• BIST 1.454
  • Altın 508,073
  • Dolar 8,4583
  • Euro 10,2556
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 13 °C

HAKKINI HELAL ET MUSTAFA HOCAM !

Hakan Taş

Dicle Üniversitesinde Fransızca öğretmenliğinde mezun oldu. İlk görev yeri Gümüşhane’ydi. Oradan da Gaziantep ve sonrasında Hakkari’ye dönüş yaptı. Hakkari Lisesi deyince herkesin aklına Sacit Tuncer ve Mustafa Aydın gelir.

 Fransızca öğretmeni olarak mezun olmuş ilk Hakkarilidir. O Fransızca konuştuğunda insan anlamazsa bile onu zevkle dinlerdi. Hem Türkçe, hem Kürtçe hem de Fransızca sohbetine doyum olmazdı. Kibarlık ve asalet kanında vardı. Diksiyonu, giyim kuşamı, donanımı ile tam bir beyefendiydi.

Hakkari Lisesi bir zamanlar Hababam Sınıfı misali sabıkalı bir okuldu. Bu okulda öğrenci olmak da, öğretmen olmak da zordu. Hele hele idareci olmak daha da zordu. Valilik ve Milli Eğitim bu okulla asla baş edemezdi. Ama o toparlayıcıydı, otoriterdi, babaydı, ağabeydi, yapıcıydı. Tatlı dili ve sevgisiyle yüreklere su serperdi. Herkes onu dinlerdi ve asla kırmazdı.

Bir ara Medrese’de bulunan Erkek Öğrenci Yurdu’na Müdür olarak atadılar. Öğrenciler ayaklandı, neredeyse okulu ateşe vereceklerdi. “Mustafa Hoca gelmezse bizde okula gelmeyeceğiz” diyerek okulu harabeye çevirdiler. Ve valilik kısa süre içerisinde Mustafa Hoca’yı Hakkari Lisesine geri aldırmak zorunda kalmıştı.

Mustafa Aydın ile aslında erken tanıştık. 1984 yılında kuzenim Dilek ile hayatını birleştirdi. Dilek abla gelin arabasına bindirilip götürülürken Aydın ailesinin araçlarını taşlamıştık, Dilek Ablamızı götürmeyin diye ağlamıştık. Çünkü Dilek ablamızı da hepimiz çok severdik.

Mutlu bir evliliği vardı. 3 çocuk dünyaya getirdi. Kız çocuklarına aşırı düşkündü. Kızı Hicran dünyaya geldiğinde sevinçten çocuklar gibi ağlamıştı. Evlat ayrımı yapmazdı ama Hicran’a aşıktı. Hicran doğarken de ağlamıştı. Hicran evlenirken de ağlamıştı. Ama şimdi o Hicran’ı ağlattı zamansız giderek…

1 yıl önce mide kanserine yakalandı. Tedavisi devam ediyordu. Abilerini kaybetmişti. Yeğenlerine de baba gibiydi. 68 yaşında Van’da Araştırma Hastanesinde hayata gözlerini yumdu. 24 Nisan’da vefat etti. 26 Nisan onun doğum günü. Doğduğu ayda hayatını kaybetti.

Hafta sonuydu ve yasaklar vardı. Cenazesi Van’da yola çıkarken Kalealtı aile mezarlığında yüzlerce kişi birikti. Hepsi öğrencileriydi. Yasaklar olmasaydı belki de binlerce araç onu karşılamaya giderdi. Tabutu da onun gibi ince ve hafifti. O hep gönüllerde ve omuzlardaydı. Öğrencileri onu son kez omuzladılar. Dağ taş ağladı onlar ağladı. Herkes gözyaşlarını içine akıttı. Ve son kez yoklama yapar gibi herkes ayağa kalktı ve “Hocam buradayım” der gibiydi.

Toprağa verildi ve dualar okundu. Sonra imam, “Hakkınızı helal ediyor musunuz” diye sordu. Arka sıralardan çaresiz gözlerle mezarlığa bakan birkaç öğrenci, “Asıl o bize hakkını helal etsin” diye seslendiler.

Mustafa Hoca’nın hepimiz üzerinde hakkı var. Bizler onu tabutun içinde toprağa değil yüreğimize gömdük. Sen bize Hakkını helal et can hocam…

Nazım Şen bizi yıktı, Bedri Çallı bizi sarstı, Mehmet Dinç bizi üzdü, Fırat Tez bizi ağlattı. Ve sen de bizi hem yetim hem öksüz bıraktın…

mustafa-aydin-hoca-1.jpg2b2d6d47-caaa-4ee7-8a0b-db0c29aa6587.jpgcdf5ef54-11af-45d4-a0b7-c229f583ad28.jpg

Bu yazı toplam 2699 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 864 3909
    YUSUF TAŞ- 0.(544) 346 1740 | Haber Scripti: CM Bilişim