• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Vekillerimiz meclise girmesin

Vekillerimiz meclise girmesin
BDP İl Başkanı Orhan Koparan, Hakkari halk meclislerimiz ve halkımız tarafından 1 ekim de yeni yasama yılına başlayacak vekillerimizin mecliste yer almaları bir anlam taşımayacaktır.

Haber: Yusuf Taş- Öğle saatlerinde Bulvar Caddesi üzerinde BDP binası önünde kılınan “Sivil Cuma” namazının ardında BDP binasında basına kapalı olarak yapılan halk toplantısı sona erdi. Toplantının ardında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) binası önünde bir basın açıklaması yapan Orhan Koparan, devletin ve AKP hükümetinin kirli politikalarını yine devreye koyarak, öldürerek ve tutuklayarak Kürtleri ve mücadelesini hedefine koyduğunu söyledi.

Koparan,” T.C devletin ve AKP hükümetinin kirli politikalarını yine devreye koyarak, öldürerek ve tutuklayarak Kürtleri ve mücadelesini hedefine koymuştur. Ancak AKP’nin bu kirli politikası PKK lideri sayın Öcalan tarafından çok çabuk deşifre edildi. Akp’nin kirli politikaları örgütlü Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi tarafından boşa çıkarılmıştır. Neydi AKP’nin Kürt politikası, alıştırarak tasfiye etme, Kürtler vardır deyip yok etme; bu en iyi Kürt açılımında anlayabiliriz. PKK önderi Sayın Öcalan’a fiziki saldırı ölüm çukuruna alınıp nefessiz bırakılması yine bu plan doğrultusunda gerçekleşmiştir. Kürt halkının önderine ve özgürlük mücadelesine sahip çıkması karşısında AKP hükümeti geri adım attı ve Sayın Öcalan’la görüşme süreci başlattı.

Bu görüşmeler sonucunda da Sayın Öcalan 3 protokol önerdi. Bu protokollerin kabul gördüğü takdirde müzakereye sürecini başlayabileceğini dile getirdi. Yine bu protokoller karşılık bulmasa aradan çekileceğini açıkladı. Protokol önerilerine herhangi bir cevap verilmedi, aksine siyasi askeri operasyonlar büyük bir hız kazandı. KCK adı altında tüm Kürt siyasetçileri cezaevlerine dolduruldu. Bu operasyonlar gün geçtikçe artmaktadır. Bu tutuklamalarda amaçlanan tutuklu siyasetçileri rehin olarak tutmak, PKK lideri ve özgürlük mücadelesine karşın koz olarak kullanıp Kürt özgürlük mücadelesini siyasi zeminde bitirmekti; yine özgürlük mücadelesi ateşkes ilan etmesine rağmen sayısız askeri operasyon ve onlarca gerillanın hayatını kaybetmesi AKP’nin çözümde samimiyetini ne olduğunu bizlere göstermiştir.

Yine halkımızın sivil itaatsizlik eylemlerinin baş göstermesi AKP’nin tüm planlarını alt üst etmiştir. Halkın en haklı taleplerine karşı bile AKP polisi şiddette sınır tanımamıştır. Bu yaşananlara karşı 14 Temmuz da Kürt halkı kendi kararını vererek demokratik özerkliği ilan etti ve bu karar da gösteriyor ki örgütlü Kürt halkının artık devletten herhangi bir beklentisi yoktur kendi kendisini yönetecektir.

Demokratik özerkliğin ilanından sonra AKP her şeye gözü kapalı saldırmaya başladı. 12 eylül dönemini aratmayan tutuklamalar, çocuk kadın yaşlı demeden katletmeler ve metropollerde halkımıza linç girişimleri artmıştır. Yine 27 Temmuz da beri sayın Öcalan avukatlarıyla görüştürülmemektedir ve bu da savaşa davetiye çıkarmaktadır. Kürt halkı her gün sokaklarda Öcalan’a uygulanan tecritti protesto etmektedir. Tecrit politikası ile yapılmak istenen sinsi bir politikadır. Başta Kürt halkı olmak üzere kamuoyu ve medyayı sürece alıştırma politikasıdır. Çünkü Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi barış için tek çözüm yolunun Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu defalarca belirtmiştir. Kürt halkı bu tecrittin bitmesini ve Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün tek alternatif olduğunu her gün sokaklarda haykırıyor. Eğer AKP bu süreci böyle devam ettirirse savaş tırmanacak ve devrimci halk savaşı gündeme gelecektir.

 Diğer önemli bir konuda Kürt milletvekillerinin meclise girip girmemesidir. Barış ve demokrasi partisini neredeyse tüm yöneticilerinin, il ilçe başkanlarının belediye başkanlarının hatta milletvekillerinin tutuklandığı ve tutuklamaya devam edildiği bir süreçte kalan vekillerini meclise götürüp Kürt halkını oyalama taktiği içine çekmek siyasi ahlaksızlıktır. Üç binden fazla BDP yöneticisi son iki yıl içinde tutuklandı. Geri kalanlarda tutuklanmaya devam ediliyor. Şu anda zindanlar on bini aşkın Kürt siyasetçisi ve yurtseverleri ile dolup taşıyor. Ama daha önemlisi Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bütün kentler ilçeler mezralar birer savaş ortamına dönüştürülmüştür.

Biz Kürtler parlamento dışı mücadeleyi, parlamento için mücadele ile birleştirme önemini herkesten iyi biliyoruz. Yakın tarih şahittir ki bizi vekillerimiz parlamento içi mücadelede ne kadar aktif olurlarsa parlamento dışındaki mücadelede de aynen öyle aktiftirler. Halkın en ön sıralarında yaşamlarını riske sokarak militanca bir mücadele göstermişlerdir. Parlamentoya gitmek bizim vekillerimiz için ayrıcalıklardan yararlanmak sonucu doğurmadı doğurmuyor. Şimdi meclise girmemizi isteyen zihniyet 90’larda vekilimiz sayın Mehmet Sincarı katletmedi mi yine Zanaları, doğanları, Dicleleri sadakları bu meclisten polis zoruyla çıkarıp onlarca yıl hapse arttırmadı mı daha bir dönem önce AKP hükümeti sayın Ahmet Türk’ü ve Aysel tuğluğ’ü o meclisten arttırmadı mı şimdi hangi siyasi ahlakla bizi o meclise girmemizi istiyorlar”

 VEKİLLERİMİZ MECLİSE GİRMESİN

Şurası açık ki Kürt devrimci parlamentarizmi şu son yirmi yıl içinde rüştünü ispat etmiştir. Meclise buyur ederek bizi kendi sistemlerine eklemeyi düşünenler rüya görüyorlar. Böyle bir entegrasyon Kürt tarihi tarafın ret edilmiştir. Yüz yıllardır yürütülen asimilasyon nasıl iflas ettiyse, Kürt özgürlük hareketini parlamentoya çekerek ehlileştirme kurnazlığı da defalarca iflas etmiştir. Kürt parlamentarizmi devrimcidir. Çünkü halkın kitlesel mücadelesinden bir gün bile kopmamıştır. Her şey Kürt özgürlük hareketinin vekillerimizin ve halkımızın iradesi tarafından belirlenecektir. Bütün bunlardan dolayı Hakkari halk meclislerimiz ve halkımız tarafından 1 ekim de yeni yasama yılına başlayacak mecliste şartlar olgunlaşıncaya kadar ve aşağıda belirteceğimiz şartlar gerçekleşmeyene kadar vekillerimizin mecliste yer almaları bir anlam taşımayacaktır. Bunlar;

 

  1. PKK lideri sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit derhal kaldırılmalı ve barış müzakerelerin başlanması için özgür bir alan yaratılmalı
  2. Savaş ortamının devam ettiği bu süreçte Kürt halkı çocuklarını askere göndermemeli
  3. Başlatılan Kürt avı yani siyasi ve askeri operasyonlar derhal durdurulmalı
  4. Eğitim ve yaşamın her alanında Kürt dili yasal statüye kavuşturulmalı
  5. Rehin tutulan Kürt siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalı

Düzenlenen basın açıklamasına kadınlarında aralarında bulunduğu çok sayıda vatandaş katıldı.

   

Bu haber toplam 1830 defa okunmuştur
Etiketler: , , ,
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim