• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 3 °C

Karayılan Öcalan özgür olacak

Karayılan Öcalan özgür olacak
Karayılan: Komplo çürütüldü sıra Önderliğin özgürlüğünde,,

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun 15. yıldönümü vesilesiyle Mezopotamya radyosuna konuşan Halk Savunma Merkez Karargah Komutanı Murat Karayılan çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Komplonun Kürt halk Önderi şahsında Kürt halkının özgür iradesine karşı geliştirildiğini belirten Karayılan, İmralı’da Öcalan şahsında gelişen mücadele ile komplonun çürütüldüğünü, Kürtlerin imha edilmesini hedefleyen komplonun eşiğinden halkın ve Önderliğinin özgürlüğünü sağlayacak bir aşamaya ulaşıldığını belirtti.

Kürt özgürlük hareketini tasfiye ederek Ortadoğu politikalarının önünü açmak isteyen uluslararası güçlerin günümüz koşullarında tıkanma ve kriz içinde olduğuna da dikkat çeken Karayılan; “Yani bu uluslararası komplo Apocu Hareket karşısında sallandı. Fakat 1 Haziran 2004’ten itibaren yeniden direniş hamlesinin başlaması, Önderliğimizin bunun ardından KCK sistemini ilan etmesi esasları üzerinden halkımız mücadelesini gün be gün geliştirdi ve bugün artık kendisini ve Önderliğini özgürleştirme dönemine girdi” ifadelerini kullandı.

KOMPLO HUKUKİ VE AHLAKİ OLMAYAN BİR YÖNTEMDİR

Komplo yönteminin kullanması ve amaçlananlara vurgu yapan Karayılan şunları söyledi. “Ben öncelikle Güneşimizi Karartamazsınız şiarıyla kendi bedenini ateşe vererek göğsünü komplocuların saldırılarına siper yapan kahramanları anıyorum. Bu kahramanlar komploya karşı ortaya koydukları tavır ve sergiledikleri fedaice duruş ile komploya karşı her PKK militanının nasıl bir tutum sahibi olması gerektiğini gösterdiler.

Bu kahramanlar; komplonun başlangıcından günümüze kadar boşa çıkarılması amacıyla yürütülen mücadeleye öncülük ettiler. Bu direnişte başından itibaren kendi yaşamını feda eden öncü şehitlerin ve kahramanlarımızın rolü büyüktür. Onları burada tekrar anıyor ve verdiğimiz sözü yeniliyorum.

Komplo ile amaçlanan haksızlık yapmak, doğruları çarpıtmaktı. Ahlaki yöntemler ile değil de oyunlar, hileler ile kirli tuzaklar ile sonuç almak, kendi kirli emellerine ulaşmak isteyenler bu yönteme başvurdu. Komplo meşru, hukuki ve ahlaki olmayan bir yöntemdir. Hakikate, söze ihanettir. İki yüzlülük ve kalleşliktir.

Ortadoğu’da Kürt halkı bir hakikattir. Varlığı tarihin derinliklerinden geliyor. Bu hakikati gizlemek istemişler. Kürdistan’ı dört parça yaparak inkar etmek, Kürdistan üzerinde asimilasyon siyaseti yürütmeyi amaçlamışlar. Bu haksız bir yol ve yöntemdir. Hakikat karşıtıdır. Bunun için birçok kez Kürtlerin düşmanları komplo yöntemiyle Kürtlere karşı hareket ettiler.

Birçok kez Kürtlere ve Önderlerine karşı komplo yöntemi geliştirildi. Önder Apo da Kürdistan hakikatini temel alarak yola çıktı. Kürt Özgürlük Hareketini geliştirdi. Dönemin ruhuna uygun yeni bir yol ve yöntemle, yeni bir çizgi ile Kürt halkına uygulanan haksızlığı ortadan kaldırmak ve diğer halklar gibi kendi topraklarında, kendi zenginlikleri üzerinde eşit ve özgürce yaşamak için bu mücadeleyi geliştirdi. Aynı zamanda, Ortadoğu’da yaşanan haksızlığın ortadan kalkması ve Ortadoğu halkının irade olması, üzerindeki sömürgeci ve baskıcı uygulamaların son bulması için yeni bir çizgiyi Ortadoğu ve Kürdistan’da geliştirdi.”

SÖMÜRGECİLER ÖNDERLİĞİN ÖZGÜRLÜK ÇİZGİSİNİ TEHLİKE OLARAK GÖRDÜ

Kürt halkının varlığını kabul etmeyen ve içine sindiremeyenlerin bu gelişmeden rahatsız olduğunu kaydeden Karayılan; “Fakat Kürdistan gerçekliğini gizlemek, Kürt halkını yok etmek, Kürdistan üzerindeki köleciliği kalıcı kılmak isteyerek Ortadoğu üzerinde hesap yapanlar, Önderliğin temsil ettiği çizgiyi kendileri için tehlike gördüler.

Bu yüzden, Kürdistan ve Ortadoğu üzerindeki hesaplarını geliştirmek amacıyla, planlarının engellenmemesi için Önder Apo, Hareketimiz ve halkımıza karşı bu komployu geliştirdiler. Komplo Başkan Apo şahsında; Kürdistan halkının özgürlüğüne ve esasında Ortadoğu halkının iradeleşmesine karşı yapıldı. Başkan Apo’nun temsil ettiği özgürlük çizgisinin tasfiyesi için geliştirildi” dedi.

KOMPLO 1992’DE DEVREYE KONDU

Komplonun 1998 ve 1999 gibi bir iki yıl içinde geliştirilen bir durum olmadığının altını çizen Karayılan, şu tespitlerde bulundu: “Başlangıcı 1998-1999 değildir, 1992’dir. Daha o zaman kampımız Lübnan sahasında yasaklandığı ve Güney savaşı başladığında komplo hareketimize karşı başlatıldı. Bu tarihten sonra, bize karşı yapılan savaşa NATO destek verdi. Apocu hareketi etkisiz kılıp ortadan kaldırmak istediler. Çünkü bu hat Kürt halkı ve bölge halkının iradeleşmesi hattıdır.

O yüzden bölge üzerinde hesapları olan emperyalist ve sömürgeci güçler bu çizgiyi kendileri için tehlike görerek tasfiye etmek istediler. Bu hattı ortadan kaldırmak ve etkisiz kılmak için ilkin Türk ordusunu her açıdan desteklediler. İstedikleri sonucu gerillaya yönelik elde edemeyince bu sefer Önder Apo’yu hedef aldılar.”

YÜZÜSTÜ BIRAKTILAR

Komploya 34 devletin aktif ya da dolaylı katılımının tespit edildiğini kaydeden Karayılan “Amerika, Yunanistan, İsrail ve kimi Avrupa devleti aktif bu komploda rol alırken kimisi de dolaylı olmak üzere toplamda 34 devlet bu komploda yerini aldı. Genel bir konsepttir ve geniş bir girişimdir. Önder Apo’yu Türkiye’ye teslim etmek için birçok girişimde bulundular ve bundan daha Türkiye’nin haberi bile olmadığı söyleniyor.

Hatta o dönem Türk Başbakanı Bülent Ecevit; “Ben hala anlamış değilim Amerika Öcalan’ı yakalayarak neden bize teslim etti?” diyerek bu komplodan habersiz olduğunu ifade etmiştir. Bu durum konseptin nasıl bir uluslararası boyutu olduğunu göstermeye yetiyor. Bu konsepti bu güçler geliştirmiştir. Bu güçlere Önderliğimize ve halkımıza karşı kendisini dost olarak gösterip Avrupa’ya çekip de orada Önderliğimizi yüz üstü bırakıp sözlerine sahip çıkmayanlar komplonun gelişmesine zemin olmuştur” tespitlerinde bulundu.

İMRALI SİSTEMİ ULUSLARARASI BİR İŞKENCE SİSTEMİDİR

Böyle büyük bir girişimin adım adım örüldüğünü dile getiren Karayılan; sözlerine şöyle devam etti. “Geniş bir konsepttir ve temel amaç hareketi tamamen ortadan kaldırmaktır. Hatta ilkin imha edelim yani ‘şehit düşürelim’ diyorlar. Fakat ardından PKK’nin Önderliğimizin kahramanlığı üzerinden daha da gelişeceğini belirterek bir yerde esaret altına almayı, büyük bir tecrit ve izolasyon altına alarak, karalama kampanyası ile halkın gözünde karartıp, halkın ondan soğumasını ve hareketimizin tasfiyesini amaçlıyorlar.

Hareketimizin ve halkımızın tasfiyesi için İmralı sistemini oluşturuyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde denizin ortasında, dibinde böylesi bir tecrit ve izolasyonun uygulandığı bir sistem yoktur. İmralı sistemi psikolojik işkence, izolasyon ve tecrit sistemidir. Önderliğimizi orada diri diri tabuta koymak, halkı nefessiz bırakmak ve özgürlük hareketini tamamen tasfiye etmek için bu sistemi geliştirdiler.”

İMRALI SİSTEMİNDE ULUSLARARASI GÜÇLERİN ROLÜ VAR

İmralı sistemi yalnızca Türk devlet sistemi olmadığına vurgu yapan Karayılan, şunları dile getirdi: “Bunun ulusal ve uluslararası ayakları var ve birçok gücün burada rolü var. Onun için büyük ve geniş bir komploydu. Her türlü kirli yöntemin içinde bulunarak uygulandığı kalleşçe bir komploydu. Amacı da Kürt halkını başsız ve çizgisiz bırakmak, köleleştirmek ve iradesiz kılmaktı.

Başkan Apo şahsında Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketine karşı bu saldırıya, komploya başvurdular. Fakat Kürt halkı Önderliğini bırakmadı. Bunlar da gösteriyor ki, her şeyden önce komployu geliştirenler; Önderliğimizi doğru tahlil edememişler.

Hareketimizi doğru tahlil etmemişler. Komplocular, Önderliğimiz esir alınınca biz hemen birbirimize girerek dağılacağız ya da Önderliğimiz böylesi bir tecrit ortamına alınınca çaresiz kalacak diye düşündüler. Önderlik İmralı Zindan’ında hiçbir zaman kendisini çaresiz bırakmadı. Orada çalıştı ve orada mücadeleyi tek kişilik bir ordu gibi yürüttü.

Her şeyden önce 10 kitaptan fazla kitap yazdı. Dönemin Devrimci Çizgisini yeniden geliştirdi. Biz bu komploya karşı nasıl başaracağız, bunun yolunu şeffaflaştırarak önümüze koydu. Kendi kişiliğinde de komployu boşa çıkartarak bu komplonun nasıl boşa çıkarılacağını ve sonuçsuz kalacağının yol ve yöntemlerini kaleme alıp geliştirdi.”

KÜRT HALKI ÖZGÜR YAŞAMAYA KARAR VERDİ

Kürt halkının Öcalan çizgisinde bir birliği sağladığına vurgu yapan Karayılan: “Halkımız önderlik çizgisinde bir oldu. Büyük bir fedakarlık yaptı. İşte o başlangıçta kendi bedenini yakarak komployu protesto eden fedailerin ruhu hareketimizin içinde, Kürdistan’da derinleşti. Benzersiz bir mücadele ile sömürgeci rejimin zindanlarında, Kürdistan’ın özgürlük dağlarında, her yerde bu halkın evlatları Önder Apo çizgisinde derinleşme yaşadı.

Direndi ve bu mücadeleyi hakikate dönüştürerek, düşmanın tasfiye etme, yok etme planını boşa çıkardı. Ne kadar Önderliğimize karşı tecrit gelişirse gelişsin, halkımız daha fazla Önderliği sahiplendi, daha fazla ona bağlandı. Bu halkımız için gerçekten büyük bir değerdir, onurdur. Önderliğini bırakmadı. Bu da gösteriyor ki; artık Kürt halkı özgür yaşamaya karar vermiştir. Özgürlüğü için Önderliğinin etrafında toplandı. Evlatlarını mücadeleye vererek güçlendirdi. Halkımız böyle kendisini iradeleştirdi. Öyle yaptı ve bugün artık sonuç alma, başarma, zafere ulaşma dönemine girdi” şeklinde konuştu.

HAYAL DENİLENLER GERÇEKLEŞİYOR

Kürtlerin bütün Kürdistan parçalarında gün geçtikçe daha da güçlendiğini belirten Karayılan, şunları belirtti: “Biz bütün Kürdistan parçalarında Kürt halkının mücadelesinin ve örgütlülüğünün 15 yıl öncesine göre 10 kat daha fazla olduğunu görüyoruz. Yani bu uluslararası komplo Apocu Hareket karşısında sallandı.

Birkaç yıl komplonun üzerinden hareket etti fakat 1 Haziran 2004’ten itibaren yeniden direniş hamlesinin başlaması, Önderliğimizin bunun ardından KCK sistemini ilan etmesi esasları üzerinden halkımız mücadelesini gün be gün geliştirdi ve bugün artık kendisini ve Önderliğini özgürleştirme dönemine girdi. Daha önce biz Önderlik özgürleşecek dediğimizde birçok kesim “bunlar hayali konuşuyor” diyordu. Ama şimdi bizim dışımızdaki birçok kişi de Önderliğimizin özgürlüğünü tartışıyor. Özgür olması gerektiğini söylüyor ve Kürt sorununun Önderliğimizin özgürlüğü olmadan çözülmeyeceğini dile getiriyorlar.”

ULUSLARARASI BOYUTTA EN ÖNEMLİ LİDERLERDEN BİRİ OLDU

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın gözle görülür bir şekilde artık siyasi bir otorite olarak tüm dünyada kabul gördüğünü aktaran Karayılan sözlerine şu şekilde devam etti: “Önderlik o kadar büyük bir irade oldu ki dünyada yüz kişi arasında en önemli 20 liderden biri olarak açıklandı. Bir önderlik ki zindandadır, tecrit altındadır ve dışarıyla bağı yoktur. Birkaç kişi ile ancak ilişkilenebiliyor.

Böyle bir tecride rağmen 20 en önemli ve güçlü lider arasında en güçlü ve önemli bir lider olarak seçiliyor. Bu tüm halkımız ve kadrolarımız için büyük bir onur kaynağıdır. Halkımızın, hareketimizin, kadrolarımızın özgürlük ve Önderlik için ortaya koyduğu duruş komplonun sonuç almadığını gözler önüne seriyor. Çünkü komplo bu hareketi yok etmek, Önderliği güçsüz bırakarak sağ bir şekilde katletmek istiyordu. Ama Önderlik dünyada en güçlü bir insan haline geldi” dedi.

ÖNDERLİĞİMİZE YÖNELİK ORTAYA SÜRÜLENLER KOMPLONUN DEVAMIDIR

Bu gelişmelerin komplonun sonuç almadığı anlamını taşısa da tamamıyla devreden çıktığı anlamına da gelmeyeceğini belirten Karayılan: “Tekrar komplonun yöntemi olarak Paris katliamı, Amed katliamı gibi örnekler geliştiriyorlar. Her fırsatta kimi yöntemleri devreye koyuyorlar. Hatta Önderliğe karşı, kimi güçler itibarsızlaştırmak için kimi oyunları geliştirmek için çaba harcıyorlar. Kimi sahtekarca yöntemlere başvuruyorlar. Bu da komplonun yöntemlerinin kimi yanlarıyla hala sürdüğünü gösteriyor” diyerek uyarıda bulundu.

BAŞTA ABD ÖNDERLİK HAKİKATİNİ GÖRMELİDİR

Bunun için bütün militanların, yurtseverlerin, Kürt siyasetçilerinin komploya karşı tutumunun net, uyanık ve tedbirli olması gerektiği uyarısında bulunan Karayılan şunları dile getirdi: “Kürdistan’da başarılı olmanın yolu mücadele yürütenlerin uyanık bir tutum sahibi olmasından geçer. Komploya başta kendi şahsında yol verilmemeli. Biz komployu belki tamamen ortadan kaldırmadık fakat gerilettik, sonuçsuz bıraktık.

Bunun yolu nedir? Her şeyden önce sen kendi şahsında komploya yer vermeyeceksin. Kendi şahsında, kişiliğinde kararlılık geliştirerek tereddüde girmemelisin. Komplocular tereddüde koymak, korkutmak ve geri adım attırmak istiyorlar. Komploya karşı iradeli, bilinçli durulmalı.

Böyle komployu geriletebilirsin. Bütün uluslararası güçlerin ortaklığı ile geliştirilen böyle büyük bir komplo Kürdistan’da sonuç alamamış ise öyle bilin ki hiçbir komplo sonuç alamaz. Bunun için Kürdistan’da artık yeni bir devir gelişti. Bu hususta biz diyoruz ki; komployu geliştirenlerin artık Kürt ve Kürdistan hakikatini, PKK hakikatini, Önder Apo’nun Önderlik hakikatini görmelidir. Artık komplonun devam ettirilmesinden vazgeçmeliler. En başta ABD’nin artık bu hakikati görmesi gerekiyor.”

KOMPLOCULAR KÜRT HALKINDAN ÖZÜR DİLEMELİDİR

Komplo ile Kürdistan halkına haksızlık ve zulüm yapıldığını ifade eden Karayılan: “Kürt halkı bir hakikati temsil ediyor. Bu komplo Kürdistan halkına büyük bir zarar verdi. Bugün Kürdistan’da kara gün oldu. Halkımız bu günü protesto etmek için oruç tutuyor, yaşamı ve çalışmayı durduruyor.

Kürdistan’da büyük bir trajedi yaşattılar. Bu zulüm durmalıdır. Kürt halkından özür dilenmelidir. Kürt halkı son 15 yılda hakikati tekrar gün yüzüne çıkardı, ortaya koydu. Bu hakikat karşısında komplocu güçler kendi yanlışlarını, hatalarını, haksızlıklarını görüp komplodan vazgeçmelidir. Kürt halkının iradesine saygı göstermelidir” diyerek uluslararası güçleri Kürt halkından özür dilemeye çağırdı.

ÇÖZÜMSÜZLÜK KOMPLOCULUKTAN KAYNAKLANIYOR

Son dönemde Demokratik Çözüm sürecinde yaşanan tıkanmayı gelişen komplo ile bir yüzleşmenin yaşanmamasına bağlayan Karayılan sözlerine şunları ekledi: “Ancak komplocular komployu resmi bir şekilde sona erdirirse çözümün önü açılır. Yani Kürt halkını ve iradesini tanımayan güçler, çözüm sürecini de tıkıyorlar. Bunun için biz artık herkesin bu hakikati görmesi gerektiğini söylüyoruz. Böyle ahlak dışı, hukuk dışı, komplocu yöntemlerden vazgeçmelidirler. Bu yol ve yöntemlerden vazgeçmedikleri sürece Ortadoğu hakikatini de tanıyamaz, anlayamazlar. Bu temelde sorunları da çözemezler.”

MUHATAPLIK GERİDE KALDI ŞİMDİ SIRA ÖZGÜRLÜKTE

Artık Öcalan’ın dünya çapında ve özelde de Kürdistan’da bir lider statüsü kazandığına vurgu yapan Karayılan, Türkiye devleti ve AKP hükümetinde önemli bir yetkili olan Beşir Atalay’ın ‘Siz kabul etseniz de, etmeseniz de Abdullah Öcalan Kürtlerin lideridir’ sözlerine atıfta bulunarak şunları belirtti: “Bunları kendisi söylüyor.

Madem öyledir; o zaman Kürt halkının lideri neden zindandadır? Madem öyledir; niye siz bir halkın lideri gibi yaklaşmıyor, hala oyalama politikalarıyla yaklaşıyorsunuz? Bu soruları onlara sormak gerekiyor. Bu sözler de aynı zamanda ispatlıyor ki; komplo çürütülmüştür. Kürt halkı komplonun çürütülmesinde büyük bir mesafe almıştır. Muhataplık süreci geride kalmış, diyalog süreci yürütülmüş, şimdi de özgürleştirme süreci kalmıştır. Artık kimse Kürt halkını bu yürüyüşünden geri adım attıramaz. Yani artık Başkan Apo’nun özgür olması, Kürdistan’ın özgür olması ve Kürt halkı üzerinde yürütülen köleciliğin sona ermesi gerekmektedir “

NEDEN DİĞER PARÇALAR DA BATI KÜRDİSTAN GİBİ ÖZGÜRLEŞMESİN?

Artık Kürt halkı için yeni ve tarihi bir dönemin başladığına dikkat çeken Karayılan; “Bunun göstergesi Rojava’dır. Bakın, Türk devleti Rojava’da Kürtlerin bir statü kazanmaması için büyük bir çaba içine girdi. Ama Batı Kürdistan statüsünü ilan etti. 21 Ocak’ta kendi özerkliğini, özerk yönetimini ilan ettiler.

Güney Kürdistan’ın da statüsü var. Peki en büyük Kürdistan parçası olan Kuzey Kürdistan’ın niye statüsü olmasın? Niye Doğu Kürdistan’ın statüsü olmasın? Artık bu gelişmelerin önünü kimse alamaz ve özgürlük yürüyüşü sonuca ulaşacaktır. Bu gözler önündedir. Yalnız bu yolda biz kadrolar, yurtsever halkımız dönemin sorumluluğunu anlamalı, bu sorumluluğunun üzerinde durmalı ve bulundukları her alanda ona göre hareket etmeli ve mücadeleyi yükseltmelidir.

DEVLET ÇÖZMEZ İSE BİZ ÇÖZER SİSTEMİMİZİ KURARIZ

Bu irade ve bu ruh ile eğer yeni dönemde mücadele yürütülür ise ki yürütülecektir o zaman zafer muhakkak gelişecektir. Artık yönümüz bu zafere dönüktür. Bunun için de diyoruz ki; madem devlet bunu görüyor, çözüm yolunun bu olduğunu biliyor ve çözmek istediğini söylüyor o zaman bu hakikati görerek oyalamaya son vermelidir.

Eğer bunu yapmaz ise biz bunu kendi başımıza da yapabiliriz. Biz KCK sistemini kendimiz oluşturabilir, çözümü geliştirebiliriz. Artık Kürt halkı bu konuda çaresiz değil, çare sahibidir. Bunu herkesin görmesi gerekiyor. Bu komployu çürüten halk, özgürlüğünü de sağlayabilir.”

 

Bu haber toplam 3411 defa okunmuştur
Etiketler: , ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim