• BIST 102.383
  • Altın 146,529
  • Dolar 3,5207
  • Euro 4,1817
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 24 °C

İnsanlığı utandırıyor mu?

Sabit Kahraman

Vicdan’dan söz eden merhametin yoksunları barbarlığın gereğini yerine getirip yokkubazlığın ötesine geçen sinsi planlarıyla yaptığını dilleriyle saklayan zalimler gibisi yok. Beleksizliğin ve kara bir zamanın içinde gömülü hakikatin ta kendisi derin deryalarda kaybolmuş…

Hafızamıza yapışıp kalan, Kürtlere yapılan her katliam hikâyesinin yeni trajedilerinin eklendiği tarihe kara bir leke olarak geçecek. Şengal soykırımı ve zorunlu göçü Kürdistan’ın başına musalat eden batı merkezli çetelerin kini, öfkesi, nefreti vicdani hırsı inancı düşüncesi hiç de göz ardı edilecek şey değildir.

Ahlakın bu ikiyüzlülüğünden daha korkunç bir şey gösterecek olan varsa beri gelsin. Rojava da, Şengalde bebeklerin susuzluktan boğulduğu acı bir travmanın yaşandığı yerlerden biri. Her insanın mutlaka söyleyeceği bir cevabı olmalıydı.

Nitekim bunun açık bir göstergesi var ki iktidar sahipleri Kürtlere yapılan saldırıları meşru görüp kıllarını kıpırdatmıyor. Görmek için kör, duymak için sağır öğrenmek için zihnilerini susturuyorlar.

Kendi varlıklarını sürdürmek için masum insanları yok etmeye çalışıyorlar. Bu da batılı ülkelerin kıtalar arası işgal ve sömürüsüne hizmet eder duruma getiriliyor.

Bedenden ruhları söküp alan katillerin cinayet tutkusu masumiyetine katledilen kadınların, çocukların, yaşlıların trajik korkunç manzara ve görüntüsü, soykırım ve katliamları insanlığı utandırıyor mu? Haşa herkes kendi sessizliğine bürünmüş herhangi bir tepki vermemektedir.

Nede olsa kaçırılanlar soykırıma ve insanlık dışı katliamlara maruz kalan Kürtlerdir. Kürt halkı bu ve buna benzer ihanetler, ortaya atılan kirli senaryo ve planlamış organize edilen travmalarla hep karşı karşıya kaldı. Altını önemle çizmek gerekiyorsa böl parçala yönet tarihe karışıyor.

 

                                                                 ***

Bazen insanın vücut kafesini zorluyor. Elbet derin içler çekerken nefesin kesilir, boğazın düğümlenir yutkunamaz, için içine dolarsın. Ama boğazında düğümlenen gözyaşlarına boğulursun. Kendi sessizliğinde kendi yalızlığına dalarsın. 

Buruşuk bir suretle bazen yağmurlara bırakılır. Yada çölün kızgın topraklarına yalın ayak çoğu zaman bazen rüzgarlara ulaştırır, dindirilemez bir öfke olurken kahreder dayanılması imkansız katlanmak zorunda kalırsın..kaldığın zamanlar gelir.susmak teslimiyet katlanmak pes etmek kaybediş pişmanlıktır.

Bazen saflığımızdan saçmalıklarla amatörce düştük yaşamın peşine ürkek yada korkak sürekli uzak kalmak istediğimiz ve sürekli yaklaşmak istediğimiz yaşam  işkence oldu.bazen haksızlığı istemeden çiğneyip yuttuk.ama yanlışlara da boyun eğmedik.

O kadar acı ızdırap sevinç gözyaşı hayalleri bir arada tutmayı da başardık.ama bir hançerin keskin sancısı gibi saplanıyordu cana..korkuyla gölgelenmiş.birikmiş nice kelimeleri bir araya getirmek için ne çok çaba sarf ettik ama dil donuyordu.

Zalimce bastırılıyordu gülüşler. Kesiliyordu nefesler susmalara mahkum ediliyordu sesler,her sıkıntı bir sıkıntının başlangıcı ve her başlangıç bir sıkıntının yankısı olarak karşımıza çıktı..ezildik büzüldük ama susmadık.var olan gerçeğimizle anlam kazandırmaya çalıştık.bazen bir ses bir nefes içten bir tebessüm yetiyordu..

Unutmak isterken anımsamak zulümdü. Her anımsandığında titreten anılara sarıldık elbet açılan boşluklara aldırış etmeden. Hasretle anlamlandırmaya çalıştık. Anlamsızlığın sarmaladığı anlarda bile bir umut diye tutunduk zamanın sonsuzluğuna dek.

Bu yazı toplam 1839 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim