• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Sömürgecilerin hedefi ve Kürtlerin zayıflığı

Çiya Berçelan

Bir gerçekliği fark edinceye kadar olay ve olguların boyutlanarak katlandığı, büyüdüğü yapacağı etkiyi yaptığı görülür. Özellikle yaşanılan yer Ortadoğu ise bin düşünüp bir hareket etmenin ne kadar önemli olabileceği tarih ve olaylardan görülüyor. Konu Kürt halkı, halksal ve demokratik hakları ise daha stratejik düşünmenin zorunluluğu kendisini dayatıyor.

Sistemin doğurduğu ve Bağımsız Kürdistan hedefi kimliği ile ambalajlayıp süslediği çocuk sistemin kocağında büyüyor. Bugün yetişkin olan dünkü çocuk sömürgecilerin özlemini gerçekleştirmek üzere Bağımsız Kürdistan hedefini değiştirdi. Şimdi mevcut kapitalist modernite dediği sisteme dokunmadan, ilişmeden o sistemin içinde kalmayı Kürt halkına hedef olarak gösteriyor.

Bu projenin başlangıcında Kürdistan'da bağımsızlığı hedefleyen yurtsever bir uyanış yaşanmıştı. Siyasal olarak kendisini yetiştirmiş, yurtsever Kürt gençlerini yeme çekme süreci olarak da değerlendirilebilir. Bunun için son Otuzbeş yılın ideolojik, felsefi ve pratik her bakımdan, kapsamlı biçimde çözümlemelere ihtiyacı bulunuyor.

Geçmişte yaşanmış kanlı süreçlerin tarafsız komisyonlarca incelenmesi, neden ve sonuçlarının açığa çıkarılması birçok karanlık noktayı aydınlatabilir. Buna Hizbikontra denilen ve aynı sömürgeci merkezlerden sevk ve idare edildiği ortaya çıkan, bilinen karanlık yapıları da bu kapsama alınıp değerlendirilmesi gerekiyor.

Hizbikontranın çıkışına gerekçe edilen genel kanı şu; oluşturulan koşullara rağmen pratiğe gönderilemeyen/gitmeyen siyasi donanıma sahip yurtsever Kürtlerin de bulundukları yerde imha kapsamına alınarak ortadan kaldırılması projesi olabilir.

Birbirine karşıt gibi görünen, aslında sevk ve idare edildiği ana merkez üzerinden bakıldığında ise bağlantılı iki gücün aynı hedefe yönelmesidir. Özgürlük uyanışı ile bağımsız Kürdistan hedefleyen yurtsever Kürtlerin ortadan kaldırılması ana hedef ve hesabı olabilir.

Geride bırakılan otuzbeş yıl Kürt toplumunda ciddi sosyal ve siyasal alt ve üst oluşlara, değişimlere neden oldu. Bu değişimlerin başında gelen lidere tapınma kültürü, çok büyük çabalarla, basın, yayın ve iletişim araçları kullanılarak halkın beynine adeta kazıtılıyor.

Böylece süreç kişiye, lidere tapınmaya indirgenerek özgür halk ve bağımsız Kürdistan ilkeli idealine bu şekilde perdeleme, üstünü ürtme ve arka plana atılarak önemsizleştirme hedefleniyor.

Bugün bazı çevrelerin en fazla üzerinde durduğu ve önemli kılmaya çalıştığı, liderlik sultasını hakim duruma getirip, bunun halk üzerinde mutlak kılınması, gelecekteki hedeflere, arkasına alacağı halkı kolayca sürükleyecek ve sorgulamadan daha kolay yönelimi sağlama amacını taşıyabilir. İlkelerden koparılmış, sosyal, kültürel ve siyasal olarak boşaltılmış, adeta sürü haline getirilen kalabalıklarla istenen hedeflere karşı konumlandırarak herşey yapılabilir. Genel olarak tüm insanlarda sosyo-psikolojik tepkiler birbirine benziyor, cemaat kültürü incelendiğinde liderlik sultası ile neyin hedeflendiği daha çolay anlaşılabilir.

Kobané işid tarafından düşürülmek üzere olduğu gün Amerika Birleşik Devletleri hava gücünü kullanarak Kürt savaşçılarına silah ve mühimmat ulaştırdı. Amerika'nın mühimat desteği yanısıra hava gücü ile Kobané'deki işid mevzilerini imha etmeye başlaması Kürt güçlerin tutunmasını sağladı.

Amerika'nın ısrarı ile Türkiye'den Peşmerge'nin geçişine müsaade edilmesi sonucu Kobané'nin %20 sine sıkışmış bulunan Kürt güçlerinin Kobané'de savunma pozisyonundan çıkıp saldırı pozisyonuna geçmesine öncülük etti. Bugün aynı ittifak Kobané'yi köyleriyle birlikte işid'ten temizleyerek kurtarıyor.

Liderliğin 12.01.2013 Özgür politika'da ''Demokratik ulus çözümü ve ilkeleri'' yazısının özeti şöyle; ''Demokratik ulusal çözümün belirleyici özelliği çözümü devletin dışında aramasıdır. Dışında arama ne devleti yıkarak yerine yenisini kurmak ne de mevcut devletin bir uzantısı olarak içinde erimek anlamına gelir. Toplum çözümü kendi içinde, demokratik iradesinde arıyor. Devleti pozitif veya negatif olarak hedeflemiyor.

'' Demokratik ulus hedefi için buna benzer oniki adde sıralanıyor. Liderlik ''kapitalist modernite'' diye tarif ettiği devlet sistemlerine hiç bir biçimde dokunmayacağını ilan ediyor ve devletin içinde demokratik ulus inşa etmeyi, ayrıca kar amacı gütmeyen komünalist ekonomik modele geçmeyi hedefleyeceğini kararlaştırıyor.

Kapitalist modernite diye tarif edilen yapı, farklı kültür ve inançları imha etmeyi hedefleyen ortadoğu'nun bilinen katı ulusçu ırkçı kapitalist sistemleri ve bunlara dokunmadan demokratik ulus inşa etme hedefi, hayalden de öteye uyur-gezer halidir. Özellikle bu sistemlere hiç dokunmadan, içinde kalarak kar amacı gütmeyen komünalist ekonomik modeli inşa edeceğini iddia etmek baştan aşağı tutarsızlıktır.

Ayrıca kar amacı gütmeyen komünalist ekonomik model, Arnavutluk'ta Enver Hoca'nın, Sovyetlerdeki kolhozlar ve diğer sosyalist ülkelerin esas aldığı ekonomik modelleri anımsatan ve toplumu yıllarca geri götürmüş, tutunamayarak iflas etmiş bir model/sistemdir.

Bazı Kürt siyasi güçlerinin hedefledikleri bu hamle ve dönüşümler üzerine birçok sentez/senaryo yazılabilir. Burada dikkatler iki nota üzerinde yoğunlaştırılabilir. Birincisi Kürtler, işid saldırılarıyla birlikte tarihte ilk defa uluslar arası güçlerce bağımsız devlet seviyesinde tanınma imkanı sağlamıştır.

Uluslar arası egemen güçlerden siyasi, ekonomik, savunma desteğini doğrudan alarak önü alınmaz diplomatik başarıya giden yolu açmıştır. Hedeflenen kar amacı gütmeyen komünalist sistem ile uluslar arası egemen sistemler birbirine zıt sistemlerdir, biri varsa diğeri asla olmaz. Komünalist sistemi Kürt halkına model hedef olarak gösterenlerin, Kürdistan'da bunu inşa etmenin tek amacı uluslar arası egemen sistem ile Kürtlerin karşı karşıya getirilmesidir.

Böylece Kürtlerin uluslar arasında katettiği diplomatik gelişme ve başarının önünü tıkatma hedeflenmiş olabilir. Böylece Kürtlerin uluslar arası güçlerle geliştirdiği dostluğu çatışmaya dönüştürerek, uluslar arası sistemi mevcut statükocu sömürgecilere mahkum ederek, Kürt halkına karşı ortak tavırda birleştirme hedefidir.

İkincisi güney ve batı Kürdistan'da gelişen ve bağımsızlığa doğru ilerleyen, yürüyen iradeye karşı demokratik ulus ve komünalist paradigma ideolojik ve siyasi hesaplar üzerinden saldırmayı hedefliyor olabilir. Dünyanın yönetim modellerinin tümü ile çelişen, çatışan ve tutarsızlığı çok açık, sadece kafa karıştıran yeni model diye süslenerek halka pazarlanan iflas etmiş sistemlerin versiyonları üzerinden bağımsız Kürdistan'a doğru ilerleyişin önünün kapatılması hedefleniyor olabilir.

Nitekim kuzey Kürdistan sahasında doğuş gerekçesi olan ilkeleri terk edip, ilkesizleşerek halkı peşinden sürükleyip diğer parçalardaki gelişmelere yönelme çabası anlamlıdır.

Dünya üzerinde ulus-devlet modelini ret eden tek siyasi örgüttür, ulus devletlerin ortasında, sömürge bile olmayan, katı ulusalcı ırkçı sistemlerle çevrili mazlum bir halka dünyada iflas etmiş model üzerinden yenidir diye devrim yaptırma senaryosu peşinde sürüklemek anılan halk için intihardan başka bir anlam ifade etmiyor.

Buna halkın elde ettiği kazanımlarını ortadan kaldırıp imhaya sürükleme senaryosu da denilebilir. Bu çatıştırma sürecinin gerekçeleri hem güney hem de batı Kürdistan'da hızlı biçimde oluşturmak için bütün araçlar devreye sokulmuştur.

Geçmişte siyasi olarak yetişmiş yurtseverlerin aktığı pratik alana şimdi onbeş yaşlarda çocuklar götürülüyor. Bunların siyasi birikimi, siyasi perspektifi çok zayıf olan çocuklardan oluşuyor. Böylece ham bir mamülün istenilen doğrultuda işleme, eğitme imkanı doğuyor.

Geçmişteki eleştirel, özeleştirel, sorgulayan, sorgulatan, dünya felsefe ve ideolojik derinliğine hakim, ne yaptığını bilen, karar alabilen, karar verebilen, yorumlama ve değerlendirme gücü elinde bulunduran siyasal, kültürel yetişmiş yurtsever insanlar artık pek yoktur.

Bugün hedeflenen insan tipi ne ise o yaratılıyor. Önümüzdeki yıllarda, dönemlerde bunları istedikleri güçlerin üzerine sürebilmeleri için buna yoğunlaşılmıştır. Halkın özgürlüğüne ve bağımsızlığına karşı çıkılması gelecekte nelerin hedeflenmiş olabileceğinin ip uçlarını da veriyor. Halk önümüzdeki yıllarda bunları görebilir, yaşayabilir. Halkın özgürlüğünü ve bağımsızlığını hedefleyenlere karşı da kullanılabilir.

Devrim, kar amacı gütmeyen komünalist model ve demokratik ulus adının arkasına topladıkları kitleleri özgürlüğe ve bağımsızlığa ilerleyenlere, yürüyenlere yöneltebilirler. Böyle bir sürecin hazırlığı sömürgeci bölgesel katı ulusçu ırkçı devletlerin başat hedefidir. Bu hedefe uluslar arası güçlerin tepki ve tavrını çekmemek üzere doğrudan kendileri dışında, başka yerel güçleri kullanacakları çok açıktır.

Nitekim İŞİD gibi bir gücü harekete geçirenler uluslar arası müdahaleyi hesaplayamamıştı. Uluslar arası güçlerin müdahalesi senaryonun ellerinde patlamasına neden oldu. Yeni senaryo iti ite kırdırma senaryosu olabileceği, tarih bilgisi, sosyoloji, siyasal bilgisi, Ortadoğu çelişkilerini bilen herkes bilebilir, çözümleyebilir. Bu nedenle gelecek senaryoları şimdiden bilince çıkarıp boşa çıkartmak halkın görevi ve sorumluluğudur.

Bugün güney'de peşmerge gücü dışındaki savunma gücü kalma veya çekilme tartışması başlatılmıştır. Farklı siyasi hedefleri oldukları dikkate alınarak hesapların çekilmenin ötesinde olabileceği bilinebilir. Bazı güçler özgür bir halk ve bağımsız ülke hedefliyor.

Bazı güçler ise katı ulusçu ırkçı sömürgeci sistemin içinde kalarak demokratikleşme, kar amacı gütmeyen komünalist sistem hedefliyor. Bir halkın farklı güçleri iki farklı dünyayı temsil ediyor. Kuşkusuz komünalizmi hedefleyenler dünya egemen güçleri ile halkı savaştırmak zorunda olduklarını biliyorlar.

Bu derin ve büyük çelişkinin yanına bir de katı ulusçu ırkçı sömürgeci sistemlerin içinde kalıp demokratik ulus inşa etme çelişkisini ve çıkmazını hedefliyorlar. Bu da Kürtleri imkansızın pençesinde ebediyete kadar köleliğe mahkum etme senaryosu olabilir.

Dünya devletleri, halkları ve sistemleri ile barışık özgür bir halk ve bağımsız bir ülke hedefleyenlerin önüne çıkarılmak istedikleri engellerden biri olarak da görülebilir. Halkı, dünya egemen sistemi ile çatışma sürecine sokulması sonucu sömürgecilerin hedeflerinin gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır.

 

Bu yazı toplam 712 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim