" />
  • BIST 107.206
  • Altın 142,629
  • Dolar 3,5525
  • Euro 4,1323
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 34 °C

İçimizdeki Firavun

Psikolog Murat Hasanoğlu

İçimizdeki Firavun’u yok edip içimizdeki Musa’yı keşfetme zamanı gelmedi mi?

Ekonomik ve iletişim birliktelikleri sebebiyle küreselleşen dünya yaşamı içerisinde birbirleriyle bir arada yaşamak zorunda olan dünya insanları, daha kendisiyle,

çevresindekilerle; aynı milletten, hattâ aynı dinden olmalarına rağmen yan yana bulundukları insanlarla barış içerisinde bir arada yaşamayı beceremezken çeşitli sıfatları nedeniyle kendinden farklı gördüğü dünya insanlarıyla nasıl yaşam sürebilecektir ?

Peki Sizce artık içimizdeki Firavun’u yok edip içimizdeki Musa’yı keşfetme zamanı gelmedi mi?  Yaratılmışların en şereflisi olduğunun bilincinde olmalıyız ve kendi değerimizi anlamalıyız. Bütün insanların bir insandan geldiğini ve aynı Yaratıcının “ruhundan üfürdüğü” bir varlık olarak onlarla aynı cevheri taşıdığımızı bilmeliyiz... Çünkü; insanların hepsi aynı yolun yolcusu; hepsi aynı kervanın, aynı geminin insanları, aynı ağacın dalları; hepsi de o canını borçlu olduğu Yaradan’ın kullarıdır. Ve unutulmamalıdır ki; insan kendi için ne istiyorsa, diğerleri için de aynı şeyi arzu ettiği sürece “insan”dır.

Yapılan bir araştırmaya göre 2’nci Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar dünyada sadece 24 gün savaş olmamış. Birinci dünya savaşından beri bu savaşlardan ölen insanların sayısı da tam 300 milyondur.

İşte insanlar da, hiç ilgisi olmasa bile yapılan ve hâlen de süren bu savaşlardan öyle ya da böyle etkilenmiştir ve etkilenmektedir.

Şöyle ülkemize baktığımızda da son 30 yıldır yapılan savaşlara bir bakılırsa ülke olarak ne kazananı belli, ne de kaybedeni. Yeşillik için az bir yağmur kâfi iken, ortaya çıkarılan sel her tarafı yıkıyor. Ama kesin olarak kaybettiği belli olan biri var bu savaşlarda; o da insandır, insanlıktır. 

İslamiyet Karıncayı bile incitmememiz gerektiğini söylerken nasıl döküyoruz bunca kanı. Nasıl ölüyor bu kadar insan?

Biz, Allah tarafından verilen dil, renk, ırktan dolayı nasıl insanları hor görebiliriz. Bunlara hangi hakla düşman gözüyle bakabiliyoruz. Bu ülke bizim değilmi. Çanakkale savaşında kürtler, türkler, lazlar ve diğer ırktan olan insanlar beraber şehit olmadılar mı? O zaman neden bu düşmanlıklar? Neden bu kadar anaların yüreği yanmaya devam ediyor onlarca yıldır. Bunlara artık yeteeeeerrr deme zamanı gelmedi mi?

Peygamber efendimiz mümin müminin kardeşidir dediği halde nasıl dersimde, halepçede, roboskide,kobanide  müslüman müslümanı bile bile katletti… hani kardeştik. Ne oldu kardeşliğimize… Onbinlerce masum insan hangi hakla katledildi.

Unutmayalım ; ALLAH katında Türkün Kürtten üstünlüğü yoktur. Beyazın zenciden üstünlüğü yok, zenginin fakirden üstünlüğü, mevkii sahibi olanın sıradan vatandaştan üstünlüğü yok. inanın yok…

Biz artık Şıvan PERWER’den  Dersimde, halepçede katledilen çocuklara ağıtlar okumasını istemiyoruz..

 Artık barış içinde yaşayacağımız günler için kardeşlik şarkılarını okumasını istiyoruz... 

Değerli okuyucular, Bu topraklarda tek bir masum insan ölüyorsa burda hiçbirimiz masum değiliz. Madem yaradılanı yaradandan ötrü seviyoruz neden o zaman Allah’ın bize verdiği dilide, rengide kabullenmiyor sevmiyoruz. Bunları neden bir tehdit olarak görüyoruz.  Neden?

Bu topraklarda başta şehrimizde bir şeylerin yeşermesini istiyorsak koltuklarımıza oturup emirler vererek olmaz bu işler. Kaçımız evladı ölen bir anneyi, evine ekmek götüremeyen bir vatandaşımızı bir akşam ziyaret ediyoruz.

Kaçımız yetim kalan çocukların başını okşuyoruz ?

Kardeşlerim; İnsanlarımızın, kardeşlerimizin duygularını okşamalıyız. Onlara saygı duyduğumuzu, sevdiğimizi, değer verdiğimizi, onları olduğu gibi sevdiğimizi, onları kardeş olarak gördüğümüzü hissettirmeliyiz.

Gelin dostlar bir olalım pir olalım.. ben, sen olmayalım. Ayrı düşmeyelim. Gelin BİZ olalım artık..

Hep söylerim arkadaşlarıma: Benim gözümde AŞK , Hz. İbrahim gibi bile bile ateşe girmektir. Bu şehirde ve bu ülkedeki bütün yöneticilerin, müdürlerin, amirlerin, vatandaşların, siz vatandaşların Hz. İbrahim gibi kardeşliğimiz için yanmayı göze almalılar. Bizim yiğitlere ihtiyacımız var…  Yoksa inanın bu sorun yüzlerce yıl daha devam eder.

Belki biz değiştiremeyiz. Görmeyebilirizde. En azından ALLAHIN HUZURUNA çıkınca bu yolda bir şeyler yaptığımızı başımız dik söyleyebilelim…

Bir müslümanın acısı başka birinin mutluluğu olmamalı.

Bir insanımızın yüreği yanıyorsa bizim yüreğimiz kan ağlamalı.

Sevelim birbirimizi, sevelim…  lütfen sevelim.

Üşüyenlerle üşüyelim diyorum.

Aç olanla aç kalalım,

Yananla bizde yanalım,

Acılarımızı paylaşalım…

Kardeşsek eğer kardeşliğimizi bilelim. Kardeşlik söz işi değil, hukuk işidir yürek işidir...

Amcasının ciğerini sökeni affetmişse ALLAHIN RESULU, biz nasıl affetmeyelim birbirimizi.

İnanın Dünya ebedi değil… Kardeşliğimizin önüne geçirmeyelim dünya iktidarını… Kinle, kibirle, nefretle kirletmeyelim yüreklerimizi… Zulmetmeyelim birbirimize…

Hele bunları yapalım görün bakın nasıl cennete dönüyor bu topraklarımız, ülkemiz, dünyamız… 

Bu yazı toplam 3819 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 9
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim