• BIST 100.477
  • Altın 275,520
  • Dolar 5,6889
  • Euro 6,2871
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 22 °C

Ölümcül kalp ritim bozukluğu hastalığı

Ölümcül kalp ritim bozukluğu hastalığı
Dünyada sadece altı aile ve toplam 150 kişide tespit edilen ve erken yaşta ölümlere neden olan ölümcül kalp ritim bozukluğu hastalığı, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 60 kişilik ailede tespit edildi.

Dünyada sadece altı aile ve 150’ye yakın hastada tespit edilen, ilki 2000 yılında Barcelona kentinde 17 ve 39 yaşlarındaki iki hastada tariflenen "kısa ot sendromu" olarak da bilinen ölümcül kalp ritim bozukluğu, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 60 kişilik Dalaman ailesinde tespit edildi.

Silopi ilçesinde ikamet eden ve şuana kadar ölümcül kalp ritim bozukluğu hastalığı nedeniyle 18 aile bireyini kaybeden Dalaman ailesi, başka ölümlerin yaşanmaması ve sağlıklarına kavuşmaları için Sağlık Bakanlığı ve devlet büyüklerinden kendilerine yardım eli uzatılmasını bekliyor. 

Dünyada ender bulunan genetik bir hastalığı taşıdıklarını ve bundan dolayı birçok aile bireyinin genç yaşta hayatını kaybettiğini ifade eden Hacı Dalaman, ”60 kişiden oluşan ailemizde tıpta kısa ot sendromu, halk arasında kalpte ritim bozukluğu adı verilen bir hastalık var.

Bu hastalık genç yaşta ani ölümlere neden olan bir hastalık. Bu hastalıktan dolayı ailemizden birçok kişi hayatını kaybetti.

Ağabeyim bu hastalıktan öldü, yeğenim 18 yaşındayken yatağında öldü. Diğer ağabeyim 20 yaşında öldü. Bu hastalık nedeni ile ailemizde altı kişide kalıcı kalp pili var. Aile bireylerimizin yüzde 80'ine bu kalıcı pillerin takılması lazım yoksa onlar da bu hastalık nedeni ile aniden hayatını kaybedebilir. Sağlık Bakanlığından, doktorlarımızdan bu hastalığa bir çare bulmalarını istiyoruz.

Bu hastalığın tedavisi için Diyarbakır, Ankara gibi yerlere gidip geliyoruz. Ancak maddi durumumuz iyi olmadığı için şuan da gidemiyoruz.

Dünyada sadece 6 ailede tespit edilen bu hastalık 60 kişiden oluşan ailemizde de tespit edildi. Bu hastalığın tedavi ve tanısı için bugün bütün aile fertleri ile birlikte Cizre Devlet Hastanesine gelip muayene olduk. Diyarbakır’dan gelen doktorlar hastalığın teşhisini koymak için 64 kişiden oluşan aile bireylerini tek tek muayene edip, gerekli notları aldılar" dedi. 

İlk teşhisin 2014 yılında kendisine konulduğunu ifade eden Dalaman, "Fenalaşıp hastaneye kaldırıldığım zaman hastalık ilk olarak bende teşhis edildi ve kalıcı kalp pili takıldı bana. Benden sonra da diğer birçok aile bireylerine bu kalıcı kalp pillerinden takılarak hayatta kalmaları sağlandı. Son 20 yılda bu hastalıktan dolayı birçok aile bireyi hayatını kaybetti.

Bu hastalığın tedavisi için ilaçta yok Türkiye’de. Tedavimizi sürdürmek için bu ilaçları yurt dışından getirmemiz lazım ancak aile olarak buna da maddi açıdan gücümüz yetmiyor. Ailemizde genetik bir hastalık var ve 60 kişiden oluşan aile bireyleri için genetik bir araştırmanın yapılması lazım.

Her bir tetkik için de 10 bin lira isteniyor. Bir de bu hastalığın tedavisi için ilaçları Türkiye’de bulamıyoruz. Tedavi için bu ilaçlar çok önemli ancak bu ilaçları da yurt dışından getirmemiz lazım. Bizim bu kadar da imkanımız yok. Sağlık Bakanlığından isteğimiz ve ricamız bu hastalığın tedavisi için gerekli ilaçların temin edilip, gerekli tetkiklerin yapılması için bize yardımcı olmalarını istiyoruz" diye konuştu. 

İlk teşhis 2000 yılında Barcelona’da konuldu 
Dünyada şuana kadar sadece altı ailede bulunan bir hastalığı Silopi ilçesinde 60 kişide oluşan bir ailede tespit ettiklerini ifade eden Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serhat Gümlü, "Dünyada şu ana kadar altı ailede ve 150’ye yakın hastada tespit edilen,

2000 yılında Gussat ve arkadaşları tarafından Barcelona’da ailelerinde kardiyak hastalığı ve ani ölüm bulunmayan 17 ve 39 yaşlarındaki hastalarda tariflenen, 2003 yılında ise Dr. Brugada ve arkadaşları tarafından tanımlanan genetik geçişli kısa ot sendromu olarak da bilinen ölümcül kalp ritim bozukluğunu Şırnak ilimizin Silopi ilçesinde 60 kişilik Dalaman ailesinde tespit ettik” dedi. 

Sekiz ay önce Hacı Dalaman’ın hastaneye çarpıntı ve bayılma şikayeti ile başvurduğunu belirten Gümlü, "Yapmış olduğum testlerde ve almış olduğum anamnezde amcalarının, halalarının erken yaşta vefat etmesi ve 20 yaşındaki kardeşinin de askerde uykudayken vefat ettiğini söylemesi üzerine az önce tarif ettiğim hastalıktan şüphelendim.

Bu hastalığın dünyadaki gerçek prevalansı bilinmemektedir. Elektrofizyolojik çalışmaları olan Erkan Baysal hocamızı bu hastalar için hastanemize davet ettik. 64 kişiden oluşan aile bireylerini tek tek taradık. Pedigrilerini oluşturduk ve şuana kadar aileden 18 kişinin vefat ettiğini düşünüyoruz.

Hasta olarak tariflediğimiz 10 kişiye şoklayıcı özellikte olan kalıcı kalp pilinden taktık. Şüpheli olarak düşündüğümüz hastaları da takibe alıp, genetik testlerinin çalışılmasına karar verdik” şeklinde konuştu. 

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serhat Gümlü, hastalığın tedavisi için kullanılması gereken ilaçların ülkemizde bulunmadığını söyledi. Gümlü, "Pahalı olması ile beraber yurt dışından temin edilmekte. Ailemizin maddi olanakları kısıtlı olup maalesef bu ilaçları temin etmeye maddi güçleri yetmemektedir.

Buradan basın aracılığı ile valimize, İl Sağlık Müdürlüğüne, hayırsever iş adamlarına maddi manevi ailemizin yanında bulunmaları için çağrıda bulunuyorum. Böylece aile bireylerinin erken yaşta ölmelerini önleyebilir ve daha sağlıklı bir yaşam sunabiliriz” diye konuştu. 

Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. H. Halit Sapan ise, ”Cizre Devlet Hastanesi daha önce birçok başarılı cerrahi operasyonlara imza atan bir hastanemiz. Bugün de dünya genelinde büyük bir öneme sahip olan bilimsel bir araştırmaya da imza atmış bulunmaktadır.

Dünya genelinde sadece altı ailede bulunan bir hastalıkla ilgili Kardiyoloji Doktorumuz Serhat Gümlü tarafından yapılan bir araştırmada Silopi ilçemizde de ikamet eden bir ailenin var olduğu tespit edilip, 60 kişiden oluşan Dalaman ailesini hastanemizde misafir ederek belirli testlerden geçirdik. Hastalığın teşhisi konusunda gerekli bütün çalışmaları itina ile gerçekleştirdik.

Bu anlamda hastane olarak sadece Cizre’ye değil çevre ilçelerden, hatta Kuzey Irak’tan ve Suriye’den gelen hastalara hizmet vermekteyiz. Amacımız insanlara en iyi şekilde sağlık hizmeti vermek ve ilçemiz ve ilimiz dışına çıkacak olan hasta sevklerini azaltmaktır” dedi. İHA

Bu haber toplam 1159 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 15 yıllık çocuk hasreti son buldu11 Eylül 2019 Çarşamba 17:17
  • Hakkari'de Eczane Vural hizmete açıldı10 Eylül 2019 Salı 16:07
  • Sonbahar depresyonuna dikkat10 Eylül 2019 Salı 15:45
  • Göz tembelliğine tedavi uyarısı10 Eylül 2019 Salı 15:15
  • Kuşburnunun sofralara uzanan yolculuğu10 Eylül 2019 Salı 14:53
  • Hakkari’de fırınlar denetlendi09 Eylül 2019 Pazartesi 13:53
  • Beslenme çantasında neler olmalı07 Eylül 2019 Cumartesi 14:47
  • Veterinere getirilen kaplumbağa sağlam çıktı07 Eylül 2019 Cumartesi 08:30
  • Hakkari kent merkezi haşerelerden arındırıldı06 Eylül 2019 Cuma 11:37
  • Van’a 180 tabip kadrosu tahsis edildi04 Eylül 2019 Çarşamba 17:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 864 3909
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 97 | Haber Scripti: CM Bilişim