• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

Yüksekdağ'dan topluma çağrı: Barış için bir araya gelelim

Yüksekdağ'dan topluma çağrı: Barış için bir araya gelelim
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Suruç'taki katliamda yaralı olarak kurtulan ve tedavisi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde süren doktor Çağla Seven'i ziyaret etti.

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Suruç Katliamı'nda yaralanan Çağla Sevem'i ziyaret etti. Ziyaret sonrası konuşan Yüksekdağ, Başbakan Yardımcısı Arınç'ın sözlerine tepki göstererek, "Gençlerin ölümünün engellemesi gereken merkezler, bizleri 'niye ölmediniz, eğer ölmediyseniz, katli sizsiniz' diye itham ettiler" dedi. Yüksekdağ, topluma dayanışma çağrısında bulunurken, yaşamını yitiren gençlerin mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.

'8 KİŞİNİN DURUMU HALA KRİTİK'

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Suruç'taki katliamda yaralı olarak kurtulan ve tedavisi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde süren doktor Çağla Seven'i ziyaret etti. HDP İstanbul Milletvekilleri Sezai Temelli ve Garo Paylan ile HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ayşe Erdem'in yanı sıra HDP'li yöneticiler de Yüksekdağ'a eşlik etti. Seven'i kaldığı yoğun bakım ünitesinde ziyaret eden ve ailesine geçmiş olsun dileklerinde bulunan Yüksekdağ, ziyaret sonrası, Seven'in sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Yüksekdağ, Seven'in doktorlarından aldıkları bilgiye göre tedaviye yanıt verdiğini ve tedavisinin olumlu bir seyir izlediğini söylerken, katliamda yaralanan 8 kişinin sağlık durumunun ise hala kritik olduğuna dikkat çekti. 

'BARIŞ VE DEMOKRASİ DEĞERLERİ ETRAFINDA BİR ARAYA GELELİM'

SGDF'lilerin büyük insanlık değerleri için yola çıktıklarını hatırlatan Yüksekdağ, gençlerin Kobanê'nin yaralarını sarmak için yola çıktıklarını ama alçakça bir saldırı ile karşılaştıklarını belirtti. Yaşamını yitiren gençlerin mücadelelerinin amacına ulaşmasının insani bir görev olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, topluma barış, demokrasi ve dayanışma değerleri etrafında bir araya gelme çağrısında bulundu. 

Türkiye toplumunun, bütün Ortadoğu halklarına saldıran DAİŞ çetesinin vahşet saldırıları karşısında yüreğini birleştirmesi gerektiğini belirten Yükekdağ, "Eğer bugün bu gençlere bu gençlerin değerlerine ve isteklerine sahip çıkmazsak yarın belki de bu karanlık, sahip çıkacağımız tek bir aydınlık alan bırakmayacak. Dar siyasi çıkarlardan ve dar siyasi pencereden kendi siyasi iktidar hırsından bakmaması gerekiyor. Karşısındakini ötekileştirerek hiçbir etkiye ve tepkiye tahammül göstermeyerek gerilim yaratma siyasetinden bu iktidarın vazgeçmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. 

Yüksekdağ, siyasi iktidarın her şeyden önce gençlere karşı saygılı olması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin bu gençlerin etrafında barış ve demokrasi kardeşlik değerleri etrafında buluşmasının çok önemli olduğunu söyledi.

Yüksekdağ, "Onlar Türkiye'nin ve insanlığın can simidi barış demokrasi ve dayanışma temelleridir. Onlar bu istekleri söylerken katledildiler. Onların isteklerini de bütün Türkiye halkları olarak yerine getirme görevi ve sorumluluğuyla yüz yüzeyiz" diye kaydetti. 

'YANLIŞ, VİCDANSIZ, İNSAFSIZ DEĞERLENDİRMELER'

Yüksekdağ, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Ceylanpınar'da 2 polisin öldürülmesinin ardından "HDP'nin şiddete yeterli tepkiyi vermemekle" eleştirilmesine ilişkin sorusuna Yüksekdağ, "Yanlış ve yersiz değerlendirmeler" karşılığını verdi. Saldırıları ve cinayetleri doğru bulmadıklarını ifade ettiklerini hatırlatan Yüksekdağ, "Artık bu ölümler iklimini aşmak zorundayız, bütün Türkiye toplumu olarak. Biz bunun yoluna işaret ettik ve bu da barış dilini kullanmakla olur. Ölüm ve çatışmanın karşısına barışçıl demokratik siyaseti koymakla olur.

Yıllardan beri yapılamayan şey işte budur. Bunlar, çok yanlış vicdansız, insafsız değerlendirmelerdir. Yıllar boyunca canımızdan can koptu, nice gençlerimizi toprağa verdik. Hep barış ve demokrasi dedik. Şiddetsiz bir demokrasi alanı inşa etmek için direndik. Biz Türkiye halklarına söz verdik. Ama bu sabrın ve tevekküllün kötüye kullanılmaması, zayıflık olarak görülmemesi gerekir. Böyle bir eleştiri yapan hiç elini vicdanına koydu mu acaba?" dedi. 

ARINÇ'IN HEDEF GÖSTERMESİNE YANIT

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Ölenlerin arasında ne belediyeden bir yetkili var, ne de HDP il ve ilçe yöneticileri var" şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Yüksekdağ, şunları kaydetti: "Dün, hükümet çıkıp 'siz niye ölmediniz' dedi. Bu artık hiçbir vicdanla hiçbir kelimeyle izah edilemeyecek kadar kötücül bir zihniyetin dışa vurumudur.

'Siz niye ölmediniz?' diyerek bizleri gençleri ölüme göndermekle suçladı. Gençlerin ölümünün engellemesi gereken merkezler, bizleri 'niye ölmediniz, eğer ölmediyseniz, katli sizsiniz' diye itham ettiler. Bu şekilde hedef gösteriliyoruz.

Dün de söyledim, eğer benim canımı alıp gençlerin yakasından düşeceklerse alın ve gençlerin canının almaktan vazgeçin. Alacaklarsa buyursunlar bizim canımız ortada. Hükümet yetkilisi, bir partinin eş genel başkanına gençler yerine siz neden ölmediniz diyorsa, bu artık onlar cephesinden her şeyin şirazeden çıktığını gösteriyor."

'ÇOCUKLARA SÖZÜMÜZÜ TUTACAĞIZ'

Kötü dış politika ve sorumsuz ülke yönetiminin bütün kaos ile tehlike sürecinin önünü açtığını kaydeden Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Hala IŞİD'e karşı ciddi bir mücadele programı ortaya koymasını bekliyoruz. Çıkıp bize kel alaka hedef saptırmaya dönük çağrılar yapıyorlar, ama ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar.

Bu şiddet ve terör yapılanmasına karşı siyasi iktidarın kapsamlı bir program geliştirmesi gerekir. Her türlü bilgi, belge, yönlendirici mevcut. Ve bunların peşinden gitmesi gerekiyor. Ve her şeyden önce de o Suriye'nin Kuzeyi olarak hedef gösterdiği topraklardaki halklarımızın Türkiye halklarının kardeşi olduğunu kabul etmeleri gerekiyor.

Kobanê ve Rojava halkları, Türkiye halklarının kardeşidir bizim huzurumuzun güvencesidir. Bizim barışımızın güvencesidir. Gençler de bunu hatırlatmak istediler. Kobane'de yaşanan gelişmeler beni ilgilendirir dedi. Yani, siyasi iktidarın demediğini dedi. Bunu cezasını da katledilerek ödediler.

Ama artık Türkiye'de ve bölgede de barışın ve demokratik çözümün önü açılsın istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. O çocuklara söz verdik, o sözü yerine getireceğiz."

'MECLİS HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAZ'

CHP'nin Meclis'i Suruç gündemi ile acil toplanmaya çağırmasını ise "hayırlı" olarak yorumlayan Yüksekdağ, "Türkiye'de böyle bir olay yaşandıktan sonra Meclis, hiçbir şey olmamış gibi davranamazdı. Bu nedenle, önergede yeterlilik sayısına ulaşılmış olması oldukça memnuniyet verici.

En doğru olan yapılmış" dedi. 
Yüksekdağ ve beraberindekiler, ardından Suruç Katliamı'nda yaralanan ve tedavisine İstanbul'da devam edilen Güneş Erzurumluoğlu'nu ziyaret etmek için Göztepe Medical Park Hastanesi'ne geçti. basından

Bu haber toplam 1391 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Savaş TAŞ - 0.(546) 273 25 56
    Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim