• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 8 °C

YÜREĞİ İMAN DOLU BACIMA

Abdurrahman Aşkan

Ey peygamber! Hanımlarına ve kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle, cilbablarıyla (çarşaf, tesettürleriyle) üzerlerini sıkı örtsünler! Bu onların tanınmalarına tanınıp da eza edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.AHZAB/59

Bu ayeti kerime analarımızın, bacılarımızın, kardeşlerimizin nerde, nasıl giyinecekleri açıkça ifade edebildiği gibi ve biz Allah kelamı kitabımız Kur-anı Kerimin, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav)in eşlerinin, kızlarının yaşantılarını ne kadar okusak, örnek alıp ailelerimize nakışlarını nakşetsek yine de azdır.

Bir Hz. Hatice, Aişe, Fatma gibi olmak, olabilmek, olmaya çalışmak yüreğimizde Asrı saadeti yaşamak büyük bir şeref değil mi? Olmaz mı?

Müslüman’ız ama İslam dairesinde hareket etmiyorsak! Gayri Müslim olan şahısların lüks hayat tarzlarına özenip, el âlemin oğlu ile flört etmeye, namahremle yalnız ve kimsesiz bir ortamda kalmaya, bütün hünerlerimizi podyumdaymış gibi sergilemek, ziynetlerimizi kuyumcudaki heykeller gibi üzerimizde adeta satışa sunar gibi yabancıya göstermeye,

saçımızın bir teli bile namahrem insanlara görünmesi haram iken bütün başı açmaya, kolları kolsuzlaştırmaya, affedersiniz diz yukarısına kadar bacaklarımızın reklamını yapar gibi soyunmaya, güzergahlarda, toplumlarda marifetmiş gibi baloncuklar yaparak sakız çiğnemeye, el kol hareketlerinde bulunmaya,

sesli bir söylemle bir yerlere laflar sıkıştırmaya, kimle, nasıl, nerde, ne davranacağımızı bilmiyorsak, dikkat etmiyorsak, bu bizim imanımızın zayıf olduğunu göstermez mi? İmanımızı kuvvetlendirmeye, güçlendirmeye, çalışmak birçok hatadan, pisliklerden, haramlardan uzaklaşmamıza vesile olacağını unutmayalım.

 Batı ve Avrupa’nın medeniyetli, aydın, bir ilercisinin “İslam da erkek kadına zulmediyor” ifadesiyle “Siz kadınlarınızı neden örtüyorsunuz”? Sorusuna karşılık davasının farkında bilincinde olan bir büyüğümüzün sizin bir pırlantanız varsa ne yapardınız?

Sorusu ile karşılaşınca pırlantamın çizilmemesi, kırılmaması, pislenmemesi, çalınmaması, yabancıların görmemesi, sahip çıkmaması için elbette saklarız, koruruz” deyince.

“İşte kadınlarımızda bizim yüreğimizde, kalbimiz de pırlantanızdan çok çok daha değerli olduğundan saklar, korur, sahip çıkarız” cevabı ile karşılaşınca acaba örtünün bacılarımızdaki değer ve kıymetini fehmetmiş midir? Bugün batı ve batılaşmaya çalışanlar podyumda ses yarışmalarında veya güzellik dallarında kadına sarıldıkları, sahip çıktıkları, baş tacı ettikleri gibi ömürlerinin sonlarına kadar sahipleniyorlar mı?

Yaşlanınca, boyaları dökülünce neden yüz çeviriyorlar, bakım evlerine bırakıyorlar, çöpe atar misali başlarından savuruyorlar. Hani medeniyet, hani eşitlik, hani kadına saygı bu mu medeniyetleri “Cennet anaların ayakları altındadır'’ hadisi şerifin yerini doldurur mu? Bu uçurumu, bu farkı görmemek için kör (ama) olmak lazım.

Örtüye bürünen, davasının eri, şuurlu, bilinçli bacılarımızın, kardeşlerimizin, analarımızın yalnız kendilerini değil. İslam’ı da temsil ettiklerini, örtüleri davalarının simgesi olma muhasebesi ile daha duyarlı olmaları,

olumsuzluklara prim vermemeleri şahıslarından dine zarar gelmeyecek, başkaları tarafından soğuk bakılmasına, nefret etmelerine sebep değil, aksine karşıdakilerin dine güzel bakmalarına, güzel görmelerine vesile olmak için canla başla çalışmalı, gayretler sarf etmelidir.

Mümin kadınlara da söyle gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini açmasınlar ve başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar, ziynetlerini açmasınlar ancak kendi kocalarına, yahut kendi babalarına, yahut kendi oğullarına, yahut kocalarının oğullarına, yahut kendi kardeşlerine, yahut kendi kardeşlerinin oğullarına, yahut kız kardeşlerinin oğullarına, yahut kendi kadınlarına,

yahut kendi ellerindeki cariyelerine, yahut ihtiyacı olmayan erkeklerden uyuntular, yahut henüz kadınların avretlerine muttali olmayan çocuklara müstesna. Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler hepiniz, Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz. NUR/31

 Mayamız olan imanımızı çalmalarına uyanmamak, farkına varmamak için nice oyun, hile, ve desiselerle imansızlık fitnesi ile bizi televizyon, dergi, gazete, mal, mevki, müstehcen yarışmalarla uyutularak saldırmalarına dikkat edelim.

 Allah’ım niçin, neye yaşadığımızı nasıl, nerde, ne davranacağımıza, hangi hareket ve sözlerde bulunacağımıza yardım et, uyanık olanlardan eyle...

Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 1017 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel :
Savaş TAŞ - 0.(544) 543 29 43
Yusuf TAŞ- 0.(545) 266 87 94 | Haber Scripti: CM Bilişim