" />
  • BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 30 °C

İnsanlığın geleceği ve sosyal denge sistemi

Çiya Berçelan

Dünyamız, bütün canlılara olduğu gibi insanlığa sunduğu yaşamsal kaynakların ve bunların insanlar tarafından kullanım biçimlerine, insanların sosyal ve ekonomik sınıflar arası doğan çelişkilere yakından bakıldığında derin uçurumlar açıldığını ve faciaya doğru seyrettiğini görüyoruz. Bu nedenle dünyamızın sahip olduğu yaşamsal kaynakları insanlığın ve dünya yaşamının genel çıkarları için nasıl kullanılmalıdır?

Bugün genel anlamda ve genel geçerliliği bulunan özel mülkiyet, sahiplenme, aidiyet duygusu varolma ve yaşama gerekçesi olarak görülmektedir. Bu kültürü insanlığın yaşamından söküp almaya gerek duyulmadan sosyal denge sistemi bütün insanlık için oluşturulabilir.

Bu perspektifle bakıldığında yakın tarihteki sosyalist krizin kısmen nesnel nedenlere genel anlamda da subjektif etkenlerden; tutarlı bilinçli, örgütlü ve eylem yetersizliğinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Şüphesiz bunda finans kapitalizmin bilgiyi kirleterek kullanma hegemonyası en önemli dış etken olduğu tespiti ortaya konulmuştur. Tamamen belirleyici olan sosyal denge ideolojisi, felsefesi ve bunların pratikten yoksunlukluğudur. 

Finans kapitalizmin hegemonyası bu çağda geliştirdiği kapsamlı sömürücü saldırının sadece emek dünyasına karşı değil, tüm topluma, insanlığa, onun tarihine, dünyamızın, insanlığın yaşamsal bütün değerlerine, ekolojisine ve geleceğine karşı olduğunu görüyoruz.

Finans kapitalist hegemonyaya verilecek en güzel cevap sosyal denge sistemi insanlık ile kaynakların bütün boyutları ve kapsamı ile ortaklaşma dengesinin idealini oluşturmaktır.

Finansal Kapitalist hegemonyalist sistem Hiçbir değer üretmeden katı sömürü düzeni ile hem barbarlığı hem de toplumu hiçliştirmeyi sürdürmekte, boyutlandırmakta, her alana yaymaktadır.

İnsanlık Tarihinin karanlık dehlizlerinde türeyen ve üretim işletmeleri, üretim sektörlerini, katı ulusçu devletlerin kaynakların çöken finans kapitalist sömürü ve talan sınıfı bir nevi kemirici fareler olarak vücut bulan ve çağımızda tüm insanlığı, toplumsal bünyeyi tehdit eden, saran kanser gibidir. Şüphesiz bu sınıfın oluşmasında kirletilmiş bilgi tekelciliği, yayım ve iletişim araçları da başat rol oynamıştır.

Dolayısıyla dünyanın ekolojik sistemi ve insanlığın toplumsal kurtuluşu için finans kapitalist sınıf çıkarlarına hizmet eder hale getirilmiş ve kirletilmiş bilgi savaşını ahlaki ve politik toplum savaşıyla bütünlük içinde verilmesi esas olmalıdır. Bunun için de finans kapitalist sistemi ayakta tutan finans sermaye tekelciliğini, üretim yapmadan sadece kapitalden faiz kazanç sağlamayı kontrol altına almak veya bütünüyle ortadan kaldırmak gerekiyor.

Bu hegemonik sömürü düzeni endüstriyalizm, sanayi, teknoloji, tarım gibi üretici reel sınıfı ve ulus-devlet sistemlerini de kapsamlı olarak çıkarları doğrultusunda kullanmakta, sömürmekte, hatta bu çarpık sistemler sayesinde gücüne güç katmaktadır.

Buna karşı toplumsal ekonomisi, doğal çevre ile uyumlu ekolojik Sanayi, Tarım, Teknoloji ve Endüstri ve bütün farklı kültür ve inançları eşitlik ve özgürlük temelinde kapsayan demokratik ulusa dayalı sosyal denge sistemi ile cevap verilebilir.. Diğer bir deyişle finansal kapitalist moderniteye karşı demokratik ulus moderniteyle alternatif oluşturulabilir.

Sosyal denge sistemi içinde bütün toplumsal sosyal sınıflar kendilerine yaşama imkanı bulmalıdır. Sosyal demokratlardan, muhafazakar demokratlara, komünistlerden islami ve hristiyan toplumsal inanç farklılıklarına kadar her kesimin yer alacağı, temsil edileceği kapsamlı bir model olarak görülmelidir.

Finans Kapitalizmin azgın bir canavara dönüşerek insanlık değerlerini tehdit eder duruma geldikten ve ekolojik denge üzerinde kapsamlı ve olumsuz etki yaratmasından bugünkü çarpık katı ulusçu devlet sistemleri sorumludur. Bu çarpık sömürü hegemonik sistemden kurtuluşun yolu demokratik modernite ve dayanağı olduğu demokratik ulus, ekolojik endüstri ve toplumun sosyal denge sistemi ekonomisidir.

Finansal kapitalist hegemonik sistemin insanlığı ve insanlık değerlerini sürüklediği, getirdiği nokta tarihteki köleci toplumsal dönemden daha geridir. Doğru çözümlemeler yapıldığı taktirde görülecektir ki dünyamızın ve insanlığın sonunu getirecek noktaya doğru hızla yol alacaktadır.

Maden sahalarının işletilme şekli ve özellikle maden ve fosil enerji çıkarma ve kullanma şekli denilebilir ki dünya yaşam kaynaklarına ve geleceğine yönelik en vahşi politikalarıdır. Buna kısaca dünyanın altını uyma politikası da diyebiliriz. Tirilyonlarca metreküp fosil enerjinin yer altından çıkarılması sonrasında yeryüzü üzerindeki etkileri, yeryüzünde meydana gelebilecek çökmeler, kırılmalar doğru biçimde bilim insanları tarafından çözümlenmesi gerekiyor.

Dünyamıza yapılmakta olan bu fiziki müdahalenin gelecekte dünya yüzey dengeleri bakımından ve yaşam kaynakları üzerindeki etkileri etraflıca ve bütün boyutları ile ele alınıp değerlendirilmelidir. Bu bağlamda görülecek ki mevcut maden politikaları, enerji politikaları dünyamızın ve insanlığın sonunu getirecek tehditleri barındırıyor. Buna kıyamet gününün finans kapitalist hegemonik sistem tarafından adım adım getirilmeside denilebilir. Tıpkı Nasrettin Hocanın ayağının altındaki dalı kesmesine benzeyen vahim bir durum oluşmaktadır.

Dünya üzerinde geçerli olan katı ulusçu her devletin finansal kapitalist hegemonik sistemden kaynaklanan belli bir bütçe açığı bulunuyor. Bu katı ulusçu sistemler yanlışlığı ve yanlış politikaları ile ilk başlarda küçük borçlanmalarla başlanmış süreçle birlikte borçlar faizleri ile birlikte büyüyerek içinden çıkılmaz bir noktaya varmıştır. Devletler borçlarını ödemek için tekrar tekrar boçlanmış, ta ki bütün kaynakları elinde alınıncaya kadar süreç devm etmiş/etmektedir.

Bu şekilde kaynakları elinden alınan devletlerin borçlarına karşılık bütünüyle halklarının varlıklarına göz dikilmiştir. Bu borçlara kaynak diye ilk kesintiler çalışanların ücretlerinden başlamış süreçle birlikte toplumun her kesimine yayılmış/yayılacaktır.

Vahşi finansal kapitalist sistemin sömürü ve talanının vardığı nokta çok açık gösteriyor ki gelecekte insanlığı rehin alacak bir yöne doğru ilerlemektedir. Bu vahşi kapitalist hegemonik sistemin kar hırsı, üretim yapmadan elindeki kapitalden yüksek kar elde etme hırsı dizginsiz ve dengesiz hızda ilerlemekte ve büyümektedir.

Dikkat edilirse son yıllarda dünyamızdaki katı ulusçu sistemlerdeki finansal krizlerin ana nedenleri incelendiğinde görülecektir ki temelinde vahşi finansal kapitalist hegemonik sistemin yüksek sömürü hırsı neden olmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerini iflas noktasına sürükleyen ve halkın ücret kısıtlanmasına kadar büyüyen finansal krizlerin de nedeni bu hehemonik sistemdir.

Vahşi finansal kapitalist sistemin hegemonyasının devamı durumunda insanlığın felaketini getireceğini görmek için kahin olmayı gerektirmez. Bu nedenle dir ki insanlık acil olarak tedbir alması ve sosyal denge sistemini hızla oluşturulmasına acil olarak gereksinim duyulmaktadır.

Sosyal denge projesi özetlersek azgın kar hırsını frenleyen, kapital/para satarak dünya üzerindeki reel üretimden elde edilen gelirlerin çoğuna sahip olmanın önüne fren konulmasıdır. Bu finansal kapitalist hegemonik sistemin yok edilmesinden ziyade kontrol altına alınması, haksız kazancın önlenmesi, haksız kazanılanların asıl sahiplerine verilmesi, finansın alım satımı, yüksek faiz politikalarının sınırlandırılması, reel üretimin, reel sektörlerin ekolojik üretime teşfik edilmesi, dünya üzerindeki gelirlerin sosyal denge politikası bağlamında ihtiyaç sahiplerine verilmesidir.

Diğer açıdan bakılırsa katı ulusçu sistemlerin tasfiyesi, demokratik ulus paradigmanın inşası ve ekolojik endüstriyel sistemin kurulmasıdır. Dünyamız üzerindeki bütün kaynakların kullanımından öncelikle insanlık ve canlı yaşamına yönelik yararları ve zararları bilimsel olarak değerlendirilmeden işletimine imkan vermemektir.

Örnek olarak fosil enerji üretimi sonucu oluşacak Yer altı boşlukların yeryüzeyinin basıncı nedeni ile üzerindeki olumsuz etkileri, çökme ve kırılmaya neden olup olmayacakları, su kaynakları üzerindeki etkileri bütün boyutları ile ortaya konulmadan işletilmesine imkan vermemektir. Örnek olarak yeryüzü üzerindeki kıraç, çöl, tarıma elverişsiz alanlar dahil arazilerin tarıma, üretime kazandırılması planlaması, projelendirilmesi ve geri kazandırılması çalışmaları global olarak yapılmasıdır.

Planlamasını, ideolojisini, felsefesini oluşturduğum sosyal denge sistemi katı ulusçu sistemleri ve halklar arası sınırları tanımadığı gibi dünyamıza ve insanlığa global bakar, toptan bakar, eşit ve özgür bakar demokratik ulus sistemi olacaktır. Dünya üzerindeki bütün yaşamsal kaynakların ve zenginleşmenin insanlığın ortak değerleri olmasıdır.

Mevcut sistemler kendilerini genel olarak belli bir katı ulusçuluğa ve ideolojiye, belli bir inanç üzerinden konumlandırmıştır. Sadece katı ulusçu ideoloji ve belli bir inanç üzerinden tanımladığı ve konumlandığı için farklı halklar ve inanaçlar doğal olarak kendisini bu sistemlerin bir parçası görmezler. Bu sistemler de bütün farklılıkları yanında tutmak için zorun araçlarını kullanarak, zorun araçlarının gücüne dayanarak bu güne kadar varlığklarını sürdürmeye çalışmıştır.

Halbuki yeryüzü coğrafyası taşlığından vadisine, çölü, deresi, tepeleri, her karışı özelde insan, genelde de bütün canlı yaşamın ortak mekanıdır. Ayırım gözetmeden, rengine ve cinsiyetine bakmadan yeryüzü coğrafyasını, arazileri canlıların ortak yaşamı amacına yönelik ekolojik sanayi, endüstri, teknoloji, bitki ve bahçe tarımsal üretimi ile insanlığa kazandıran ve herkese iş aş ve refah sağlayan sistemin adına sosyal denge sistemi denilecektir.

Sosyal denge sistemi ideoloji ve felsefesine insanlığın ve dünyamızın kurtuluşu olarak da bakılabilir. Kısaca kurtun vahşiliğini ortadan kaldıran ve kuzu ile bir arada yaşamasına imkan veren, sağlayan sistem olacaktır. Sosyal denge sisteminde bütün doğal kaynaklar insanlığın refahını esas alarak değerlendirilmesidir.

Bu sistemde kişisel çıkarlar, kurumsal çıkarlar insanlığın, canlı yaşamın, yeryüzü dengelerin, ekolojik sistemin önünde olmayacaktır. Aynı zamanda bütün kaynaklar bu perspektiflerle işletilecek, ekolojik denge ve canlı yaşamının üzerinde olumsuz etkileri ortaya çıkanların ise ekoloji ile uyumlu alternatifleri yaratılacaktır.

Sosyal denge sisteminde sanayi, endüstri, tarım, teknoloji bütünüyle reel üretim sektörleri ekolojik sistemin dengelerini dikkate alarak faaliyet gösterecektir. Kaynaklardan sağlanan artıdeğer sosyal denge sistemini bozmayacak şekilde belli bir disiplin içinde işlev kazandırılacaktır.

Sosyal denge sistemini anlamak için kısaca dengesizliklerin olmadığı bir dünya tasavvur edilecektir. Ekonomik hayatta sosyal denge sistemi, kültürel hayatta sosyal denge sistemi, inançsal hayatta sosyal denge sistemi, kadına yönelik, erkeğe yönelik, çocuğa yönelik sosyal denge sistemi, üretime yönelik sosyal denge sistemi, ekolojiye yönelik sosyal denge sistemi kısaca yaşamı ilgilendiren her alanda sosyal denge sistemi egemen kılmayı hedefleyecektir.

Bu şekilde toplumların tarihten günümüze özellikle zor araçlarını kullanarak kurduğu, yönettiği temelinde sömürü, talan, kişisel çıkarcılık, gemisini kurtaran kaptandır mantığı, katı ulusçu ideolojik sistemler, katı dinci ideolojik sistemler tarih olacaktır. Dünyaya ve yaşama yeni eşit, özgür ve demokratik bir ufuk ve yeni yaşanılır bir sistem perspektifi sunmak insanlığın önünde duran en büyük görevi olacaktır.

Sosyal Denge sistemi hareketi yeryüzü coğrafyasındaki tüm halklara, kültürel tüm inanç gruplarına sosyal denge sistemi mücadelesinde öncülük konumundadır. Reel üreticiler, çiftçiler, endüstriyel üreticiler, sanayi ve teknoloji üretenler, bilişim ve iletişim sektörleri, İşçiler ve işsizler bu mücadeleye sosyal denge sistemi ideolojisi, felsefesi ve pratiği ile önderlik etmek durumundadır.

İnsanlığın geçmiş tarihinden günümüze tanıdığı, ilişkilendiği, cefasını yaşadığı bütün sistemlerden dersler çıkararak; dünya ve bölge halklarının geleceğine sahip çıkarak, başta köylülük ve varoşlar olmak üzere tüm topluma önderlik rolünü oynamalıdır. Özgürlük ve demokrasi hareketi kendi tarihi misyonunu böyle tanımlarken, başta işçi sınıfına, tüm emekçi halklarına, bölge halklarına ve dünya halklarına karşı enternasyonalist dayanışmasını kararlılıkla ifade etmekte ve süreçle birlikte geliştirilecek pratiğiyle sosyal denge sistemini inşa ederek yerine getirmelidir.

Devletler katı ulusçu ideolojik kimliğinden arınacak, farklı kültür ve inançların eşit, özgür ve demokrasi içinde yaşamasına imkan verecektir.

Özellikle yatırım araçları sosyal denge sistemine uygun üretimle büyüme modeline geçilecektir. İhracak ve ithalat dengesi sağlanarak finans kapitalist sistemin spekülasyonlarına imkan verilmeyecektir.

Sosyal denge sistemi halkların yerinden yönetime katılması, ademi merkeziyetçiliğin önündeki engeller kaldırılarak ilk adım atılabilir. Farklı açılardan, farklı boyutlardan dünyamıza, sistemlere, sosyal sınıflara ve yeryüzü coğrafyasını kulanma, işletme biçimlerine bakarak sosyal denge sistemini algılamaya çalışabiliriz. Görülecektir ki insan eliyle çöküşe, yaşamsal kaynaklarını tükenişe götüren vahşi yönetim ve işletim sistemi bulunuyor. Yeryüzü ve yeryüzü kaynakları hem vahşice hem de kirletilerek kullanılıyr.

Bu bağlamda canlı yaşamın ve insanlığın gelecekte taşınacağı ve kullanacağı ikinci bir yeryüzü coğrafyası olmadığına göre sosyal denge sistemini şimdiden tartışmaya açması insanlığın gelecekte yaşayacağı felaketleri önüne geçilmesi için önemli bir adım olacaktır.

Sosyal denge sistemi eşitlik, özgürlük ve demokrasidir. Sosyal denge sistemi aş, iş ve toplumların refahıdır. Sosyal denge sistemi doğal, temiz su kaynakları, doğal temiz bir çevre ve ekoljik denge sistemidir. Sosyal denge sistemi kadınların, çocukların, yaşlıların, gençlerin eşit ve özgür olduğu bir dünyayı hedeflemektedir. Sosyal denge sistemi doğa ile bilinçli, dengeli, doğal kaynaklara azarar vermeden ve içiçe yaşama modelidir. Sosyal denge sistemi çölleri tarıma elverişli hale getirmeyi hedefleyen, doğal yaşamı, yaban hayatı, kıraç alanları ıslah etmeyi hedefleyerek insanlığa kazandıracak global evrensel denge sistemidir.

Sosyal denge sistemi vahşi finansal kapitalist sistemin sömürüsünden insanlığın kurtuluşunun başlangıcı olacaktır. Karşınıza aldığınız, çok büyük sermayesi bulunan bu faizci gücün sömürücü elini halkların bağrından söküp almanın kolay bir iş olmadığını görebiliriz. Sosyal denge sistemi insanlığın ve dünya canlı ekolojik sistemin yaşamının gerekçesi olacaktır. Bu bağlamda bu sistemin inşası bütün insanlıkla birlikte yürütülmelidir.

Dünyanın mevcut devlet sistemleri ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve ekolojik, her boyutu ile insanlığı merkeze alarak çözümlendiği zaman sosyal denge sisteminin önemi anlaşılabilir. Kısaca dünya nüfusunun %1'i gelir kaynaklarının %40 'ını kullanmaktadır. Dünya nüfusunun %50'lik kısmı ise gelir kaynaklarının %1'ini kullanmaktadır.

Bu tabloda görülenler, gelir dağılımındaki eşitsizlik her geçen gün büyüyerek devam etmektedir. Güçlenen finansal kapitalist sistem gün gelecek kendi koyduğu kurallarla insanlığı karanlık bir dehlizin içine doğru sürükleyecektir.

Özellikle fosil yakıt çıkarılması üzerinde durulmasını işaret ederken yeryüzü dengesine dikkat çekmek istiyorum. Yeryüzü denge sistemi kırıldığı, aşıldığı noktanın ötesi canlı yaşamın sonu olabilir. Fiziki değişimlerin başlaması ile sürecin hangi noktada duracağı bilinmez. Yeryüzü, canlı yaşam ve insanlığın sarılacağı tek şey, kurtuluş yolu sosyal denge sistemi olmalıdır.

 


 

Bu yazı toplam 2339 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim