• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C

Silahlara veda barışa merhaba...

Silahlara veda barışa merhaba...
Azad Keskin/Yazdı: Dağdaki gerilla da, asker de bizim çocuklarımız… Barışa sahip çıkın, mahkûmları affedin!

! Biz barışa susamışız, barışa sahip çıkın!” diyen Hızu Teyze tabiri caizse savaşın tam ortasında olan Hakkari’ den haykırıyordu bütün dünyaya. Nihayet beklenen, özlenen ve hayal edilen barış gerçekleşiyor. Hayatlara değil silahlara veda zamanı geldi.

Yıllardır süre gelen kürt sorununu demokratik siyaset yoluyla çözümünü mümkün kılacak barış koşulları olgunlaştı.Türkiye’de 30 yıllık bu savaş; Yetim kalan bebeklere baba bulamadı. Dul kalan bayanlara eş olamadı.Bağrı yanan anne ve babaların yüreklerine su serpmedi. Bu sorun öldürme ile tutuklama ile operasyonlar ile eylemlerle, yürüyüşlerle çözüm bulmadı ve çözüm bulamayacağı açıkça ortadaydı. Artık silahlara veda zamanıdır.

Gerçek ve kalıcı barışı sağlamanın zamanıdır. Usta yazar Hasan CEMAL; Gerçek ve kalıcı bir barış yakalamanın yolu barışın içini demokrasi,hukuk,özgürlük ve insan haklarıyla doldurmaktan geçiyor. Kürtlerin eşit vatandaşlık talebinin haklılığını görebilmekten geçer diyor.

Bundan böyle dönüşü çok güç yola girdik. Anne ve babaların bağrı yanmayacak. Dul kalan bayanlar ve yetim bebekler olmayacak. Kan ve gözyaşı akmayacak. İnsanlar artık ölmeyecek… Hayallerinde savaş, çıkar, rand... Besleyenler hayalleriniz yıkıldı. Özlenen BARIŞ artık çok yakın. Yaşasın halkların kardeşliği ve barışı... Bu güne kadar uçaklara, bombalara, savaşa harcanan para muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için her yönü ile kalkınmış ve refaha ulaşmış bir Türkiye olma yolunda harcanacak.

Bu yüzden silahlar sussun, kan dursun çağrısına kulak vermeyecek, yaylalarında, köylerinde, dağlarında silahlı birimlerin gezinmediği bir Türkiye’yi istemeyecek vicdan sahibi ve akıl sahibi hiç kimse yoktur. Barış huzurdur, sevgidir, kardeşliktir, hak-hukuktur, özgürlüktür, demokrasidir, istikrardır, kalkınmadır, refahtır.

Barıştan daha büyük bir nimet yoktur. Ancak yaşanan bu barış süreci kısa bir süreç değildir. Zaman ve kararlılık gerektiren bir süreçtir. Çünkü yalnız silahlara veda ile sorun çözülmüyor. Gerçek ve kalıcı barışın temel koşullu tam demokratik bir anayasadır.

Dünyada uygar toplumlarla birlikte uygar ilişkiler içinde bulunabilmenin ölçüsü insan hak ve özgürlüklerine saygıdır. Bu ancak demokratik bir Türkiye ile mümkündür. Demokratik bir Türkiye’nin koşulu kendi toplumlarıyla barış içerisinde olmakla mümkündür.

Son olarak Hakkari’ den ulusal ve yerel basına Kürt meselesi hakkında sözlü ve yazılı yapmış olduğu demeçlerle ses getiren rahmetli babam Abdurrahman KESKİN’in şu sözleri ile son vermek istiyorum. “Doğru her mantıklı ve makul insanın kabul edeceği bir duygudur. Türkiye’de Kürtlerin varlığını kabul etmek ne bir iltifat nede bir mükafattır.”

 

 

Bu haber toplam 4218 defa okunmuştur
Etiketler: , , ,
  • Yorumlar 24
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim