• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Ortak vatan ortak savunma

Ortak vatan ortak savunma
Mahşeri sıcakta aracımız, Kerkük'ten yola çıktığında saat 15:30'u gösteriyordu. Aylardır neredeyse her gün çatışma haberleriyle gündemde olan bir bölge burası:

 Kerkük. Kerkük'ten güneye ilerlediğimiz saatler akşam saatleri olmasına rağmen sanki sıcaklık her dakika daha da artıyordu.Kerkük'ten 15 kilometre uzaklaştıktan sonra bir kontrol noktasına varıyoruz.

KDP ve YNK peşmergelerinin birlikte görev yaptıkları bu kontrol noktası simsiyah küller içerisinde, her tarafı darmadağın vaziyetteydi. Nedenini sorduğumuzda şu yanıtı aldık: "5 gün önce IŞİD burada bomba patlattı. Kısa aralıklarla aynı noktada iki bomba patlattılar" dedi.

Peşmerge bunu söylerken oldukça rahattı. Sanki olağan bir şeyi anlatır gibi anlatıyordu. Nasıl bu kadar rahat söylediğini soruyorum "Biz alıştık. Düşmandır ne yapalım, onlar saldırır bizde kendi ülkemizi savunuruz."

İRAN SINIRINDA YENİ BİR GÜÇ

Kerkük merkeze bağlı, 40 kilometre güneyine düşen Dakuk nahiyesine varıyoruz. Dakuk'tan 20 kilometre sonra çatışmalarla sürekli ismini duyduğumuz Tuz Hurmatu ilçesi geliyor. Aynı hat üzerinde Tuz Hurmatu'dan sonra Hanekin (Xaneqîn), Celewla, Kellar var. Araplar, Türkmenler ve Kürtlerin iç içe yaşadığı bu stratejik alanlar, IŞİD'in özel hedefleri arasında yer alıyor. Hanekin ve Kelar güneyoğudan İran'ın Kermanşah eyaletiyle sınır noktasında bulunuyor.

IŞİD, bu ilçeleri almayı başarırsa İran'la komşu olacak. Dolayısıyla bu Ortadoğu coğrafyasında yepyeni bir durum ortaya çıkaracak. İran'ın IŞİD'i İslam düşmanı olarak tanımladığı düşünüldüğünde, sınır hattında İran ve IŞİD savaşına tanık olabiliriz. Mevcut durumda sınırdaki Celewla, 11 Ağustos'tan bu yana tamamen IŞİD'in elinde bulunuyor. IŞİD Hanekin ve Kelar'ı da almak için saldırılarını sürdürüyor.

KAKAİLER IŞİD’İN HEDEFİNDE

IŞİD çeteleri bir yandan sınır hattındaki yerleri hedeflerken Kerkük'e daha yakın iç bölgelerde de konumlanmış durumda. Zaman zaman buralarda da hareketlilik yaşanıyor.

Peki kimdir bu Kakailer? Irak'ta nerelerde yaşarlar, neye inanırlar? Olası bir IŞİD saldırısına hazırlıkları nedir? Kimi verilere göre Irak'ta 75 bin civarında Kakai yaşıyor. Musul'un merkezinde Vardek, Tellilben, Kazakan, Kabirli, Mecidiye, Kaberlum gibi 6-7 Kakai köyü bulunur. Hamdaniye ve çevresinde 15.000 civarında Kakai Kürdünün yaşadığı tahmin ediliyor. Hewler'de de 2 Kakai köyü var.

Ancak Kakai nüfusunun en yoğun olduğu yer Kerkük. Aşiret liderlerinin neredeyse hepsi Kerkük'te yaşıyorlar. Kerkük'te 20 bin civarında Kakai yaşadığı tahmin ediliyor. Merkeze bağlı Dakuk nahiyesi, Kakilerin kalesi olarak görülüyor.

IŞİD saldırılarının yoğunlaştığı alanlardan biri olan Hanekin'de 10 ila 15 bin arasında Kakai'nin yaşadığı belirtiliyor. Kakai'lerin dini ibadethanelerine Cemhane adı veriliyor. Burada Kakailer gizli bir şekilde ibadet ediyorlar. Yolculuğumuzda Kakailerin en fazla yaşadığı Kerkük'ün Dakuk nahiyesine ulaştığında, burada Kakailerle sohbet etme fırsatı buluyoruz.

KAKAİLER: SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ

Kakailer olası saldırılara karşı kendi öz savunma güçlerini oluşturmuşlar. 24 saat nöbet tutuyorlar. IŞİD çetelerinin üslendikleri yerler, Dakuk'a en fazla bir kilometre uzaklıkta. Çıplak gözle çok rahat bir şekilde hareketliliklerini görmek mümkün.

Dakuk sakini Cemal isimli Kakai büyüğü "Şengal'de Êzîdî Kürtlere yönelik katliamdan sonra öz savunmamızı kurduk" derken, adının Feride Kusiye olduğunu söyleyen yaşlı bir kadın "Burada kadınlar da silahlanmış, son damla kanımıza kadar direneceğiz, hiç birimiz köylerimizi, yerlerimizi bırakıp kaçmayacağız" diye ekliyor.

Sohbete dahil olan Kakai büyüklerinden Mehmet Eziz, "Biz tarihte çok zorluk çektik, bize sayısız zulümler yapıldı. Ama bugün buna izin vermeyeceğiz. Yerlerimizi bırakmayacağız. Özellikle ulusal savunma güçlerinin alanımıza gelmesiyle şimdi daha da güçlendik. Bu savunma güçlerine katılan tüm Kürt güçlerine minnettarız. Tüm Kürt gençleri bu direniş cephesindeki yerini almalı" diyor.

"Dikkat edin bu IŞİD denen çeteler her yerde Kürtleri hedef alıyor" diyerek dikkatleri üzerine çeken Kasım Hesen isimli Kakai ise, "Bugün Kürtlerin birlik olması zamanıdır. Biz direndikçe onlar yenilecektir. Onlardan korkmuyoruz. Asıl onlar bizden korksun" vurgusunda bulunuyor.

IŞİD PSİKOLOJİK ETKİSİNİ YİTİRDİ

Kerkük ve çevresinde yaptığımız yolculuk sırasında en fazla da dikkatimizi çeken, toplumda değişen hava oluyor. IŞİD özellikle Musul ve Telafar'dan sonra Şengal'de Êzîdî Kürtlere dönük katliamında önemli bir psikolojik savaş yürütmüştü. Girdiği her yeri sanki hallaç pamuğu gibi ezip geçebileceği, önlerinde hiçbir gücün duramayacağı görüntüsü oluşturmuştu. Savunmasız insanları hedef alarak en vahşi yöntemlerle insanlık suçu işleyen çetelerin bu ilerleyişi özellikle Rabia ve Mexmûr hattında durduruldu. Dolayısıyla bu havaları da tümden değişti.

Kürt güçlerinin ortak bir cephede buluşarak karşı hamleye geçmesiyle birlikte, Kakailer de güvenlik tedbirlerini alarak, bölgelerini savunmak için mevzilendi. Ağustos ayı başında Güney Kürdistan'a yönelik saldırıların başlamasından sonra YPG, HPG ve peşmergeler başta olmak üzere ortak savunma cephelerinin oluşturulması, IŞİD çetelerine karşı hem güç hem de moral kaynağı oldu. Dakuk'ta görüştüğümüz Kakai Kürtleri de bunu açıkça ifade ediyorlar. Mexmûr'da, Kerkük'te, Şengal'de binlerce Kürt genci, yaşlısı, kadını-erkeği öz savunması için şimdiden silahlanmış durumda.

HEDEFLENEN YERLERİN YAPISAL BENZERLİĞİ

IŞİD çetelerinin bu kadar gündeme gelmesi, etrafa korku salması ve vahşet görüntülerini yaratabilmesi seçtiği hedeflerin yapısıyla da bağlantılı. Kendine göre zayıf bulduğu ve ses getirecek yerlerden saldırarak, sivil halka dönük tüyler ürpertici katliamlar yapıyor. Musul'da Şabak Kürtleri, Türkmenler ve Hristiyanları hedef aldı. Ardından Şengal ve Mexmûr.

Peki bu hedeflerin ortak özellikleri ne? Hedeflenen kesimlerin hepsi de bulunduğu coğrafyada Müslüman yapı içerisinde dinsel açıdan azınlık teşkil ediyor. Özellikle Şabak ve Êzîdî Kürtler tarih boyunca da sürekli katliamdan geçirilen kırılgan azınlıkları oluşturuyor. Bu dini azınlıklar ayrıca Müslümanlar arasında inançlarından dolayı sürekli dışlanan, ötekileştirilen ve topluluk olarak içe kapanmış topluluklar olarak dikkat çekiyor.

SIRADAKİ HEDEF KERKÜK MÜ?

IŞİD'in şimdiye kadar ki saldırılarına dair birçok şey yazıldı-çizildi. Ancak birkaç gündür bölgede görece bir sessizlik olsa da bunun böyle sürmeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Dolayısıyla bundan sonrası daha da önemli hale geliyor. IŞİD çeteleri Mexmûr'da Kürt ulusal savunma güçleri karşısında aldıkları yenilgiden sonra Kerkük ve etrafına dönük saldırılar geliştirmeye başladı. Aslında uzun süredir bu alanlarda belli aralıklarla saldırılar yapılıyordu. Ancak önümüzdeki günlerde bu alanda çatışmaların boyutlanacağı öngörülebilir.

Kerkük, Irak Anayasası'nda statüsü belli olmayan yerler arasında bulunuyor. Bu nedenle "tartışmalı" olarak ifade edilen bölgelerin başında geliyor. IŞİD'in 10 Haziran günü Musul'u işgal etmesi ardından, Kürt güçleri de 12 Haziran'da Irak ordusunun kaçarak alanı boş bırakması üzerine Kerkük'te tamamen denetimleri altına almıştı.

Heterojen yapısı ve IŞİD'in ön gördüğü siyasal yapı için stratejik olmasının yanında coğrafik ve ekonomik açıdan da oldukça önemli bir yer. Türkmen, Arap ve Kürtlerin bir arada yaşadığı, zengin petrol yataklarına sahip Musul'dan sonra Kerkük'ün IŞİD kontrolüne geçmesi IŞİD'in gücüne güç katacaktır.

Hafta başında IŞİD çetelerinin Kerkük'e bağlı Celewla kazasını ele geçirmesi bu tehlikenin kapıya dayandığını gösteriyor. Çeteler mevcut durumda saldırılarını daha çok Celewla, Tuz Hurmatu, Xaneqîn ve Dakuk tarafında yoğunlaştırmış durumda. Özcesi; önümüzdeki dönemde IŞİD'in temel hedefi Kerkük olabilir. Gezdiğimiz yerlerde Kürt ulusal savunma güçleriyle IŞİD güçlerinin hazırlık ve konumlanmaları bunu açıkça gösteriyordu.

MEXMÛR KÜRT TARİHİNDE BİR İLK

Kürtler uzun süredir ulusal birlik ve kongre tartışmaları yapıyor. Öngörülen ama bir türlü gerçekleşmeyen ulusal kongreyle oluşturulması en fazlada tartışılan oluşumlardan bir tanesi de ulusal savunma gücüydü.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan daha önceki İmralı görüşmelerinde, bölgede olağanüstü gelişmelerin yaşandığını, Kürtlerin bir kongre etrafında güçlerini toplamalarını ve bu kongrede önemli bir başlık olarak da ulusal savunma gücünün oluşturmasını önermişti.

Kongre için çeşitli tarihler verilmesine rağmen bir türlü gerçekleşmedi. Dolayısıyla ön görülen ulusal savunma gücü de oluşturulamadı. Sonuçta 3 Ağustos'ta Şengal'e saldıran IŞİD çeteleri binlerce savunmasız Êzîdî'yi katliamdan geçirdi, yerlerinden sürgün etti. IŞİD, Şengal saldırısından sonra Mexmûr mülteci kampını hedef alınca çokça tartışılan ulusal savunma gücü pratik olarak hayata geçti ve bu ortak güç güney Kürdistan topraklarını savunmaya başladı. Mexmûr saldırısıyla fiilen oluşturulan ulusal savunma güçleri Kürdistan tarihinde bir ilkti. Onun için de oldukça önemli.

KERKÜK

Irak'ın başkenti Bağdat'ın 236 kilometre kuzeyinde, Hewlêr'in 83 kilometre güneyinde, Musul'un 149 kilometre güneydoğusunda, Süleymaniye'nin 97 kilometre batısında yer alan Kerkük, tarihte Babil, Asur ve Med imparatorluklarının önemli kentlerinden oldu. Kürtler, Araplar ve Türkmenler kentin ağırlıklı farklı etnik yapılarını oluştururlar. Zengin petrol yataklarına sahip olması dolayısıyla alana hakim olmak isteyen herkesin iştahını kabartan bir yer.

Bugün IŞİD çetelerinin bölgede istedikleri hakimiyeti kurmaları açısından da oldukça önemli bir kent. Zira 149 kilometre güneydoğusunda yer alan Musul ve çevresinin önemli bölümü bu çete güçlerinin elinde. IŞİD çetelerinin Mexmûr saldırısından sonra gözlerini Kerkük'e dikmeleri, bu alanda da ortak Kürt savunma güçlerinin oluşumunu gündeme getirdi. Alana geçen gerilla ve milis güçlerle peşmerge güçleri şimdi Kerkük'ün savunma mevzilerinde yan yana direniyor. 

CEPHEDE GERİLLA VE PEŞMERGE YAN YANA

Gerilla ve peşmerge güçleri bugün mevzilerde ortak düşmana karşı yan yana savaşıyor. Her biri diğerinin kaygısını taşıyarak, birbirlerinden güç alarak Kürdistan'a yönelen IŞİD çete saldırılarına karşı savunuyor.

Kürdistan'da yaşanan bu tarihsel gelişmeye tanıklık etmek için Kerkük'te savunma güçlerinin olduğu alanlara gidiyoruz. Nelerle karşılaşacağımızı bilmeden arabaya atlayıp yol alıyoruz.

İlk gün Kakai Kürtlerinin yaşadığı Dakuk alanını dolaştıktan sonra ikinci gün savunma güçlerinin olduğu yerlere varıyoruz. Göreceğimiz ve kaydedeceğimiz her karenin tarihsel önemde olduğunu bilerek yola koyuluyoruz. Tabelalarda ismini hep savaşla duyduğumuz Tuzxurmatu, Xaneqîn, Tikrît isimleri.  Kızıl kıyamet bir sıcak. Birçok yerde daha önce çeteler tarafından gerçekleştirilen patlamaların izi duruyor.

Bir tepsiyi andıran göz alabildiğince bir düzlük…

Bu koca ova içinde sık aralıklarla kontrol noktaları kurulmuş. Şehrin içinde sürüp giden olağan yaşam karşısında şehir dışındaki her şeyde savaş havasını solumak mümkün. Bir süre yol alıyoruz. Saati kontrol etmediğim için ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum. Bir süre sonra bir askeri noktaya varıyoruz.

ŞAŞIRTAN VE KORKUTAN BAKIŞLAR

Arabadan inip kuryemiz öncülüğünde alana doğru yürüyoruz. Peşmerge ve gerillayı yan yana ilk defa çıplak gözlerle görüyorum. Bana oldukça değişik bir manzara gibi geliyor. Biz onlara doğru yürürken bir anda tepkileri karşısında yerimizde donup kalıyoruz. "Kimsiniz, neye geldiniz, çabuk kim olduğunuzu, hangi kanaldan geldiğinizi söyleyin" peş peşe ve öfkeyle dile gelen bu sorular karşısında resmen afallayıp duruyoruz.

Kendimizi tanıtınca gözlerdeki o sert bakışlarda bir yumuşama oluyor. Sonra bizim Rudaw TV'den olduğumuzu sandıklarından böyle davrandıklarını söylüyorlar. Çünkü Rudaw TV, özellikle Şengal saldırısından bu yana gerillanın direnişini, sonrasında ortaya çıkan ulusal savunma güçlerini hep olumsuzlayan bir yayın yaptı. Hal böyle olunca Kürt toplumunda büyük tepki topladı. Gerillanın tepkisi kadar peşmergeler de tepki gösteriyor bu duruma.

ARTIK KÜRTLERİN DE ORTAK SAVUNMA GÜCÜ VAR

Bir süre dinlendikten sonra ortak savunma güçleriyle röportajlar yapıyoruz. Bizim için güney, kuzey, doğu batı fark etmez diyen YJA Star gerillası Nuve Rojhat "Biz Kürdistan'ın ulusal savunma gücüyüz. Aslında biz hep böyleydik. Doğu, batı, kuzey tüm Kürdistan parçalarında düşmana karşı mücadele ettik" diyor.

Nuve, 16 yıldır Kürdistan dağlarında savaşıyor. En son Mexmûr savunmasında yer almış. "Bugün burada bulunmaktan, halkım için ortak savunma mevzilerinde yer almaktan büyük gurur duyuyorum" diyor.

YNK'ye bağlı Baki adındaki bir peşmerge komutanı da " biz gerillanın bizim alanlarımıza gelmiş olmasından sonsuz mutluluk duyduk. Onlardan güç alıyoruz. Bir ülkenin kuzeyi güneyi olmaz. Bu savunma güçleri artık kalıcı olmalı" diye konuşuyor.

Simko Hawar isimli ve doğu Kürdistanlı bir gerilla da söz alarak, "Biz Kürdistan gerillasıyız. Bugün Kerkük'te bu mevzilerde dört parça bir araya geldi. Her yerden arkadaşlarımız var, peşmerge var. Biz ülkemizi her parçada savunmaya hazırız" diyor.

ORTAK SAVUNMA YENİ BİR TOPLUMSAL ALGI

Savunma cephesindeki bu hisler kısa sürede toplumsal algıda köklü değişimler yaratacak nitelikte. Zira Güney Kürdistan şehirlerinde geçen gerilla güçleri halkın büyük coşkusuyla karşılandı. Binlerce Kürt genci savunma cephesinde yer almak için kolları sıvadı. Bu güçler pratikte kazanımlar sağladıkça, toplumda önemli bir etki yaratacak ve saflar gittikçe daha sıklaşacak. Böyle bir durumda ortak duygu ve hisler ortaya çıkacak ki, bu ortak cephenin en büyük kazanı mı da bu olacak. Kerkük'te Süleymaniye'de konuştuğunuz herkeste şimdiden bunu görebilmek mümkün.

HAYALLER GERÇEK OLUYOR

Daha önce dağlarda röportaj yaptığım birçok gerilla, tüm arkadaşlarıyla Amed'e girerek halkla buluşmanın kendileri için arzuladıkları en büyük hayallerden biri olduğunu söylemişlerdi. Agit Guyi isimli ve 17 yıldır Kürdistan dağlarında savaşın en kızgın yerlerinde kalan gerilla da, "Benim için en büyük hayal kuzey Kürdistan'a Amed'e, Önderlik ve gerillanın birlikte giriş yapması, halkla buluşmasıydı" diyor ve ekliyor, "Güney Kürdistan'a gelirken halkın o görkemli coşkusu karşısında hayallerimi yaşadım. Bir özgürlük savaşçısı için en büyük hayal halkı tarafından o coşkuyla karşılanmasıdır."

Bu kareler bölgede artık yepyeni bir güç dengesi anlamına geliyor. Savunma güçlerinin kalıcı olması durumunda Kürtler bölgenin en etkin gücü haline gelecekler. Bölge üzerinde hesap yapan küresel güçler de, bölge güçleri de satranç hamlelerini yaparken Kürtleri hesaba katmak zorunda kalacak.

 

Bu haber toplam 2074 defa okunmuştur
Etiketler: ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 5 Kaymakam gözaltına alındı!18 Ocak 2017 Çarşamba 22:31
  • Hakkarili 5 çocuk babası kayıp parasını arıyor18 Ocak 2017 Çarşamba 16:05
  • Belediye mükelleflerine çağrıda bulundu18 Ocak 2017 Çarşamba 14:21
  • Tugay minik öğrencileri misafir etti!18 Ocak 2017 Çarşamba 10:08
  • Soğuktan akan çeşmeler buz tuttu18 Ocak 2017 Çarşamba 09:23
  • Hakkari'de halk toplantısı yapıldı!17 Ocak 2017 Salı 19:15
  • Rusya'dan Suriye'de federasyon açıklaması17 Ocak 2017 Salı 14:36
  • “Beklemek Zor: Haberci Yakını Olmak” belgeseli17 Ocak 2017 Salı 14:16
  • Doğaya 180 ton yem bırakıldı!17 Ocak 2017 Salı 14:08
  • Dedelerin kayak keyfi!17 Ocak 2017 Salı 12:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim