• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Kişiliğinize göre beslenin

Kişiliğinize göre beslenin
Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, kişiliğe göre beslenmeyi önerdi.

Duygusal, hızlı ve öfkeli, işkolik, evli ve çocuklu insan yapısına göre beslenme önerilerinde bulunan Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, “Duygusal olan insanların genel yapıları başlarına gelen problemleri hayatlarının temellerine koymalarıdır.

Hatta sadece kendi başlarına gelen değil arkadaşlarının başına gelen olayları bile kendi problemleri gibi düşünmeleridir.

Hayatın genel akışı içerisinde sürekli problem yaşanması da kaçınılmaz olması nedeniyle bu kişilerin sürekli kafaya taktıkları konular vardır. Genel olarak kafasında sürekli problem yaşayan ve bunları zamana bırakmak yerine sadece çözmeye yönelik düşünen duygusal kişileri çoğu zaman mutlu eden tek şey yemek yemektir.

Bu nedenle duygusal yemek yeme durumu günümüzde birçok kişi de bulunmaktadır. Çünkü sürekli problem ile yaşanması mutluluk hormonu seratoninin seviyesinin düşmesine neden olur bunu arttıran en basit ulaşılabilir olan şey besinlerdir. Bu kişiler genel olarak karbonhidrat ağırlıklı beslenme eğilimindedir.

Tatlı, poğaça, simit, çikolata çeşitleri, kek gibi kısacası hamur işleri genel favori besinleridir. Bunları yedikleri zaman sıkıntılarını anlık unuturlar ama sonra bu kısır döngü içerisinde sıkışırlar" dedi.

DUYGUSALLAR

Duygusal olan kişiler için hayatta yaşanan olumsuzluklar beslenme tarzlarını çok fazla etkilediği için mümkün olduğunca yaşadıkları sıkıntıları daha az düşünmeleri gerektiğini anlatan Diyetisyen Serkan Tutar, şunları söyledi:

"Bunun için profesyonellerden yardım alınabilir. Bu kişilerin genel beslenme tarzları karbonhidrat üzerine kurulduğu için daha fazla protein ağırlıklı beslenmeye önem vermeleri veya doğru karbonhidrat kaynaklarını tüketmeleri gereklidir. Özellikle ekmek yemeyen ama ekmek yerine geçen besinleri tercih ettikleri gözlenmektedir.

Duygusal bir insanın kilo verme ve sağlıklı beslenme süreci çok daha sıkıcı ve zorlayıcı geçmektedir. Çünkü tartı üstünde kilo veremediklerini gördükleri an tüm motivasyonları dağılır. Diyete devam etmeleri için her zaman kilo vermeleri gereklidir ki bu durum mümkün değildir.

Çok fazla olmamakla birlikte duygusal olan bazı insanlar sıkıntılı oldukları dönemde hiçbir şey yemezler ve bu dönemde hızlıca kilo kaybı yaşarlar. Ama sıkıntılı süreç geçtikten sonra verdikleri kiloları fazlaca alma riskleri oldukları için dikkatli olmak zorundadırlar."

HIZLI VE ÖFKELİLER

Hızlı ve öfkeli olanların hayata daha agresif bakan ve hayatı daha ciddiye alan kişiler olduğunu belirten Diyetisyen Serkan Tutar, "Bu kişilerin besin seçimleri genel olarak protein ağırlıklıdır.

Bu nedenle çok fazla kilo problemleri yaşamazlar ama kilo onlar için bir kere problem oldu mu bayağı ciddi seviyelere gelir. Genel olarak kurallara uyarlar bu nedenle zayıflamak istediklerinde bunu hızlı bir şekilde gerçekleştirirler.

Yavaş kilo vermeleri onlar için çok problem değildir çünkü hedefe kitlenir ve bunu uzun vadede de olsa başarırlar. Keyif adamı olarak adlandırılan gruba bu kişiler girer. Yemek onlar için keyif alma aracıdır.

Her şeyi her zaman yemezler. Onlar için iyi yapılmış bir yemek veya gerekli ortam oluşmuşsa (iş yemeği, arkadaş toplanmaları gibi) fazla besin tüketirler. Ayrıca alkol tüketimi en fazla olan gruptur" ifadelerini kullandı.

İŞKOLİKLİK

Günümüzün kronik hastalığının işkolik olma olduğunu anlatan Diyetisyen Serkan Tutar, sözlerine şöyle devam etti:

"Genelde kendini, hayatını, çevresini unutan ve hayatının merkezine işi koyan kişilerdir. Bu kişilerin en büyük takıntıları ve korktukları şey işte çıkabilecek bir aksiliktir. Kendini ikinci plana atan bu kişiler zaman geçtikçe çok fazla kilo aldıklarını algılar hatta birçok hastalığın başladığını görürler ama iş işten geçmiştir.

Sonra bir kaos dönemi başlar çünkü bugüne kadar hayatın merkezine kendilerini koymadıkları için ne yapacaklarını şaşırırlar. Genel olarak çok fazla yemek yemekten değil düzensiz yemek yemekten dolayı kilo alırlar.

Bu durumda hayatlarını belirli bir düzene oturtmaları, düzenli saatlerde yemek yemeleri gerekmektedir. Ayrıca, hayatlarında hiç hareket olmayan bu kişiler hareket ettiklerinde vücutları istedikleri şekle daha hızlı kavuşur."

EN TEHLİKELİ GRUP: EVLİ VE ÇOCUKLULAR

Evli ve çocuklu olanların en tehlikeli grup olduğunu belirten Diyetisyen Serkan Tutar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Çünkü hem sorumlulukları çok daha fazladır hem de kendilerine dikkat etmezler. Bu kişilerin en büyük problemleri ellerinin altında sürekli olarak abur cubur besinlerin olmasıdır. Hatta çoğu zaman çocuklarına aldıkları yüksek kalorili besinlerin hepsini kendileri tüketir.

Tüm hareketleri hafta sonu gidilen alışveriş merkezleri olması nedeni ile hareketsizlikten kilo alımı söz konusudur. Genel beslenme alışkanlıklarının kazanımı için uzmanla birlikte çalışması yaşam tarzına göre beslenme planı oluşturmasında önemlidir. “ İHA

Bu haber toplam 929 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Prostat kanseri teşhisi 15 saate iniyor09 Ocak 2017 Pazartesi 11:40
  • Hakkarispor-Batmanspor maçına davet!07 Ocak 2017 Cumartesi 20:16
  • Soğuklar kalp krizini tetikliyor!07 Ocak 2017 Cumartesi 11:15
  • Özel poliklinik olmayan tek il Hakkari!06 Ocak 2017 Cuma 13:29
  • 20 yıl sonra Hakkari'ye doktor olarak döndü05 Ocak 2017 Perşembe 12:40
  • Ağız kokusu kanser yapıyor!05 Ocak 2017 Perşembe 11:58
  • Göz sağlığına ekstra özen gösterin04 Ocak 2017 Çarşamba 10:42
  • Beyne öyle bir yararı var ki...01 Ocak 2017 Pazar 16:08
  • Hakkari’ye anjiyo ünitesi!29 Aralık 2016 Perşembe 17:36
  • Ev yoğurdunun faydası!27 Aralık 2016 Salı 11:42
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim