" />
  • BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Nehri'de restorasyon çalışmaları

Nehri'de restorasyon çalışmaları
Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Bağlar (Nehri) köyünde 1870 yılında Seyyid Adullah Hazretleri tarafından yaptırılan tarihi Kayme Sarayı'nda kazı ve temizlik çalışmaları sürüyor.

Haber: Ahmet Kavak-Hakkari Valiliği ve Van Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında ilk olarak 3 bölmeli olan sarayın odalarındaki birikmiş olan toprak ve taş parçaları çıkarıldı.Sarayın içinin temizlenmesiyle birlikte saray bambaşka bir görünüme sahip oldu.

nehri-resture-1.jpg

Çalışmaları yürüten Van Yüzüncü Yıl üniversitesi (YYÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, Şemdinli'ye bağlı eski ismi ile Nehri, bugünkü ismiyle Bağlar köyünün, Hakkari yöresinin tarihsel açıdan en önemli eserini üzerinde barındığını söyledi.

nehri-resture-2.jpg

Buranın, yörenin hem inanç turizmi açısından hem de kültür tarihi açısından önemli yerlerinden biri olduğunu belirten Top "Özellikle 18-19 yüzyıllarından itibaren bölgede önemli yer teşkil eden Nakşibendi tarikatının önemli kollarından biri burada faaliyet sürdürmekte idi. Özellikle bu kolda Seyit Taha ile Seyit Abdullah Hazretlerinin yer alması bölgede burayı tarihsel açıdan önemli kılıyor. Tabii burada Hakkari yöresinin Osmanlı'nın son döneminden kalma iki tane eseri üzerinde barındırıyor.

nehri-resture-4.jpg

Bunlardan bir tanesi üzerinde kazı çalışması sürdürdüğümüz Kayme sarayı diğeri ise 100 metre uzaklıkta olan ve Kayme sarayının güney batısında yer alan Kelat sarayıdır. Şu andaki çalışmalarımız Kayme sarayının kazı ve temizlik çalışması olarak sürdürüyoruz. Bu yapı 1990 yılında kültür varlığı olarak tescillenen yörenin en önemli sivil mimari örneklerinden bir tanesi. Buranın saray olarak nitelenmesi, bölgedeki bu dendi sivil mimari örneğin olmamasından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.

"İVEDİ BİR ŞEKİLDE RESTORASYON İŞLEMLERİNE GEÇİLMELİDİR"
Buradaki çalışmaların Van Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Yüzüncü Yıl Üniversitesinin bilimsel desteği ile sürdürülen bir kazı çalışması olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, "Çalışmaların en önemli amacı bu yapının yıkılmış olan iç mekanlarını ve dış kısımlarını tamamı ile ortaya çıkarıp öncelikle buraların röle ve restorasyon projelerini hazırlamak için bir ön hazırlık maliyeti taşıyor.

Yani bu yapının tabi ki bu çalışmalar yapıldıktan sonra en önemli kısmı restorasyon ve ayağa kaldırılması alakalı olarak şekillendiriliyor. Bu çalışmalarımız 20 Haziran tarihinde başlandı, 1,5 ay olarak bitirmeyi hedefliyoruz. Yani 31 Temmuz tarihine kadar buradaki kazı ve temizlik çalışmalarımız bitmiş olacak. Fakat kesinlikle restorasyon ve güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi taktide var olan yapı yıkılmayla yüz yüze kalacaktır" diye konuştu.

Van Müzesi Müdürü Arkeolog Harun Küçükaydın ise, Kayme Sarayı kazısının, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün göndermiş oldukları ödenekle üstlendiklerini anlattı. Küçükaydın "Van Müzesi olarak üstlenmiş olduğumuz kazıya, başkanlığı eşiğinde 3 uzman arkeolog ve 12 işçi ile başlandı. Burada yapılan kazı çalışmaları sırasında bulunan buluntular günümüzde kullanılan malzemelerle eşdeğerdir. Askerler de buraları kullanmış olabilir" dedi.
 

20. yüzyılın başlarında yapılan Kayme sarayı toplam iki katlı bir yapı olup, 18.80x24.00 metre ölçülerinde kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen planlı, 16 oda, 2 hol toplam 18 yapıdan meydana gelmiş olup yapı haremlik ve selamlıktır. Nehri'deki eski yerleşim alanlarının kuzey tarafında bulunan Kayme Sarayı kitabelerinden öğrenildiğine göre 1909-1911 yıllarında yaptırılmıştır. Günümüze sarayın yalnızca kuzey ve batı duvarları iyi bir durumda, doğu ve güney duvarları ise kısmen ayakta kalabilmiştir.
Sarayın üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. Yapının zemin ve birinci katları birbirinin eşi plan düzenindedir.

Bu plan düzeninde ortada dikdörtgen iki salon ve bunun batı taraflarında da dörder oda bulunmaktadır. Kuzey ve güney cephelerine ortalarına açılmış kapılardan girilmekte olup, odalara hem salondan hem de birbirlerinin içerisinden geçilmektedir. Yapının doğu cephesi yıkıldığından bu cephe ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber kuzey, güney ve batı cephelerinin kapı ve pencerelerle
hareketlendirildiği açıkça görülmektedir.

Sarayın kuzey cephesine sivri kemerli büyük bir niş içerisindeki, sivri kemerli kapı ve bunun iki yanına altlı ve üstlü dört pencere açılmıştır. Bu pencereler cephedeki niş şeklindeki girintinin içerisinde kalmıştır. Cephedeki tek bezeme unsuru, kapı kemerinin sağ ve sol üst köşelerindeki kitabelerdir. Kitabeler mermer üzerine ikişer satır halinde sülüs yazı ile yazılmıştır. Bunlardan sağ taraftaki kitabe üzerinde H.1332 (1910) tarihi ve 'Deki kapılarında hamd vardır' / 'Oraya emniyet ve selametle giriniz', diğer kitabede ise 'Bu ev girenlere esenlik verir, bakanlara' / 'Hicri 1330 tarihini (1909) müjdele' yazılıdır.
 

 

Bu haber toplam 6238 defa okunmuştur
Etiketler: ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim