• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 2 °C

Siyasette oyunlar

Abdurrahman Aşkan

Şu veya bu partiye oy vermeyenin imanı yoktur, oy namustur, oy şereftir… Gibi söylemlerin ardına saklanıp bu Müslüman halk(lar)ın iradesine göz dikenlere…

Halkı ve halkları medya karşısında ki söz, davranış ve tavırlarıyla birbirine düşürüp zararlarında nemalanan siyasetçilerin… Basın açıklamasından beş dakika sonra yerden yere vurduğu rakibinin koluna girmek veya telefonuna canciğer cevaplar vermek veyahut koltuklarına uzanıp kahvelerini yudumlayanların iki dudakları arasında çıkan sözlerinden dolayı huzurumuzu bozmaya, memleketimizi, ülkemizi tarumar etmeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Bizler birbirimizi kırarken, vururken, ülkeyi ateşe verirken; TV’lerin karşısında uzanıp bizleri eğlenerek zevkle izleyen dost gibi görünüp düşman olan siyasetçilere fırsat vermeyelim…

Bir kardeşimiz anlatıyor. Yıl 2002 milletvekilleri seçimine sayılı günler kala hatırını kırmak istemediğim bir dostumun ricasıyla daha önce iktidarlık yapmış bir partinin muhterem bir zatını karşılamaya giderken, gençliğin verdiği heves, nefsanî heyecan ve o güne kadar siyasetten anlamayan, siyasetin (S), demokrasinin (D) harflerinden bihaber,  olan ben…

O dönemde parti il yönetiminde olan iki kardeş ve kıramadığım dostumla arabaya binip özgürlük meydanında karşılamaya hazırlanırken il yönetiminin üst görevlerinde bulunmuş yetkilinin sarf ettiği “ partimiz dışında başka partiye oy verenin imanı yoktur” sözü hala kulaklarımda yankılanmaktadır. Ve arabadan inip sessiz sedasız evimin yolunu tuttum. Ardımda ne konuştukları, ne söyledikleri umurumda değildi.

Çünkü o an farkına vardım Müslüman halk(lar)ın arasına nifak, tefrika ve adavet tohumlarını siyasetle ektiklerini, kardeş olduğumuz, aynı dini paylaştığımız, aynı inanca sahip olduğumuz sadece siyasi düşüncesi farklı olduğu, vicdani muhasebesinin ibresi farklı yönü, tarafı gösterdiği için niçin kardeşlerimiz imansız oluyor.

O kelimeyi sarf eden şahısta partisi seçimi kaybettiği günden iki ay sonra farklı bir partide boy göstermesi akıllarda siyasi dalaverelerin, yalanların ve insanı ne denli insanlık değerlerinden uzaklaştırdıkları zihinlerde soru işaretleri bırakmaktadır. Ve o günden sonra siyaseti kendime haram ettim diyor.

Bugünde söylem olarak o günden pek farklı değil hatta daha ileridedir. Söylem farklı olsa da eylem aynıdır. Yine aynı senaryo oynanmaktadır. Oy namustur, şereftir yaygarasıyla Müslüman halk(lar)ın üzerinde rant elde etmenin istek ve arzularındalar.

Oylarla din bir değildir, bir tutulamaz. Oy ne iman veya imansızlık nede namus veya namussuzluktur. Oy vicdan muhasebesidir. Gönül neye kime razıysa mühür onundur. Gönül ne parti veya ne de adaya razıysa mühür evinde oturup seçimini boykot etmektir.

Düşüncesine, fikrine yakın olduğu gruba, partiye, şahsa oy verenler imanlıda, Allah’ı bir, peygamberi bir, kıblesi bir, memleketi bir, şehri bir yalnız siyasi düşüncesi, fikri farklı olanlar imansız mı?

İslami bütün güzellikleri bir olan namusluda, gönlü farklı atan, siyasi fikri değişik olan namussuz mudur? 

Hadi söylediğiniz ve iddia ettiğiniz söylemler doğruysa, o zaman oylarını (imanla bir tutanlara) verip, o oylara sahiplenmeyen, kaybedince oy verenleri sırtından vurup belli bir zaman sonra farklı bir partiyle, grupla, şahısla boy gösterisi içinde olanlar nedir? Onlara imansız denmez mi?

Yahut namus, şeref diye nakaratlarla söylemlerini ard arda tekrarlayanlar verilen oylara sadık kalmayarak, sahip çıkmayarak, oylardan sonra seçtiği halkı tanımayarak, hizmetinde ter dökmeyerek gününü gün edenlere ne denir?

Kusura bakmayın bu Müslüman halk(lar)ı siyasi rantlarınızın, nefsanî heveslerinizin, fani oyunlarınıza gelerek ne imansız nede namussuzluk gibi aşağılayıcı indirgemenize inmezler. Sıkışınca dine sarılan, özgürlüğe kavuşunca da dinden, imandan soğutanlar… Lütfen dini siyasetinize alet etmeyiniz.

 Müslüman halk(lar)ı dünyalık his ve heveslerinize, dünyevi menfaatlerinize alet etmeyin, etmeye de kalkışmayın.

Eleştiriler hizmetlerin kalitesini yükseltir. Halkını seven yöneticiler kalıcı ve kaliteli eserler bırakmak için halkının seviyeli eleştirilerini baş tacı etmelidir. …

Oyunu, oy pusulasını imanla, namusla, şerefle bir tutanlar, tutturanlar… Gönül verdiği, desteklediği şahıstan, gruptan, partiden bekledikleri hizmetin karşılığı olumsuz sonuçlanırsa mührün rengini değiştirdiğinde, acaba değişmez ve değiştirilemez imanı konularda da değişikliğe gider mi?

Bu halk zaman zaman sizleri baş tacı ettikleri gibi, sizleri baş aşağı da etmeyi bilirler. Bu halk hizmetinde olanları unutmaz ve unutturmaz… Selam ve dua ile…

Bu yazı toplam 4352 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim