• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

KADIN TACİRİ MEDYA PATRONLARI

Abdurrahman Aşkan

Peygamber efendimizin nuruyla donatılan bu kâinat, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem’in çocukları Habil ve Kabil’den günümüze kadar süre gelen sevgi, muhabbet, hürmet, şefkat, merhamet, saygı, sevgi vs. uzayıp giden güzelliklerin yanında kargaşa, çekememezlik, kin, nefret, öfke de dünya süsü insanın hayatında imtihan olarak yer edinmektedir.

İnsanoğlu yaptıkları ve söyledikleriyle Hakka karşı sorumluluk alan bir varlıktır. İcraatlarında güzellikler olduğunda nasıl sevap alıyorsa; kötülüklerinde de ve kötülüklere sevk eden davranışlarında da günaha boğulmak olacak.

Günümüz dünyasında insanoğlunun dünya sevgisi, mal, mülk edinme arzusu, kariyer, derece ve dünyevi yükselme hevesi artmaktadır. Ne mutlu bu sevgiyi Allah’tan kendilerine bir lütuf olarak görüp, bu sevmekten gelen sevgi heyecanını Rahmandan bilip Rahmanın sevgisine çevirenlere…

Ahir zaman diliminde kötülüklerde yarışanlar, ülkemizde İslam ve İslam’ın vasıflarını taşıyan tüm güzelliklerin düşmanı olma hevesindekiler adeta şeytanın birer askeri konumunda yer edinmişlerdir. Şeytana taş çıkartacak olan bu kendisini çokbilmiş yaratıkların bugün ki pişmanlıkları, dizlerine vurmaları ne kendilerine nede fikir babalarının kazdıkları kuyudan çıkarmaya güçleri yetmiyor ve yetmeyecektir. Kazdıkları kuyuda boğulana kadar…

Medeniyetin her çeşidini Avrupa’ya öğreten İslam coğrafyasının özüne sadık kalmayışı ve kaybettikleri İslam medeniyetini Avrupa’nın dinden imandan uzaklaştıran medeniyetiyle karıştıran sözde cumhuriyetçi, cumhuriyet muhafızlığı şapkasının arkasına saklanan zavallıların bugün ki halleri içler acısıdır…

Eseriniz değil mi?! Medreseleri kapatıp yerine Müslüman kızlarını, gençlerini İslam’dan uzaklaştırmak adına karışık eğitim dediğiniz, avlusunda kızların raks ederek açtığınız okullar… Allah’ın emrini yerine getirenlere, örtünenlere, sünneti seniye olan sakal bırakanlara yobaz,

gerici, Nurcu, Nakşîbentçi, Mevlanacı, tarikatçı şucu bucu diye medyanızla şişirip halkın gözünde dışlayıcı, küçümseyici gibi başlıklar altında Müslüman halkları birbirine öcü olarak gösterilip aralarına nifak, tefrika yerleştirerek bir birlerine düşman etmeniz…

Eseriniz değil mi?! Şöhret sever şahısları piyon kullanarak televizyonunuzun ekranlarında, başaktörlük bahşettiğiniz. Yatakları herkes tarafında paylaşılan, zavallı perişan gösterdiklerinizi bir ekmek karşılığında hayâlarını beş paralık ettiğiniz.

zevku sefaya dalan, içki masalarında kız erkek karışımı kimin kiminle ne yaptığı belli olmayan filmlerinizin sonunda karnı burnunda, yol ortasında haline terk edilmiş nikâhsız aşkları millete çok güzelmiş masumane bir edayla şeytani ekranlarınızda bu halkın saadet dolu aile ortamına şeytanice sızmanız…

Sıradan bir şeymiş, doğal görünümü verilen cadde, sokak, açık alanlarda ki iki yabancının öpüşmesi, hayvanca sarılıp dolaşmalarını izleyen, izleten sizin pislik dolu kuyularınıza bu halkı çekmenizde ki arzunuz…

Eseriniz değil mi?! Bu Müslüman halkın yakasına yapışıp imansızlığı aşılamak için attığınız bindir taklanın, ekranlar da para karşılığında soyduğunuz masum kızların, açtığınız genel evlerin, mal misali kullanıp çöp değeri bile vermediğiniz, sağa sola savurduğunuz kızların, kadınların içinde neden kızınız, eşiniz, bacınız yok. İçinde kızınızın, bacınızın, eşinizin yakınınızın olmadığı davanız olan pisliğe ne denli samimi ve doğru yolda olduğunuzun kanıtıdır. Ey medya patronları bunca yaptığınız, dinsizliği bu Müslüman halka aşılama gayretinizin karşılıksız kalacağını mı sanıyorsunuz?

Bugün on sekiz yaşını doldurdum artık özgürüm bana karışamazsınız, eseriniz olan fıtnevizyona özenip dizüstüne kadar soyunan, vücut hatlarını aşıp, vücudunu ilan panosu konumuna indiren çıplak giyimlileri, ekranlarınızda gördükleri göz, kaş, dudak boyamalar, tırnak ojeleme sizin eseriniz değil mi?

Ülkemizin TV’lerinde kadın, kızı soy(un)ma hastalığına, yarışına girenler, ve bu diz boyu ahlaksızlıklarını, hayâsızlıklarını dört gözle bekleyen, oynanan oyunların şuur ve bilincinde olmayan birçok kardeşimizin uyanma vakitleri gelmedi mi?

Müslüman evlerden çıkan elbiseli çıplaklar, okullarda olmazsa olmazlar listelerine koyduğunuz dizüstü etek yada dar pantolon veyahut ergenlik çağında olan Müslüman kardeşlerimizin nefsani duygularının dürtecek ince elbiselerle ne maksatla çalıştığınızın ve ne denli bu halka maneviyatta zulmettiğinizin farkındadır ey zalimler için yaşasın cehennem sözünün birebir muhatapları medya patronları, film yöneticileri, senaryo yazıcıları…

“En faziletli kadın, kendisini kocasına sevdiren, onunla hoş geçinen ve uyum içinde olandır. En kötüsü de, açılıp saçılan, böbürlenendir”. Hadis-i şerif

 “Kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktı” Saff - 8. İşte o nur tamamlandığında vay halinize karanlık yarasaları, insan tacirleri…  

Rabbim hakikate bakanlardan değil, hakikati görenlerden eylesin. Rabbim genç kardeşlerimize, bacılarımıza giyim kuşam söz ve davranışlarında kendisini İslami çerçevede ayarlayanlardan eylesin… Selam ve dua ile…

 
Bu yazı toplam 945 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim