• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur

Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur. Esed bu şansını çoktan kaybetmiştir” dedi.

Türkiye’nin dönem başkanlığı ve ev sahipliğinde gerçekleştirilen G-20 Antalya Liderler Zirvesi’nin sonuçlarını paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başından beri söylediğim bir şey var: ‘Küresel barış ve istikrar sağlanmadan, güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir.

Dolayısıyla G-20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezlikten gelmek gibi bir lüksü olamaz.’ Bu anlayışla, zirvede finansal konuların yanı sıra, terörizm ve mülteci krizini de ele aldık. Biz Türkiye olarak, terörizmin ne olduğunu çok iyi bilen, bunun ağır sonuçlarıyla 1970’li yıllardan beri yüzleşen bir ülkeyiz” dedi.

Antalya Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nin, G-20’nin önümüzdeki dönem çalışmalarını şekillendirecek önemli bir belge olduğuna inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılı için G-20 dönem başkanlığını, Çin Halk Cumhuriyeti’ne devrettiklerini açıkladı.

Erdoğan, Paris’te yaşanan saldırıların, liderler olarak kendilerini derinden üzdüğünü ve söz konusu saldırıları şiddetle kınadığını belirtti.

‘Terör örgütleri arasında ayrım yapan herkes…’

Fransa’nın acılarını paylaştıklarını dile getiren Erdoğan, 2015 Antalya Zirvesi’nin en önemli sonuçlarından birinin, dünya ekonomisinin ve nüfusunun çok büyük bir bölümünü temsil eden G-20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymuş olmaları olduğunu belirtti.

Erdoğan, “2008 yılından beri G-20 Zirvelerine katılan bir liderim. Başından beri söylediğim bir şey var: ‘Küresel barış ve istikrar sağlanmadan, güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla G-20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezlikten gelmek gibi bir lüksü olamaz.’

Bu anlayışla, zirvede finansal konuların yanı sıra, terörizm ve mülteci krizini de ele aldık. Biz Türkiye olarak, terörizmin ne olduğunu çok iyi bilen, bunun ağır sonuçlarıyla 1970’li yıllardan beri yüzleşen bir ülkeyiz” diye konuştu.

Erdoğan, “Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaksızın bu tehditle kararlı şekilde mücadele edilmelidir. Bu örgütler arasında ayrım yapan herkes, her ülke, bizim gözümüzde, terörizmle mücadele konusunda büyük bir hata içindedir.

Biz, DAEŞ terörüne karşı da, El Kaide, Boko Haram, PKK, PYD, YPG, DHKP-C gibi terör örgütlerine karşı da aynı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Özellikle, G-20’de temsil edilen ve içinde bizim de bulunduğumuz Müslüman liderler olarak, İslam’la hiçbir ilgisi olmayan DAEŞ terörüne ve vahşetine karşı ortak sorumluluklarımız üzerinde durduk” dedi.

‘Yönetilemez ülkeler var’

Türkiye’nin çevresinde artık yönetilemez hale gelmiş ülkelerin ortaya çıktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin en fazla öne çıkan ülke olduğunu söyledi ve şunları kaydetti: “Sınır komşusu ve halkıyla yakın bağları olan bir ülke olarak, Suriye’de yaşanan dramın etkilerini ilk günden beri çok yakından hissediyoruz.

Türkiye bugün 2,2 milyonu Suriyeli ve 300 bini Iraklı olmak üzere, 2,5 milyon mülteciyi topraklarında barındırıyor. Bu mağdur insanların tamamına, inanç ve köken farkı gözetmeksizin, kapılarımızı açtık. Bu tavır, her şeyden önce, bizim için bir insanlık vazifesidir. Ancak, karşı karşıya bulunduğumuz örneği görülmemiş sorun, bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği boyutu çoktan aşmıştır.

Esasen, sorunun derinleşmesi, evlerinden, vatanlarından uzaklaşan bu insanların geriye dönüş ümitlerinin her geçen gün zayıflamasından kaynaklanıyor. Suriye’de, ülkede yaşayan herkesin kabul edebileceği bir çözüm üzerinde uzlaşılmadan, göçmenler ve terörizm başta olmak üzere, bu bölge kaynaklı sorunların üstesinden gelinemez.”

Esad’ın Suriye’deki durumu

Erdoğan, geçtiğimiz cumartesi günü sona eren Viyana Görüşmeleri’nde gelinen aşamayı, ‘sorunun çözümü yolunda atılmış ümitvar bir adım’ olarak gördüklerini söyledi ve önümüzdeki günlerde Viyana’da görüşülen konuların detaylandırılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin ana hedeflerini ise ‘Suriye’nin, toprak bütünlüğünün korunması, terörden arındırılması ve çoğulcu, demokratik ve meşru bir siyasi yapıya kavuşması’ olarak açıkladı.

“Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur. Esed bu şansını çoktan kaybetmiştir. Unutulmamalıdır ki, Suriyeli mülteciler DAEŞ’ten ve Esed rejiminin devlet teröründen kaçıyor.

G-20 liderleri olarak, pek çok Avrupa ülkesinin toplam nüfusunu aşan sayıdaki bu mültecilere yardım için daha fazla gayret edeceğimizi açıkladık” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör olaylarıyla mülteciler arasında ilişki kurulmasını, insani sorumluluklardan kaçma gayreti olarak gördüklerini ifade etti.

Ekonomiyi etkileyen temel zorluklar

Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede, küresel ekonomiyi etkileyen temel zorluklar arasında 5 hususun üzerinde durarak bunları ayrıntılı olarak ele aldıklarını açıkladı ve bunları; ‘emtia fiyatlarında, özellikle de petrol fiyatlarındaki düşüş’, ‘gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerindeki yavaşlama’, ‘küresel ticaretteki yavaşlama ve bunun büyümenin önünde ciddi bir engel olması’, ‘döviz kurlarında görülen sert hareketlerin finansal piyasalarda yol açtığı dalgalanma’ ve ‘devam eden jeopolitik riskler’ olarak sıraladı.

ABD’de faiz oranlarının artırılmasının küresel ekonomiye etkileri üzerinde de durduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, özellikle gelişmekte olan ülkelere muhtemel yansımalarının ve finansal piyasalardaki sonuçlarının dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizdiklerini; liderler olarak, yapısal reformların makroekonomik politikalarla desteklenmesi gerekliliğini vurguladıklarını açıkladı.

‘Artık uygulama zamanı’

Zirvede büyüme stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği konusunda da mutabık kaldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı olarak, “Artık konuşma değil uygulama zamanı gelmiştir” dediklerini söyledi.

Alternatif finansman araçları kapsamında, İslami finansın gündeme alınması gerektiğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük şirketlere kıyasla, finansmana erişim ve küresel ticaret sistemine entegrasyon gibi hususlarda dezavantajlı durumda olan KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıracak adımların atılması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

Bu haber toplam 520 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim