• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 17 °C

RESULULLAH’I YAŞAMAK

Abdurrahman Aşkan

Ey Allah’ın Resulü bu mektubu kışın soğuk günlerinde, dünyada ki son çırpınışların ateşli zamanında sıcak gönüllerden esen meltemle yazıyorum. Ne olur bu içten gelen Ümmetinin duygularına bir el uzak, bir şefaat et… Biz iman zayıflığımızdan yenildik yeniden doğuşunla dirilip öze dönmeye söz veriyoruz. Ya Nebi bize şefaat et, mahrum etme sünneti seniyenden…

Ey kâinatın ilk meyvesi, ilk güneşi, ilk nuru bir doğuversen yeniden içimize, yeniden âşık etsen kendine ne çok seviniriz bir bilsen; âlem mi değişti, insanlık mı öldü, biz mi kaybolduk yâda kaybettik yolunu bir anlayabilsek.

İlk doğduğumuzda kulaklarımıza okunan ezan ve kametin, ismini ezberlemekle, doğum tarihini, soyunu ve üzerimizde minareden yükselen ezanı duymakla, hakkında ki tarihçeni bilmekle övünüp, böbürlenerek kendimizi Müslümanlardan saydık. Bilmedik bunu başka dinlere mensup insanların da bildiğini… Bilmek değil uygulamanın, söz değil icraatın daha önemli olduğunu bilmedik…

Her şeye başlarken Bismillah kelimesini öğretmişlerdi ve seninde her güzel işe başlarken söylediğini, evlatlarınla yeri geldiğinde baba,  yeri geldiğinde arkadaş, sırdaş ve en yakın dost, akrabalarınla sırayı rahim içinde olduğunu her insanla en iyi geçinen olarak, maddiyata değil maneviyata değer verdiğini biliyoruz.

Ya Hz. Muhammed! Bizlerde Batıni olan şarkılarla çocuğumuzun gözlerini dünyaya açmasına çalışıyor, mankenlerin, podyumlarda boy gösterenlerin, iki kelimesi bir birini tutmayan siyasetçilerin, boy, kilo ve de ayakkabı numarasına kadar merakla öğrendiğimiz futbolcunun dizlerinde büyütüyoruz öz evlatlarımızı.

İsmini; belki  böyle günlerde hayırda yarışan sahabe zamanında tarif ettiğin kardeşlerin olan Ahir zamanın hayırsever insanlarından, yılda iki olan dini bayramlarda, çevreden sıkıla sıkıla uğradığımız cami de, insanların yanında mahcup olmayalım diye kimin ümmetindensin dendiğinde cevap verelim zanı ile öğrendiğimiz ismini…

Bir tek isminle yetindik, gerisi hep dünya ya daldık. Yarın biraz daha mal mülk dedik. Çoluk çocuğumuzu, dost, akrabayı arka plana ittik.

Anne, baba yaşlandı ölmelerini arzuladık rahat yaşayalım, misafirliğe gitmedik, misafir gelip yemeğimiz azalmasın, düşenin elinden tutmadık dara düşenin koluna koltuk olmadık malımız azalmasın diye… Dağılan malımızın sadaka olarak öte âlemde bizi ateşten uzak tutacak bir set olacağını düşünmedik…

Ya Resulullah! Ahir zamanın son ümmeti olarak birbirimize düştük. Irkları ırkçılığa çevirdik, milleti milliyetçiliğe, senci benci diye kardeş kardeşe düştük, camide omuz omuza Allah’ın huzurunda kıraatteyiz, avlusunda kinle yüz ekşitmekteyiz, sokakta caddede kavgaya, şiddete tutuşmaktayız bu mu Ümmet bilinci ile şuurlaşan Müslümanlık…

Ey şefaat Peygamberi! Ey Muhammed Mustafa! Ümmetin için duadasın biliyoruz. Tüm mahlûkata merhamet eden, seni âlemlere rahmet olarak gönderene Ümmetin için bu dar günde dualarını daha da sıklaştır.

Bize bakıp görme, görüp anlama, anlayıp kavrama, kavrayıp pişme metodunu vermeyi dile…

Tek çaremiz bir tek çalacağımız kapı kaldı yücelerin yücesi olan Allah’ın merhameti, rahmeti ve senin şefaatin el aman…Selam ve dua ile…

 
Bu yazı toplam 1027 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim