• BIST 110.248
  • Altın 155,602
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

Siyaset fanatizmi üzerine

Psikolog Murat Hasanoğlu

Belediye seçimlerine az bir süre kalmışken, farklı siyasi ideolojilere mensup tarafların, grupların, rekabetten çok marjinal bir tutum sergilemeleri benim bu yazıyı yazmama sebep oldu. Unutulmamalıdır ki, Seçmenler, kendi siyasi görüşünü temsil eden partileri veya bağımsız adayları seçerek demokrasiye katkıda bulunur. Seçimlerin sonuçlarıysa, bir toplumun yapısını ve vatandaşlarının düşüncelerinin farklılığını ortaya çıkartır.

Toplumdaki insanların ne kadar farklı olduklarını her gün kendimiz görebiliyoruz. Sokağa çıktığımızda karşılaştığımız yüzlerin, bir makale okuduğumuzda yazarın görüşünün yada bir şarkı dinlediğimizde sanatçının sesinin farklılığını algılarız. Tüm bu şahsi farklar, dünyamızı ve bununla birlikte yaşadığımız ülkeyi kültürel anlamda zenginleştirir. Bu kültürel zenginlik, siyasete de yansımaktadır. Çünkü farklı görüşlere sahip olan bazı insanlar, görüşlerini siyasi bir platformda savunmak suretiyle çeşitli partilerde yer alırlar. 

George Santayana'nın güzel bir sözü var. Diyor ki; Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar... Türkiyenin siyasi geçmişine baktığımızda Tek partili hayatın ülkeye ve topluma ne kadar zarar verdiğini ve 1970- 2000 yılları arasında da farklı siyasi partilere tahammülsüzlüğün toplumu ne kadar ayrıştırdığına şahit olduk. Bundan dolayı geçmişte yaşanılan olumsuz siyasi gelişmelerin modern halini 2014 yılında hiçbir kesimin başka kesime, hiçbir siyasi partinin başka partilere uygulamaması gerekmektedir.

Bu doğrultuda farklı siyasi görüşleri benimseyen insanların savundukları partilerden dolayı dışlamak, onları arka plana itmek kabul edilecek bir durum olmamalıdır. Demokrasiyi savunan parti ve parti mensuplarının anti demokratik davranması, eşitlik ilkesine vurgu yapan bir siyasi görüşün eşit davranmaması o partinin samimiyetine gölge düşürecektir. Kendi koyduğu hukuku ihlal eden bir devletin beş paralık itibarı olmadığı gibi, partisinin misyonunda yer alan (demokrasi, adalet, eşitlik v.b.) değerleri ihlal eden bir siyasetçinin de beş paralık bir değeri olmaz.

 İnsan, kendisinin ikna olmadığı bir düşünceyi ya savunamaz yada savunmakta güçlük çeker. Bu ikna olma sürecinde insan ilgisini çeken görüşü tartar ve kişisel değerlerine ne kadar uygun olduğunu sorgular. Eğer söz konusu görüşün kendisine hitap ettiğine karar verirse bu görüş, artık onun için sabit bir fikir haline dönüşür çünkü ikna olmuştur. Siyasetle ilgilenen bazı insanlarda siyasi görüşün şahsi değerleri ve bununla birlikte kişiliklerinin önüne geçtiğini görebiliyoruz. Siyasi fikrin kişiliğin önüne geçmesi kimi zaman sağlıklı olmayan sonuçlara neden olabiliyor.

Çoğu kez bir siyasi görüşü bu kadar yüksek bir derecede benimsemek “fanatizm” diye tabir ettiğimiz olguya dönüşür. Bir siyasi görüşü fanatik bir şekilde savunan bir insanın en büyük eksiği ise kendi görüşüne fanatizmi nedeniyle saplandığından dolayı gittikçe kaybolan objektifliğidir. Zira bir fikri savunan insan, doğal olarak farklı görüşleri benimsemeyecektir. Fakat objektif kalma kabiliyeti, görüşüne sadık olan bir kişide de olmalıdır.

Çünkü düşünce açısından toplumsal olayları ve gelişmeleri sağlıklı bir biçimde değerlendirip yorumlaması için bireyin objektif olması gerekir. Objektif kalma kabiliyetini yitirmiş olan bir insan, maalesef ön yargılar geliştirmeye çok daha yakındır. Gelişen olaylara objektif bakamama durumu, aynı zamanda kişiyi kendisinden farklı düşünen insanlara hoşgörüsüz davranmasına yol açabilir.

Çünkü fanatik bir derecede fikrini savunan bir insan, kendi görüşüyle bağdaşmayan düşüncelere çokta açık olmayacaktır. Oysa ki toplum için faydalı olan farklı görüşleri savunan bireylerin siyasi tartışmada birbirlerine saygı duyması ve hoşgörüyle bakmalıdır. Böylece farklı görüşler bir arada değerlendirilebilir ve vatandaşlar için olumlu sonuçlar elde edilebilir.

Ne yazık ki fanatik bir siyasi düşünce yapısına sahip olan bir insanla bu tür verimli politik tartışmaları yürütmek zor olacaktır. Çünkü bu fanatik kişi, farklı bir görüşün artılarını görmekte zorluk çekecektir. Belki de sadece kendi görüşünün mantıklı olduğunu düşünecektir. Sonuç olarak ta bu durum bu kişinin hem siyasi hem kişisel gelişimini engelleyecektir. Zira farklı görüşlere kendini tamamen kapatan biri, kendi görüşünü de geliştirmekte güçlük yaşar.

Bu nedenle siyasi bir fikir edinmiş bir insan, düşünceyi ne kadar kişiliğinin önemli bir parçası olduğunu savunsada, kendini bir birey olarak düşüncenin dışında tutmalıdır. Yani siyasi bir düşünceyi sağlıklı bir şekilde savunabilmek, bu görüşe gerektiği zaman dışardan ve objektif bakabilmeyi gerektirir. Bu nedenle siyasi fikrin bireyin kişiliğinin önüne geçmemesi ve fanatik bir dereceye ulaşmaması gerekir. Siyasi tartışma, ancak farklı görüşlere saygı duyulursa ve hoşgörü kaybedilmezse toplum ve birey için faydalı olabilir.

 

Bu yazı toplam 12717 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim