla arazisini satmak isteyenin olmadığını, satanın da çok çok yüksek rakamlar istediğini öğrendim.

Ben yine de pes etmek istemediğimi , şansımı zorlamak istediğimi  gerekli mercilerle görüşüp hazine arazisinden faydalanarak yapabileceğimizi düşündüm.

Fakat zaten belediyenin böyle projeleri var denmesiyle bize gerek kalmadığını düşünüp bu projeden vazgeçtiğimizi bilmenizi isterim(Sizden ricam belediyenin böyle projeleri varsa bile halka hizmet edecek okul, hastane, park, cami gibi alanlar için arsa sahiplerinin duyarlı olması).

İşte bir tanesi böyle başladığı yerde bitince diğerlerinde de gerek halk, gerek belediye, gerek devlet destek vermezse, üstüne düşeni yapmazsa bu sorunlara çözüm getiremeyeceğimizi anladım.

 Sizden evet sizden, hepinizden maddi manevi herkes ne yapabiliyorsa üstüne düşenin en iyisini yapmasını istiyorum. Bu konuda desteklerinizi bekliyorum. Elinizden hiçbir şeyin gelmediğini düşünmüyorum. Hiç olmazsa gelin hep beraber istişare edelim.

Çocuk, genç, yaşlı, işsiz, çalışan, esnaf, çiftçi, öğrenci, fakir, zengin, en alt makamdan en üst makamdaki yetkililere kadar hepinize sesleniyorum. Hakkari için el ele verelim. Gelin Hakkari’yi daha yaşanılır bir kent kılmak için kurulacak bu zincirin halkalarını oluşturalım.

 

 

 

Bu haber toplam 2431 defa okunmuştur
  • Yorumlar 13
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
  • KHK ve taşeron mağdurları!12 Nisan 2018 Perşembe 08:30
  • HATSO SEÇİMLERİ!09 Nisan 2018 Pazartesi 12:08
  • Dünyanın jandarması boş durmuyor!05 Nisan 2018 Perşembe 09:21
  • Baraj maçına doğru…05 Nisan 2018 Perşembe 09:18
  • Şırnak demek Arslan Tatar demek!03 Nisan 2018 Salı 10:17
  • Şaban Akbaş anısına!02 Nisan 2018 Pazartesi 13:10
  • Şırnak valisi Aktaş:”Allah sayın Erdoğan’dan razı olsun”02 Nisan 2018 Pazartesi 13:08
  • İnsanlığa Dönelim mi?02 Nisan 2018 Pazartesi 12:32
  • MARANKİ HOCAYI DİNLERKEN…28 Mart 2018 Çarşamba 12:29
  • Ağlatan gece!22 Mart 2018 Perşembe 10:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 54316 12 Hakan DAYAN
    0.(534) 501 34 89 | Haber Scripti: CM Bilişim