" />
  • BIST 108.052
  • Altın 143,033
  • Dolar 3,5299
  • Euro 4,1310
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C

Kürt halkına kıyameti yaşatabilirler

Çiya Berçelan

Ortadoğu katı ulusalcı rejimlerin tasfiyesi dünya egemen sistemin kapsamlı operasyonlarıyla sürüyor. Katı ulusalcı sistemler tasfiye edilirken doğal olarak ortadoğu bölgesinde birleşik Bağımsız büyük Kürdistan'ın kurulmasını hedefleyen büyük güçler olabilir. Bunun hesapları çok önceden de başlatılmış olabilir.

 

Ancak geçmişte Komünist bloka karşı bölgedeki katı ulusalcı partnerlerini kızdırmak istemeyen global kapitalist egemen güçler bu hesaplarını çok gizli yürütüyor olabilir. Bugün anılan hedefler daha belirgin, daha açık, hertürlü desteklerle ileri düzeydedir ve pekişiyor.

 

Kürdistan'ı bölüşen sömürgeci devletler de bu gelişmeleri ve süreçleri elbette yakından takip ediyordur. Bu ve benzer sosyal, siyasal gerçekliğin etkisi altında 12 Eylül Darbesiyle beraber bütün Kürdistani örgütler sahneden silinmişlerdi. Ama darbeden bir şekilde etkilenmeyen, hatta darbeden dolayı dağılan diğer Örgütlerin yetişmiş özgürlük ve bağımsızlık hedefleyen kitleleri, aynı hedefi programına işleyerek arkasına alarak, güçlü bir şekilde çıkan bir Örgüt kalmıştı.

 

Bu örgüt liderliği adeta darbeyi önceden haber almış ve1979 yılı Mayıs ayında ülkeden çıkma kararı alarak, yönünü dağlara çevirmişti.

 

Bugün Ortadoğu statüko gerçeğini yerlebir edebilecek gelişmeler yaşanmaktadır. Statüko, katı ulusalcı rejimlerle gelinen bu noktadan öteye devam etme şansı, imkanı bölgede de uluslar arası arenada da bulamayabilir.

Statükonun yerine idame edilecek, getirilecek sistemlerin inşası bütün hızı ve şiddetiyle devam ediyor. Ortadoğu'nun katı ulusalcı rejimlerin, statükonun gitmesi veya kalması da genel olarak Kürdistan'ın statüsüne bağlıdır. Bu durumu uluslar arası güçler de bölgesel güçler de farkında ve buna göre politikalarını belirlemektedirler.

 

Bölge siyasal olarak olgunlaşma sürecinde iken yakıcı ilk hamle katı ulusalcı statükocu sistemden geldi ve katı dinci oluşumlar oluşturarak uluslar arası egemen güçlerin çıkarlarına ve bölgede meydana gelen Kürt iradesine saldırdı. Uluslar arası egemen güçlerin aktif desteğini arkasına alan Kürt iradesi ilk saldırıyı belli yaralarla atlatmış görünüyor.

 

Şengal'de, Kobané'de, Kerkük ve xanekin'de gelişen topyekün saldırılara karşı topyekün direnişlerle imha operasyonu büyük bir direnişle durduruldu. Bağımsız Kürdistan'a doğru giden yolun tıkanması hedeflenmişti, ilk hamle boşa çıkarılmış, ancak Kürt halkına saldırı ve imha süreci bütün yakıcılığı ve hızıyla devam ediyor. Bölgesel rejimler, uluslar arası egemen güçleri karşısına almamak üzere kirli ve derin politikalara yönelmiştir. Katı ulusalcı sömürgeciler doğrudan doğruya şimdilik Kürt halkına saldıramayabilir, taşeron kullanarak bağımsızlığa doğru giden iradeyi kırmaya ve yolu tıkamaya çalışabilir.

 

Kürtler kimseye saldırmıyor, ancak ulusal iradeleri kurumsallaştıkça saldırıya uğruyor, saldırı şiddeti ulusal iradenin kurumlaşmasının kapsamına bağlı olarak büyüyebiliyor.

İŞİD saldırısı Kürt halk imhasına yönelimin görünen yüzüdür ve yanıltıcı olabilir. İŞİD Kürt halk düşmanları arasında bir yeri ve gerekçesi olmayan bir örgüt, hem insani hem de İslami bunun hiç bir gerekçesi yoktur.

 

Nitekim bütün Müslümanlar İŞİD saldırılarına lanet ediyor. Kürt halkına İŞİD üzerinden sürdürülen saldırısı başka bir durum, başka bir hesaptır, anılan örgüt maskedir.

Uluslar arası güçlerin kapsamlı desteği ile boşa çıkarılması karanlık güçleri durdurmaya yetmeyebilir ve Kürdistan sömürgecileri koca ülkeyi toprakları olarak tutma sürecinde ısrarcı olabilirler. Özellikle Kürt halkı için daha tehlikeli durumları da planlamış, projesini yapmış, olgunlaştırma süreci devam edebilir.

 

Kürt halkının özgürlüğü ve bağımsızlığına karşı İslam isminin arkasına sığınarak imha operasyonları projesinden daha kirli proje ve senaryolar devrede olabilir. Bölge devletleri mesele Kürtlerin imhası olunca bütün sorunlarını bir kenara bırakabiliyor ve ortaklaşabiliyorlar.

 

Kürtlerle göreceli yakınlaşma veya uzaklaşmalar politiktir, günlük, mevsimlik ve konjonktürel hesaplara dayanıyor. Nihai hedef imha ve bütün değerleriyle birlikte tarih sahnesinden silme, ortadan kaldırma olabilir. Bu bağlamda Kürt kişiliğini asimilasyonlarla tümden boşaltma ve halkı ulusal değerlerinden kopartma süreci çok büyük yayım gücüyle işleniyor.

 

Sömürgecilerin kucağında üretilen ve halka dayatılan hayalden de öteye, yalana dayalı ütopik teoriler gerçekmiş gibi beyinlere bu nedenlerle adeta kazıtılıyor.

 

Kürt halkı tarihi boyunca yaşadığı ve bugünleri hazırlayan, sömürgeleştirilmesine neden olan ihanetlerle iç içe bugünlere gelmiştir. Dört Kurt'un etrafını sardığı körpe Kuzu' dur Kürdistan ve Kürt halkı, lime lime edilmesi hedeflenerek bugünlere gelmiştir. Bugüne kadar ihanetin en kötüsü, en barbarını hep yaşamıştır.

 

Bugün de özgürlüğü hedefliyormuş gibi yapıp, karanlığın dehlizlerinde boğazlanmasına zemin hazırlanıyor, hedefleniyor olabilir. İdris-i Bitlis’inin durumu ve oynadığı rol, Bedirxan beye Yezdan'ın ihaneti, Hamidiye Alayları ve Kürdistan'da oynadığı ihanet rolü, Şeyh Sait’e bacanağı Kasım beyin ihaneti, Seyit Rıza öncülüğünde ise yeğeni Rêber’in Alişêr ve Zarifenin başı keserek ihaneti, Şeyh Sait'e ise Hayti aşiret reisi Hacı Musa, Şeyh Muhsin ve Küfrevi ailesinden Şeyh Abdulbaki'nin sömürgecilerin altın'ı karşılığında ihaneti ve daha çok sayıda ihanet yaşayarak bugünkü durumuna düşürülmüştür.

 

Bugün ve gelecekte sömürgecilerin doğrudan Kürt halkının gelişen özgürlük ve bağımsızlık iradesine karşı yapabilecekleri çok sınırlı şeyler vardır. Kürt halkının uluslar arası egemen güçlerle geliştirdiği ilişki, diplomatik başarılar bağımsız devlet seviyesindedir. Bundan önemlisi kurmakta oldukları demokratik sistem uluslar arası global demokratik sistemin evrensel değerleri ile örtüşmektedir.

 

Globalizmle uyumlu bir sistem inşa etmeleri sömürgecileri fazlasıyla ürkütüyor.

Sömürgecilerin Kürdistan üzerindeki hedefleri ile Kürt iradesinin katettiği yol ve varmak istediği nokta arasında ciddi ve büyük çelişkiler belirmiştir. Sömürge olarak tutmak istedikleri koca bir ülkenin bağımsızlığa doğru ilerlemesi, yol alması ve uluslar arası egemen güçlerle uyumlu bir sistem inşa etmesi, sömürgecileri ciddi biçimde korkutmaktadır.

 

Sömürgecilerin tarih boyunca Kürdistan üzerinde uyguladıkları politikaların en katmerlisini devreye sokacaklarından kuşku duyulmamalıdır.

 

Bu noktadan itibaren yurtseverlerin, aydınların, her gruptan yurttaşların süreci yakından değerlendirmesine, irdelemesine, her siyasi grubun hedef ve projelerini gerçek yaşamdaki sistemlerle örtüştürerek karar sahibi olmalı ve çelişkilere karşı sesini de olduğundan fazla çıkarmalıdır. Korkunun tarih boyunca ecele faydası olmamış bütün bir halkın ve ülkenin geleceği sözkonusu iken de sessiz kalmanın olası olumsuzluklara ortaklık anlamına geleceği görülmelidir.

Yakın-uzak tarihi ihanetleri gözardı etmeden, sömürgecilerin grupları kullanarak hedefini pekiştirme hesaplarına bugün her zamankinden daha çok dikkat edilerek bilince çıkarılmalıdır. Dünya egemen sistemi ile uyumlu ve büyümekte, güçlenmekte olan Kürt ulusal özgürlük ve bağımsızlık iradesini kırmanın derin politika ve hesapları yapılmış olabilir.

 

Bunun için Kürdistan bağımsızlığına ve halkın özgürlüğüne doğru giden yolun tıkanması hedeflenmiş olabilir. Bu süreçte kimleri kullanacakları, hangi şekilde kullanacakları, halk üzerinde nasıl bir etki bırakabileceğinin bilinmesi önemlidir.

Bazı siyasi çevreler, sömürgeci katı ulusalcı Kapitalist modernite sisteme dokunmadan, sistemin içinde kalarak özgürleşme Kürt halkına iyi bir hedef gibi tarif edilmektedir. Sömürge bir halkın sömürgeci sistem içinde kalarak, onun kuram ve kurumlarına dokunmadan özgürlük elde edebileceği tarihte ilk ve tek teori, sentez ve senaryodur. Katı ulusalcı ırkçı kurum ve kuramlara sahip sömürgeci bir sisteme dokunmadan demokratik sistem inşasını sömürge halkın sorunuymuş gibi gösterilmesi de dünya tarihinde ilk ve tek sentez, teori ve senaryodur.

 

Bundan daha ilginci ise sömürgeci katı ulusalcı kapitalist modernite sistemin içinde kalarak, ona negatif veya pozitif dokunmadan kar hedefi gütmeyen komünalist bir model/sistem hedefi sadece Kürtlerin halksal ve ulusal aklını almaktan, değerlerinden kopartmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Böylece sömürgeci sistem içinde demokratik cumhuriyet, demokratik ulus, komünalist ekonomi inşası gerçekleşme hedefi sömürge halkın sorunu gibi önüne konulması günümüzün gerçek yaşamı ile çelişiktir ve farklı hesaplara hizmet amacı taşıyor olabilir.

 

Bağımsızlığa doğru ilerleyen Kürdistan'a uluslar arası güçleri ikna etmeden sömürgecilerin doğrudan müdahale edemeyecekleri dikkate alındığında hesapların derin olduğu görülüyor. Sömürgeci katı ulusalcı sistemin içinde rahatlıkla kalmayı hedef olarak gösterenler, ulusal değerlere dayalı bağımsızlığa ilerleyenlere dar milliyetçi, gerici diyerek devrimcilik yaptıklarını, ilerici olduklarını süslü kelimelerle halkın beynine kazıtıyorlar. Buna Kürtlere kıyameti yaşatma senaryosu denilebilir/denilmelidir.

 

Sömürgeci sistemlerin kucağında üretilen bu ve benzeri teori ve senaryoların çelişkileri üzerinde çalışmalar yapılmalı, her türlü hedef ve hesaplar ortaya çıkarılabilir.

 

Süreç öyle işleniyor ki ''ben yaptım, doğrudur, üzerinde tartışılmasına gerek yok'' anlayışı egemen kılınmak isteniyor. Bunun kendi başına bile ne kadar sakat, geri bir düşünce olduğu ortadadır. Liderin her dediği doğru kabul edilmiş olsaydı dünyanın bütün halkları demokrasiye, demokratik değerlere gerek ve ihtiyaç duymazdı.

 

Halbuki bütün Kürtler dünyadaki her halk gibi özgürlük ve evrensel değerlere dayalı demokratik bağımsız bir Kürdistan hedefliyor. Bugün bu hedefin önüne konulmak istenen, ve süreci saptırarak yalana dayalı, hayalin de ötesinde, bilerek halkı kendi bağımsızlığına karşı konumlandırmaktır.

Buna ihanetin saman altında yürütülen, gizli versiyonları ve türevleri de denilebilir. En önemlisi sömürgecilerin derin İŞİD projesine uluslar arası egemen güçlerin de etkin müdahalesi sonucu Kürdistan'da ilerlemesi kısmen durdurulmuştur.

 

Uluslar arası egemen güçlerin etkin desteği ile İŞİD proje uygulamasının yok edilmesi hedefleniyor. Yok edilmesi doğal olarak uzun zaman alabilir ve başarıya da ulaşabilir. Yüzlerce yıllık sömürge deneyimlerine sahip Sömürgecilerin başka hesapları olmadığı düşünülemez. Kürt halkı bugünkü gelişmeleri, arka planlarını, hesap ve hedeflerini bilip ortaya çıkarmalıdır.

 

Gelecekte özgür bir halk ve bağımsız bir ülke hedefleniyorsa bütün hesaplar bugünden görülmelidir. Sömürgecilerin yüzlerce yıllık deneyimleri bulunuyor, buna karşılık Kürtlerin de yüzlerce kere halkına büyük ihanetleri vardır. Bu denli büyük çelişkiyi aşmanın tek doğru tarifi, yolu Kürtlerin evrensel demokratik değerlere dayalı bir sistem inşası hedeflemesidir.

 

Bunun yanı sıra global egemen sistemlerle doğru zeminde doğru hedeflere dayalı uzun vadeli ve kapsamlı bir ilişkiden geçiyor. Bugün diplomaside buna yakın ilişkiler geliştiriyorsa da bir yanı da tam yalana ve hayale dayalı karşıt bir kulvar açmak istiyor. Kürt halkı bu iç çelişkileri görebilmeli ve çözebilmelidir. Bunun kendi kıyameti için hazırlanan tuzaklar olduğunu bilince çıkarmalıdır.

 

Bu yazı toplam 1413 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim