• BIST 89.270
  • Altın 146,969
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

TARAFTAR TEPKİSİNE AYDIN TUTUM VE TAVIR

Çiya Berçelan

Sosyal, siyasal, kültürel, ekonomi ve ekoloji üzerine aydınlarımız zaman yettiğince topluma geliştirici yazılarla sesini, çözümlemelerini ulaştırmalıdır. Mensubu olduğumuz mazlumların da mazlumu bir halk olunca kendimizi daha bir sorumlu görmeli, yazılarımızın kapsamı genişletilmeli ve boyutlandırılmalıdır.

Halkımıza karşı olan sorumluluğumuz ve bağlılığımız mazlumların mazlumu bir halk durumunda oluşunun etkisi tartışmasız çok büyüktür. Dünya üzerinde bu denli etrafında kendisini bütün değerleriyle imha etmek için sarmış, çok yönlü entrika ve oyunlara, ihanetlere uğramış başka bir halk bulunmadığı da belirtilmelidir.

Bugün sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel temel haklar ekseninde birçok yönleriyle dünden daha iyi bir duruma doğru ilerler ve gelişirken, dünya üzerinde daha fazla dostlar edinirken düşmanlarının da uyumadığı, imha için daha büyük hesaplar içine girdiklerinden kuşku duyulmamalıdır. akla ve hayale gelemeyecek boyutlarda, en ince detayına kadar düşünülmüş, planlanmış entrika, oyunların olabileceği görülmelidir.

Mazlumların mazlumu halkımızın aydınlarına bu süreçteki gelişmeler karşısında büyük sorumluluklar düşüyor. Gelişmelerin etkisi altında meydana gelen veya gelebilecek değişimler hakkındaki tespitlerini, öngörülerini, perspektiflerini daha bir cesaretle ve kapsamlarını genişleterek çözümlemeler üretebilmelidirler.

Halkımızın büyük emeklerle sahip olduğu bütün siyasi kurumlarını, sosyal kurumlarını hiç bir etki altında kalmadan teori ve pratiklerine eleştirel yaklaşımla takip etmelidirler. Bu yapıların bütün kurumsal ve kuramsal durumlarını, içeriklerini incelemeli, araştırmalı, yanlış olduklarına inandıkları kısımların, halkımızın geleceğini olumsuz etkileyebileceğine inandıkları hususların üzerine cesaretle gitmelidirler.

Halkımızın aydınlarının bütün kurumlarımıza yönelik doğru tespit ve çözümlemelerine geliştirici eleştirel yaklaşımlar halkımızın geleceğini aydınlatacaktır.

Halkımızın aydınlarının da mutlaka eğilimleri, bağlı oldukları, kendilerini yakın gördükleri farklı siyasi ve sosyal grup ve kurumlar mutlaka vardır. Bunlar sahip olmaları gereken doğru ve doğal değerlerdir. Ancak perspektif geliştirirken hiç bir gruba dahil değilmiş ve bütün gruplara eşit mesafedeymiş gibi objektif davranmalı ve konulara tarafsızca bakabilmeliler.

Böylece tarafsız bir tutum onu özgür, bağımsız, objektif kılacak hiç bir etki altında kalmadığından dolayı tespitleri o denli yararlı olacaktır.

Aydınlarımızın geliştirdikleri veya geliştirecekleri perspektiflere, farklı yaklaşımlara ve eleştirilere yönelik tepkiler çoğu zaman sadece taraftar tepkileri şeklinde olmaktadır/olacaktır. Aydınlarımızın bunun bilincinde olmaları gerektiğini ve taraftar tepkileri haklılığın göstergesi olamadığı tam tersine taraftar tepkileri ortaya konulan çelişkilerin beyinlerdeki ve psikolojilerdeki yansıma ve yarattığı etkilerden kaynaklandığı bilinmelidir. Aydınlarımızın tespitlerine yönelen tepkiler sertleşerek büyüdükçe tespit ve çözümlemelerin de o denli doğru, yerinde ve etkili olabildiği unutulmamalıdır.

Farklı grupların farklı taraftarları olabiliyor ve bunlar kendileriyle örtüşmeyen çözümlemelerle karşılaştıklarında eleştiri veya öz eleştirinin dışına çıkabilen tepkiler verebiliyor. Kendilerini bir yere taraftar sananların, konumlandıranların çıkarttığı gürültü veya ortaya koyduğu tepkilerin toplumda karşılığı bulunmamaktadır.

Gürültü çıkartarak veya bir yerleri kendince ötekileştirmeye veya iftiralarla karalama yoluna gidenleri toplum ciddiye ve kale almamaktadır. Aydınlarımızın bunları bilerek, bilince çıkartarak doğru olduğuna inandığı her alanda konuşmalı, eleştirmeli, plan ve proje sunmalıdır.

Taraftar tepkisi takımı galip veya mağlup hissi içinde gelişiyor. Takımına teorik yandaş hissi veya karışık hissi tepkilere neden olabiliyor. taraftarların gözü takımının renklerinden başka renkleri göremediğine yakın tepkilerle karşılaşmak mümkündür. Takımı sahada yenildiği zaman karşı takımın seyirci veya oyuncusuna kin duyan, ilk fırsatta boğazına sarılan, elindeki nesneleri fırlatan bir anlayışla karşılaşılabilir. Bu tür tepkilerin ne denli anlamsız, yersiz ve haksız oldukları başlangıçta bellidir. Aydın kişiliğin takımı olsa bile bilinçli bir taraftar, teoride donanımlı, pratiği belirlenmiş ilkelere ve hedeflere göre geliştirir.

Taraftarlar elbette dikkate alındığı için aydın yaklaşım doğru bilgilendirme, doğru perspektif sunma ve doğru değerlere yaklaştırmaya katkıdır.

Bu sorumluluklar yerine getirilmediği taktirde taraftarı olduğunu sandığı değerlere de ileride zarar verebilir. Nasıl ki takım taraftarlarının tepkileri sonucu takım saha kapatma cezaları ile karşılaşılıyorsa demokratik durumlarda ise toplum ceza veriyor. Yanlışlara toplumun verdiği ceza ondan desteği çekmek, küçültmek ve oyun dışında bırakmaktır. Taraftar halen iyi bir şey yaptığını sanabiliyor ancak farkında olmadan büyük zararlara sebebiyet verildiğini algılamıyor.

Halkımızın her renginin asgari müştereklerde birlikteliği her zaman her koşulda mümkün, önemsenmeli, dikkate alınmalıdır. İnsanlarımızın, her koşulda olmazsa olmaz birlikte hareket etmesi, bir düşünmesi, aynı değerlere, ilkelere gönül bağlaması doğanın tabiatına aykırıdır. Sosyal, Kültürel ve inançsal olarak çok renkli bir toplumda yaşadığımız gözler önüne alınarak tekçiliğin sadece kalıcı sorunlar yaratabileceği bilinmelidir.

Yaratılan demokratik değerlerde toplumumuz, bütün farklılıkların kendisini hem siyasal, kültürel hemde sosyal alanda bulacağı, konumlandıracağı kapsayıcı bir temsil olanağına kavuşmalıdır. Evrensel temel demokratik değerler tam da bunu tarif etmekte ve farklılıkların asgari müştereklerde eşit ve özgürce bir arada yaşamayı kapsamaktadır. Bundan dolayı evrensel temel haklar, evrensel demokratik değerlere atıf yapılmaktadır.

Mazlum'ların sarsılmaz bir irade olarak uğruna kendilerini feda ettikleri ilkeler ve değerler bugün de bilince çıkartılmadan günümüzdeki sapmaların ve savrulmaların neyi ifade ettiği elbette ki görülemez ve bilinemez.

Günümüzde meydana gelen sistemsel değişimlerin beraberinde getirdiği koşulların arkasına saklanıp, koşullar gereği sapan ve savrulanlar çok iyi biliyorlar ki değişim ve dönüşümün boyutları ne olursa olsun bazı değerlerde asla sapma ve savrulma olamaz, kabul edilemez. Günümüzdeki sapma ve savrulmaların ileride halkımızın doğal değerlerine bağlı hakları açısından teslimiyete doğru giden yolun yapıtaşları olarak görülebilir.

Halkımız uzun bir mücadele dönemi içinde büyük ve ağır bedellerle demokratik zeminde bazı kazanımlar elde etmesi olumludur, ancak kazanımları çürüten, zayıflatan unsurlarla karşı karşıya kalması da o denli olumsuzdur.

Halkımız kurumsal kazanımlarını geliştirmesi, büyütmesi, yaygınlaştırması gerekirken statik tutulması veya geriletilmesi üzerinde çözümlemeler yapılmasına acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

Halkımızın demokratik kurumsal kazanımları olan Belediyeler geçmişle kıyaslandığında genel görünümünde fazla farklılık yaratılamamış olması durumun vehamiyetini daha da belirgin kılmaktadır. Sosyal, kültürel, yapısal ve genel hizmetlerde geçmişte neredeyse kazanımdan sonra aynı bırakılması ve hatta bazı yerlerde de geriletilmesi kabul edilebilir bir durum asla değildir.

Bu perspektifleri geliştirirken taraftar tepkisi bazen mide bulandıracak noktaya kadar taşındığı olabiliyor. Bunların bilinen hususlar olduğu belirtilmeli, sürecin üzerine daha kararlıca gidilmesine engel teşkil edilmemelidir. Tam tersi çürümüşlüğe vurulan neşter gibi etrafa saçılanların cerrahi müdahalesi olarak görülmelidir.

Bu yazı toplam 895 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim