• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

KESK TEN BASIN AÇIKLAMASI

KESK TEN BASIN AÇIKLAMASI
Ses Hakkari Şube Başkanı ve KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü Musa Bor, konfederasyonlarının üyelerine yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıları protesto ettiklerini belirtti.

Ses Hakkari Şube Başkanı ve KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü Musa Bor, konfederasyonlarının üyelerine yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıları protesto ettiklerini belirtti.

 

  Akşam saatlerinde yaptıkları bir basın açıklamasının ardında sabaha kadar şube binasında ışıkları söndürmeme ve oturma eylemi yapan KESK üyeleri bugün bir basın açıklaması yaparak eylemlerinin süreceğini belirttiler.

  Altay Caddesi üzerinde bulunan şube binası önünde bir basın açıklaması yapan Musa Bor, kendilerinin Türkiye'nin onuru ve geleceğini savunanlar olarak bu dava vesilesiyle tüm çetelerin cinayet şebekelerinin Gladyo Kontrgerillanın ortaya çıkarılması için yola çıktıklarını sonuna kadar da bu mücadeleyi  sürdüreceklerini ilan ettiklerini belirtti.

 

BOR,"(FIRAT SUYU KAN AKIYOR BAKSANA)   

 Değerli basın mensupları, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin değerli temsilcileri ve hak ve özgürlükleri için burada bulunan tüm insanlar demokrasi buluşmamıza hepiniz hoş geldiniz. Bizler Türkiye'nin aydınları, sanatçıları, işçileri, memurları, kadınları, erkekleri, insan hakları savunucuları, sendikacılar, siyasetçiler… Kısacası ezilen, sömürülen, baskı gören,  dili, inancı, kültürü yasaklanan tüm toplum kesimleri olarak Türkiye'nin demokratikleşmesi talebiyle, daha özgür ve eşit yurttaşlar olmak, güvenli bir ülkede yaşamak için tüm Türkiye'de sokaklardayız. Bugün Türkiye'de demokrasiye ihtiyacı olanlar olarak alanlarda sesimiz daha gür çıkacak ve taleplerimizi haykıracağız. Evet, bizler Fırat suyu kan akıyor baksana diyoruz. Değerli yazar ve düşün adamı Yaşar Kemal'in “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana” romanından esinlenerek böyle isimlendirdik. Yaşar Kemal'de o romanında I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı ve sonrasında Anadolu'da Türklerin, Kürtlerin, Rumların, Ermenilerin kısacası tüm Anadolu halkının yaşadığı acıları anlatmaktadır. Biz de Türkiye'de son yıllarda yaşadığımız acıları, katliamları ve halka karşı işlenen suçları ortaya çıkarmak, özellikle de Fırat'ın doğusunda yaşananları dünyanın, Türkiye'nin görmesi için buradayız. Sadece olanların görülmesi değil sorumluların ortaya çıkarılması ve yargılanması talebiyle buradayız. Türkiye'de 1950'li yıllardan itibaren kurulduğu bilenen Gladyo-Kontrgerillanın dağıtılması talebiyle buradayız. Maraş, Sivas, Çorum, Gazi, 1 Mayıs… Katliamlarının sorumlularının ortaya çıkarılması için buradayız. Dili, kültürü inkâr edilen, “sözde vatandaş” görülen; köyleri boşaltılıp kendi ülkesinde sürgün edilen Kürtlerin insanca ve eşit yurttaş olarak yaşaması için buradayız. 12 Eylül'de gözaltına alınarak binlercesi işkenceden geçirilen, öldürülen, gözaltında kaybedilenlerin hesabını sormak için buradayız. Binlerce faili meçhul cinayetlerin, aydınların katledilmesinin, on yedi yaşında idam edilen Erdal Eren'in, 12 yaşındaki bedenine yüzlerce kurşun sıkılan Uğur Kaymaz'ın katillerinin yargılanması için buradayız.  Kısacası bizler Türkiye'nin yakın geçmişinde halka karşı suç işleyenlerle hesaplaşmak ve demokratik bir Türkiye yaratmak için buradayız.

 

Değerli dostlar,

Hepimizin bildiği gibi Ergenekon süreci Türkiye'de derin-gizli birçok gerçeği ortaya çıkardı. Ortaya çıkanlar henüz buz dağının görünen yüzüdür, gerçekler buzdağının altındadır.  Ergenekon iddianamesine baktığımızda buzdağının altının ortaya çıkarılmasına yönelik bir amaç taşımadığını görüyoruz. Hükümet yetkilileri de Ergenekon davasını sadece kendi iktidarlarına karşı suç işlediğini iddia ettiklerini tasfiye etme düşüncesinden hareket etmektedirler. Bu nedenle Ergenekon davası sulandırılmaya çalışılmakta ve faili meçhullerin, gözaltında kayıpların, köy boşaltmaların, cezaevlerindeki katliamların, Kürtlere karşı suç işleyenlerin açığa çıkarılması engellenmeye çalışılmakta, yani buz dağının görünmeyen kısmının ortaya çıkarılması engellenmek istenmektedir. Susurluk davasını hatırlayalım, göstermelik olarak birkaç kişiyi cezalandırarak, olayın üstü örtülmüş, üst düzeyde sorumluluğu olanlar, bin operasyon yaptığını söyleyenler ise daha yeni mahkemelere çıkarılmaya başlanmıştır.

Susurluk sürecinde bizlerin de eksikliği olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Çünkü bizler de işin sonuna kadar gidilmesi konusunda gerekli cesareti gösterdiğimiz, halkı bilgilendirip harekete geçirdiğimiz söylenemez. O nedenledir ki Susurluk sürecinde gizli-açık çeteler ve kontrgerillanın tasfiyesi konusunda görevimizi tam yaptığımızı, bir araya gelip sonuna kadar üzerine gittiğimizi söyleyemeyiz.

 

Irkçı Güney Afrika rejimi dönemindeki İnsan Hakları İhlallerini araştırmak için kurulan Hakikat Komisyonu'nun Genel Sekreteri Martin Coetze “hakikat acıdır, ama susmak öldürür” diyerek, ağır ve sistematik insan hakları ihlallerinin görmezlikten gelmenin ne kadar acı verici olduğunu söylemektedir.

Susmanın ölüm olduğunu gören biz insan hakları ve demokrasi savunucuları, hakikati aramaya devam edeceğiz.

 

Değerli dostlar,

 

Hükümet yetkilileri bu olayın üzerine gittikleri izlenimi vermeye çalışıyorlar. Darbecilerin yargılanmasını istedik

Bu haber toplam 1895 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim