• BIST 104.918
  • Altın 147,038
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 28 °C

Pandoranın kutusu açıldı, katkıya gelin

Çiya Berçelan

Aşağıdaki ifade pkk liderinin ''Kürt sorunu ve Demokratik Ulus çözümü' kitabından alınmıştır. "Benim için İmralı Cezaevi, Kürt olgusunu ve sorununu algılamak ve çözüm imkanlarını kurgulamak açısından tam bir hakikat savaşı alanına dönüştü.

Pozivist bir dogmatik olduğumun farkına varmam, tecritle oldukça ilişkilidir demem mümkündür. Özellikle ulus devletçiliği aşmak benim için çok önemliydi. Bu kavram benim için uzun süre asla değiştirilmemesi gereken bir dogma niteliğindeydi.

Toplumsal doğa, uygarlık ve modernite üzerinde yoğunlaştığımda bu ilkenin sosyalizmle ilgili olmayacağını, sınıflı uygarlığın bir tortusu ve kapitalizm eliyle meşrulaştırılmış azami toplumsal iktidarcılık olduğunu kavramam önemliydi. Dolayısıyla (ulus devleti) reddetmekte tereddüt etmedim"

Bu şu anlama geliyor; hareketin lideri diyor ki; ''İmralı Cezaevine düşmeden önceki Kürt sorunu algım yanlıştır. Ben diyor; imralı cezaevine düştükten sonra Kürt sorunu çözüm projemin yanlış olduğunu görüm ve burada, imralı cezaevinde doğrusunu görüp akıllandım.

Şimdi diyor; eskiden her ulusun sahip olduğueşitlik, özgürlük, demokrasi ve bğımsızlık gibi bir devlete Kürtlerinde sahip olması gerektiğine inanıyordum. İmralı cezaevi yanlışımı görmeme ve akıllanmama neden oldu, eskiden toplumsal doğa, uygarlı ve modernite hakkında fazla bir bilgim yoktu, burada bunlar üzerinde yoğunlaştım.

Toplumsal doğa, uygarlık ve modernite bilgimi yükselttikten sonra gördüm ve anladım ki ulus devlet sınıflı uygarlığın bir tortusudur. Anladım ki sınıfsız toplumu hedefleyen biri olarak o halde ulus devlete gerek yoktur kanaatine vardım ve ulus devleti red etmekte tereddüt etmedim.'' buyuruyor.

Yeni bir icat ile halkların karşısına çıkmış oluyor. Demokratik ulus icadı, paradigması ile mevcut sistemin içine girip erimenin en iyi yol olduğuna kanaat getiriyor. Mevcut ulus devlet sistemini değiştirmeye dünya üzerindeki hiç bir gücün yetmeyeceğini herkes bilecek durumdadır. Daha önceki yazılarda da işaret edildiği gibi bir halkı ulusdevletinden vaz geçirmenin tek yolu onu imha etmektir.

Bundan dolayı her dört sömürgeci devlet Kürt halkını asimilasyon, yasaklar ve imhalarla yok etmeyi hedeflemiştir.

Kulağı tersten de tutarsanız böyle, dolaylı da, düz de tutarsanız bundan bu anlaşılır.

Dünya üzerinde sınıfsız toplum iddiasıyla kurulmuş ne kadar devlet varsa sistemsel olarak iflas etmiş ve yıkılmıştır. Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği halkları tarafından paramparça edilip tarihin çöp kutusuna atıldı. Her halk, her ulus büyük bedeller ödeyerek bu ucube diktatörlüklerden kurtularak devletini kurup bağımsızlığına kavuştu.

Çin sınıfsız toplum inşası için yola koyuldu, şimdi dünyanın en büyük kartellerine sahip bir ulus devlet sistemi ve evrensel değerlere dayalı demokratik bir sistem bile değildir.

Hareket liderinin dile getirdiği sistem dünya üzerinde iflas etmiş, halklar tarafından ret edilmiş, bünyesinden çıkarılıp, sökülüp atılmış dikta bir sistemindir. Gerçekler ne diyor? Rusya'da iflas eden, Doğu Almanya'dan tutun, Arnavut'luğa, Küba'dan tutun Çin'e kadar diktatörlükle yaşatılmaya çalışmış, yinede yaşatılamamış, halkların çıkarlarına, yaşamına, sosyo-kültürel değerlerine uygun olmadığı için yine halklar tarafından ret edilerek yıkılmış olandır liderliğin sözünü ettiği bir sistem.

Bu kurnazlığın asıl nedeni ne olabilir?

Kürt halkı, elle tutulur hiç bir değere sahip değilken her halk gibi ''ulus devlet'' ve bağımsızlık ideali için mücadele başlatılacak, Kürt halkı bağımsızlığına ramak kalmışken ''ulus devlet'' yanlıştır, bunun farkına daha yeni varıyorum, toplumsal doğa, uygarlık ve moderniteyi yeni çözümledim, gördüm ki eskisi yanlıştır denilecek. Bir halkı bunun için peşine takmayı hesaplayıp, bağımsızlığa ramak kalan bağımsızlık talep eden taraflara yönelmeye sevk etme çabası ve hesapları yapılacaktır. Kürt halkı bunu yer mi? Yemez mi?

Kürdistan'ı sömürgeleştiren devletler bunu isteseydi, talep etseydi anlaşılır bir durumdu. Kürt halkı uluslar arası güçlerle tarihlerinde ilk defa ortak çıkarlara dayalı birlikte hareket etme süreci yaşıyor.

Kürt halkı ile uluslar arası güçlerin birliktelik sürecini sömürgeci devletler yıkmaya çalışsa da bugüne kadar başaramadılar. Bunun için Kürtlerle uluslar arası güçleri karşı karşıya getirmeye yönelik her türlü yolu deneyeceklerinden kuşku duyulmamalı, her türlü fitne, fesat, entrikaya açık bir dönemden geçiliyor.

Sınıfsız toplum hedefinin ötesine geçilmesi ve ulus devletin birilerine ret ettirilmesi bu sürecin işleyen mekanizmalarından sadece biri, bunun altından daha çok sular akıp gidecektir.

İlginç olan diğer bir husus da liderliği tapınma derecesine getirme çabalarıdır. Bu süreç bütün boyutlarıyla kapsamlı biçimde işiliyor. Teokratik sistemlerde, gerici sistemlerde ''şeyh söyler, emir eder, mürit uyar, yapar, itaat eder'' şeklinde düzen işliyor. Tartışma, eleştiri veya özeleştiri gibi değerler bu sistemlerde yer almaz, şeyh tarafından dile getirilenler tabulaştırılır.

 Liderlik de bu yolda önemli bir mesafe kat ettiği anlaşılıyor. Liderin dile getirdiği, söylediği, kararlaştırdığı konuların doğruluğu veya yanlışlığı tartışılmadan kabul edilmiş görünüyor. Bu hususlar yanlış mı? Doğru mu? Halkımızın çıkarlarına uygun mu?

Bu günün değerleriyle çelişik mi? Ütopik bir yaklaşım mı? Gerçekte var olmayan hayale dayalı bir paradigma mı? Halkımızın ulusal kazanımlarının önünü tıkama amacı, hedefi mi taşıyor? Yüzlerce soru, eleştiri ve özeleştiri içermesi gereken konular var ve tartıştırılması artık kaçınılmaz görünüyor.

Tartışmanın zemini olup olmamasına takılmadan teknolojik ve bilimsel imkanları sonuna kadar kullanarak pandoranın kutusunun açılması yararlı olacaktır. Kutu açıldı, cin şişeden çıkıyor, elinde imkanı olan katkı sunabilir.

Bu yazı toplam 999 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim