• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Kobani için ne yapmalı nasıl yapmalı

Kobani için ne yapmalı nasıl yapmalı
IŞID, Kadim Kürdistan şehirlerinden Şengal’de Êzidi Kürdlere jenosit uyguladıktan sonra bugün Kobani’de katliam yapmak için bütün gücüyle saldırıyor.

Bu vahşi saldırıya karşı ne yapılabilir, bu katliam nasıl önlenebilir?

A- Siyasi Adımlar

12 Temmuz 2012 tarihinde Rojavalı siyasi parti ve guruplar arasında imzalanan Hewler anlaşması ile kurulan Yüksek Kürd Konseyi doğru bir adımdı. Anlaşmanın çeşitli bahanelerle uygulanmaması Rojava’nın gücünü zayıflattı, iç enerjisini tüketti, uluslararası alanda temsil gücünü zayıflattı. Bu nedenle öncelikle aşılması gereken şey, Rojvava Kürdisatan’ının gücünü zayıflatan bu organizasyon karışıklığının aşılmasıdır.

Siyasi taraflar özveri ve özeleştiri kapsamında acilen bir araya gelmeli, Yüksek Kürd Konseyi tekrar işlevsel hale getirilmelidir.

Yüksek Kürd Konseyinin yeniden işlevsel hale getirilmesi en başta Rojava Kürdistan’ının temsilini uluslararası camiada güçlü kılar, içte de kitlelerin morali yükselir. Uluslararası platformlarda temsil, içte de moral yüksekliği, ulusal bir cephe kurulmasını hızlandırır.

Rojava Kürdistan’ı en azından federasyon biçiminde bir statüyü önlerine hedef olarak koymalıdır. Bunun için zaten geçici olarak oluşturulan kanton sistemi lağvedilmeli, çok partili parlamenter bir sisteme geçilmelidir. Rojava Kürdistan’ının birliği aynı zamanda güvencesi de olacaktır.

Bunun için her şeyden önce özveri şarttır. Yok, eğer bir taraf ille de “benimki” diyecekse-ki bu olasılık da oldukça yüksek- o zaman son sözü Kürdler değil işgalci güçler söyler. Kobani ve belki de bütün Rojava, IŞID veya başka güçler tarafından işgal edilir.  Kimsenin bir şey yapmasına da gerek kalmaz. Belki bir şey yapacak kimseler de kalmaz…

Şu an Rojava’ya yöneltilen saldırı, kanton sistemini yöneltilmiş bir saldırı değil, Rojavayî Kurdistan’ın varlığına yönelmiş bir katliam söz konusudur. Öncelikle görülmesi gereken nokta burasıdır.

B- Dış ve İç Diplomatik Adımlar

Şu an Rojava’yı kontrol eden siyasi hareket (PYD) yarı-devlet olmasına rağmen illegal-dar bir ideolojik örgüt gibi davranarak çeşitli toplumsal katmanların mücadeleye katkı sunmasını engelliyor. Kuşkusuz direkt bir engel yok. Ancak ulusal birlik yerine, ideolojik-örgütsel teklik esas alındığı için bunun dışında kalan diğer toplumsal sınıf ve katmaların mücadeleye katılması önünde düşünsel ve eylemsel bir bent oluşuyor.  

Toplumsal iradenin eksik temsili nedeniyle bu hareketin attığı diplomatik adımlar da sonuç vermiyor.

Kürdler diğer dünya toplumları gibi farklı düşünen, ancak ulusal varlıklarına, ülkelerine bir saldırı söz konusu olduğunda ortak hareket etme yeteneğini gösterebilmelidir.  Bunun için partiler, örgütler ve bireyler başkalarının kendilerine benzeşmesini değil, her birini kendi rengi içinde kabul etme hoşgörüsünü gösterebilmelidir. Bu sadece bir anlayış sorunu değil, aynı zamanda cesaret, güven sorunudur da. Bu cesaret ve güven gösterildiğinde iç dinamikler oluşur, iç dinamik güvence ve göstergesi dış diplomasinin de kapılarını aralar.

C- Sosyal ve Ekonomik Yaşama İlişkin Adımlar

Rojava Kürdistan’ında uygulanmakta olan ekonomik sistem Tarih öncesi “ilkel kominal dönemi” çağrıştıran bir “kominal” ekonomik model uygulamaktadır. Bu modelin, savaş durumunda, esir kamplarında, zindan süreçlerinde ve alanlarında uygulanması bir nebze makul görülebilir. Ancak böylesine ilkel ekonomik bir model, çağımızın ekonomik toplumsal modeli olamaz.

Rojava’yi Kurdistan refah düzeyi yüksek, serbest piyasa ekonomisine ve kendi koşullarına uygun bir ekonomik sistem benimsemelidir. Kuzey Kore ekonomik ve siyasi modeli Rojava’ya model olamaz. Tek parti ve kapalı ekonomi, çağdışı bir sistemdir. Böyle bir sistem halka, halklara refah getiremez.

Rojavayî Kurdistan kendi özgün koşullarına da dikkate alarak çok partili parlamenter demokratik sistem ile serbest piyasa ekonomisine dayalı ve hukukun üstünlüğünü esas almış bir sistem benimsemelidir.

Toplumsal, ekonomik ve siyasal sistem bu temelde yeniden oluşturulmalıdır.

D- Medya Alanında Atılması Gereken Adımlar

Medya bir güçtür. Ancak bu gücün doğru kullanılması gerekiyor. Örneğin Şengal’de felaket tellallığı yapanlar bugün Kobani’de ki felakete rağmen “her şey yolunda” diye yalan atmaktadırlar. YPG basın sözcüsü Polat Can da buna adeta isyan ediyor. “Bağlantı içinde olduğumuz bazı güçler ‘basını izliyoruz durum anlattığınız gibi değil’ diyerek yardım taleplerimizi geri çeviriyor. Medya sorumsuz davranıyor” diyor.

Dolayısıyla Kobani’deki vahametin büyük bir sorumlusu da tarafgir medyadır. Polat Can’ın da ifadelerinden açıkça anlaşılacağı gibi uluslararası koalisyonun bu Kobani’deki felakete karşı sessiz kalmalarının bir nedeni de yandaş medyanın tutumudur.  

Tarafgir ve asparagas haber yapan Kürd medyasına müdahale edilmeli, bu tür tutumlarda ısrar eden kişilikler ayıklanarak temizlenmelidir.

E- Askeri Örgütlenme ve Savaşa İlişkin Atılması Gereken Adımlar

Clausewitz “Savas Üzerine” isimli eserinde savaşı ticarette, muharebeyi de nakit ödemeye benzetir.  

IŞID Musl’u alıp Peşmerge güçlerine saldırdığında böyle bir saldırıya hazırlıksız yakalanan Peşmerge çok zorlandı ve büyük kayıplar verdi. Sağ kalanlar da geri çekildi. Üç tarafı sarılan Şengal’de yüzbinlerce sivil insan kendisini Rojava sınırlarına vurdu. YPG de kendisinden beklenen özveri ve kahramanlığı göstererek kayıplar verme pahasına da olsa bu koridoru açtı, açık tuttu.

Savaş tecrübesizliğinden kaynaklanan Peşmerge güçlerinin bu zafiyetine karşılık PKK yöneticileri uluslararası camiaya çağrı yaparak Peşmerge’ye silah verilmemesini, zira Peşmerge’ye verilecek silahın IŞID’a verilmiş olacağını söyledi. PKK’ye yakın bazı kurum ve şahıslar da Güney Kürdistan’a silah verilmemesi için Alman parlamentosunda oturma eylemi yaptılar. Bundan cesaret alan sözde Kürt dostu görünen Alman Die Linke partisi, IŞID’la birlikte Peşmerge güçlerine de hava saldırısı yapılması gerektiğini söyleyecek kadar ileri bir duruma vardı.

Bu tür söylem ve uygulamalar, bir metre ilerisini göremeyen kısa akıllıların işi olabilir. Bundan bir ay öncesinde “Peşmerge’ye silah vermeyin” diye Almanya Parlamentosunu işgal edenler, bugün Berzani neden Kobani’ye silah göndermiyor” diye küfürler basıyor.

Kürdler bu soytarıları ve soytarılıkları artık dinlememeli. Ulusal birlikleri önündeki tüm engelleri çiğneyip geçmelidir.

Ne zaman ki DAIŞ Musul’dan aldığı modern silahlarla bu sefer Kobani’ye saldırdı işte o zaman nakit ödeme anı olan muharebenin ne demek olduğu anlaşılmış oldu. Nakit ödeme anında cesaret, itibar beş para etmez. Geçerli olan nakittir, muharebe için bu araçsal ve sayısal üstünlüktür.

Kobani Stalingrad olabilir mi?

Stalingrad bir savunma stratejisi ve taktik uygulamasıdır. 2 dünya savaşında Ruslar Hitler faşizmi’nin Moskova'ya yetişmesini engellemek için Stalingrad da müthiş bir savunma Savaşı'nı verdi. Başka cephelerde kaybeden Hitler burada da yenildi. Ama aynı Ruslar Rusya ya giren Napolyon ordusunu durduramayınca Moskova’yı yakıp terk ederek Napolyon'a bıraktılar.

Yakılmış-yıkılmış Moskova, Napolyon’un Rusya’dan yenilgiyle ayrılmasının ilk aşaması ve hatta temel nedeni oldu.

Savaş tek bir hamleden-muharebeden ibaret değildir. Kobani’de savaşan güçlerin kendilerini tek bir askeri eyleme hapis etmeleri doğru bir tutum değildir, yetersizliktir.

“Yeni savaş yöntemi” veya “öz savunma taktikleri” adı altında bir halkı ve on binlerce genci katliam riski içine atmaya kimsenin hakkı yoktur, olamaz. Savaş, savaş sanatı, ordu anlayışı ve muharebe taktikleri içinde yürütülen karmaşık bir uygulamadır. Savaşın özneleri, araçları ve en az 4 bin yılı bulan uygulama taktikleri vardır. Kimse yeniden bir şey yaratmıyor. Bunun dışında laf tüketenler yalan atıyor.

Sonuç olarak:

Her şeyden önce herkesin kendisini içinde bulabileceği/katabileceği ortak bir cephe oluşturulmalıdır.

Federe Kürdistan Başkanı Mesud Berzani’nin Kobani için attığı adımlar yetersizdir. Kuzeyden güneye, Doğudan batıya bütün Kürdler; Güney Kürdistan hükümetine baskı kurmalı, Kobani için çok daha fazla çaba sarf etmesi için her türlü girişimde bulunmalıdır.

Güney Kürdistan Hükümeti Rojava Kürdlerinin temsilcileri ve PKK ile bir araya gelip hızlı ve acil eylem planını oluşturmalı ve bunu hayata geçirmelidir.

Peşmerge, HPG, YPG’nin şu aşamada yapması gereken en acil şey, Serêkani ile Kobani arasında yer alan ve şu an IŞID’ın denetiminde olan Til Ebyed’in çetelerden temizlenmesidir. Bunun için ortak, büyük ve etkili askeri bir güç ile Serêkani üzerinden Tel Ebyed’e yürünmelidir. Kobani’in işgalden kurtuluşu ancak böyle sağlanabilir. Bunun için başkalarından güç ve yardım dilenmeye de gerek yoktur.  Kürdler Kobani’yi kendi öz güçleriyle koruyabilecek durumdadırlar. Kobani’nin savunulması için sadece ama sadece biraz dürüstlüğe, özveriye ve özgüvene ihtiyaç vardır.

Buna karşılık PKK de kendisi gibi düşünmeyen, yaşamak istemeyen insanların yaşam ve siyaset hakkının olduğunu kabul edip çok daha kapsayıcı bir siyaset yürütebilmelidir. Zira şu an saldırıda olan vahşi bir güç var bu güç sadece PKK’ye değil, tüm Kürdlere saldırıyor.

Burada anlatılan başlıklar Kobani’nin Şengal olmaması için ortaya atılan ve acilen uygulanması düşünülen başlıklardır.

Kürdler siyasi partileri ve örgütleri futbol takımı tutar gibi tutma lüksüne sahip değildi. Ortada var olma-yok olma gibi hayati bir sorun vardır.  Dünyadaki her birey ve halk gibi yaşamamız için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Gönül ve emek verdiğimiz pati yönetimlerimiz “böyle söylüyor” diye yanlışa boyun eğmemeliyiz. Eleştirebilmeli, karşı durabilmeliyiz. Temel kaygımız parti-örgüt kaygılarımız değil, Kürdistan’ın savunulması, Kürdistan halkının refah ve huzuru olmalıdır.

Birey olarak bu çerçevede kurulacak ortak bir cephede üzerime düşecek hür türlü fedakârlığa ve bu cephenin bir neferi olmaya hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Kürd parti ve örgütlerini de bu temelde ortak bir çalışmaya davet ediyorum.

Ulusal zaferi ve yenilmezliği burada görüyorum.

Bu haber toplam 3846 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim