• BIST 94.655
  • Altın 144,743
  • Dolar 3,5473
  • Euro 3,8646
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

İnternet Türkçeyi nasıl etkiliyor

İnternet Türkçeyi nasıl etkiliyor
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Tuncay Bülbül, daha hızlı iletişim kurabilmek için internet yazışmalarındaki

gençler arasında sıkça kullanılan argo kelimelerin ve kısaltmaların kuşaklar arasında ciddi bir iletişim problemine yol açtığını söyledi.

Dijital çağın en büyük hediyesi olan sosyal medyadaki paylaşım sitelerinde Türkçe harflerin kullanımında başlayan özensizlik bir yandan Türkçesi olan terimlerin bile İngilizcelerini kullanma özentisine dönüşürken, bir yandan da gençlerin Türkçe yazım ve konuşma dilini yozlaştırma tehlikesini gündeme getiriyor.

Günün büyük bölümünde gerek bilgisayarlar gerekse de akıllı cep telefonları sayesinde sosyal paylaşım sitelerinde paylaşımda bulunan gençler, Türkçedeki “a,e,i,ı” gibi ünlüleri kullanmamaya o kadar alıştık ki artık kelimenin içinde ünlü harf olmayışı kimseyi rahatsız etmez hale geldi.

İnternette “selam” yerine “slm”, “merhaba” yerine “mrb”, canım yerine “cnm”, tamam yerine “tmm”, kendine iyi bak yerine “kib” yazan genç nesil; “online”, “pc”, “off”, “full”, “e-mail” gibi yabancı kökenli kelimeleri de Türkçe karşılıkları olmasına karşın hem günlük hayatta hem de yazışmalarında sıklıkla kullanıyor.

"İLETİŞİMSİZLİK SORUNU OLUŞTURUYOR"
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Tuncay Bülbül, daha hızlı iletişim kurabilmek için internet yazışmalarındaki gençler arasında sıkça kullanılan argo kelimelerin ve kısaltmaların kuşaklar arasında ciddi bir iletişim problemine de yol açtığını söyledi.

Gençlerin kendi arasında ürettikleri jargonları ve kısaltmaları aile bireylerinin anlamayabildiklerini, bunun sonucunda oluşan iletişimsizliğin aile bireyleri arasında çatışmayı beraberinde getirdiğini ifade eden Bülbül:

“Her şeyden önce bu Türk dili açısından bir sorundur fakat diğer taraftan bunu sadece dil olarak görmemek lazım. Ben bunu toplumun kısa zamanda tüketme alışkanlığına bağlıyorum. Her şeyi çok kısa sürede tüketme gibi bir eğilim içerisindeyiz. Genel olarak böyle bir karakter yapısı içerisine büründük. Ben bunun bir sonucu olduğunu düşünüyorum.

Tabii bunların dil üzerinde olumsuz etkileri elbette var. Diğer taraftan Türkçe bağlamında konuşursak; Türkçe’nin o kadar güçlü bir yapısı var ki asırlarca Farsçanın, Arapçanın o güçlü, baskın etkisi karşısında bile dimdik ayakta durmayı başarabilmiş. Bu bağlamda baktığım zaman içim biraz daha rahat oluyor. Ama tabii bunun asıl sonuçları kuşaklar arasındaki iletişim kopukluklarında kendini gösteriyor. Asıl sonuç burada ortaya çıkıyor diye düşünüyorum.

Baktığımızda çocukla baba arasında bir iletişim sorunu oluyor. Çocuk daha hızlı konuşma, daha hızlı cümleler kurma çabası içerisinde ama baba bunu algılayamayabiliyor. Gençlerin kendi arasında ürettikleri jargonları, kısaltmaları aile bireyleri anlayamayabiliyor. Bunun sonucunda da tabii iletişimsizlik oluşuyor ve bu iletişimsizlik aile bireyleri arasında çatışmayı beraberinde getiriyor. Böyle bir durumda kalmaktansa anne ve baba çocuğu kendi haline bırakma yolunu da tercih edebiliyor. O zaman da biraz daha sıkıntılı durumlar oluşabiliyor” dedi.

İnternet ortamında yapılan yazışmalarda sesli harflerin kullanılmaması ve sıkça argo kelimelerin kullanılmasının yazı dilini olduğu kadar konuşma dilini de olumsuz etkilediğini ifade eden Bülbül, artık gençlerin günlük hayatlarında çok fazla argo kullanmasına dikkat çekerek,

“Aslında 90’lı yıllardan sonra böyle eğilimler başladı. Sesli harfler yazılmamaya başlandı. Tabii ki bu kullandığımız Türkçede bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Kelimeleri doğru yazıp doğru telaffuz etmek lazım. Hatta ebeveynlerin yanlış bir telaffuzda çocuğunu tekrar tekrar düzeltmesi gerekiyor. Burada bir noktada iş yine ebeveynlere düşüyor.

Yazı dili önemli sizin bütün medeniyetiniz yazı dili ile şekilleniyor. Konuşma dilinden ziyade bu yazı diliyle oluyor. Bu nedenle gençlerin konuşmalarına, söylemlerine, yazılarına dikkat ederek düzeltmeleri gerekiyor. Bu hassasiyeti herkesin taşıması gerekiyor. Yazı dilindeki olumsuzluklar konuşma dilini de olumsuz yönde etkiliyor. Sizi konuşması farklı olan, farklı bir ağzı olan bir yere götürseler siz de onlar gibi konuşmaya başlarsınız. Ben bu yüzden hayatımız içerisinde çok fazla argo girmesinden endişeleniyorum. Argolar artık tabiileşmeye başladı.

Bakıyorsunuz küçük bir çocuğun ağzından argo bir kelime çıkıyor ve herkes şaşırıyor. Biliyoruz ki çocuk bunu ya internetten ya da televizyondan izlediği dizi ve filmlerden öğreniyor. Biz toplum olarak çok naif insanlarız aslında. Gerçekten müthiş sanat eserleri, şiirler ortaya koymuş bir milletiz. Aşırı argoyla bu milletin naifliği yavaş yavaş erozyona uğruyor” diye konuştu.

Bu haber toplam 905 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Minik öğrencilere kitap ve kütüphane tanıtıldı!27 Nisan 2017 Perşembe 11:12
  • Sınır karakollarına havanlı saldırı!26 Nisan 2017 Çarşamba 22:31
  • 9 bin 103 polis açığa alındı26 Nisan 2017 Çarşamba 22:14
  • Kutlu Doğum haftası Hicri takvime sabitlenecek26 Nisan 2017 Çarşamba 22:08
  • arazi anlaşmazlığı: 2 ölü, 5 yaralı26 Nisan 2017 Çarşamba 22:07
  • -Hakkari HDP Milletvekili Akdoğan tahliye edildi!26 Nisan 2017 Çarşamba 14:24
  • ASP'den anlamlı ziyaret!26 Nisan 2017 Çarşamba 13:37
  • HATSO’dan protokole kahvaltı!26 Nisan 2017 Çarşamba 12:39
  • Araçlarda cam filmi kullanımı artık yasal!26 Nisan 2017 Çarşamba 11:38
  • Uçan araba artık hayal değil!26 Nisan 2017 Çarşamba 11:25
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim